Bodein / Fransa – 40014/10 - 13.11.2014 tarihli Karar [V. Bölüm]
Olaylar ve Olgular – Başvuran, ikisi on beş yaşının altındaki çocuklara karşı işlenen ve öncesinde veya esnasında tecavüzü de içeren üç cinayetten dolayı 2 Ekim 2008 tarihinde müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiştir. Başvuran, 1996 yılında geçmiş mahkûmiyeti bulunan ve tekrar suç işleyen bir sabıkalı olduğundan, Ağır Ceza Mahkemesi ceza indirimi tedbirleri uygulanamayacağına hükmetmiştir.
Hukuksal Değerlendirme – Madde 3 (esasa ilişkin kısmı bakımından): Büyük Daire’nin Vinter ve Diğerleri/Birleşik Krallık kararında ortaya koyduğu ilkelere uygun olarak, Fransız hukukunda öngörülen cezanın yeniden incelenmesi olanağının incelenmesi uygun görülmüştür. Ceza Muhakemesi Kanununun 7204. maddesinde bir mahkûmun ancak hapis cezasının otuz yılı infaz edildikten sonra ceza indirimi tedbirinden yararlanabileceği belirtilmiştir.
Hapis cezası otuz yıl infaz edildikten sonra başvuranın durumunun incelenmesi, başvuranın tehlikeliliği konusunda bir karara varmaya ve cezası infaz edilirken sergilediği değişiklikleri dikkate almaya yönelik olmuştur. Söz konusu hüküm, hapis cezasının devamı için meşru gerekçeler bulunup bulunmadığını doğrulamak amacıyla savcılık veya mahpus tarafından talep edilebilecek olan, mutlak müebbet hapis cezasına ilişkin yeniden adli inceleme yapılması imkânını sunmuştur. Ağır Ceza Mahkemesinin herhangi bir tür ceza indirimi yapılmaması konusundaki özel kararı iptal edilseydi, başvuran şartlı tahliye dahil olmak üzere bu türden tedbirlerden yararlanmaya hak kazanırdı. Mahkeme, henüz uygulamaya geçirilmediğinden dolayı bu türden bir mekanizmanın sonuçları hakkında tahminlerde bulunamazdı. Ancak Mahkeme söz konusu mekanizmanın, cezanın verildiği tarihten itibaren “serbest bırakılma olasılığının” varlığına ilişkin hiçbir belirsizliğe mahal bırakmadığını belirtmiştir. Ayrıca Anayasa Konseyi, mahkûmiyet sonrası değerlendirme yapan yargıcın özel kararı “hükümlü mahpusun davranışlarının ve kişiliğindeki değişikliklerin ışığında” değiştirebileceği gerekçesiyle indirim yapılamayacak mahiyette bir ceza öngören 1 Şubat 1994 tarihli Kanunun ihtilaf konusu hükümlerini onaylamıştır.
Yeniden adli incelemenin muhtemel zamanlamasına gelince, her ne kadar otuz yıllık süre sınırı, müebbet hapis cezasının verilmesinden sonra en geç yirmi beş yıl içerisinde bir inceleme tarihi verilmesine yönelik açık uluslararası eğilimin ötesine geçmiş olsa da, Ceza Muhakemesi Kanununun en az otuz yıllık bir dönemi öngören hükmünde, tutukluluk kararının verildiği tarihten, yani mutlak müebbet hapis cezasının başlangıç noktasından itibaren özgürlükten mahrum kalarak geçirilen tüm sürenin, hapiste kalınan toplam sürenin hesaplanmasına dahil edilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Bu durum, Ceza Muhakemesi Kanununun 7164. maddesinde belirtilen ve yargılanmalar sırasında başlayan tüm tutukluluk sürelerinin, verilen hapis cezasından düşürülmesi gerektiği doğrultusundaki ilkenin gerekli değişiklikler yapılmak suretiyle (mutatis mutandis) uygulanmasıdır. Dolayısıyla müebbet hapis cezasının verildiği 2 Ekim 2008 tarihinden yirmi altı yıl sonra, yani 2034 yılında başvuranın, mahkûmiyet sonrası değerlendirme yapan yargıca Ağır Ceza Mahkemesinin herhangi bir ceza indirimi uygulanmamasına ilişkin kararının iptali ve uygun görüldüğü takdirde şartlı tahliye için başvuruda bulunması mümkün olacaktır. Ceza adaleti ve cezalandırma meselelerinde Devletlerin sahip olduğu takdir payı göz önünde bulundurulduğunda, müebbet hapis cezalarının yeniden incelenmesi imkânını elde etme olanağı, başvurana verilen cezanın Sözleşme’nin 3. maddesinin amaçları doğrultusunda indirim yapılabilir mahiyette bir ceza olduğu sonucuna varmak için yeterli olmuştur.
Sonuç: ihlal yok (oy birliğiyle).
Mahkeme ayrıca, başvuranın neden suçlu bulunduğunu anlamasına imkân veren yeterli güvencelerin bulunduğunu dikkate alarak, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edilmediğine oy birliğiyle hükmetmiştir.
(Bk. Vinter ve Diğerleri/Birleşik Krallık [BD], 66069/09, 130/10 ve 3896/10, 9 Temmuz 2013, 165 sayılı Bilgi Notu).
Full & Egal Universal Law Academy