Olaylar — Başvuran, söz konusu tarihte, Il Giornale Gazetesinin yazı işleri müdürüdür. 2004 yılında, gazetede, bir senatör tarafından yazılan ve ulusal hukuk hizmetleri idaresi üyelerinden bazılarını eleştiren bir makale yayımlanmıştır. İki Cumhuriyet savcısı, makalenin onur kırıcı olduğu gerekçesiyle, senatör ve başvuran hakkında, hakaret davası açmıştır. Başvuran, 110,000 avro tazminata ve ertelemeli dört ay hapis cezasına mahkûm edilmiştir.
Hukuki Değerlendirme — Madde 10: Başvuran hakkındaki mahkûmiyet kararı, ifade özgürlüğü hakkına müdahale anlamına gelmekle birlikte, söz konusu müdahale, kanunda öngörülmüş olup, bahsi geçen iki savcının itibarını ve haklarını korumak gibi meşru bir amaca da hizmet etmektedir.
Senatörün makalesi, genel olarak toplumu ilgilendiren bir konuyla ilgilidir. Yani, söz konusu makalede, mafyayla mücadele faaliyetleri çerçevesinde, savcılık makamları ile Palermo Jandarma Komutanlığı arasındaki ilişkiden bahsedilmiştir. Şikâyet konusu makalenin içeriğinde, devlet memurları hakkında, somut delillere dayanmayan ciddi suçlamalar yer almaktadır. Bu anlamda, somut dava, Perna[1] davasıyla benzerlik taşımaktadır. Ancak, Perna davası, makalenin yazarı hakkında verilen bir kararla ilgiliyken, somut dava, makalenin yayımlandığı gazetenin yazı işleri müdürünün, basın yoluyla işlenen suçların önlenmesi için gerekli denetimi gerçekleştirmemiş olduğu gerekçesiyle mahkûm edilmesi hakkındadır. Somut davada, makalenin yazarının senatör olması, başvuranın denetleme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Zira söz konusu senatör, geçmişte, hakaret suçundan mahkûm olmuş bir kişidir. Ayrıca, makalenin sunuş şeklinden ve yayımda söz konusu makaleye verilen önemin derecesinden, gazetenin yazı işleri müdürünün sorumlu olduğu da göz önünde bulundurulmuştur. Somut davada, makalenin sunumuyla ilgili görseller, okuyucuların zihninde, makalede yer alan, savcıların mesleki tutumlarına saldırı olarak görülebilecek iddiaları güçlendirecek şekilde hazırlanmıştır. Bu nedenle, başvuran hakkındaki mahkûmiyet kararı, tek başına Sözleşme’nin 10. maddesine aykırılık teşkil etmemektedir.
Ancak, yapılan müdahalenin orantılı olup olmadığı değerlendirilirken, verilen cezaların mahiyeti ve ağırlığı da dikkate alınmıştır. Somut davada, başvuran, tazminata mahkûm edilmiş olmanın yanı sıra, hakkında dört ay hapis cezası da verilmiştir. Söz konusu hapis cezası ertelense dahi, bu tür bir cezanın verilmiş olması, önemli ölçüde caydırıcı bir etki oluşturmuştur. Ayrıca, hakaret ve bununla bağlantılı olarak denetim eksikliğinin gündeme getirildiği somut davada, bu derece ağır bir ceza verilmesini haklı kılacak herhangi istisnai bir durum da söz konusu değildir. Perna davasında, sadece para cezası verilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın ifade özgürlüğü hakkına yapılan müdahale, ulaşılmak istenen meşru amaçlarla orantılı değildir.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle).
Madde 41: 10,000 avro manevi tazminat.
[1] Perna / İtalya [BD], 48898/99, 6 Mayıs 2003, 53 Bilgi Notu
Full & Egal Universal Law Academy