AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
ÇALAĞAN VE DİĞERLERİ / TÜRKİYE DAVASI
(Başvuru no. 46162/07 ve diğer 9 başvuru ‑ ekteki listeye bakınız)
KARAR
STRAZBURG
4 Eylül 2018
İşbu karar kesinleşmiş olup; bazı şekli değişikliklere tabi tutulabilir.
Çalağan ve Diğerleri/Türkiye davasında,
Başkan,
Ledi Bianku,
Hakimler,
Nebojša Vučinić,
Jon Fridrik Kjølbro,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
3 Temmuz 2018 tarihinde gerçekleştirilen kapalı müzakereler sonrasında,
Aynı tarihte kabul edilen aşağıdaki kararı vermiştir:
USUL
1. Davanın temelinde, isimleri ve başvuruların ilgili detayları ekli tabloda yer alan yirmi üç Türk vatandaşı tarafından (“başvuranlar”) , İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesine uygun olarak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine Mahkemeye yapılmış olan on başvuru (no. 46162/07, 21029/08, 41912/08, 53697/08, 38580/09, 44477/09, 60696/09, 3895/10, 46192/11 ve 60196/11) bulunmaktadır.
2. Türk Hükümeti (“Hükümet”) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
3. Başvurular, 12 Aralık 2016 ve 10 Mayıs 2017 tarihlerinde Hükümete bildirilmiştir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
4. Başvuruların yapıldığı tarihte başvuranların hapis cezaları çeşitli kurumlarda infaz edilmekteydi.
5. Başvuranların tamamı tutuldukları cezaevlerinin disiplin kurullarının kararları ile cezaevi düzenini ihlal etmekten suçlu bulunmuşlardır. Başvuranlar Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük uyarınca, ilgili cezaevi disiplin kurullarının (bundan böyle “kurul” olarak anılacaktır) kararları ile sırasıyla 11 ila 15 gün hücreye koyma cezası almışlardır.
6. Akabinde infaz hâkimlikleri ve ağır ceza mahkemeleri 4675 sayılı ve 16 Mayıs 2001 tarihli İnfaz Hâkimliği Kanunu uyarınca başvuranların itirazlarını, kendilerini veya avukatlarını dinlemeksizin dosya üzerinden reddetmiştir.
II. İLGİLİ İÇ HUKUK
7. İlgili iç hukuka ilişkin açıklamalar, Yalçınkaya ve Diğerleri / Türkiye (no. 25764/09 ve 18 diğer başvuru, §§ 12-13, 1 Ekim 2013).) kararında bulunabilir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
I. BAŞVURULARIN BİRLEŞTİRİLMESİ
8. Mahkeme, başvuruların konuları bakımından benzer olduklarını göz önünde bulundurarak, bunları tek bir kararda müştereken incelemeyi uygun görmektedir.
II. SÖZLEŞME’NİN 10. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
9. Başvuranlar PKK’nın tutuklu liderine atıfta bulunurken saygı ifadesi olan “sayın” kelimesini kullandıkları gerekçesiyle kendilerine verilen disiplin cezasının Sözleşme’nin 10. maddesi kapsamındaki ifade özgürlüğü haklarına haksız bir müdahale teşkil ettiğinden şikâyet etmişlerdir.
10. Hükümet, bu iddiaya itiraz etmiştir.
11. Mahkeme, başvuruların, Sözleşme’nin 35. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendi kapsamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığını ifade etmiştir. Ayrıca, Mahkeme kabul edilemezliğe ilişkin başka herhangi bir gerekçe de bulunmadığını kaydetmektedir. Dolayısıyla, şikâyetlerin kabul edilebilir olduğu beyan edilmelidir.
12. Başvuranlar Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük uyarınca haklarında uygulanan disiplin yaptırımlarının Sözleşme kapsamındaki haklarını ihlal ettiğinden şikâyet etmişlerdir.
13. Mahkeme, daha önce, Yalçınkaya ve Diğerleri/Türkiye (no. 25764/09 ve diğer 18 dava, §§ 26-38, 1 Ekim 2013) davasında benzer bir şikayeti incelemiş ve Sözleşme’nin 10. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir. Mevcut başvuruları da inceleyen Mahkeme, yukarıda belirtilen kararda yer alan tespitlerinden ayrılmasını gerektirecek herhangi bir durum görmemektedir.
14. Mahkeme, yukarıda belirtilen hususları göz önünde bulundurarak, Sözleşme’nin 10. maddesinin ihlal edildiğine hükmetmiştir.
III. SÖZLEŞME’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
A. Tazminat
15. 46162/07, 38580/09, 44477/09 ve 46192/11 nolu başvurularda, başvuranların her biri 10.000 avro manevi tazminat talep etmiştir. 21029/08, 41912/08 ve 3895/10 nolu başvurularda, başvuranların her biri 5.000 avro manevi tazminat talep etmiştir. 53697/08 nolu başvuruda, başvuranların her biri 20.000 avro manevi tazminat talep etmiştir. 60696/09 nolu başvuruda, başvuran maddi ve manevi tazminat olarak toplam 25.000 Türk lirası (yaklaşık olarak 5000 avro) talep etmiştir. 60196/11 nolu başvuruda, başvuran belirli bir miktar belirtmeden, Mahkemenin manevi zarara ilişkin olarak tazminata hükmetmesini talep etmiştir.
16. Hükümet, başvuranların talep ettikleri meblağların aşırı ve spekülatif olduğunu savunmuştur. Bu doğrultuda, Hükümet Mahkemeden başvuranın taleplerini reddetmesini istemiştir.
17. Mahkeme, tespit edilen ihlal ile ileri sürülen maddi zarar arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığı kanısına varmış ve bu nedenle söz konusu talebi reddetmiştir. Diğer yandan Mahkeme, başvuranların Sözleşme’nin ihlal edildiği tespitiyle yeterince tazmin edilmeyen bir manevi zarara uğradığını kabul etmektedir. Mahkeme, hakkaniyet temelinde bir değerlendirme yaparak ve davaların koşullarını dikkate alarak, başvurana bu başlık altında 2.500 avro ödenmesine hükmetmiştir (bk. yukarıda anılan Yalçınkaya ve Diğerleri, § 53).
B. Masraf ve giderler
1. Başvuru no. 46162/07
18. Başvuran ulusal mahkemeler önünde oluşan masraf ve giderleri karşılığında 590 TL (yaklaşık 118 avro) talep etmiştir. Bu talep hususunda, avukatlık ücreti ile ilgili olarak bir makbuz sunmuştur.
19. Mahkeme, içtihatlarına göre, başvuranlar ancak masraf ve giderlerin fiilen ve zorunlu olarak yapıldığını ve miktar olarak makul olduğunu belgelendirebildikleri takdirde bunların geri ödenmesi hakkına sahip olduğunu yinelemektedir. Mahkeme, elinde bulunan belgeleri ve yukarıda anılan kriterleri göz önünde bulundurarak, Mahkeme ve ulusal mahkemeler önünde oluşan masraf ve giderler için başvurana 100 avro ödenmesini makul bulmuştur.
2. Diğer Başvurular
20. 38580/09, 44477/09 ve 46192/11 no.lu başvurularda, başvuranlar her bir başvuru için 7.385 Türk lirası (yaklaşık 1477 avro) talep etmişlerdir. Başvuranlar talepleriyle ilgili olarak, Türkiye Barolar Birliğinin avukatlık ücret tarifesine atıfta bulunmuşlardır. 53697/08 no.lu başvuruda, başvuranlar İstanbul Barolar Birliğinin ücret tarifesine atıfta bulunarak, masraf ve giderlere ilişkin olarak 16.000 avro talep etmiştir.
21. 2109/08, 41912/08 ve 3895/10 no.lu başvurularda, başvuranlar her bir başvuru için 3.070 avro talep etmişlerdir. 60696/09 nolu başvuruda, başvuran masraf ve giderlere ilişkin olarak, 13.550 Türk lirası (yaklaşık 2.710 avro) talep etmiştir. 60196/11 nolu başvuruda, başvuran Mahkeme tarafından belirlenen süre zarfında herhangi bir adli tazmin talebinde bulunmamıştır.
22. Hükümet bu taleplere itiraz etmiştir.
23. Başvuranların talep ettiği masraf ve giderlerle ilgili olarak; Mahkemenin içtihadına göre, bir başvuran, ancak masraf ve giderlerin gerçekten ve zorunlu olarak yapıldığını ve miktar olarak makul olduğunu gösterebiliyorsa, bunların geri ödenmesi hakkına sahiptir. Mahkeme başvuranların bazılarının Türkiye Barolar Birliği’nin ücret baremine atıfta bulunmalarına rağmen, masraf ve giderlerinin miktarını belirtmediklerini ve taleplerini desteklemek amacıyla belge sunmadıklarını gözlemlemektedir. Bu nedenle, bu başlık altında herhangi bir miktara hükmetmemiştir.
C. Gecikme Faizi
24. Mahkeme, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden hesaplanmasını uygun görmektedir.
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OY BİRLİĞİYLE,
1. Başvuruların birleştirilmesine;
2. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;
3. Sözleşme’nin 10. maddesinin ihlal edildiğine;
4. (a) Davalı Devlet tarafından, başvurana, üç ay içerisinde, manevi tazminata ilişkin olarak, başvuranlara yansıtılabilecek her türlü vergi hariç olmak üzere başvuranların her birine 2.500 avro (iki bin beş yüz avro) ödenmesine;
(b) Davalı Devlet tarafından, 46162/07 nolu başvuruda başvurana, üç ay içerisinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden davalı Devletin para birimine çevrilmek üzere, yansıtılabilecek tüm vergiler hariç olmak üzere, masraf ve giderlere ilişkin olarak 100 avro (yüz avro) ödenmesine;
(c) Yukarıda bahsi geçen üç aylık sürenin bittiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar geçen sürede, yukarıda bahsedilen miktarlara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz uygulanmasına karar vermiştir.
5. Başvuranların adil tazmin talebinin geri kalan kısmının reddedilmesine karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce dilinde tanzim edilmiş olup; Mahkeme İç Tüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3 maddesi uyarınca 4 Eylül 2018 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıLedi Bianku
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
EK
No.
Başvuru
no.
Başvuru tarihi
Başvuranın adı
doğum tarihi
ikamet yeri
Temsil eden kişi
Kurul kararı tarihi
Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen nihai kararın tarihi
Verilen disiplin cezasının türü
Disiplin cezasının verilmesine sebep olan eylemler
1.
46162/07
22.10.2007
Hikmet ÇALAĞAN
01.06.1971
Bingöl
Fikret ÇALAĞAN
02.04.2007
17.05.2007
11 gün hücreye koyma cezası
PKK’nın tutuklu liderini saygı ifadesi olan “sayın” kelimesini kullanmak suretiyle övdüğü bir dilekçeyi cezaevi yönetimine sunmak
2.
21029/08
21.04.2008
Fesih ERDEMİRCİ
01.01.1962
Kocaeli
Refik SÜNKÜR
03.02.1975
Bolu
Abdullah RÜZGAR
02.05.1969
Kocaeli
Mehmet Deniz GÜZEL
04.12.1972
Bolu
Mehmet ERBİL
03.09.2007
23.10.2007
11 gün hücreye koyma cezası
PKK’nın tutuklu liderini saygı ifadesi olan “sayın” kelimesini kullanmak suretiyle övdüğü bir dilekçeyi Cumhuriyet savcısına sunmak
3.
41912/08
15.08.2008
Murat TÜRK
22.05.1974
Bolu
Hamza YÜNAÇTI
01.01.1976
Kocaeli
Hüseyin KOÇUK
01.01.1987
Kocaeli
Mehmet ERBİL
02.01.2008
29.02.2008
13 gün hücreye koyma cezası
Açlık grevi yapmak ve PKK’nın tutuklu liderini saygı ifadesi olan “sayın” kelimesini kullanmak suretiyle övdüğü bir dilekçeyi Adalet Bakanlığına sunmak
4.
53697/08
10.10.2008
Rayif DAMAR
01.01.1967
Kocaeli
Abdulcelil KAÇMAZ
01.03.1967
İzmit
Nevzat GÜNGÖR
01.01.1970
Kocaeli
Fatma KARAKAŞ DOĞAN
05.06.2008
28.08.2008
15 gün hücreye koyma cezası
Açlık grevi yapmak ve PKK’nın tutuklu liderini saygı ifadesi olan “sayın” kelimesini kullanmak suretiyle övdüğü bir dilekçeyi Adalet Bakanlığına sunmak
5.
38580/09
22.06.2009
Kayhan AKAN
01.01.1982
Kocaeli
İnan AKMEŞE
30.10.2008
29.12.2008
a) 15 gün hücreye koyma cezası
b) iki aylıkğına bazı faaliyetlere katılma yasağı
Açlık grevi yapmak ve PKK’nın tutuklu liderini saygı ifadesi olan “sayın” kelimesini kullanmak suretiyle övdüğü bir dilekçeyi cezaevi yönetimine sunmak
6.
44477/09
06.07.2009
İhsan KARTAL
20.08.1984
Tekirdag
Diyadin AKDEMİR
01.01.1974
Kocaeli
Hamza AKKAŞ
01.01.1981
Izmit
Lütfü YOLDAŞ
01.01.1982
Tekirdağ
Ahmetcan BAYDENİZ
26.05.1989
Tekirdag
İnan AKMEŞE
17.07.2008
23.03.2009
11-15 gün hücre hapsi cezası
PKK’nın tutuklu liderini saygı ifadesi olan “sayın” kelimesini kullanmak suretiyle övdüğü bir dilekçeyi Cumhuriyet savcısına sunmak
7.
60696/09
23.09.2009
Turan GÜNANA
20.09.1981
Kocaeli
Ercan KANAR
17.07.2008
23.03.2009
15 gün hücreye koyma cezası
PKK’nın tutuklu liderini saygı ifadesi olan “sayın” kelimesini kullanmak suretiyle övdüğü bir dilekçeyi Cumhuriyet savcısına sunmak
8.
3895/10
05.11.2009
Ergin ATABEY
01.01.1973
Bolu
Metin YAMALAK
10.06.1980
Bolu
Aydın ŞAKA
20.04.1980
Bolu
Mehmet ERBİL
17.07.2008
17/07/2008 (Ergin Atabey ile ilgili olarak)
23.03.2009
24/06/2009 (Ergin Atabey ile ilgili olarak)
11-15 gün hücre hapsi cezası
15 gün hücreye koyma cezası (Ergin Atabey ile ilgili olarak)
PKK’nın tutuklu liderini saygı ifadesi olan “sayın” kelimesini kullanmak suretiyle övdüğü bir dilekçeyi Cumhuriyet savcısına sunmak
PKK’nın tutuklu liderini saygı ifadesi olan “sayın” kelimesini kullanmak suretiyle övdüğü bir dilekçeyi Cumhuriyet savcısına sunmak (Ergin Atabey ile ilgili olarak)
9.
46192/11
11.05.2011
İhsan KARTAL
20.08.1984
Tekirdag
İnan AKMEŞE
13.10.2010
10.01.2011
11 gün hücreye koyma cezası
PKK’nın tutuklu liderini saygı ifadesi olan “sayın” kelimesini kullanmak suretiyle övdüğü bir dilekçeyi Adalet Bakanlığına sunmak
10.
60196/11
18.07.2011
Hüseyin SARI
05.05.1958
Bolu
12.12.2007
13.07.2011
11 gün hücreye koyma cezası
PKK’nın tutuklu liderini saygı ifadesi olan “sayın” kelimesini kullanmak suretiyle övdüğü bir dilekçeyi Adalet Bakanlığına sunmak
Full & Egal Universal Law Academy