Bu çeviri Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Araştırma – İçtihat Biriminin () desteğiyle hazırlanmış ve Anayasa Mahkemesinin intranet sayfasında yayınlanmıştır. Bu belgenin tekrar yayınlanma izni sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin HUDOC sayfasında yer alması amacına yöneliktir ().
This translation was made available with the support of the Turkish Constitutional Court Research and Case-law Department () and published on its intranet. The permission of reproducing this document has been granted for the sole purpose of its publication on the Court’s case-law database HUDOC ().
Cette traduction a été préparée avec le soutien de la Division de Recherche et de Jurisprudence de la Cour constitutionnelle turque () et publié sur son intranet. L’autorisation de reproduction de ce document est limitée à sa publication sur la page de jurisprudence HUDOC de la Cour européenne des droits de l’homme ().
ARAŞTIRMA VE İÇTİHAT BİRİMİ (ar-iç)
BİLGİ NOTU
AİHM KARARLARI
2013/38
DEL RÍO PRADA / İSPANYA
(42750/09, 21/10/2013)
Karar Metni
İlgili Maddeler
AİHS 5/1 ve 7.
Hak ve Özgürlükler
Özgürlük ve güvenlik hakkı (hukuka aykırı tutuklama), kanunsuz ceza olmaz ilkesi
Anahtar Kelimeler
Ceza, cezaların toplanması, infaz, infazdan indirim, içtihat değişikliği, öngörülebilirlik.
Davanın Özü
Cezaların infazına ilişkin yapılacak içtihat değişikliklerinin geriye yürütülerek öngörülemez bir şekilde fiilen infaz edilecek süreyi uzatmaması gerekir.
KARARIN ÖZETİ
Olaylar ve Olgular:
Başvurucu terör örgütü ETA üyesi olma, çok sayıda öldürme, öldürmeye teşebbüs ve diğer suçlar nedeniyle 3000 yıldan fazla hapis cezasına mahkûm edilmiştir.
Başvurucuya verilen hapis cezaları ilgili kanun uyarınca infaz edeceği süre azami süre olan otuz yıl olarak belirlenmiştir.
İlgili kanuna göre, hükümlüler infaz ettikleri süre karşılığında ceza indirimi alabilmektedirler.
Kanunda açıklık olmamasına rağmen, başvurucunun mahkûm olduğu suçları işlediği ve cezalarının toplandığı tarih itibariyle geçerli olan yerleşik içtihatlara ve uygulamaya göre birden fazla suçtan mahkûm olup cezaları toplanan ve infaz edeceği süre otuz yıl olarak belirlenen kişilere de bu indirimler otuz yıl üzerinden uygulanmaktadır.
Başvurucu cezasını infaz ederken, Yüksek Mahkeme, 2006 yılında, başka bir davada içtihat değiştirmiş ve indirimlerin infazda geçecek azami süreye değil, her bir cezaya ayrı ayrı uygulanacağı, bu indirimler sonucu bulunan sürelerin toplamının otuz yılı aşamayacağı şeklinde “Parot dontrini” olarak bilinen içtihadını geliştirmiştir.
Bu içtihada dayanılarak başvurucunun fiilen infaz edeceği süre yeniden belirlenmiş ve tahliyesi için infaz etmesi gereken süre yaklaşık dokuz yıl uzamıştır.
İddialar:
Başvurucu, Yüksek Mahkemenin yeni içtihadının geçmişe yürütülerek kendisi hakkında uygulanmasının AİHS’nin 7. maddesinde düzenlenen kanunsuz ceza olmaz ilkesi ile 5/1. maddesinde düzenlenen hukuka aykırı olarak tutulmama hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
Hükümetin Savunması:
Hükümet, cezaların toplanması ve infaz edilecek en yüksek sürenin belirlenmesinin, bir ceza niteliğinde olmadığını, cezanın infazıyla ilgili olduğunu; başvurucunun işlediği ciddi suçlar ile cezaevinde kaldığı sürenin uzunluğu arasında uygun bir bağ bulunduğunu belirtmiştir.
Hukuki Değerlendirme:
Mahkeme, başvuruyu AİHS 5/1, 7, 41 ve 46. maddelerden incelemiştir.
7.madde yönünden;
AİHM, olayda cezanın “infaz şeklinin” değil, “kapsamının” değiştirilmesi nedeniyle şikâyetin AİHS’nin 7. maddesi kapsamına girdiği, değişikliğin başvurucu tarafından öngörülemeyecek nitelikte olması nedeniyle de anılan maddenin ihlal edildiği sonucuna varmıştır.
5/1.madde yönünden;
AİHM, öngörülemez içtihat değişikliğinden önceki yerleşik uygulama uyarınca başvurucunun tahliye olması gereken tarihten sonra infaz ettiği sürenin ise hukuka aykırı tutulma niteliğinde olduğu ve AİHS’nin 5/1. maddesinin ihlal edildiğine hükmetmiştir.
46.madde yönünden;
41. madde yönünden;
AİHM, başvuru konusu olayın şartları içinde ihlali gidermenin tek yolunun mümkün olan en kısa sürede başvurucunun tahliye edilmesi olduğu sonucuna varmıştır.
AİHM, başvurucu lehine manevi tazminata da hükmetmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy