© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2015. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Daha fazla bilgi için, bu belgenin sonunda bulunan yazarın telif hakkı ile ilgili kısmı okuyabilirsiniz.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2015. This translation was commissioned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court. For further information see the full copyright indication at the end of this document.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2015. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund). Elle ne lie pas la Cour. Pour plus de renseignements veuillez lire l’indication de copyright/droits d’auteur à la fin du présent document.
Mahkeme İçtihadı Üzerine Bilgi Notu No. 182
Şubat 2015
Bochan – Ukrayna (no. 2) [BD] - 22251/08
Karar 5.2.2015 [BD]
Madde 6
Medeni hukuk yargılamaları
Madde 6-1
Mahkeme’ye erişim
Medeni hak ve yükümlülükler
Adil yargılanma
Yüksek Mahkeme’nin olağanüstü itirazı reddederken Avrupa Mahkemesi’nin kararını ağır bir biçimde keyfi yorumlaması: 6 § 1 maddesinin uygulanabilir olduğuna; ihlaline
Olaylar – Başvurucu iç hukukta toprak üzerindeki mülkiyet hakkının konu olduğu, uzun süren fakat başarısızlıkla sonuçlanan bir davanın tarafıdır. 2001 yılında başvurucu Avrupa Mahkemesi önünde adil bir yargılama yapılmadığı şikayetiyle başvuruda bulunmuştur. 3 Mayıs 2007 tarihli kararda Mahkeme ulusal mahkeme kararlarının, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesindeki adil yargılanma güvencelerinden bağımsızlık, tarafsızlık, hukuki kesinlik ve yeterli gerekçeler sunma ilkelerini ihlal eden bir yargılama sonucunda verildiği gerekçesiyle Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir. Mahkeme başvurucu lehine manevi zarar karşılığında 2,000 EUR tazminat ödenmesine hükmetmiştir.
Başvurucu bunun ardından, Avrupa Mahkemesi kararına dayanarak “olağanüstü durum nedeniyle itiraz”da bulunmuş (“olağanüstü itiraz”) ve itirazında, Ukrayna Yüksek Mahkemesi’nden kendisiyle ilgili davada verilen ulusal mahkeme kararlarını bozmasını ve taleplerini tümüyle kabul etmesini istemiştir. Mart 2008’de Yüksek Mahkeme ulusal mahkeme kararlarının doğru olduğu ve haklı bir temele dayandığı gerekçesiyle başvurucunun itirazını reddetmiştir. Haziran 2008’de Yüksek Mahkeme başvurucunun yaptığı bir diğer itirazı kabul edilemez bulmuştur.
Başvurucu, Avrupa Mahkemesi önünde yaptığı mevcut başvuruda Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi ve 1 No.’lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamında, Yüksek Mahkeme’nin kendisinin yaptığı olağanüstü itirazı reddederken Avrupa Mahkemesi’nin 3 Mayıs 2007 tarihli kararındaki tespitleri göz önüne almadığından şikayetçi olmuştur.
Hukuki değerlendirme – Madde 6 § 1: Mahkeme’nin üç hususu karara bağlaması gerekmektedir: (a) Bakanlar Komitesi’nin, 3 Mayıs 2007 tarihli kararın icrasının denetimine halen devam ettiği dikkate alındığında, Sözleşme’nin 46. maddesinin Mahkeme’yi başvurucunun şikayetlerini incelemekten alıkoyup koymadığı (b) başvurucunun olağanüstü itirazı hakkındaki yargılamanın Sözleşme’de düzenlenen güvenceleri gündeme getirip getirmediği ve bu güvencelerin uygulanması durumunda, (c) 6 § 1 maddesi gerekliliklerine uyulup uyulmadığı.
(a) 46. maddenin Mahkeme’yi şikayetleri incelemekten alıkoyup koymadığı hakkında – Büyük Daire, Bakanlar Komitesi’nin Mahkeme kararlarının icrasının takibi alanındaki rolünün Mahkeme’yi, ilk kararla hükme bağlanmamış hususlara ilişkin yeni bir bilgi içermesi halinde, davalı Devlet tarafından kararın icrası için alınan tedbirlerle ilgili yeni bir başvuruyu incelemekten alıkoymadığını tekrar etmiştir.
Başvurucunun mevcut davadaki iddialarından bazılarının, Mahkeme’nin 3 Mayıs 2007 tarihli kararının gerektiği gibi icra edilmemesine ilişkin şikayetleri ilgilendirdiği anlaşılabilir. Bununla birlikte, Mahkeme kararlarının icra edilmemesine ya da Mahkemece tespit edilen bir ihlalin giderilmemesine ilişkin şikayetler Mahkeme’nin yargılama yetkisi dışında kalmaktadır. Bu sebeple, başvurucunun önceki davasında tespit edilen 6 § 1 maddesinin ihlalinin giderilmemesi hakkındaki şikayetleri kabul edilemezdir.
