© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2013. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Daha fazla bilgi için, bu belgenin sonunda bulunan yazarın telif hakkı ile ilgili kısmı okuyabilirsiniz.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2013. This translation was commissionned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court. For further information see the full copyright at the and of this document.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2013. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund). Elle ne lie pas la Cour. Pour plus de renseignements veuillez lire l’indication de copyright/droits d’auteur à la fin du présent document.
Mahkeme içtihadı üzerine bilgi notu No 158
Aralık 2012
De Souza Ribeiro/Fransa [BD] - 22689/07
Karar 13.12.2012 [BD]
Madde 13
Etkili başvuru
Bir mahkeme önünde yürütmeyi durdurma talebinde bulunulmasından elli dakika sonra şahsın sınırdışı edilmesi: ihlal
Olaylar – Brezilya vatandaşı olan başvurucu ailesiyle birlikte, yedi yaşından beri aralıksız olarak, 1988 yılından Ocak 2007 tarihine kadar Guyana’da (Guyane) yaşamıştır. 25 Ocak 2007 tarihinde başvurucu, bir yol kontrolüne Fransız topraklarına usulüne uygun olarak girdiğini ve orada kaldığını ispatlayamadığından, sınırdışı edilme ile ilgili bir valilik kararına (APRF) ve idari gözlem altına alma ile ilgili bir karara maruz kalmıştır. Ertesi gün saat 15:11’de, başvurucu, idare mahkemesine başvurmuştur ve bu başvurusunda başvurucu, itiraz ettiği sınırdışı edilme tedbirinin yerine getirilmesinin durdurulmasının aciliyetini ve bu tedbirin yasaya uygunluğu konusundaki ciddi şüphelerin varlığını öne sürmüştür. Aynı gün saat 16 :00’da, yani idare mahkemesine yaptığı başvurudan elli dakika sonra başvurucu Brezilya’ya gönderilmiştir. Aynı akşam, yürütmeyi durdurmadan sorumlu idare mahkemesi hakimi bir karar vererek, başvurucu tarafından yapılan yürütmenin durdurulması kararının, sınırdışı işleminin öğleden sonra yerine getirilmesinden dolayı konusuz kaldığından talebin reddine karar vermiştir. Şubat 2007 tarihinde başvurucu, idare mahkemesi önünde özgürlüğüne kavuşma amacıyla yürütmenin durdurulması talebinde bulunmuştur. Bu talep reddedilmiştir. Ağustos 2007 tarihinde başvurucu, yasaya aykırı bir şekilde Guyana’ya geri gelmiştir. 26 Ocak 2007 tarihinde başvurucunun yetkinin aşımı ile ilgili yaptığı başvurudan sonra, 18 Ekim 2007 tarihli kararıyla idare mahkemesi, söz konusu APRF’yi yasaya aykırı olması nedeniyle iptal etmiştir. Haziran 2009 tarihinde, başvurucuya bir oturum kartı verilmiştir ve bu kart Haziran 2012 tarihine kadar uzatılmıştır. Başvurucu halihazırda « özel ve aile yaşamı » başlıklı, süresi uzatılabilir bir oturum kartına sahiptir.
30 Haziran 2011 tarihli kararında Daire, başvurucunun özel ve aile yaşamına saygı hakkına yapılan müdahalenin varlığı ile ilgili şikayeti kabuledilemez bulmuştur çünkü, idare mahkemesi başvurucunun Brezilya’ya gönderilmesi ile ilgili tedbirin yasaya aykırı olduğunu kabul etmiştir ve sonrasında başvurucu Fransa’ya gelebilmiştir ve süresi uzatılabilir bir oturum kartına sahip olabilmiştir. Sınırdışı edilmesi tedbirine itiraz etmek için yürütmeyi durdurmayan bir başvurunun niteliği ile ilgili olarak Mahkeme, devletlerin sahip olduğu taktir yetkisi dikkate alındığında, dörde karşı üç oyla, Sözleşme’nin 8 maddesi ile birlikte 13. maddenin ihlal edilmediği sonucuna varmıştır. Daire, 8. madde ile güvence altına alınan haklara müdahalenin sonuçlarının, bu davada olduğu gibi, prensip olarak telafi edilebildiğini, çünkü söz konusu uzaklaştırmanın aile bağlarını daimi bir şekilde kesintiye uğratmadığını ve başvurucunun Fransa’ya kendisinin sınırdışı edilmesinden sonra tekrar geri gelebildiğini gerekçe olarak öne sürmüştür.
Hukuk açısından – 8. madde ile birlikte 13. madde : Başvurucu, Guyana’da yürürlükte bulunan sistem kapsamında, uzaklaştırılmasından önce uygun olan başvuru yollarını kullanmıştır. Ancak, başvurucunun durumunun incelenmesi valilik makamları tarafından yüzeysel bir şekilde yapılmıştır. Başvurucunun Guyana’dan sınırdışı edilmesi ile ilgili kararın gerekçesi kısaydı ve bu karar basmakalıp ifadeler içermekteydi; başvurucu bu karardan sonra, kendisinin yakalanmasından otuz altı saatten daha az bir sürede hemen sınırdışı edilmiştir.
Bununla birlikte, başvurucunun yakalanması sırasında, kendisinin kaçak olma durumu nedeni ne olursa olsun, ulusal hukuka göre Fransız topraklarından uzaklaştırma tedbirine karşı korunmaktaydı. Bu tespit idare mahkemesi tarafından kabul edilmiştir ve idare mahkemesi, APRF’nin yasaya aykırı olduğuna karar vermiştir. Fransız makamları 26 Ocak 2007 tarihinden itibaren, başvurucunun sınırdışı edilmesinin yasa ile öngürülmediğini ve dolayısıyla bu sınırdışı işleminin, yasaya aykırı bir müdahale olduğunu gösteren verilere sahiptiler. Sonuç olarak, başvurucunun Brezilya’ya gönderilmesi sırasında, kendisinin uzaklaştırılmasının Sözleşme’nin 8. maddesi ile uyumlu olma konusunda ciddi bir sorun bulunmaktaydı ve dolayısıyla bu noktada, başvurucu tarafından sunulan şikayet, 13. madde anlamında « savunulabilir » bir şikayettir.
Başvurucu idare mahkemesine başvurabilmiştir. Hakim, başvurucunun hukuki argümanları ile ilgili şikayetleri incelemek için, tarafsızlık, bağımsızlık ve yetki şartlarını yerine getirmiştir. Ancak, başvurucunun sınırdışı edilmesi ve mahkemeye başvurusu arasında geçen ve yaklaşık olarak elli dakika olan sürenin kısalığı, idare mahkemesinin sınırdışı kararının icrası durumunda, Sözleşme’nin 8. maddesinin ihlal edilmesi lehine veya aleyhine olan argümanları ve şartları ciddi bir şekilde inceleme ihtimalini yoketmiştir. Başvurucunun talepleri, gerek esasa ilişkin ve gerekse yürütmeyi durdurmaya ilişkin olarak herhangi bir hukuki incelemeye tabi tutulmamıştır. Her ne kadar teoride yürütmeyi durdurma prosedürü hakime, başvurucu tarafından öne sürülen argümanları inceleme ve gerektiğinde sınırdışı işlemini durdurma imkanı tanısa da, idare mahkemesine başvuru ile sınırdışı edilme kararının yerine getirilmesi arasında geçen aşırı derecedeki kısa süre, bu konudaki her türlü ihtimali yoketmiştir. Kaldı ki, kendisine başvurulan yürütmeyi durdurma ile ilgilenen hakim, başvurucu tarafından yapılan talebi, konusuz kalmasından dolayı reddetmiştir. Bu şekilde başvurucunun sınırdışı edilmesi, valilik makamları tarafından alınan kararlar temelinde yapılmıştır. Sonuç olarak, geri gönderme tedbirinin yerine getirilmesindeki hızlılık, uygulamada varolan başvuruları etkisiz ve dolayısıyla kullanılamaz hale getirmiştir. Başvurucu, söz konusu tedbirin bir ulusal merci tarafından yasaya uygun olup olmadığının, derinlemesine bir şekilde ve yeteri kadar usuli güvencelerle incelemesinden faydalanmamıştır.
Bununla birlikte, Guyana’nın coğrafi durumu ve maruz kaldığı bu deniz aşırı eyaletin-bölgenin göçmen baskısı ile yargı organlarının yüksek derecede tıkanması ve bunun Guyana’da yargının iyi işlemesini engelleyen sonuçlar doğurma riski, mevzuatta istisna rejiminin öngörülmesini ve bu istisna rejiminin işlemesini haklı göstermemektedir. Devletlerin Sözleşme’nin 13. maddesinin kendilerine yüklediği yükümlülüklere uyma şekli konusunda sahip oldukları taktir yetkisi, keyfi müdahalelere karşı minimum usulü güvencelerin ortadan kaldırılmasına imkan vermemektedir.
Tüm bu durumlar dikkate alındığında başvurucu, sınırdışı edilmesi işlemi devam ederken kendisine, uygulamada, Sözleşme’nin 8. maddesi ile ilgili şikayetin yerinde olup olmadığını öne sürme imkanı veren etkili bir yola sahip değildi. Bu durum, kendisine sonradan bir oturum kartı verilmesi ile telafi edilmemiştir. Bu nedenle Mahkeme, Hükümet’in başvurucunun Sözleşme’nin 34. maddesi anlamında « mağdur » sıfatının olmadığı yönündeki ilk itirazının reddedilmesi gerektiğini ifade etmektedir ve Sözleşme’nin 8. maddesi ile birlikte 13. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmaktadır.
Sonuç : ihlal (oybirliği).
Madde 41 : 3 000 EUR manevi tazminat olarak ve maddi tazminat talebinin reddedilmesi.
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
Yazı İşleri Müdürlüğü tarafından kaleme alınan bu özet Mahkeme’yi bağlamamaktadır.
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2013. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin resmi dilleri Fransızca ve İngilizce’dir. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır ve Mahkeme, kalitesi konusunda herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının veritabanı olan HUDOC üzerinden () veya HUDOC’un bildirdiği başka veritabanları üzerinden yüklenebilir. Davanın isminin tamamen yazılması, yukarıdaki telif hakkıyla ilgili ifadeler kullanılması ve insan haklarına destek Fonu’na referans yapılması şartıyla ticari olmayan amaçlarla kullanılabilir. Bu çevirinin tamamını veya bir kısmını ticari amaçlarla kullanmak isteyen herkesin, bu durumu belirtilen adrese bildirmesi rica olunur: publishing@.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2013. The official languages of the European Court of Human Rights are English and French. This translation was commissionned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court, nor does the Court take any responsibility for the quality thereof. It may be downloaded from the HUDOC case-law database of the European Court of Human Rights () or from any other database with which the Court has shared it. It may be reproduced for non-commercial purposes on condition that the full title of the case is cited, together with the above copyright indication and reference to the Human Rights Trust Fund. If it is intended to use any part of this translation for commercial purposes, please contact publishing@.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2013.
Les langues officielles de la Cour européenne des droits de l’homme sont le français et l’anglais. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund) Elle ne lie pas la Cour, et celle-ci décline toute responsabilité quant à sa qualité. Elle peut être téléchargée à partir de HUDOC, la base de jurisprudence de la Cour européenne des droits de l’homme (), ou toute autre base de données à laquelle HUDOC l’a communiquée. Elle peut être reproduite à des fins non commerciales, sous réserve que le titre de l’affaire soit cité en entier et s’accompagne de l’indication de copyright ci-dessus ainsi que de la référence au Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme. Tout personne souhaitant se servir de tout ou partie de la présente traduction à des fins commerciales est invitée à le signaler à l’adresse suivante : publishing@.
Full & Egal Universal Law Academy