Bitto ve Diğerleri / Slovakya – 30255/09 - 28.1.2014 tarihli Karar [III. Bölüm]
Olaylar – Başvuru, 1996 tarihli Fiyat Kanunu ve ilgili farklı bir mevzuat uyarınca kira denetim programının uygulandığı Bratislava ve Trnava’da bulunan 21 konutun sahipleri veya müşterek sahipleri tarafından yapılmıştır. Sonuç olarak başvuranların, dairelerinin kira düzeylerini özgür bir şekilde görüşme hakları engellenmiş ve dairelerinin kira sözleşmelerini feshetme durumu, kiracılara uygun alternatif kalacak yer temin edilmesi şartına bağlanmıştır. Hükümet, kira denetimi konusunu birkaç olayda ele almıştır. Örneğin, 260/2011 sayılı Kanun, kira denetimi programının uygulanmasına yönelik koşulları yeniden tanımlamış ve bunun azami süresine ilişkin sınırları belirlemiştir. Başvuranlar, Mahkemeye yaptıkları başvuruda, mülklerini kiraya verme karşılığında öngörülen kira bedelinin bakım masraflarını karşılamadığından ve bu kira bedellerinin, kira denetim programının uygulanmadığı benzer dairelere kıyasla orantısız sayılacak kadar düşük olduğundan şikâyetçidir.
Hukuki Değerlendirme – 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi: Kira denetim programının tabi olduğu mevzuat, meşru bir sosyal politikanın uygulanması amacıyla başvuranların haklarına yasal müdahalede bulunulmasına neden olmaktadır. Başvuranların mallarının kullanımının kontrolü, bu nedenle, 1 No.lu Protokol’ün 1 § 2 maddesi uyarınca “genel menfaate uygundur”. Mahkeme, müdahalenin orantılı olup olmadığı konusuyla ilgili olarak, öncelikle kira denetim programının getirildiği bağlamda, birbiriyle çatışan söz konusu menfaatler arasındaki dengenin en iyi nasıl sağlanacağına yönelik kararın, yerel makamların bilip değerlendireceği karmaşık sosyal, ekonomik ve siyasi konuları içerdiğini gözlemlemiştir. Bu açıdan uygulanabilecek maksimum kirayı tedricen artıracak ve sonraki aşamada feshine yönelik bir çerçeve ve süre sınırı belirleyecek şekilde planlanan hükümet politikası ve yasal değişikliklere rağmen, davalı Devletteki kira piyasasının yine de gelişmemiş olduğu ve belirtilen politikanın sürdürülmesinde bazı eksikliklerin yaşandığı görülmüştür. Kira denetim programının gerçek etkisi hususunda ise Mahkeme nezdinde mevcut olan tek bilgi, bu bağlamda, program kapsamında izin verilen maksimum kira ile dairelerin piyasadaki kira değeri arasındaki farkla alakalıdır. Bu bilgiye göre, 2000 yılından sonra yaşanan bazı artışlara rağmen, başvuranların uygulamaya yetkili oldukları kontrollü kira miktarı, kira denetim programının uygulanmadığı benzer konutların kirasından oldukça düşük kalmıştır. Sonuç olarak, “mallarından kar elde etme hakları dahil olmak üzere” başvuranların menfaatleri gözetilmemiştir. Bu bağlamda, toplumun meşru menfaatleri, ülkenin konut arzının dönüşümü ve reformuna ilişkin sosyal ve mali yükün adil olarak dağıtılmasını gerektirir. Diğer grubun veya topluluğun menfaatleri, bir bütün olarak ne kadar önemli olursa olsun, bu yük belirli bir sosyal gruba yüklenemez. Mahkeme, bu görüşler ışığında, Slovak yetkililerin, toplumun genel menfaatleri ve başvuranların mülkiyet haklarının korunması arasında gerekli adil dengeyi sağlayamadığı sonucuna varmıştır.
Sonuç: ihlal (oybirliğiyle)
Madde 41: Henüz bir sonuca varılmamıştır.
Madde 46: Mahkeme, ev sahiplerinin durumunu kademeli olarak iyileştirmek amacıyla davalı Devletin önlem aldığını, ancak bu önlemlerin, kira denetimi uygulanan daire sahiplerinin maruz kaldıkları etkilerin ancak 2017 yılından sonra ortadan kaldırılmasını öngördüğünü ve bunların kabulünden önceki mevcut durumu ele almadığını belirtmektedir. Mahkeme, bu nedenle, davalı Devleti, mümkün olduğunca kısa sürede, tespit edilen ihlalin gerçek anlamda etkin bir şekilde giderilmesini sağlayacak, belirli ve net bir şekilde düzenlenmiş bir tazminat yolu oluşturmaya davet etmektedir.
(ayrıca bk. Hutten-Czapska / Polonya [BD], 35014/97, 18 Haziran 2006, 87 Bilgi Notu; Edwards / Malta, 17647/04, 24 Ekim 2006; Nobel ve Diğerleri / Hollanda (k.k.), 27126/11, 2 Temmuz 2013).
Full & Egal Universal Law Academy