Fakat başvurucu aynı zamanda, Yüksek Mahkeme tarafından Mart 2008’de karara bağlanan yargılamanın yürütülüş biçimine ve adil bir yargılama yapılmadığına ilişkin yeni bir şikayet de öne sürmüştür. Kendisi özellikle Yüksek Mahkeme’nin söz konusu kararda izlediği muhakemenin Mahkeme’nin 2007 tarihli kararında ulaştığı tespitlerle açık bir biçimde çeliştiğini ileri sürmüştür. Dolayısıyla bu yeni şikayet bizatihi yargılamanın sonucu ya da Mahkeme kararının ulusal mahkemelerce etkili bir şekilde uygulanması hakkında değil, başvurucunun olağanüstü itirazı hakkında yapılan yargılamadaki kararın veriliş yöntemiyle ilgilidir. Bu sebeple başvuru, 2007 tarihli kararda incelenenden bağımsız bir duruma ilişkin olup, bu kararda hükme bağlanmamış hususlara ilişkin yeni bir bilgi içermektedir. Sözleşme’nin 46. madddesi, Mahkeme’nin başvurucunun Yüksek Mahkeme’nin 14 Mart 2008 tarihli kararıyla sonuçlanan yargılamanın adil olmadığı yönündeki şikayetini incelemesine engel teşkil etmez.
(b) 6. maddenin başvurucunun olağanüstü itirazı hakkındaki yargılamaya uygulanabilirliği hakkında – 6 § 1 maddesi her ne kadar normal şartlarda sona ermiş yargılamaların yeniden açılmasına yönelik olağanüstü itirazlara uygulanmasa da, belirli bir hukuk sisteminde ileri sürülen, verili bir olağanüstü itiraz üzerine başlatılan yargılamanın niteliği, kapsamı ve söz konusu yargılamaya özgü yönler, bu türden itirazlar üzerine başlatılan bir yargılamayı 6 § 1 maddesi ve bu maddenin davacılara tanıdığı adil yargılanma güvenceleri kapsamına sokabilir. Dolayısıyla Mahkeme’nin, mevcut davada ihtilaf konusu olan olağanüstü itirazın niteliğini, kapsamını ve bu itiraza özgü yönleri incelemesi gerekmiştir.
Yürürlükteki ulusal yasal çerçeve başvurucu için, davasının Yüksek Mahkeme tarafından Avrupa Mahkemesi’nin ilk ulusal mahkeme kararlarının eksik olduğunu tespit ettiği kararı ışığında yeniden gözden geçirilmesine imkan veren bir hukuk yolunu erişilebilir kılmıştır. Yasal mevzuatın sunduğu bu yargısal yeniden inceleme usulü uyarınca başvurucunun ileri sürdüğü olağanüstü itiraz, Ukrayna hukukunda tanımlandığı haliyle temyiz usulüne benzer bir biçimde, ilk görülen (sona ermiş) hukuk davasının bir uzantısı olarak görülebilir. Hal böyle iken, bu temyiz-tipi usule özgü yönler, 6 § 1 maddesinde belirtilen usuli güvencelerin uygulanma biçimini belirleyebilecek olup Mahkeme, söz konusu güvencelerin genel olarak özel hukuk konularındaki temyiz yargılamalarına uygulandığı şekliyle bu itiraza da uygulanması gerektiği görüşündedir.
Ukrayna’da yürürlükteki yasal hükümlerden yola çıkarak ulaşılan bu sonuç, Yüksek Mahkeme’nin esasen 14 Mart 2008’de gerçekleştirdiği ve alınan kararları değişiklik yapmaksızın bırakarak başvurucunun olağanüstü itirazını reddettiği “inceleme”nin kapsamı ve niteliği ile de doğrulanmaktadır. Yüksek Mahkeme dava dosyası içeriğini ve yapılan ilk yargılama sonucunda verilen mahkeme kararlarını, başvurucunun esas olarak Mahkeme’nin 3 Mayıs 2007 tarihli kararına dayandırdığı yeni iddiaları ışığında incelemiştir. Bu doğrultuda Mahkeme, hem Ukrayna mevzuatının ilgili hükümleri hem de Yüksek Mahkeme’nin Haziran 2008 kararıyla teyit ettiği, başvurucunun olağanüstü itirazına ilişkin 14 Mart 2008 tarihli kararla sonuçlanan yargılamanın niteliği ve kapsamı ışığında, söz konusu yargılamanın başvurucunun medeni hak ve yükümlülüklerinin esasının karara bağlanmasında etkili olduğu görüşündedir. Bu sebeple 6 § 1 maddesinde belirtilen ilgili güvenceler söz konusu yargılama bakımından da uygulama alanı bulur.
Karar: ilk itirazın reddine (oybirliğiyle).
(c) 6 § 1 maddesine uygunluk hakkında – Mahkeme kendi rolünün, keyfi olduğu ya da açıkça makul olmadığı görülebilecek tespitlerde bulunmadıkları takdirde ulusal mahkeme kararlarını 6 § 1 maddesi kapsamında sorgulamak ve bir dördüncü derece yargı yeri gibi davranmak olmadığını tekrar etmiştir.
Mevcut davada Yüksek Mahkeme 14 Mart 2008 tarihli kararında, Mahkeme’nin 3 Mayıs 2007 tarihli kararındaki tespitleri ağır bir şekilde saptırmıştır. Yüksek Mahkeme bilhassa, Mahkeme’nin başvurucunun davasında ulusal mahkeme kararlarının hukuka uygun ve sağlam dayanaklara sahip olduğu sonucuna ulaştığını ve başvurucu lehine “makul-süre” güvencesinin ihlali nedeniyle adil bir tazminata hükmettiğini aktarmıştır. (oysa aslında bu şikayet açıkça dayanaktan yoksun olduğu için reddedilmiştir.) Bu ifadeler apaçık bir şekilde doğru değildir. Yüksek Mahkeme’nin yürüttüğü muhakeme salt bir yasa metninin farklı biçimde okunmasından ibaret değildir. Mahkeme’ye göre bu muhakeme ancak “ağır derecede keyfi” ya da -yukarıda adı geçen- ilk Bochan davasındaki 2007 tarihli kararın çarpıtılmış sunumunun, başvurucunun mülkiyet iddiasının Mahkeme’nin bir önceki davada verdiği hüküm ışığında, iç hukukta mevcut olan temyiz-tipi usul çerçevesinde incelenmesi çabasını boşa çıkarmaya yol açacak şekilde “adaletin gereğini yerine getirmeyi red” (denial of justice) olarak yorumlanabilir. Bu sebeple şikayet konusu yargılama 6 § 1 maddesi kapsamındaki “adil yargılanma” koşulunu ihlal etmiştir.
Karar: ihlaline (oybirliğiyle).
Madde 41: manevi zarar karşılığında 10,000 EUR.
* Bochan - Ukrayna, 7577/02, 3 Mayıs 2007.
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
Yazı İşleri tarafından hazırlanmış bu özet Mahkeme’yi bağlamamaktadır.
İçtihat Bilgi Notları için buraya tıklayınız
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2015.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin resmi dilleri Fransızca ve İngilizce’dir. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır ve Mahkeme, kalitesi konusunda herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının veritabanı olan HUDOC üzerinden () veya HUDOC’un bildirdiği başka veritabanları üzerinden yüklenebilir. Davanın isminin tamamen yazılması, yukarıdaki telif hakkıyla ilgili ifadeler kullanılması ve insan haklarına destek Fonu’na referans yapılması şartıyla ticari olmayan amaçlarla kullanılabilir. Bu çevirinin tamamını veya bir kısmını ticari amaçlarla kullanmak isteyen herkesin, bu durumu belirtilen adrese bildirmesi rica olunur: publishing@.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2015.
The official languages of the European Court of Human Rights are English and French. This translation was commissioned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court, nor does the Court take any responsibility for the quality thereof. It may be downloaded from the HUDOC case-law database of the European Court of Human Rights () or from any other database with which the Court has shared it. It may be reproduced for non-commercial purposes on condition that the full title of the case is cited, together with the above copyright indication and reference to the Human Rights Trust Fund. If it is intended to use any part of this translation for commercial purposes, please contact publishing@.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2015.
Les langues officielles de la Cour européenne des droits de l’homme sont le français et l’anglais. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund) Elle ne lie pas la Cour, et celle-ci décline toute responsabilité quant à sa qualité. Elle peut être téléchargée à partir de HUDOC, la base de jurisprudence de la Cour européenne des droits de l’homme (), ou toute autre base de données à laquelle HUDOC l’a communiquée. Elle peut être reproduite à des fins non commerciales, sous réserve que le titre de l’affaire soit cité en entier et s’accompagne de l’indication de copyright ci-dessus ainsi que de la référence au Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme. Toute personne souhaitant se servir de tout ou partie de la présente traduction à des fins commerciales est invitée à le signaler à l’adresse suivante : publishing@.
Full & Egal Universal Law Academy