Belozorov /Rusya ve Ukrayna – 43611/02 - 15.10.2015 tarihli Karar [I. Bölüm]
Olaylar – İki Rus polis memuru 3 Kasım 2000 tarihinde, Rus bir savcı tarafından çıkarılan ve başvuranın evinde arama yapılmasını öngören bir izin belgesi ile birlikte Ukrayna’ya gitmiştir. Ukrayna’nın yerel cezai soruşturma dairesi başkanı, emrindeki memurlara söz konusu iki Rus polise yardımcı olmaları talimatını vermiştir. Aynı gün, bir Ukraynalı ve iki Rus polis memuru başvuranı yakalamıştır. Başvuran kelepçelenmiş ve oturduğu daire aranmıştır. Başvuran, kendisinin söz konusu esnada Ukraynalı ve Rus polislerin gözetiminde tutulduğunu, ertesi gün bu kişiler tarafından yerel bir havalimanına kadar kendisine eşlik edildiğini ve Rus polis memurlarının kendisiyle birlikte bir sonraki uçuşla Moskova’ya gittiklerini belirtmiştir. Moskova’ya varılması üzerine, cinayet işlemiş olduğu şüphesiyle kendisi resmi olarak yakalanmış ve tutuklanmıştır. Başvuranın yargılama öncesi tutukluluk süresi birçok kez uzatılmıştır. Başvuran, cinayete teşebbüs suçundan 2003 yılında mahkûm edilmiştir. Başvuranın anne ve babası Ukrayna’daki çeşitli makamlara şikâyetlerde bulunmuşlar ve bilhassa, yetki suiistimalinin söz konusu olduğunu ve arama, yakalama eve tutuklama işlemlerinin kanuna aykırı olduğunu iddia etmiştir. İlgili görevliler hakkında idari dava açılmış olmasına ve başvuranı yakalama işlemine karışmış olan Ukraynalı polis memurlarına kınama cezası verilmiş olmasına karşın, herhangi bir ceza davası açılmamıştır.
Hukuki Değerlendirme
Madde 1 (yargı yetkisi): Başvuranın apartmanında arama yapılmasına ve yakalanıp Rusya’ya zorla gönderilmesine ilişkin şikâyetleri hem Ukrayna Hükümeti hem de Rus Hükümeti aleyhine yapılmıştır. Başvuran, 4 Kasım 2000 tarihinde Rusya’ya giden uçağa binene kadar Ukrayna’nın yargı yetkisi kapsamına girmekteydi. Ukraynalı görevliler, Rusya’nın yardımlaşma talebinin gayri resmi nitelikte olduğunun ve Ukrayna yasaları ve Medeni Hukuk, Aile Hukuku ve Ceza Hukuku Konularında Adli Yardımlaşma ve Hukuki İlişkilere Dair Sözleşme (“1993 tarihli Minsk Sözleşmesi”) uyarınca hukuka aykırı olduğunun farkındaydılar. Ayrıca, Rus görevlilerin 3 ve 4 Kasım 2000 tarihli olaylarda bulunmalarına ve bu olaylara katıldıkları şeklindeki iddialara rağmen, başvuranın yakalanması, evinin aranması, gece polis karakolunda tutulu bulundurulması ve bunun ardından havalimanına götürülmesi ile havalimanındaki güvenlik kontrolleri de dâhil olmak üzere, tüm olaylar Ukraynalı makamların kontrolü altındaydı.
Dolayısıyla, 3 ve 4 Kasım 2000 tarihli olaylar Ukrayna’nın yargı yetkisine girmekteydi.
Sonuç: Ukrayna’nın yargı yetkisi kapsamında (oy birliğiyle).
Madde 5 § 1: Başvuran, 3 Kasım 2000 tarihli sorgusu sonrasında polis gözaltısında kalmış ve ertesi gün zorla Moskova’ya gönderilmiş, böylelikle Minsk Sözleşmesi’nde belirtilen iade davalarına ilişkin özel usul hem Rus hem de Ukraynalı makamlarca göz ardı edilerek ihlal edilmiştir. Ukraynalı görevliler, iade talebinin gayri resmi nitelikli olduğunun bilincindeydiler. Ukrayna Hükümeti tarafından, başvuranın 3 ve 4 Kasım 2000 tarihleri arasında tutulu bulundurulmasına ve sonrasında Moskova’ya gönderilmesine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Bu nedenle, söz konusu dönemde, başvuran onaylanmayan bir tutukluluk geçirmiş ve Sözleşme’nin 5. maddesinde sağlanan güvenceler tamamen göz ardı edilerek Rusya’ya gönderilmiştir.
Sonuç: Ukrayna tarafından yapılan ihlal (oy birliğiyle).
Mahkeme ayrıca, başvuranın dairesinin kanuna aykırı bir şekilde aranması nedeniyle Sözleşme’nin 8. maddesinin Ukrayna tarafından ihlal edilmiş olduğuna oy birliğiyle karar vermiştir.
Mahkeme, başvuranın yargılama öncesi tutukluluk süresinin aşırı uzun olması, başvuranın tutukluluk süresinin uzatılmasına ilişkin duruşmada hazır bulunamaması, bazı temyiz başvurularının incelenmesinde ciddi gecikmelerin yaşanması ve diğer temyizlerin incelenmemesi bakımından Sözleşme’nin 5 §§ 3 ve 4 maddesinin Rusya Federasyonu tarafından ihlal edilmiş olduğuna oy birliğiyle karar vermiştir.
Madde 41: Manevi zararlar bakımından Ukrayna tarafından 12.500 avro ve Rusya tarafından 5.000 avro ödenmesine hükmedilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy