Chitos / Yunanistan – 51637/12 - 04.06.2015 tarihli karar [I. Bölüm]
Olaylar – Başvuran, ilgili mevzuat uyarınca, okuduğu sürenin üç katı kadar, diğer deyişle 18 yıllığına, silahlı kuvvetlerde görev yapmayı taahhüt ederek; orduda sağlık görevlisi olarak eğitim almıştır. Sonrasında ise masrafları ordu tarafından karşılanmak üzere, anestezi uzmanlığı eğitimi almıştır. Bu durum başvuranın hizmet süresine beş yıl daha eklenmesine neden olmuştur. Başvuran istifa etmeye karar vermiştir. Ordu başvuranı, dokuz yıl dört ay daha hizmet vermek veya devlete yaklaşık olarak 107.000 avro ödemek zorunda olduğu konusunda bilgilendirmiştir. Genel kurul halinde toplanan Sayıştay, söz konusu kararın icrasının geçici olarak durdurulmasına karar vermiştir. Kararın iptal edilmesi yönündeki talep reddedilmiş ve başvuran kararı temyiz etmiştir. Ancak Vergi dairesi başvuranın söz konusu miktarı ödemesini istemiş ve muhtelif giderler için fazladan 2.500 avro talep etmiştir. 2009 yılının Ekim ayında, kararın icrasının durdurulması yönündeki karar onanmıştır. Başvuran 2010 yılının Mayıs ayında, geç ödemeden kaynaklanan faizin de eklendiği ve sonuç olarak 31 Mayıstan önce 112.000 avro ödemesi gerektiği hususunda bilgilendirilmiştir. Başvuran belirtilen süre sınırı içerisinde söz konusu miktarı ödemiştir.
Genel kurul halinde toplanan Sayıştay, 2011 yılının Aralık ayında, temyizi kısmen kabul etmiş ve davayı başka bir Daireye havale etmiştir. Sayıştay 2013 yılının Aralık ayında, başvuranın beş yıllık uzmanlık eğitiminin zorunlu hizmet süresine dahil edilmesi gerektiğine hükmetmiş ve ödenmesi gereken miktarı 50.000 avroya düşürmüştür. Bu nedenle Devlet başvurana yaklaşık 60.000 avroyu iade etmiştir.
Hukuki değerlendirme – Madde 4 § 2
(a) Davanın kapsamı – Sözleşme’nin 4 § 3 (b) maddesi bir asker tarafından sağlanacak hizmetin, zorlayıcı veya zorunlu çalışma olarak değerlendirilmediğini ifade etmektedir. Mahkeme, ilgili uluslararası yasaları ve Sözleşme’nin 4 § 3 (b) maddesinin tamamını dikkate alarak; bu maddenin, silahlı kuvvet üyeleri tarafından gerçekleştirilen çalışmaları kapsamadığı kanısına varmıştır[1].
(b) Madde 4 § 2’nin uygulanması: Başvuran, ücretsiz olarak okumasına, kendisine ödenen maaşa ve eğitimleri sırasında görevlilere ödenen sosyal yardımlara karşılık olarak; diplomasını aldıktan sonra, belirli bir süreliğine orduya hizmet etme yükümlülüğünün farkında olmalıdır.
Devletler, ordu tarafından eğitilen görevlilerin zorunlu hizmetlerinin uzunluğunu hesaplarken ve bu tür bir hizmetin yarıda kesilmesi hakkındaki usulü belirlerken; belirli bir oranda takdir yetkisi kullanır. Devletin, eğitime yaptığı yatırımın karşılığının alınması ve görevlilerin ihtiyaçlarıyla bağlantılı olarak uygun süreliğine yeterli desteğin sağlanması konusundaki endişesi; belirtilen süre boyunca ordudan istifa edilmesine izin vermemesini ve başvuranın eğitimi sırasında ortaya çıkan masrafları başvurana ödetmesini haklı gerekçelere dayandırmıştır.
Zorunlu hizmet süresinin sona ermesinden önce ordudan ayrılmak isteyen sağlık görevlilerinin, eğitimleri sırasında ortaya çıkan masraflarının tazmin edilmesi amacıyla, Devlete belirli miktarlarda para ödeme yükümlülükleri; bu kişilerin sivil tıp öğrencileriyle kıyaslandığında faydalandıkları iş güvencesi ve düzenli maaş gibi ayrıcalıklar ışığında, tamamen haklı gerekçelere dayanmaktadır. Bu nedenle, geriye kalan hizmet yıllarının satın alınması, orantılılık ilkesi kapsamında herhangi bir husus ortaya çıkarmamaktadır.
Ancak, başvuran istifa ettiğinde, ordu tarafından, Devlete hizmet etmesi gereken yıllar için 107.000 avro miktarında ücret ödemek zorunda olduğu konusunda bilgilendirilmiştir. Ancak Sayıştay son olarak, devlete ödenmesi gereken miktarı yaklaşık olarak 50.000 avroya indirgemiştir. Söz konusu dönem boyunca alınan miktarın üçte ikisinden daha az olduğu göz önüne alındığında; bu miktar, mantıksız olarak değerlendirilemez. Ayrıca Sayıştay, ordunun kararının icrasını durdurmuştur.
Ancak 2010 yılının Mayıs ayında, Maliye Bakanlığına bağlı Vergi Dairesi, başvuranın %13’lük faiz gideriyle birlikte ilgili miktarı ödemesine hükmetmiştir. Başvuranın bu miktarın tamamını ödemeyi kabul etmemesi durumunda; Sayıştay’ın bir karara varmasını gerektiren sürenin uzunluğundan dolayı dahi, bu miktarın artırılabileceği ifade edilmiştir.
Ayrıca 2007 yılının Mayıs ayında, ilgili mevzuat kapsamında izin verilmesine karşın, Mayıs 2007 tarihli kararda borcun taksitle ödenmesi öngörülmemiştir.
Bu koşullar dikkate alındığında başvuran baskı altında eylemde bulunmaya zorlanmıştır. Yetkililer, kendileri açısından bağlayıcı olan iki yargı kararını hükümsüz bırakmışlar ve Mayıs 2007 tarihli önceki kararlarını uygulamakta ısrarcı davranmışlardır. Mayıs 2007 tarihli bu kararda ödeme usulünün başvuran tarafından gerçekleştirilen herhangi bir temyiz kapsamında ertelenemeyeceği ifade edilmiştir. Faizle birlikte 112000 avroya çıkan miktarı gecikmeksizin başvurana ödeten vergi makamları başvurana orantısız bir yük yüklemiştir.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle).
Madde 41: Manevi tazminata ilişkin olarak 5.000 avro; maddi tazminata ilişkin talep ise reddedilmiştir.
(ayrıca bk. Kölelik, Kulluk ve Zorla Çalıştırma konulu tematik bilgi notu).
[1] Aksi için bk. W., X., Y. ve Z. / Birleşik Krallık, 3435/67 vd., 19 Temmuz 1968 tarihli Komisyon kararı.
Full & Egal Universal Law Academy