AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
CİHAN VE DİĞERLERİ / TÜRKİYE DAVASI
(Başvuru No. 37105/21 ve diğer 31 başvuru –
bk. ekli liste)
KARAR
STRAZBURG
16 Aralık 2025
İşbu karar kesindir. Bazı şekli düzeltmelere tabi tutulabilir.
Cihan ve diğerleri / Türkiye davasında,
Başkan
Péter Paczolay,
Hâkimler
Gediminas Sagatys,
Stéphane Pisani
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Dorothee von Arnim’in katılımıyla, Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan davanın temelinde bulunan ve Ankara Barosuna bağlı Avukat H. Öz tarafından temsil edilen otuz bir Türk vatandaşının (“başvuranlar”) -başvuranların listesi ve ilgili bilgiler, ekteki tabloda yer almaktadır- İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvuruları,
Başvuruların, söz konusu dönemde kendi görevlisi olan, Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi eski Başkanı Hacı Ali Açıkgül tarafından temsil edilen Türk Hükümetine (“Hükümet”) bildirilmesine ilişkin kararı,
Tarafların görüşlerini,
Mahkeme’nin, Hükümetin, başvuruların bir komite tarafından incelenmesine ilişkin itirazını reddettiği kararı dikkate alarak,
25 Kasım 2025 tarihinde kapalı oturumda gerçekleştirilen müzakerelerin ardından,
Anılan tarihte aşağıdaki kararı vermiştir.
DAVANIN KONUSU
1. Mevcut başvurular, başvuranlar lehine verilmiş olan kesinleşmiş mahkeme kararlarının icra edilmemesi veya kısmen icra edilmesi ile ilgilidir.
2. Afşin veya Silvan belediyelerinde istihdam edilen başvuranlar, hakları olduğunu düşündükleri tazminatların, ikramiyelerin ve/veya sosyal yardımların ödenmesini sağlamak amacıyla işverenleri aleyhine tazminat davaları açmışlardır.
3. Afşin ve Silvan Asliye Hukuk Mahkemeleri 22 Haziran 2007 ile 3 Mayıs 2011 tarihleri arasında başvuranlara tazminat ödenmesine karar vermiştir. Bu doğrultuda verilen kararlar 14 Eylül 2007 ile 21 Haziran 2013 tarihleri arasında kesinleşmiştir.
4. Belediyeler söz konusu mahkeme kararlarını ya icra etmemiş ya da kısmen icra etmiştir.
5. Başvuranlar Şubat 2015’te Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuşlardır.
6. Anayasa Mahkemesi, 29 Kasım 2018 tarihli kararla başvuruların birleştirilmesine ve 9 Ocak 2013 tarihli 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Olan Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun’la kurulan Tazminat Komisyonu (“Tazminat Komisyonu”) önündeki hukuk yolunun tüketilmemiş olması nedeniyle başvuruların kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
7. Bunun akabinde başvuranlar söz konusu Tazminat Komisyonuna başvuruda bulunmuşlardır.
8. Tazminat Komisyonu, (3 Nisan ila 7 Eylül 2020 tarihleri arasında) farklı tarihlerde verdiği ayrı kararlarda, başvuranların kesinleşmiş ve bağlayıcı bir mahkeme kararının gecikmeksizin icra edilmesi hakkının ihlal edildiği sonucuna varmış ve maruz kaldıkları zararın giderilmesi amacıyla başvuranlara tazminat ödenmesine hükmetmiştir (Ayrıntılar için ekte yer alan tabloya bakınız.). Tazminat Komisyonu, ihtilaf konusu mahkeme kararlarının icra edilmesi amacıyla kararlarını ilgili idarelere göndermiştir.
9. Belediyelerin kararları icra etmemesi üzerine başvuranlar yeniden Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunmuşlardır. Tazminat Komisyonunca ödenmesine hükmedilen tazminat tutarlarına ilişkin itirazlarını da Anayasa Mahkemesi’ne sunmuşlardır.
10. Anayasa Mahkemesi 30 Mart 2021 tarihinde, başvuruları açıkça dayanaktan yoksun oldukları gerekçesiyle reddetmiştir. Tazminat Komisyonu tarafından başvuranlara ödenmesine hükmedilen tazminat tutarlarının, Anayasa Mahkemesi’nin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin içtihatlarıyla uyumlu olduğu değerlendirmesinde bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi, kesinleşmiş mahkeme kararlarının icra edilmemesine ilişkin şikâyetlerle ilgili olarak, Tazminat Komisyonu kararlarının kesinleştiği tarihlerden bu yana çok az zaman geçtiğini, başka bir ifadeyle, ilgili idarelerin, Tazminat Komisyonu kararları uyarınca söz konusu mahkeme kararlarını icra etmek için yeterli zamana sahip olmadıklarını kaydetmiştir. Anayasa Mahkemesi son olarak, ihtilaf konusu kesinleşmiş mahkeme kararlarının icrası için etkili bir hukuk yolu bulunmadığına ilişkin şikâyetlerin dayanaktan yoksun olduğu kanaatine varmıştır.
MAHKEMENİN DEĞERLENDİRMESİ
BAŞVURULARIN BİRLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA11. Mahkeme, başvuruların konularının benzerliğini dikkate alarak, bunların tek bir karar altında birlikte incelenmesini uygun görmektedir.
SÖZLEŞME’NİN 6. MADDESİNİN 1. FIKRASI İLE SÖZLEŞME’YE EK 1 NO.LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA12. Başvuranlar, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrası ile Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesine dayanarak, kendileriyle ilgili kesinleşmiş mahkeme kararlarının icra edilmemesinden ya da kısmen icra edilmesinden şikâyet etmektedirler.
Kabul Edilebilirlik Hakkında13. Hükümet, başvuranların mağdur sıfatı, başvuru hakkının kötüye kullanılması ve iç hukuk yollarının tüketilmesiyle ilgili olmak üzere üç kabul edilemezlik itirazında bulunmaktadır.
14. Hükümet ilk olarak 37105/21, 52836/21, 22818/22, 22989/22, 22990/22, 22992/22 ve 23003/22 no.lu başvurularda başvuranların mağdur sıfatını kaybettiklerini ileri sürmektedir. Bahse konu başvuranların iç hukuk mahkemelerince belirlenen tazminat tutarlarının neredeyse tamamını aldıklarını ileri sürmekte ve her hâlükârda, aldıkları tutarlardan dolayı Sözleşme’nin ihlal edilmesi nedeniyle mağdur oldukları iddiasında bulunamayacaklarını savunmaktadır.
15. Hükümet ikinci olarak, 37105/21, 22818/22, 22989/22, 22990/22, 22992/22 ve 23003/22 no.lu başvurularda başvuranların belediyeler tarafından yapılan ödemeler konusunda Mahkeme’ye bilgi vermediklerini iddia etmektedir. Hükümet, bu konuda bilgi verilmemiş olmasını, Sözleşme’nin 35. maddesinin 3. fıkrasının a) bendi anlamında bireysel başvuru hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirmektedir.
16. Hükümet üçüncü olarak, Tazminat Komisyonu’nun başvuranların, haklarındaki kesinleşmiş mahkeme kararlarının icra edilmemesine ilişkin iddialarını incelediğini ve kendilerine tazminat ödenmesine hükmettiğini ifade etmektedir. Hükümet bu noktada, başvuranların çok kısa bir süre içerisinde Anayasa Mahkemesi’ne, ardından da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunduklarını ve bu suretle ilgili idarelere, Tazminat Komisyonu kararlarını makul süre içinde icra etmeleri konusunda imkân vermediklerini iddia etmektedir. Hükümet son olarak, başvuranların ulusal makamlar önünde maddi tazminat talebinde bulunmadıklarını da eklemektedir. Ayrıca Hükümete göre başvuranlar, kesinleşmiş mahkeme kararlarının icra edilmemesiyle ilgili olarak iç hukuk yollarının etkililiğine ilişkin şikâyetlerini ulusal makamlar önünde ileri sürmemişlerdir.
17. Başvuranlar, Hükümetin iddialarına itiraz etmektedirler.
18. Bazı başvuranların mağdur sıfatlarını kaybettikleri yönündeki itirazla ilgili olarak Mahkeme, idarelerin ihtilaf konusu mahkeme kararlarını icra etmiş olsalar dahi bunu sadece kısmen yaptıklarını, ki bu hususa Hükümet tarafından itiraz edilmediğini gözlemlemektedir.
19. Başvuru hakkının kötüye kullanılmasına ilişkin itirazla ilgili olarak (genel ilkeler için bk. Yavuz Özden/Türkiye, no. 21371/10, §§ 65-66, 14 Eylül 2021 ve burada atıf yapılan kararlar), Mahkeme, belediyeler tarafından yapılan ödemelerin, başvuranlarca sunulan Tazminat Komisyonu kararlarında fiilen yer aldığını kaydetmektedir. Ayrıca, ilgili kişilerin, 22 Nisan 2023 tarihli adil tazmine ilişkin görüşlerinde, yapılmış ödemelere dair güncel bilgileri de sunduklarını kaydetmektedir.
20. İç hukuk yollarının tüketilmemesi bağlamındaki itirazla ilgili olarak ise, Mahkeme son olarak, başvuranların Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunmadan önce, iç hukukun gerektirdiği üzere, Tazminat Komisyonu’na başvurduklarını ve Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrası ile Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesine ilişkin şikâyetlerini en azından özü itibarıyla yetkili merciler önünde ileri sürdüklerini tespit etmektedir. Ayrıca, Tazminat Komisyonu’nun vardığı sonuçlara rağmen, Afşin ve Silvan Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından verilen kararların tam olarak icra edilmediğini yinelemektedir.
21. Dolayısıyla, Hükümet tarafından ileri sürülen ilk itirazların tümü reddedilmelidir (Tetik ve diğerleri/Türkiye [komite], no. 25885/19 ve diğer 37 başvuru, § 17, 15 Mart 2022 ile karşılaştırınız).
22. Öte yandan, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrası ile Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi bağlamındaki şikâyetlerin, Sözleşme’nin 35. maddesinin 3. fıkrasının a) bendi anlamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığını ve başka bir kabul edilemezlik gerekçesiyle bağdaşmadığını tespit eden Mahkeme, bu şikâyetlerin kabul edilebilir olduğuna karar vermektedir.
Esas Hakkında23. Başvuranlar, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrası ile Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesine dayanarak, yıllar önce lehlerine verildiğini iddia ettikleri kesinleşmiş mahkeme kararlarının bugün halen yerine getirilmemiş olmasından yakınmaktadırlar. Başvuranlar ayrıca, Tazminat Komisyonu tarafından ödenmesine hükmedilen tutarların yetersiz olduğunu düşünmekte ve bunların ödenmemesinden şikâyet etmektedirler.
24. Hükümet, başvuruların kabul edilebilirliği ile ilgili olarak sunduğu argümanlarını yineleyerek, Mahkeme’yi söz konusu sözleşmesel hükümler yönünden ihlal bulunmadığı sonucuna varmaya davet etmektedir.
25. Mahkeme, bu davadakine benzer meseleleri gündeme getiren davaları defalarca ele almış ve Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrası ile Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği tespitinde bulunmuştur (örneğin bk. Scollo/İtalya, 28 Eylül 1995, §§ 41-45, Seri A no 315-C; Hornsby/Yunanistan, 19 Mart 1997, §§ 38-45, Karar ve Hükümler Derlemesi 1997-II; Bourdov/Rusya, no 59498/00, §§ 33-42, AİHM 2002-III; Tunç/Türkiye, no 54040/00, §§ 22-39, 24 Mayıs 2005; Kuzu/Türkiye, no 13062/03, §§ 14-20, 17 Ocak 2006; Yerebasmaz/Türkiye, no 14710/03, §§ 24-26, 10 Ekim 2006; Dildar/Türkiye, no 77361/01, §§ 26-31 ve 38-43, 12 Aralık 2006; M. Kaplan/Türkiye, no 29016/04, §§ 16-19, 9 Aralık 2008; Çakır ve diğerleri/Türkiye, no 25747/09, §§ 13-26, 4 Haziran 2013; ayrıca bk. Tetik ve diğerleri, yukarıda anılan karar, §§ 12-18).
26. Somut olayda Mahkeme, başvuruların yapıldığı tarihte başvuranlar lehine verilmiş kesinleşmiş ve bağlayıcı mahkeme kararlarının, aradan 8 ila 14 yıla varan sürelerin geçmiş olmasına rağmen, hâlen tamamen ya da kısmen icra edilmediğini tespit etmektedir.
27. Mahkeme, Türk makamlarının, bu süre zarfında söz konusu kesinleşmiş mahkeme kararlarına tam olarak uymak için gerekli tedbirleri almaktan kaçınmak suretiyle, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrası ile Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi hükümlerini etkisiz kıldıklarını değerlendirmektedir.
28. Bu unsurlar, Mahkeme’nin somut olayda Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrası ile Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varması için yeterlidir.
DİĞER ŞİKÂYETLER HAKKINDA29. Başvuranlar ayrıca, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrası açısından, ihtilaf konusu yargılamaların süresinden de şikâyet etmektedirler. Buna ek olarak, Sözleşme’nin 13. maddesi anlamında, bu konuda etkili bir hukuk yolu bulunmadığından da yakınmaktadırlar. Söz konusu şikâyetlerin yukarıda incelenenlerden farklı hususlarla ilgili olduğu varsayılsa dahi, Mahkeme, bu davada ileri sürülen temel hukuki sorunlar hakkında karar verdiği ve ilgililer tarafından dile getirilen diğer şikâyetlerin kabul edilebilirliği ve esası konusunda inceleme yapılmasına gerek olmadığı kanaatindedir (Centre de ressources juridiques au nom de Valentin Câmpeanu/Romanya [BD], no. 47848/08, § 156, AİHM 2014).
SÖZLEŞME’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
30. 52836/21 no.lu başvuruda, başvuran maruz kaldığını iddia ettiği maddi zarar bağlamında 110.000 avro, manevi zarar bağlamında 100.000 avro talep etmektedir. Ayrıca, ulusal mahkemeler ile Mahkeme önünde yaptığını belirttiği yargılama giderleri için 50.000 avro, temsil giderleri için 50.000 avro talep etmektedir.
31. Diğer başvuranların her biri, maruz kaldıklarını iddia ettikleri maddi zarar bağlamında 50.000 avro, manevi zarar bağlamında 50.000 avro talep etmektedir. Ayrıca, ulusal mahkemeler ile Mahkeme önünde yaptıklarını belirttikleri yargılama giderleri için müştereken 33.000 avro, temsil giderleri için 99.000 avro talep etmektedirler.
32. Başvuranlar, bu son iddialarını desteklemek amacıyla Türkiye Barolar Birliğinin avukatlık ücret tarifesinde öngörülen maktu ücreti ibraz etmektedirler. Geri kalan hususlar yönünden ise, masraf ve giderler kapsamında ulusal mahkemelerce hükmedilen tutarlara atıfta bulunmaktadırlar.
33. Hükümet, başvuranların taleplerini aşırı ve dayanaktan yoksun bularak Mahkeme’yi bunları reddetmeye davet etmektedir. Özellikle, başvuranların talep ettikleri maddi tazminat ile iddia ettikleri ihlal arasında illiyet bağı bulunmadığını ileri sürmekte ve ayrıca başvuranların talep ettikleri masraf ve giderlerle ilgili olarak herhangi bir avukatlık ücret sözleşmesi ya da ilgili başkaca bir belge sunmadıklarını belirtmektedir.
34. Mahkeme, davalı Devletin, Afşin ve Silvan Asliye Hukuk Mahkemeleri kararları ile Tazminat Komisyonu kararlarının ilgili idari makamlar tarafından gereğince icra edilmesini uygun tedbirlerle güvence altına alması gerektiği kanaatindedir.
35. Mahkeme, tespit edilen ihlal ile iddia edilen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı kanaatindedir. Bu nedenle bu bağlamda yapılan talebi reddetmektedir.
36. Buna karşılık, Mahkeme, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrası ile Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği tespitinde bulunmuş olmasını nazara alarak, başvuranlara manevi tazminat olarak, ödenmesi gereken her türlü vergi tutarı hariç olmak üzere, ekli tabloda belirtilen tutarların (bk. “manevi tazminat olarak başvurana ödenmesine hükmedilen tutar” sütunu) ödenmesinin uygun olduğu kanaatindedir. Bu tutarlar, maruz kalınan manevi zararın karşılanması amacıyla Tazminat Komisyonu tarafından ödenmesine hükmedilen meblağlar dikkate alınarak belirlenmiştir (bk. yukarıda 8. paragraf).
