Olaylar ve Olgular – Ocak 2005 tarihinde verilen nihai kararda, Romanya’da temyiz mahkemesi başvuranın gıyabında dolandırıcılıktan ve özel belge sahteciliğinden iki yıl hapis cezasına mahkum etmiştir. Cezanın infaz edilmesi için, Romanya yetkilileri, başvuranın yaşadığı ülke olan İtalya’dan suçluyu iade etmelerini talep etmişlerdir. Mayıs 2006 tarihinde, başvuran, yakalanmış ve iade edilmeyi beklerken on beş gün boyunca gözaltında tutulmuştur. Gözaltı ev hapsi şeklinde olmuş, Romanya’ya iade edildiği tarih olan Aralık 2007’e kadar yani bir yıl altı ay boyunca işe gitmek için dışarı çıkmasına izin verilmiştir. Başvuran, cezasının infazına itiraz ederek Romanya mahkemeleri önünde yasal işlem başlatmıştır. İade edilmeyi beklerken İtalya’da ev hapsi boyunca geçirdiği süre dikkate alındığında, Romanya Ceza Kanunu uyarınca salıverilmesine yetecek kadar cezasını infaz ettiğini ileri sürmüştür. Birinci derece mahkemesi başvuranın lehinde karar vermiştir. Savcılık itiraz etmiş ve yerel mahkeme ev hapsinin koruyucu bir önlem olmadığına hükmetmiştir. Fakat Romanya Ceza Kanunu, Romanya hukukunda sağlanan koruyucu önlemler uyarınca sadece gözaltında geçirilen gerçek vaktin tutukluluk süresinden çıkarılmasını sağlamıştır. Başvuran, Aralık 2008 tarihine kadar serbest bırakılmamıştır.
Hukuksal Değerlendirme – 5 § 1: Başvuran, Roman yetkililerin, İtalya’da ev hapsinde geçirdiği süreyi Romanya’da infaz edilen hapis cezasından çıkartmayı reddetmeleri hakkında şikayetçi olmuştur. Romanya hukuku (302/2004 sayılı Kanun’un 18. maddesi), Roman yetkililerin suçlunun iadesi talebinin sonucu karara bağlanmayı beklediğinden, yurtdışında “tutuklu” halde geçirilen sürenin Romanya mahkemelerinin verdiği hapis cezasından çıkartılmasını sağlamaktadır. Fakat yerel mahkeme, başvuranın ev hapsinin Romanya hukukunda olmadığı halde uygulanan geçici bir önlem olduğu ve başvuranı özgürlüğünden yoksun bırakmadığı gerekçeleriyle ilgili hükmü uygulamayı reddetmiştir. Bununla birlikte, İtalyan hukukuna göre, ev hapsinde tutulan bir kişinin, işe gitmesine izin verilse bile, tutuklu olduğu kabul edilmektedir. Gerçekte, ilk derece mahkemesi, gerekçeli kararında, başvuranın ev hapsi sırasında özgürlüğünden yoksun bırakıldığına hükmetmiştir. Fakat temyiz yoluyla, yerel mahkeme ilgili hükmü bozmuştur. Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin hükmünü bozmak için geçerli nedenler vermiş olmalıdır. Fakat verdiği nedenler yetersizdir. Bu nedenle, başvuran, İtalya’da gözaltında geçirdiği sürenin Romanya’da infaz edilecek olan cezasından çıkartılmasını talep edebilir.
Ayrıca, 302/2004 sayılı Kanun’un 18. paragrafı, kapsadığı önlemler kategorisinin öngörülebilir olması için yeterince açık değildir. Kanundaki belirsizlik, yorumuyla denkleştirilmesine ilişkin olarak Romanya mahkemelerinin herhangi bir yerleşik içtihadıyla giderilmemiştir. Aksine, kanundaki belirsizliği gidermek amacıyla itiraz yoluna gidilene kadar, Yargıtay, 2009 tarihli bir kararında (başvuran serbest bırakıldıktan sonra), söz konusu kanunun yorumuna ilişkin karar vermemiş ve böylece Romanya mahkemelerinin yurtdışında gerçekleşen bir ev hapsinin Romanya’da infaz edilecek bir cezadan çıkarılmasına ilişkin olarak çelişen içtihadına açıklık getirmemiştir. İçtihattaki buna benzer bir uyuşmazlık bir kişinin, koşullara uygun olarak makul bir seviyede, öngörüde bulunmasına olanak sağlamamaktadır. Bu nedenle, ilgili Romanya kanunu, Sözleşme’nin 5 § 1 maddesinin gerektirdiği şekilde bir kanunun “öngörülebilirliği” özelliğini taşımamaktadır. Bu nedenle, başvuran, çıkartılması gereken süre göz önüne alındığında, Romanya hukuku uyarınca gerektiğinden daha fazla ceza infaz etmiştir. Sözleşme’nin 5 § 1 maddesinin anlamı çerçevesinde, yasal belirlilik ilkesi için gerekli olan hukuktaki bir dayanağın zorunlu bir niteliği taşımadığı gerekçesiyle, başvuranın cezaevinde geçirdiği ek sürenin kanunlara uygun olduğu düşünülemez.
Sonuç: Romanya tarafından ihlal (oy birliğiyle).
Mahkeme, ayrıca başvuranın Romanya’daki gözaltı koşulları nedeniyle 3. maddenin ihlal edildiğine hükmetmiştir.
41. Madde: Manevi tazminat olarak 12.000 Avro; maddi tazminat talebi reddedilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy