Blaj / Romanya – 36259/04 - 08.04.2014 tarihli Karar [III. Bölüm]
Olaylar – Rüşvet aldığından şüphelenilen başvuran, polis tarafından denetlenmeye başlamıştır. Polislerle işbirliği içerisinde olan üçüncü bir taraf, başvuranla tanışmaya gelmiş ve masasına içinde para bulunan bir zarf bırakmıştır. Polis memurları, anında müdahalede bulunarak başvuranı suçüstü yakalamışlardır. İç hukuk uyarınca, suça ilişkin olarak bir rapor hazırlamışlardır. Daha sonra, başvuran kendisine yöneltilen suçlamalar hakkında, sessiz kalma ve avukatla görüşme haklarına sahip olduğu konusunda bilgilendirilmiştir. Sonrasında ise sorgu sırasında avukat yardımı almıştır.
Hukuki değerlendirme – Madde 6 §§ 1 ve 3 (c): Başvuranın henüz ceza gerektiren bir suç ile suçlanmaması nedeniyle, yargılamalarda görevlilerce yapılan sorgu sırasında avukat yardımı alma hakkı bulunmamaktaydı. Suçüstü işlemleri, suç işlediğinden şüphelenilen bir kişiyi söz konusu suçu işlerken yakalamak amacıyla gerçekleştirilir. Ayrıca şüphelinin o sırada verdiği ifadeyi kayıtlara geçiren bir belge hazırlanmalıdır. Görevliler kendilerini, söz konusu zamanda gözlemlenen suça ilişkin somut delillerle ilgili sorular sormakla kısıtlamalı ve ifade alma işlemini, suç hakkında sorgu yapma durumuna dönüştürmemelidir.
Mevcut davada görevliler, suçüstü işleminde görülen somut delilleri kayıtlara geçirmiş olup, başvuranın sorulara verdiği yanıtları kaydetmişlerdir. Başvuran hiçbir şekilde, üçüncü tarafı masaya zarfı bırakmaya teşvik eden koşullar ve amaçlar hakkında veya başvuranın söz konusu üçüncü taraf ile girdiği herhangi bir anlaşma konusunda sorgulanmamıştır. Sonrasında ise, başvurana suç isnadında bulunulmasının ardından, aynı gün içerisinde başvuran avukat yardımı almıştır. Başvuranın seçmiş olduğu avukat, daha sonraları başvuranın savcılık ve Yüksek Mahkeme önünde verdiği ve suçunu inkâr ettiği tüm ifadelerde başvuranın yanında yer almıştır. Ancak, suç raporuna kaydedilen ifadeleri hiçbir zaman geri çekmemiştir. Son olarak söz konusu rapor, Yüksek Mahkeme’nin, başvuranın suç ile ilgili verdiği ayrı bir ifade olarak kayda geçirilen yanıtlarını dikkate almaksızın, başvuranın ceza sorumluluğu bulunduğu yönündeki tespitini dayandırdığı delillerden biri olmuştur. Ayrıca Yüksek Mahkeme, başvuranın her zaman suçu işlediğini inkâr ettiğini kaydetmiştir. Bu nedenle, suç raporuna kaydedilen başvuran ifadeleri, başvurana herhangi bir zarar vermemiştir. Ayrıca başvuran ilk olarak sorgulandığında ve tutuklandığında kendisine yönelik suçlamaların içeriği hususunda bilgilendirilmiş olup, yargılamaların her aşamasında avukatlarca temsil edilmiştir. Son olarak başvuran yerel mahkemeler ve Mahkeme önünde hiçbir zaman ilk ifadeleri baskı altında verdiği konusunda şikâyette bulunmamıştır.
Sonuç: ihlal yok (oy birliğiyle).
Mahkeme ayrıca oy birliğiyle, polis tarafından tuzak kurulduğuna yönelik iddialarla ilgili olarak 6 § 1 maddesinin ihlal edilmediğine oy birliğiyle karar vermiştir. Zira başvuran yerel mahkemeler önünde yeterli usuli güvencelere sahip olmuştur. Ayrıca Mahkeme, başvuranın telefon görüşmelerinin kaydedilmesi ve dökümlerinin alınmasına ilişkin olarak 8. maddenin ihlal edilmediğine; başvuranın görüşmelerinin kayıt altına alınması nedeniyle özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahaleye itiraz etmesini sağlayan bir hukuk yolu bulunması nedeniyle 8. maddeyle bağlantılı olarak 13. maddenin ihlal edilmediğine karar vermiştir. Son olarak Mahkeme, başvuranın başvuruda bulunma hakkına müdahale edilmesi konusunda da 34. maddenin ihlal edilmediğine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy