Bu çeviri Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Araştırma – İçtihat Biriminin () desteğiyle hazırlanmış ve Anayasa Mahkemesinin intranet sayfasında yayınlanmıştır. Bu belgenin tekrar yayınlanma izni sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin HUDOC sayfasında yer alması amacına yöneliktir ().
This translation was made available with the support of the Turkish Constitutional Court Research and Case-law Department () and published on its intranet. The permission of reproducing this document has been granted for the sole purpose of its publication on the Court’s case-law database HUDOC ().
Cette traduction a été préparée avec le soutien de la Division de Recherche et de Jurisprudence de la Cour constitutionnelle turque () et publié sur son intranet. L’autorisation de reproduction de ce document est limitée à sa publication sur la page de jurisprudence HUDOC de la Cour européenne des droits de l’homme ().
ARAŞTIRMA VE İÇTİHAT BİRİMİ (ar-iç)
BİLGİ NOTU
AİHM KARARLARI
2013/21
BULEA/ROMANYA
(27804/10, 3/12/2013)
Karar Metni
İlgili Maddeler
AİHS 3, P4-2 (Türkiye, 4 No’lu Protokol’e taraf değildir.)
Hak ve Özgürlükler
İnsanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağı-Seyahat özgürlüğü
Anahtar Kelimeler
Aşağılayıcı muamele, cezaevi koşulları, kişisel kullanım alanı, aşırı kalabalık.
Seyahat özgürlüğü, yurtdışına çıkış yasağı, mahkeme kararı, usuli güvenceler.
Davanın Özü
Cezaevinde 4 m2 den az kişisel kullanım alanının bulunması AİHS’nin 3. maddesinin ihlali için yeterlidir.
Gerekli usuli güvenceler sağlanarak bir mahkemece karar verilmiş olan yurtdışına çıkış yasağına ilişkin tedbir, kişinin aile hayatı ve işi yönünden ciddi zararlara neden olduğu ispatlanmadıkça seyahat özgürlüğüne aykırı olmaz.
KARARIN ÖZETİ
Olaylar ve Olgular:
Başvurucu, 2003 yılında nitelikli dolandırıcılık ve sahte belge kullanmak suçlarından tutuklanmış, bir süre sonra tahliye edilmiş ancak ikamet ettiği şehirden ayrılmamasına ilişkin koruma tedbirine karar verilmiş, bir süre sonra anılan tedbir, başvurucunun talebi üzerine ülkeden ayrılmama şekline dönüştürülmüştür. Başvurucu hakkındaki ülkeden ayrılma yasağına ilişkin tedbir, 2003-2010 yılları arasında devam etmiştir.
Başvurucu yapılan yargılama sonucunda on yıl hapis cezasına ve para cezasına mahkûm edilmiş, kanun yolları tüketildikten sonra mahkûmiyet kararı kesinleşmiş ve 2010 yılında hapis cezasının infazına başlanmıştır. Birkaç ay sonra başvurucunun talebi üzerine hapis cezasının çektirilmesine üç aylığına ara verilmiş ancak başvurucu bu süre sonunda cezasının kalan kısmını çekmek için geri dönmemiştir. Başvurucu hakkında uluslararası yakalama kararı çıkartılmıştır. Başvurunun karara bağlandığı sırada başvurucu hâlâ kaçak durumdadır.
İddialar:
Başvurucu, cezaevi koşullarının aşırı kalabalık olması, gün ışığı ve havalandırmadan yoksun olması nedeniyle AİHS’nin 3. maddesinin; ailesinin tamamının Almanya’da olması ve işinin niteliği gereği sık sık yurtdışına çıkmasının gerekmesi dikkate alındığında uzun ve orantısız olan yurt dışına çıkış yasağına ilişkin tedbir nedeniyle, P4-2’nin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Hükümetin Savunması:
Hükümet, sayısal verilerle başvurucunun kaldığı cezaevi koşullarının aşırı kalabalık olmadığını, gün ışığı ve havalandırmanın yeterli olduğunu; yurt dışına çıkış yasağı yönünden ise başvurucunun yanlış bilgi verdiğini, eşi ve çocuklarının Almanya’da değil Romanya’da yaşadığını savunmuştur. (Başvurucu yanlış bilgi vermediğini eşi ve çocuklarının Romanya’da yaşamasına rağmen iki amcasının Almanya’da ikamet ettiğini bildirmiştir).
Hukuki Değerlendirme:
Mahkeme, başvuruyu AİHS’in 3. maddesi ve P4-2’den ele almıştır.
3. madde yönünden;
P4-2 yönünden;
Mahkeme, önceki içtihatlarına atıfla, başvurucunun cezaevinde 4 metre2 az kişisel kullanım alanına sahip olması hâlinde, bunun AİHS’in 3. maddesinin ihlal edildiğini tespit için yeterli şiddette bir aşırı kalabalığın var olduğunu gösterdiğini belirterek, 3. maddenin ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Mahkeme mevcut bulguların ihlalin tespiti için yeterli olması nedeniyle kullanım alanı dışında başvurucunun dayandığı tartışmalı diğer hususların incelenmesine gerek görmemiştir.
Mahkeme, yurtdışına çıkış yasağına ilişkin koruma tedbirinin bütün usuli güvenceleri sağlayan yargılama süreci içinde bir mahkeme tarafından uygulandığını, başvurucunun mahkemeler önünde yurt dışına çıkış yasağı tedbirine itiraz etme imkânına sahip olduğunu, tedbir nedeniyle gelir kaybına uğradığını ispatlayamadığını, eşi ve çocuklarının Romanya’da yaşadığını, mahkemelerin başvurucunun iddialarını etraflıca incelediğini ve davanın özel koşulları gereği tedbirin devam etmesini gerekli gördüklerini, başvurucunun hâlâ kaçak durumda olduğunu, belirtilen hususlar dikkate alındığında somut olayda yerel mahkemelerin görüşünden ayrılmayı gerektiren bir durumun bulunmadığını, dolayısıyla görünürde P4-2’nin ihlalinin söz konusu olmadığını belirterek başvuruyu açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez bulmuştur.
Full & Egal Universal Law Academy