Bu çeviri Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Araştırma – İçtihat Biriminin () desteğiyle hazırlanmış ve Anayasa Mahkemesinin intranet sayfasında yayınlanmıştır. Bu belgenin tekrar yayınlanma izni sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin HUDOC sayfasında yer alması amacına yöneliktir ().
This translation was made available with the support of the Turkish Constitutional Court Research and Case-law Department () and published on its intranet. The permission of reproducing this document has been granted for the sole purpose of its publication on the Court’s case-law database HUDOC ().
Cette traduction a été préparée avec le soutien de la Division de Recherche et de Jurisprudence de la Cour constitutionnelle turque () et publié sur son intranet. L’autorisation de reproduction de ce document est limitée à sa publication sur la page de jurisprudence HUDOC de la Cour européenne des droits de l’homme ().
ARAŞTIRMA VE İÇTİHAT BİRİMİ (ar-iç)
BİLGİ NOTU
AİHM KARARLARI
2014/48
BITTÓ VE DİĞERLERİ/SLOVAKYA
(30255/09, 28/1/2014)
Karar Metni
İlgili Maddeler
P1-1.
Hak ve Özgürlükler
Mülkiyet hakkı.
Anahtar Kelimeler
Mülkiyet hakkı, kira kontrolü, adil denge, aşırı yük.
Davanın Özü
Toplumun barınma ihtiyacının karşılanması için kira kontrolü sistemi uygulanması meşru kabul edilebilirse de bunun maliklere aşırı yük yükleyerek kamu yararı ile maliklerin mülkiyet hakkının korunması arasındaki adil dengeyi bozması hâlinde mülkiyet hakkı ihlal edilmiş olur.
KARARIN ÖZETİ
Olaylar ve Olgular:
Başvurucular 21 Slovak vatandaşıdır. Başvurucuların şikâyetleri, mülkleri üzerindeki kira kontrolünün mülklerinden barışçıl yararlanma hakkını kısıtlamasıyla ilgilidir. Slovakya’da, Çekoslavakya’nın parçalanmasıyla komünist rejimden yeni rejime geçişten sonra bir kısım taşınmazlar sahiplerine iade edilmiş ancak bu taşınmazlarda eski rejim zamanında özel bir kira ilişkisi ile ikamet eden kiracıların mağduriyetini önlemek için bir kira kontrol sistemi uygulanmaya başlanmıştır. Başvurucular, kira kontrol sisteminin uygulandığı binaların malikleri veya müşterek malikleridirler. Başvurucular dairelerin sahipliğini bizzat akrabalarından miras ve bağış gibi çeşitli yollarla kazanmışlardır. Başvurucuların çoğu maliklik sıfatını 1990’larda edinmişlerdir. Binalarda bulunan daireler çoğunlukla, hükümet tarafından belirlenen oranda kira ödeyen ve tahliyeleri neredeyse imkânsız olan kiracılar tarafından kullanılmaktadır. Başvurucular, dairelerini serbest piyasada kiraya vermeleri hâlinde elde edebilecekleri kiradan çok düşük miktarda kira aldıklarından şikâyet etmişlerdir. Başvurucular, aldıkları kiranın tamir ve bakım masraflarını dahi karşılamaya yeterli olmadığını iddia etmişlerdir.
İddialar:
Başvurucular P1-1’in ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
Hükümetin Savunması:
Hükümet, kira kontrolü şeklindeki kısıtlamanın yasal olduğunu, meşru amaç taşıdığını ve orantılı olduğunu savunmuştur.
Hukuki Değerlendirme:
Mahkeme, başvuruyu P1-1’den ele almıştır.
P1-yönünden;
AİHS 41 yönünden;
Mahkeme öncelikle, daha önceki benzer başvurularda olduğu gibi kira kontrolüyle ilgili somut başvuruyu, P1-1’in ikinci fıkrasında yer alan “mülkiyetin kullanımının devlet tarafından kontrolü” kapsamında ele alacağını belirtmiştir. Mahkeme, böyle bir müdahalenin, yasal ve meşru olması ve kamu yararıyla kişinin mülkiyet hakkının korunması arasında adil dengeyi koruması gerektiğini tekrarlamıştır.
Mahkeme, toplumun barınma ihtiyacının karşılanması için kira kontrolü sistemi uygulanmasının kamu yararı niteliğinde meşru bir amacının bulunduğunu kabul etmiştir. Mahkemeye göre, bu meşru amaç, köklü reformların yapıldığı geçiş dönemleri bakımından evleviyetle geçerlidir.
Bununla birlikte Mahkeme adil denge yönünden, başvuruculara aşırı yük yüklenmemiş olması gerektiğini ifade etmiştir. Mahkeme yasal olan ve meşru bir amaç taşıyan kira kontrol sisteminin uygulanması sırasında Solovakya Hükümetinin başvurucuları aşırı yük altına soktuğu ve adil dengeyi sağlamakta başarısız olduğu sonucuna varmış, P1-1’in ihlal edildiğine hükmetmiştir.
Mahkeme, adil tazmin hususunun karar vermeye henüz hazır olmadığını belirterek, bu hususu karara bağlamayı sonraki bir tarihe ertelemiştir.
Full & Egal Universal Law Academy