37. Öte yandan, Mahkeme, başvuran Mahir Terim tarafından sırasıyla 6 Ekim 2021 ve 16 Temmuz 2021 tarihlerinde yapılmış olan 52836/21 ve 22785/22 no.lu başvuruların, iç hukukta aynı yargılamayla ilgili olduğunu gözlemlemektedir. Bu nedenle, başvurana iki başvuru için manevi tazminat olarak yalnızca 4.300 avro ödenmesinin makul olduğuna karar vermektedir.
38. Masraf ve giderlerle ilgili olarak, Mahkeme, içtihatları uyarınca, bir başvurana yalnızca, masraf ve giderlerinin gerçekliğini, gerekliliğini ve miktarlarının makul niteliğini ispatlaması durumunda, bu masrafların iade edilebileceğini hatırlatmaktadır. Somut olayda, Mahkeme elindeki belgelere ve içtihadına dayanarak, bu bağlamda başvuranlara müştereken, kendileri tarafından ödenmesi gereken her türlü vergi tutarı hariç olmak üzere, 15 500 (on beş bin beş yüz) avro ödenmesinin makul olduğu kanaatine varmaktadır.
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OY BİRLİĞİYLE,
Başvuruların birleştirilmesine;Kesinleşmiş mahkeme kararlarının icra edilmemesi veya kısmen icra edilmesiyle ilgili olarak, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrası ile Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesine ilişkin şikâyetlerin kabul edilebilir olduğuna;Kesinleşmiş mahkeme kararlarının icra edilmemesi veya kısmen icra edilmesiyle ilgili olarak, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasının ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;Diğer şikâyetlerin kabul edilebilirlik ve esas yönünden incelenmesine gerek olmadığına;a) Davalı Devletin, üç ay içerisinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden davalı Devletin para birimine çevrilmek üzere:
Manevi tazminat bağlamında, ödenmesi gereken her türlü vergi tutarı hariç olmak üzere, başvuranların her birine ekteki tabloda belirtilen tutarların;Başvuranlara müştereken, kendileri tarafından ödenmesi gereken her türlü vergi tutarı hariç olmak üzere, masraf ve giderler için 15 500 (on beş bin beş yüz) avro ödemesine;b) Söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödeme tarihine kadar, bu tutara Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
Adil tazmine ilişkin kalan taleplerin reddine karar vermiştir.İşbu karar, Fransızca dilinde tanzim edilmiş olup Mahkeme İç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca 16 Aralık 2025 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Dorothee von Arnim Péter Paczolay
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
Ek
Başvuranların Listesi ve Ek Bilgiler:
No.
Başvuru No.
Davanın Adı
Başvuru Tarihi
Başvuran
Doğum Tarihi
İkamet Yeri
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Tarafından Verilen Kesin Kararın Numarası ve Tarihi
Tazminat Komisyonu Tarafından Ödenmesine Hükmedilen Tutar
Manevi Tazminat Olarak Başvurana Ödenmesine Hükmedilen Tutar
1.
37105/21
Cihan /Türkiye
16/07/2021
Abdulhalik CİHAN
1966
Diyarbakır
2009/36517
22.12.2009
10 yıl 3 aylık bir süre için 10 280 TL (yaklaşık 1 422 avro)
4 600 avro (dört bin altı yüz avro)
2.
22785/22
Terim/Türkiye
16.07.2021
Mahir TERİM
1963
Diyarbakır
2009/36530
22.12.2009
11 yıllık bir süre için 15 000 TL (yaklaşık 1 728 avro)
4 300 avro (dört bin üç yüz avro)
3.
52836/21
6.10.2021
4.
22788/22
İnanır/Türkiye
16.07.2021
Yaşar İNANIR
1955
Diyarbakır
2012/6123
28.02.2012
8 yıl 4 aylık bir süre için 15 000 TL (yaklaşık 1 953 avro)
4 000 avro (dört bin avro)
5.
22790/22
Sezer/Türkiye
16.07.2021
Abdulselam SEZER
1955
Diyarbakır
2012/6152
28.02.2012
8 yıl 4 aylık bir süre için 15 000 TL (yaklaşık 1 941 avro)
4 100 avro (dört bin yüz avro)
6.
22793/22
Biter/Türkiye
16.07.2021
Abdulhekim BİTER
1950
Diyarbakır
2012/6122
28.02.2012
8 yıl 4 aylık bir süre için 15 000 TL (yaklaşık 1 953 avro)
4 000 avro (dört bin avro)
7.
22796/22
Bilgiç/Türkiye
16.07.2021
Rüstem BİLGİÇ
1955
Diyarbakır
2012/6161
28.02.2012
8 yıl 4 aylık bir süre için 15 000 TL (yaklaşık 1 941 avro)
4 100 avro (dört bin yüz avro)
8.
22803/22
Munar/Türkiye
16/07/2021
Seyithan MUNAR
1958
Diyarbakır
2012/6164
28.02.2012
8 yıl 4 aylık bir süre için 15 000 TL (yaklaşık 1 950 avro)
4 100 avro (dört bin yüz avro)
9.
22805/22
Kılıç/Türkiye
16.07.2021
Salih KILIÇ
1958
Diyarbakır
2012/6132
28.02.2012
8 yıl 4 aylık bir süre için 15 000 TL (yaklaşık 1 941 avro)
4 100 avro (dört bin yüz avro)
10.
22807/22
Özdemir/Türkiye
16.07.2021
Ramazan ÖZDEMİR
1958
Diyarbakır
2012/6146
28.02.2012
8 yıl 4 aylık bir süre için 15 000 TL (yaklaşık 1 953 avro)
4 000 avro (dört bin avro)
11.
22811/22
Oyan/Türkiye
16.07.2021
Nuri OYAN
1938
Diyarbakır
2012/6134
28.02.2012
8 yıl 4 aylık bir süre için 15 000 TL (yaklaşık 1 953 avro)
4 000 avro (dört bin avro)
12.
22818/22
Yanardağ/Türkiye
16.07.2021
Remzi YANARDAĞ
1969
Mersin
2009/36524
22.12.2009
10 yıl 5 aylık bir süre için 15 000 TL (yaklaşık 1 975 avro)
4 000 avro (dört bin avro)
13.
22822/22
Toktaş/Türkiye
16.07.2021
Ağa TOKTAŞ
1951
Diyarbakır
2009/36515
22.12.2009
11 yıllık bir süre için 15 000 TL (yaklaşık 1 705 avro)
4 300 avro (dört bin üç yüz avro)
14.
22975/22
Aksın/Türkiye
16.07.2021
Recep AKSIN
1957
Diyarbakır
2009/36521
22.12.2009
10 yıl 5 aylık bir süre için 15 000 TL (yaklaşık 1 975 avro)
4 000 avro (dört bin avro)
15.
22977/22
Aktar/Türkiye
16.07.2021
Abdulgani AKTAR
1947
Diyarbakır
2012/6141
28.02.2012
8 yıl 4 aylık bir süre için 15 000 TL (yaklaşık 1 953 avro)
4 000 avro (dört bin avro)
16.
22978/22
Arıkan/Türkiye
16.07.2021
Mensur ARIKAN
1954
Ankara
(Afşin Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/06/2007 tarihli ve 2007/375 sayılı kararı sonrasında verilen karar verilen karar)
14.09.2007
-
2013/15097
21.06.2013
13 yıl ve 7 yıl 5 aylık süreler için 20 000 TL (yaklaşık 2 274 avro)
3 700 avro (üç bin yedi yüz avro)
17.
22979/22
Ayhan/Türkiye
16.07.2021
Mehmet AYHAN
1948
Diyarbakır
2012/6126
28.02.2012
8 yıl 7 aylık bir süre için 15 000 TL (yaklaşık 1 728 avro)
4 300 avro (dört bin üç yüz avro)
18.
22981/22
Bodakçı/Türkiye
16.07.2021
Vecdettin BODAKÇI
1959
Diyarbakır
2012/6117
28.02.2012
8 yıl 4 aylık bir süre için 15 000 TL (yaklaşık 1 953 avro)
4 000 avro (dört bin avro)
19.
22982/22
Çapan/Türkiye
16.07.2021
İlhan ÇAPAN
1954
Diyarbakır
2012/6143
28.02.2012
8 yıl 7 aylık bir süre için 15 000 TL (1 728 avro)
4 300 avro (dört bin üç yüz avro)
20.
22983/22
Damlayıcı/Türkiye
16.07.2021
Mehmet DAMLAYICI
1959
Diyarbakır
2012/6127
28.02.2012
8 yıl 7 aylık bir süre için 15 000 TL (yaklaşık 1 728 avro)
4 300 avro (dört bin üç yüz avro)
21.
22986/22
Ergin/Türkiye
16.07.2021
Muzaffer ERGİN
1970
Diyarbakır
2009/36523
22.12.2009
10 yıl 5 aylık bir süre için 15 000 TL (yaklaşık 1 975 avro)
4 000 avro (dört bin avro)
22.
22988/22
Geçmez/Türkiye
16.07.2021
Kutbettin GEÇMEZ
1979
Diyarbakır
2012/6160
28.02.2012
8 yıl 7 aylık bir süre için 13 450 TL (1 550 avro)
4 500 avro (dört bin beş yüz avro)
23.
22989/22
Kaçmaz/Türkiye
16.07.2021
Burhan KAÇMAZ
1968
Diyarbakır
2009/36514
22.12.2009
11 yıllık bir süre için 15 000 TL (yaklaşık 1 728 avro)
4 300 avro (dört bin üç yüz avro)
24.
22990/22
Kılıçaslan/Türkiye
16.07.2021
Seyfettin KILIÇASLAN
1964
Diyarbakır
2009/36527
22.12.2009
10 yıl 5 aylık bir süre için 15 000 TL (yaklaşık 1 975 avro)
4 000 avro (dört bin avro)
25.
22991/22
Kırlangıç/Türkiye
16.07.2021
Tuncay KIRLANGIÇ
1977
Kahramanmaraş
(Afşin Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/06/2007 tarihli ve 2007/366 sayılı kararı sonrasında verilen karar)
14.09.2007
-
(Afşin Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/11/2007 tarihli ve 2007/965 sayılı kararı sonrasında verilen karar)
8.06.2012
13 yıl ve 8 yıl 3 aylık süreler için 20 000 TL (yaklaşık 2 274 avro)
3 700 avro (üç bin yedi yüz avro)
26.
22992/22
Kızıl/Türkiye
16.07.2021
Murat KIZIL
1969
Ankara
2009/36529
22.12.2009
10 yıl 4 aylık bir süre için 15 000 TL (yaklaşık 1 945 avro)
4 100 avro (dört bin yüz avro)
27.
22993/22
Manaz/Türkiye
16.07.2021
Hanifi MANAZ
1955
Manaz
2012/6121
28.02.2012
8 yıl 7 aylık bir süre için 15 000 TL (1 728 avro)
4 300 avro (dört bin üç yüz avro)
28.
22997/22
Özkan/Türkiye
16.07.2021
Hasan ÖZKAN
1946
Diyarbakır
2012/6138
28.02.2012
8 yıl 7 aylık bir süre için 15 000 TL (yaklaşık 1 728 avro)
4 300 avro (dört bin üç yüz avro)
29.
22998/22
Özkan/Türkiye
16.07.2021
Nuri ÖZKAN
1938
Diyarbakır
2012/6135
28.02.2012
8 yıl 4 aylık bir süre için 15 000 TL (yaklaşık 1 941 avro)
4 100 avro (dört bin yüz avro)
30.
22999/22
Sezik/Türkiye
16.07.2021
İrfan SEZİK
1952
Diyarbakır
2012/6145
28.02.2012
8 yıl 7 aylık bir süre için 15 000 TL (yaklaşık 1 728 avro)
4 300 avro (dört bin üç yüz avro)
31.
23001/22
Tanış/Türkiye
16.07.2021
Sonay TANIŞ
1974
Kahramanmaraş
(Afşin Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/06/2007 tarihli ve 2007/384 sayılı kararı sonrasında verilen karar)
14.09.2007
-
2013/14981
20.05.2013
13 yıl ve 7 yıl 4 aylık süreler için 20 000 TL (yaklaşık 2 274 avro)
3 700 avro (üç bin yedi yüz avro)
32.
23003/22
Tayar/Türkiye
16.07.2021
Ramazan TAYAR
1948
Diyarbakır
2012/6153
28.02.2012
8 yıl 4 aylık bir süre için 15 000 TL (yaklaşık 1941 avro)
4 100 avro (dört bin yüz avro)