Bu çeviri Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Araştırma – İçtihat Biriminin () desteğiyle hazırlanmış ve Anayasa Mahkemesinin intranet sayfasında yayınlanmıştır. Bu belgenin tekrar yayınlanma izni sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin HUDOC sayfasında yer alması amacına yöneliktir ().
This translation was made available with the support of the Turkish Constitutional Court Research and Case-law Department () and published on its intranet. The permission of reproducing this document has been granted for the sole purpose of its publication on the Court’s case-law database HUDOC ().
Cette traduction a été préparée avec le soutien de la Division de Recherche et de Jurisprudence de la Cour constitutionnelle turque () et publié sur son intranet. L’autorisation de reproduction de ce document est limitée à sa publication sur la page de jurisprudence HUDOC de la Cour européenne des droits de l’homme ().
ARAŞTIRMA VE İÇTİHAT BİRİMİ (ar-iç)
BİLGİ NOTU
AİHM KARARLARI
2013/27
BOTEA/ROMANYA
( 40872/04, 10/12/2013)
Karar metni
İlgili Maddeler
AİHS 6.
Hak ve Özgürlükler
Adil yargılanma hakkı.
Anahtar Kelimeler
Adil yargılanma hakkı, aile ve özel hayatın korunması hakkı, telefon dinlemeleri, çelişmeli yargılama.
Davanın Özü
- Hukuk dışı yollarla elde edilmiş deliller; yargılama bir bütün olarak incelendiğinde adil yargılamayı etkiliyorsa, kullanılamazlar.
- Adil bir yargılamada delillerin güvenilirliğinin tespit edilmesi gerekir.
KARARIN ÖZETİ
Olgular ve Olaylar
Romanya vatandaşı olan Başvurucu polis memuru olarak görev yaptığı sırada rüşvet almakla suçlanmış ve 2004 yılında 2 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. Başvurucu, söz konusu suçlamaya ilişkin kanıtlardan biri olarak gösterilen telefon tapelerinin yargılama sırasında kullanılmasına, hukuk dışı olarak elde edildikleri gerekçesiyle karşı çıkmıştır. Bu kayıtların orijinal olmadığı yönünde bir uzman raporu alınmasını istemişse de bu talebi yerine getirilmemiş ve kayıtlar dava dosyasında yer almıştır. Başvurucunun aldığı cezaya dayanak olan suçlamanın başlıca kanıtlarından biri olarak da bu tapeler gösterilmiştir. Başvurucunun ilk derece mahkemesi kararına karşı yaptığı temyiz talebi de kabul edilmemiştir.
İddialar:
Başvurucu, AİHS’nin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Hükümetin Savunması:
Hükümet ise başvurucunun ceza almasına yol açan tapelerin kanıt olarak kullanılabileceğini, kaldı ki başvurucunun bu kanıtlara karşı çıkma ve çürütme şansının olduğunu, ayrıca temyiz aşamasında da belirtildiği gibi, cezanın yalnızca tapelere dayandırılmadığını da ifade etmiştir.
Hukuki Değerlendirme:
Mahkeme başvuruyu 6. maddenin 1. fıkrası açısından değerlendirmiştir.
6/1. madde yönünden;
Mahkeme yaptığı değerlendirmede, öncelikle; bir delilin hukuka aykırı biçimde elde edilip edilmediğine ilişkin değerlendirmenin ulusal makamlara ait olduğunu ifade etmiştir. Hukuk dışı yollarla elde edilmiş bile olsa kendisinin bunu kabul edilebilir bulabileceğini de belirtmiştir. Bu noktada kendisini ilgilendiren kısmın söz konusu delilin ele alındığı yargılamanın bir bütün olarak adil olup olmadığıdır. Ayrıca Mahkeme, bir yargılamada ileri sürülen delillerin güvenilirliği ve doğruluğunun çelişmeli yargılama ilkesi ile birlikte ele alınması gerektiği üzerinde durmuştur.
Mevcut davada, öncelikli olarak Romanya hukukunun kişinin özel hayat alanı içinde yer alması gereken telefon görüşmelerine yapılacak olan keyfi müdahaleleri engellemek noktasında yeterli güvenceyi sunmadığını, örneğin, buna ilişkin kovuşturmanın bağımsız ve tarafsız bir yargı yeri tarafından değil, savcı tarafından gerçekleştirildiğini tespit etmiştir.
Mahkeme ayrıca ilk derece mahkemesi tarafından yapılan değerlendirmede tapelerin oldukça önemli bir rol oynadığını, adli tıptan bir rapor alındığını, bu raporda tapelerin orjinalliği konusunda şüpheler olduğunun belirtildiği, dolayısıyla bir uzman raporunun zorunlu olduğunu ayrıca suç ortağının verdiği ifadelerin de güvenilirliğinin tartışmalı olduğunu tespit etmiştir.
Mahkeme aynı zamanda tapelerin duruşmalarda dinlenilmediğini, dökümlerinin başvurucuya gösterilmediğini bu nedenle başvurucunun onların içeriğinden haberdar olmadığını ve orjinalliği hususunda yaptığı başvurulara cevap verilmediğine işaret etmiştir.
Sonuç olarak Mahkeme, delillerin güvenilirliğine ilişkin değerlendirmelere dair güvenceler ile telefon görüşmeleri sonucu elde edilen kayıtların kullanımı ile birlikte bir bütün olarak değerlendirildiğinde yargılamanın Sözleşme’nin 6/1. maddesini ihlal ettiğini belirtmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy