Bu çeviri Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Araştırma – İçtihat Biriminin () desteğiyle hazırlanmış ve Anayasa Mahkemesinin intranet sayfasında yayınlanmıştır. Bu belgenin tekrar yayınlanma izni sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin HUDOC sayfasında yer alması amacına yöneliktir ().
This translation was made available with the support of the Turkish Constitutional Court Research and Case-law Department () and published on its intranet. The permission of reproducing this document has been granted for the sole purpose of its publication on the Court’s case-law database HUDOC ().
Cette traduction a été préparée avec le soutien de la Division de Recherche et de Jurisprudence de la Cour constitutionnelle turque () et publié sur son intranet. L’autorisation de reproduction de ce document est limitée à sa publication sur la page de jurisprudence HUDOC de la Cour européenne des droits de l’homme ().
ARAŞTIRMA VE İÇTİHAT BİRİMİ (ar-iç)
BİLGİ NOTU
AİHM KARARLARI
2013/41
CUSAN ve FAZZO v. İTALYA
(77/07), 7/1/2014)
Karar Metni
İlgili Maddeler
AİHS 14 ve 8, Ek 7 Nolu Protokol 5
Hak ve Özgürlükler
Aile hayatına saygı, ayrımcılık yasağı,
Anahtar Kelimeler
Evlilik içi doğan çocuğun soyadı, aile hayatına saygı, ayrımcılık yasağı.
Davanın Özü
Başvurucular, evlilik içi doğan çocuklarına annenin soyadının verilmesi talebiyle nüfus idaresine yaptıkları başvurunun reddedilmesi üzerine açtıkları davadan bir sonuç alamamışlardır. Bu nedenle cinsiyet temelinde ayrımcılıktan ve eşler arasında eşitlik ilkesinin ihlal edildiğinden şikayet etmişlerdir.
KARARIN ÖZETİ
Olaylar ve Olgular:
Başvurucular bayan Alessandra Cusan ve bay Luigi Fazzo Milan’da ikamet eden İtalya vatandaşlarıdır. Evli olan başvurucuların 1999 yılında bir kız çocukları dünyaya gelmiştir. Baba kayıt sırasında çocuğun annenin soyadı olan Cusan altında kaydedilmesini talep etmiştir. Bu talep nüfus idaresi tarafından reddedilmiş ve çocuk babanın soy ismi olan Fazzo’yu almıştır. Eşler bu karara karşı mahkemeye başvurmuşlar, ancak mahkeme, evlilik içi doğan çocukların babanın soyadını alacağına dair mevzuatta hüküm bulunmamakla birlikte, bu kuralın İtalyan tarihi ve sosyal vicdanında kök saldığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir. İstinafta karar değişmemiş olup bunun üzerine başvurucular kararı temyiz etmişlerdir. Yargıtay, evlilik içi doğan çocuklara babanın soyadının geçmesini öngören kuralın Anayasaya aykırı olabileceğine karar vermek suretiyle sorunu itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine göndermiştir. 2006 yılında verdiği kararda İtalyan Anayasa Mahkemesi “yürürlükte olan sistemin Roma hukukunda kökleri bulunan ve eşler arasında anayasal eşitlik prensibiyle bağdaşmayan ataerkil aile anlayışından ve kocanın yetkilerinden neşet ettiğini, bununla birlikte farklı çözümler arasından hangisinin kabul edilmesi gerektiğine Parlamentonun karar verebileceğini” gerekçe göstermek suretiyle itirazın reddine karar vermiştir. Yargıtay Anayasa Mahkemesi kararını dikkate alarak temyiz talebini reddetmiştir.
İddialar:
Başvurucular, AİHS’in 8 ve 14. maddelerinin (yalnızca 8 veya 14 ile birlikte);
Ek 7 Nolu Protokolün 5. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmişlerdir.
Hükümetin Savunması:
(Hukuki değerlendirme kısmında gerekli olduğu ölçüde işlenmiştir)
Hukuki Değerlendirme:
Mahkeme, başvuruyu AİHS’in 8. maddesiyle bağlantılı olarak 14. maddesi altında incelemiştir.
8 ile birlikte değerlendirilen 14 madde yönünden;
Mahkeme, İtalyan mevzuatının evlilik içinde doğan çocuklara babanın soyadının verilmesini öngördüğünü, bu kurala hiç istisna tanınmadığını, soyadının geçişi bakımından çocuğun babası ile annesinin farklı muamele gördüklerini, soyadı belirlemesinin yalnızca ebeveynlerin cinsiyetine göre yapıldığını, uygulamada meşru çocuklara babanın soyadının verilmesi kuralı gerekli görülse bile kuralın, etkilerini azaltma imkanı olmadığından, aşırı kattı ve kadına karşı ayrımcı olduğunu, bu nedenlerle 8. maddeyle bağlantılı olarak 14. maddenin ihlal edildiğine karar vermiştir.
Ek 7 Nolu Protokolün 5. maddesi yönünden;
Mahkeme, 14. madde ile ilgili olarak vardığı sonuca göre, şikayetin yalnızca 8. madde veya anılan Ek 7 Nolu Protokün 5. maddesi açısından incelenmesine gerek görmemiştir.
Full & Egal Universal Law Academy