Ceni / İtalya – 25376/06 - 16.12.2014 tarihli Karar (adil tazmin) [II. Bölüm]
Olaylar – Başvuran, proje aşamasında olan bir apartman dairesinin satın alınmasına ilişkin bir satış vaadi sözleşmesi imzalamış ve inşaat firmasına satış fiyatının tümünü (yaklaşık olarak 214.627 avro (EUR)) ödemiştir. Ancak, inşaat firması nihai satış sözleşmesini imzalamayı reddetmiş ve başvuran bunun sonucunda firma hakkında dava açarak, mülkün malikliğinin bir mahkeme emriyle kendisine devredilmesini talep etmiştir. Söz konusu mahkeme nezdinde açılan dava devam ederken inşaat firması iflas ettiğini beyan etmiş ve tahsildar bahse konu satış vaadi sözleşmesinin iptal edilmesine karar vermiştir. İlgili apartman dairesi müzayede usulü ile satılmış ve başvuranın açmış olduğu dava reddedilmiştir. Müzayede ile satılması sonrasında dahi apartman dairesini kullanmaya devam eden başvuran, sonunda söz konusu daireyi 190.000 avroya (EUR) geri satın almıştır.
Mahkeme 4 Şubat 2014 tarihli bir kararında (“esas karar”), başvuranın, apartman dairesinin elinden alınmasına karşı her türlü etkili korumadan ve daireyi satın almak için ödediği miktardan yoksun bırakılmış olması ve dolayısıyla da, aşırı ve yerine getirilemez bir yük yüklenmek zorunda bırakılması bakımından Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edilmiş olduğuna bire karşı altı oyla karar vermiştir.
Mahkeme ayrıca, başvuranın mahkemece atanmış olan tahsildar tarafından alınan tedbirin yeniden gözden geçirilmesini sağlama imkânının olmaması nedeniyle, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi ile bağlantılı olarak Sözleşme’nin 13. maddesinin de ihlal edilmiş olduğuna bire karşı altı oyla karar vermiştir.
Mahkeme, adil tazmin hususunu henüz karara bağlamamıştır.
Hukuki Değerlendirme – Madde 41: Proje aşamasında olan bir apartman dairesini iyi niyet çerçevesinde satın alan başvuranın inşaat firmasının tasfiye edilmesi riskine karşı korunmasına yönelik uygun güvencelerin sağlanmaması sebebiyle, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği tespit edilmiştir. Ancak, Mahkeme, ihlalin meydana gelmemiş olması durumunda, başvuranın herhangi bir mali bir kayıp yaşamayacağı yönünde bir çıkarımda bulunamamıştır. İnşaat firmalarının kendilerini acz haline düşme durumuna karşı sigorta ettirmeleri koşulu gibi güvenceler, satın alan şahısların korunmalarının artırılmasını sağlamasına karşın, her durumda olası risklerin tümünü kapsayamamış ve inşaat firmasına ödenmiş olan miktarların tamamının geri ödenmesini sağlamamıştır. Mahkeme, Sözleşme’nin 13. maddesin ihlaliyle ilgili olarak, İtalya mahkemelerinin tahsildarın kararının gerekli ve orantılı olup olmadığını inceleme imkânları olsaydı, yerel yargılamaların sonucunun ne yönde olacağına ilişkin herhangi bir yorumda bulunamamıştır.
Hal böyleyken, Mahkeme, başvuranın Mahkeme’nin tespit ettiği ihlal ile inşaat firmasının tasfiye edilmesi sonrasında kendisinin oturmakta olduğu apartman dairesini tekrar satın alarak yapmış olduğu harcamalar arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunduğu yönündeki iddiasını kabul edememiştir. Ancak, Mahkeme, başvuranın yine de ihlallerin bir sonucu olarak gerçek imkânlardan yararlanamadığına hükmedilmesinin makul olmadığı görüşünde değildir.
Başvuranın uğramış olduğu zarar, hem iyi niyet çerçevesinde proje aşamasında olan bir mülk satın alan kimseler için asgari güvencelerin sağlanmamasından hem de tahsildarın apartman dairesinin satış vaadi sözleşmesinin iptaline ilişkin kararının gerekli ve orantılı olup olmadığının incelenememesinden kaynaklanmıştır. Mevcut davanın kendine özgü koşulları altında, bu türden bir zarar, tazmin sağlanması için gerekli olan miktarın net bir biçimde tayin edilmesine elverişli değildir. Ayrıca, iç hukuk uyarınca başvurana sağlanması gereken “asgari güvencelere” eşdeğer bir tazminat miktarı belirlemek Mahkeme’nin görevi değildir. Mahkeme, adil tazmin yoluyla hükmedilecek tazminat miktarının hakkaniyet temelinde bir değerlendirmesini yaparken, uğranılan manevi zararın yanı sıra ulusal düzeyde hâlihazırda alınmış olan ve halen gerçekleştirilmemiş olan tazminat ödemelerinin dikkate alınmasının yerinde olduğunu değerlendirmiştir.
Sonuç: maddi ve manevi zararlar karşılığında müştereken 50.000 avro (EUR) tazminat ödenmesine hükmedilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy