Bu çeviri Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Araştırma – İçtihat Biriminin () desteğiyle hazırlanmış ve Anayasa Mahkemesinin intranet sayfasında yayınlanmıştır. Bu belgenin tekrar yayınlanma izni sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin HUDOC sayfasında yer alması amacına yöneliktir ().
This translation was made available with the support of the Turkish Constitutional Court Research and Case-law Department () and published on its intranet. The permission of reproducing this document has been granted for the sole purpose of its publication on the Court’s case-law database HUDOC ().
Cette traduction a été préparée avec le soutien de la Division de Recherche et de Jurisprudence de la Cour constitutionnelle turque () et publié sur son intranet. L’autorisation de reproduction de ce document est limitée à sa publication sur la page de jurisprudence HUDOC de la Cour européenne des droits de l’homme ().
ARAŞTIRMA VE İÇTİHAT BİRİMİ (ar-iç)
BİLGİ NOTU
AİHM KARARLARI
2014/75
COUDERC ET HACHETTE FILIPPACCHI ASSOCIES/FRANSA
(40454/07, 12/6/2014)
Karar Metni
İlgili Maddeler
AİHS 10
Hak ve Özgürlükler
İfade hürriyeti, özel hayatın korunması
Anahtar Kelimeler
Basın hürriyeti, özel hayatın korunması, kamusal kişilerin özel hayatı, evlilik dışı çocuğun tanınması
Davanın Özü
Mahkeme ifade hürriyeti ve özel hayat arasında adil bir denge kurulup kurulmadığını değerlendirirken şu kriterleri kullanmaktadır: Yazının genel yarara ilişkin tartışmaya katkısı, ilgili kişinin tanınırlığı ve röportajın konusu, ilgili kişinin daha önceki davranışları, bilgilerin elde ediliş şekli, gerçekliği ve içeriği, yayının etkisi ve hangi formda yapıldığı, yayında kullanılan fotoğrafların elde ediliş şekli ve koşulları, uygulanan yaptırımın niteliği ve ağırlığı.
KARARIN ÖZETİ
Olaylar ve Olgular:
Haftalık magazin ve aktüalite dergisi “Paris Match” Monaco Prensi’nin (Albert Grimaldi, Albert de Monaco) yayınlanmaması konusundaki uyarı metni göndermesine rağmen Bayan C.’nin oğlunun babasının Prens olduğu yönündeki açıklamalarını, Prensin, Bayan C.’nin ve çocuğun fotoğraflarını da içeren bir makaleyi Mayıs 2005 tarihinde dergisinde yayınlamıştır. Ama aynı iddialar ve haberin kısa bir özeti 3 Mayıs 2005 tarihinde bir İngiliz gazetesinde (Daily Mail) ve bir Alman haftalık dergisinde (Bunte) yayınlanmıştır.
Prens Albert bu yayın üzerinde Sözleşme’nin 8. maddesi ve Medenin Kanun’un ilgili maddelerine dayanarak bir tazminat davası açmıştır. Mahkeme 29 Haziran 2005 tarihinde dergiyi 50 bin Avro tazminat ödemeye ve derginin kapak sayfasında tekzip metnini yayınlamaya mahkûm etmiştir. Ulusal mahkemeye göre yazı ve resimler Prensin özel hayatının mahrem alanlarıyla ilgilidir ve kamusal tartışmaya yarar sağlayacak nitelikte değildir. İstinaf mahkemesi de bu kararı sadece tekzip metninin yayınlanmasına ilişkin hususta bir değişiklik yaparak kabul etmiştir. Başvurucuların ifade hürriyeti kapsamında yaptıkları temyiz başvurusu ise reddedilmiştir.
Bu arada Prens Albert de Monaco, çocuğun babası olduğunu resmi olarak kabul etmiştir. Almanya’da ise Bunte Dergisine karşı açılan davada Alman yargı organları bu olayda kamunun Prensin çıkarları konusunda bilgi sahibi olması hakkının onun özel yaşamın korunmasına üstün olduğuna karar vermiştir. Çünkü kalıtsal bir monarşik idarede erkek bir evladın varlığının tespiti belirleyici bir unsurdur ve Prensin kabul etmediği bir evladın varlığına ilişkin açıklamanın yapılıp yapılmaması annenin özel hayatını ilgilendirdiğinden onun kararı önemlidir.
İddialar:
Başvurucular, kendileri hakkında verilen hükmün ifade özgürlüğünün kullanımına haksız bir müdahale oluşturduğunu belirterek Sözleşme’nin 10. Maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
Hükümetin Savunması:
(Hukuki değerlendirme kısmında gerekli olduğu ölçüde işlenmiştir)
Hukuki Değerlendirme:
Mahkeme başvuruyu 10. maddeden incelemiştir.
10. Madde Yönünden
Mahkemeye göre somut olay sadece basın ile kamusal bir kişi arasında bir uyuşmazlık değildir. Aynı zamanda Bayan C.’nin ve oğlunun menfaatleri de dikkate alınmalıdır. Çocuğun annesi bilgi ve fotoğrafları basına vererek yazının yayınlanmasında merkezi bir rol üstlenmiştir. Evlilik dışı doğan ve babası tarafından henüz tanınmayan çocuğunun durumuna kamunun dikkatini çekmek için basını kullanmıştır.
Ayrıca Fransız makamları Alman makamlarından farklı olarak Prensin bir oğlunun olması hadisesini özel hayat alanına girdiğini, kamusal bir tartışma açmadığını belirtmektedirler. Çünkü Monaco Anayasası evlilik dışı doğan çocuğun tahta çıkmasını engelliyordu.
Mahkemeye göre yazının temel mesajı ile ayrıntılarını birbirinden ayırmak gerekir. Gerçekte yazı ve onunla birlikte yayınlanan fotoğraflar o zamana kadar halk tarafından bilinmeyen evlilik dışı bir çocuğun varlığını ortaya koyarak hanedan ailesinin ve tahtın geleceği hakkında bilgiler vermekteydi. Her ne kadar mevcut Anayasa bağlamında evlilik dışı çocuğun tahta çıkması mümkün gözükmese de, Anayasa değişebilir ve bu çocuk tahta çıkabilir, o halde onun varlığının bilinmesi halkı özellikle Monaco halkını ilgilendirmektedir. Kalıtsal bir monarşide bir çocuğun doğumu her zaman özel bir önem arz eder. Dolayısıyla özel hayatın korunması gereği ile kalıtsal monarşinin geleceği hususu aslında bu olayda yarışan iki durumdur. Konunun siyasal önemine gelince Mahkeme kamunun çocuğun varlığını bilme konusunda meşru bir yararının olduğunu ve bunun Monaco Prensliği üzerindeki olası sonuçlarını tartışması gerektiğini ifade etmektedir.
Öte yandan bu röportaj Bayan C. ile Prensin özle hayatının mahrem yönlerini ilgilendiren unsurlar da içermektedir. Bununla beraber bu yazı, sadece Prensin değil aynı zamanda Bayan C. ve oğlunun özel hayatını da ilgilendirmektedir. Bir kişinin özel hayatının –Prensin- bir başkasının –çocuğun- kendi kimliğini tanıttırmak ve varlığını ortaya koymak iddiasına nasıl engel oluşturabileceğini de kavramak zordur. Mahkeme Bayan C.’nin yayına kendisi ve çocuğunun adına rıza gösterdiğini ve basını bilgilendirme bizzat yaptığını tespit etmiştir. Yazı ile verilen fotoğraflar Prensin rızası dışında alınmış değildir. Anne tarafından kendi özel dairelerinde çekilmiştir. Mahkemeye göre röportajın bizzat kaynağında annenin olması, fotoğrafların onun tarafından dergiye teslim edilmesi ifade hürriyeti ve özel hayatın korunmasında dengesinde dikkate alınması gereken temel unsurdur.
Mahkemeye göre, derginin 5 Mayıs 2005 tarihli sayısının bir milyon örnek basılması önemli etkileri olmakla beraber onun içerdiği bilgiler artık gizli değildir. Daily Mail ve Bunte daha öncesinde bu olayın bir özetini duyurmuşlardı. Ayrıca Paris-Match iftira kapsamında değerlendirilecek bir iddia dile getirmiyor ve Prensin de gerçekliğini kabul ettiği olaylara dayanıyordu.
Mahkeme, Bayan C’nin bu açıklamaları yaparak Prensin babalığı kabul etmesini ve oğlunun durumunun kamu tarafından bilinmesini amaçladığını kabul etmektedir. Aslında babalık iddiası dışında kamuoyu önüne sürdüğü bilgiler özel hayatı ilgilendirmektedir.
Neticede mahkeme başvurucuların yaptırıma maruz kalmasına neden olan olaylar bir yandan kamu yararına bir tartışmaya ilişkin iken diğer yandan Prensin özel hayatının detaylarını ilgilendirmektedir. Devletlerin sahip olduğu takdir marjına rağmen ifade özgürlüğüne getirilen müdahale ile izlenen meşru amaç arasında makul bir ölçülülük ilişkisi bulunmamaktadır.
41. Madde Uygulaması
Başvurucular bir tazminat talebinde bulunmamışlardır.
Hüküm
Mahkeme üç üyenin karşı oyu ile 10. maddenin ihlal edildiğine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy