AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
ÇULHAOĞLU / TÜRKİYE DAVASI
(Başvuru no. 38958/12)
KARAR
STRAZBURG
12 Aralık 2017
İşbu karar nihaidir; fakat bazı şekli değişikliklere tabi tutulabilir.
Çulhaoğlu/Türkiye davasında,
Başkan,
Julia Laffranque,
Yargıçlar,
Jon Fridrik Kjølbro,
Stéphanie Mourou-Vikström,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), 21 Kasım 2017 tarihinde yapılan kapalı müzakereler sonucunda aynı tarihte aşağıdaki kararı vermiştir.
USUL
1. Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan davanın temelinde üç Türk vatandaşı olan Aziz Çulhaoğlu, Mahmut Hüdai Çulhaoğlu ve Seval Çulhaoğlu’nun (“başvuranlar”) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (“AİHM” veya “Mahkeme”), İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca, 24 Nisan 2012 tarihinde yapmış olduğu (38958/12 no’lu) başvuru bulunmaktadır.
2. Başvuranlar, Mahkeme önünde, Denizli Barosuna bağlı Avukat M. Yalçın tarafından temsil edilmiştir. Türk Hükümeti (“Hükümet”) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
3. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin bağımsızlığı ve tarafsızlığına ilişkin şikâyet 7 Eylül 2016 tarihinde Hükümete bildirilmiş ve başvurunun geriye kalan kısmı Mahkeme İç Tüzüğünün 54 § 3 maddesine göre kabul edilemez bulunmuştur.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
4. Başvuranlar sırasıyla 1961, 1990 ve 1960 doğumlu olup, Denizli’de ikamet etmektedirler.
5. Başvuranların yakını Ahmet Aziz Çulhaoğlu zorunlu askerlik hizmetini yerine getirirken hayatını kaybetmiştir. Başvuranlar, yakınlarının ölümünün askeri makamların ihmalinden kaynaklandığını ileri sürerek Askeri Yüksek İdare Mahkemesi önünde tazminat davası açmışlardır.
6. Üç askeri hâkim ve iki subay olmak üzere beş üyeden oluşan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, 16 Eylül 2010 tarihinde, Ahmet Aziz Çulhaoğlu’nun ölümünün askeri makamlara atfedilemeyeceğini belirterek davanın reddine hükmetmiştir.
7. Başvuranların karar düzeltme talebi de Askeri Yüksek İdare Mahkemesi tarafından 7 Aralık 2011 tarihinde reddedilmiştir.
II. İLGİLİ İÇ HUKUK
8. Söz konusu zamana ait iç hukuka ilişkin açıklamalar Yavuz/Türkiye ((k.k.), no. 29870/96, 25 Mayıs 2000) ve Tanışma/Türkiye (no. 32219/05, §§ 29-47, 17 Kasım 2015) davalarında mevcuttur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
I. SÖZLEŞME’NİN 6. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
9. Başvuranlar, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesine dayanarak, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi heyetinde yer alan iki subayın, askeri makamların hiyerarşisi altında görev yapmaları ve diğer askeri hâkimlerle aynı yasal güvencelere sahip olmadıkları gerekçeleriyle bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adil olarak yargılanmadıklarından şikâyetçi olmuşlardır.
A. Kabul edilebilirlik hakkında
10. Hükümet Sözleşme’nin 35. maddesine dayanarak, başvuranların Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin bağımsızlığı ve tarafsızlığı hakkındaki şikâyetinin, iç hukuk yollarını tüketmedikleri gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Bu bağlamda Hükümet, başvuranların askeri hâkimlerin reddine dair bir istemde bulunmadıklarını ileri sürmüştür.
11. Mahkeme, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin kuruluş ve oluşumunun Anayasa ve kanunla açıkça öngörüldüğünü gözlemlemektedir. Dolayısıyla, başvuranların mahkeme heyetindeki hâkimlerin orduya mensup oldukları gerekçesiyle mahkemenin oluşumuna ilişkin yapacakları tüm itirazlar başarısızlığa mahkûm olacaktır (bk. bu davaya uygulanabildiği ölçüde, Yavuz/Türkiye (k.k.), no.29870/96, 25 Mayıs 2000, ve Satık/Türkiye (no. 2), no. 60999/00, § 39, 8 Temmuz 2008).
12. Nitekim ulusal makamlardan böyle bir talepte bulunmak, şikâyette bulunulan durumu ortadan kaldırmayacağından, bu itirazın reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Mahkeme bu şikâyetin Sözleşme’nin 35 § 3 (a) maddesi anlamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığını ve ayrıca, başka herhangi bir gerekçeyle kabul edilemez olmadığını kaydetmektedir. Dolayısıyla, şikâyetin kabul edilebilir olduğu beyan edilmelidir.
B. Esas hakkında
13. Mahkeme hâlihazırda benzer bir şikâyeti Tanışma/Türkiye (no. 32219/05, §§ 68-84, 17 Kasım 2015) davasında incelemiş olduğunu ve Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiş olduğunu hatırlatmaktadır. Mahkeme, mevcut davada yukarıda belirtilen kararındaki tespitlerinden ayrılmasını gerektirecek herhangi bir özel koşul görmemektedir.
14. Dolayısıyla, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin bağımsız ve tarafsız olmaması nedeniyle Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi ihlal edilmiştir.
II. SÖZLEŞME’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
A. Tazminat
15. Başvuranlar maddi tazminat olarak 800.000 avro ve manevi tazminat olarak 50.000 avro talep etmiştir.
16. Hükümet bu taleplere itiraz etmiştir.
17. Mahkeme, maddi tazminat bakımından Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi ile uyumlu yargılamaların sonucunda ne olacağı konusunda yorum yapamayacağını belirtmektedir. Dolayısıyla Mahkeme, bu başlık altında tazminat ödenmesine hükmedilemeyeceğini değerlendirmektedir. Hakkaniyet temelinde karar veren Mahkeme, manevi tazminat bakımından başvuranlara müştereken 1.500 avro ödenmesine hükmetmiştir.
B. Masraf ve giderler
18. Başvuranlar ayrıca, avukatlık ücreti için 20.000 avro talep etmişlerdir. Bu bağlamda, başvuranlar Mahkemenin ödenmesine hükmedeceği toplam tazminat miktarının %13’ünün avukat tarafından alınacağını belirten bir avukatlık komisyonu anlaşması sunmuşlardır.
19. Hükümet bu talebe itiraz etmiştir.
20. Mahkeme, elinde bulunan belgeleri dikkate alarak, Mahkeme önündeki yargılamalar için başvuranlara müştereken 1.000 avro ödenmesini uygun görmüştür.
C. Gecikme Faizi
21. Mahkeme, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğunu değerlendirmektedir.
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OY BİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;
2. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin bağımsız ve tarafsız olmaması nedeniyle Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine;3. (a) Davalı Devlet tarafından, başvuranlara müştereken, üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden davalı Devletin ulusal para birimine çevrilmek üzere:
(i) manevi tazminat olarak, miktara yansıtılabilecek vergiler hariç olmak üzere, 1.500 avro (bin beş yüz avro) ödenmesine;
(ii) Masraf ve giderler için, başvuranlara yansıtılabilecek vergiler hariç olmak üzere, 1.000 avro (bin avro) ödenmesine;
(b) Yukarıda bahsi geçen üç aylık sürenin bittiği tarihten itibaren, ödeme gününe kadar, yukarıda bahsedilen miktarlara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Başvuranların adil tazmine ilişkin diğer taleplerinin reddedilmesine karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce olarak tanzim edilmiş ve Mahkeme İç Tüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3 maddesi uyarınca 12 Aralık 2017 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Hasan BakıcıJulia Laffranque
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy