167 No’lu (Ekim 2013) Bilgi Notu’ndan alıntıdır
Delfi AS/Estonya – 64569/09 - 10.10.2013 Karar [I. Bölüm]
Olaylar – Başvuran şirket, Estonya’nın en geniş İnternet haber portallarından birine sahiptir. Okuyucular web sitesine, isim vermeden ve önceden kayıt oluşturmadan, yayınlanmış makalelerin altına yorumlarını postalayabilmektedirler. Başvuran şirket, bu tür yorumları düzenleyememesine ya da yumuşatamamasına rağmen, yorumları otomatik kelime filtreleme sistemini kullanarak ya da okuyucular tarafından ikaz edildiği durumlarda kaldırabilmektedir. Başvuran 2006 yılında, bir feribot şirketinin buzlu yollardaki buzları parçalayarak rotasını değiştirdiğini belirten bir makale yayınlamıştır. Sonuç olarak firmanın feribot hizmetleriyle karşılaştırıldığında, Estonya adalarına ulaşmanın daha ucuz ve daha hızlı bir yöntem olan yolların açılması, birkaç hafta ertelenmek zorunda kalmıştır. Makalenin altına, feribot şirketinin sahibine yönelik kişisel tehdit ve hakaret içeren birkaç yorum postalanmıştır. Başvuran şirket, feribot şirketinin ısrarı üzerine, altı hafta sonra bu yorumları kaldırmıştır. Feribot şirketinin sahibi, başvuran şirket aleyhinde hakaret davası açmış ve başvuran şirketin zararlar için 320 avro ödemesine karar verilmiştir.
Hukuki Değerlendirme – Madde 10
(a) Uygulanabilirlik – Hükümet başvuran şirketin, hakaret içeren yorumları yazan veya ifşa eden kişi olmadığını iddia etmesinden dolayı, 10. maddenin uygulanamayacağını ileri sürmüştür. Mahkeme başvuran şirketin, portalına postalanan yorumları gösteren kişi sıfatıyla hakaretten sorumlu tutan yerel mahkeme kararlarından doğrudan etkilendiğini belirtmiştir. Bu nedenle, başvuran şirketin şikâyeti ifade özgürlüğüyle ilgilidir ve 10. madde kapsamına girmektedir.
(b) Esas Hakkında – Başvuran şirket iç hukukun, üçüncü şahıslar tarafından postalanan içeriğin önceden denetlenmesi için herhangi bir yükümlülük yüklemediğini ve başvuran şirketin yükümlülüklerinin Avrupa Birliği Elektronik Ticaret Direktifi[1] kapsamında olduğunu ileri sürmüştür. Ancak yerel mahkemeler durumun böyle olmadığını tespit etmiştir ve Mahkeme bu bağlamda iç mevzuatı yorumlama görevinin öncelikle ulusal makamlara ait olduğunu hatırlatmıştır. Medya yayıncısının, kendi medya yayını kapsamında yapılan ve hakaret içeren herhangi bir ifadeden sorumlu olduğunun yerel mevzuat ve içtihatlarda açıkça belirtilmesi gerekçesiyle; başvuranın ifade özgürlüğüne yapılan müdahale 10. madde anlamı dahilinde yasaya uygundur. Bu bağlamda, makalelerin yayınlanmasıyla İnternet portalında yapılan yorumların gazetecilik faaliyeti olduğunun ve portalın yöneticisinin yayıncı olduğunun düşünülmesi; mevcut haksız muamele hukukunun yeni teknolojilerle ilgili yeni bir alana uygulanması olarak görülebilir.
Müdahalenin demokratik toplumda gerekli olup olmadığı konusunda, hakaret içeren yorumlara sebebiyet veren makalenin kamu yararının bir konusudur. Başvuran şirket olumsuz tepkileri öngörerek başkalarının itibarlarının sarsılmasından sorumlu tutulmanın önüne geçmek üzere belirli bir derecede önlem alma yoluna başvurabilirdi. Ancak başvuran şirket tarafından kullanılan öncelikli otomatik filtre ve bildirimi dikkate alıp yazıyı geri çekme sistemi, üçüncü şahısların haklarının yeterince korunmasını sağlayamamıştır. Ayrıca haber makalelerini yayınlamak ve halkın bu makaleleri okuyarak yorum yapmasını sağlamak, başvuran şirketin mesleki faaliyetlerinden biri olup; reklam geliri de okuyucu ve yorumların sayısına bağlıdır. Başvuran şirket, okuyucuların yorumlarını azımsanmayacak derecede kontrol altına alabildiğine göre, belirli bir makalenin ortaya çıkarabileceği yorumların niteliğini tahmin edebilir durumda olduğundan karalayıcı ifadelerin kamuya açık hale gelmesini teknik ve manüel tedbirler alarak önleyebilir. Ayrıca mevcut yazarların kimlikleri kolayca tespit edilemediğinden, yorumları hakkında hukuk davası açmak gibi bir olanak söz konusu değildir. Her halükarda Mahkeme, mağdur tarafın yalnızca karalayıcı yorum yapanlara karşı dava açabilecek olmasını sağlayan mevcut tedbirlerin, mağdur tarafların özel yaşama saygı haklarının etkin şekilde güvence altına alacağı kanaatinde değildir. Kayıtlı olmayan kullanıcılar tarafından yorum yapılmasına izin vermek başvuran şirketin tercihidir ve bu nedenle bu tür yorumlara ilişkin olarak belli derecede sorumluluk alınmalıdır. Yukarıdaki tüm gerekçelerve başvuran şirketin ödemekle yükümlü olduğu zararların orantılı miktarı göz önüne alındığında, başvuran şirketin ifade özgürlüğüne yapılan müdahalehaklı gerekçelere dayanmakta olup orantılıdır.
Sonuç: İhlal bulunmamaktadır (oybirliğiyle)
(Ayrıca, bk. Krone Verlag GmbH & Co. KG /Avusturya (No. 4), 72331/01, 9 Kasım 2006)
171 No’lu (Şubat 2014) Bilgi Notu’ndan alıntıdır
Delfi AS/ Estonya – 64569/09 - 10.10.2013 tarihli Karar [I. Bölüm]
Başvuran firma, Estonya’nın en geniş internet haber portallarından biridir. 2006 yılında, internet haber portalı yerel bir feribot firmasıyla ilgili bir makale yayınlamıştır. Bu makalenin altına, ismi bilinmeyen üçüncü şahıslar tarafından, feribot firmasının sahibine karşı çok sayıda tehdit ve hakaret içeren dille yorumlar gönderilmiştir. Başvuran firma, feribot firmasının ısrarı üzerine altı hafta sonra yorumları kaldırmıştır. Sonradan, feribot firmasının sahibi başvuran firmaya karşı kısıtlama davası açmıştır ve son olarak 320 avro miktarında tazminat ödemesine hükmedilmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yaptığı başvurusunda, başvuran Sözleşme’nin 10. maddesi kapsamında haklarının ihlal edildiğine dair şikayetçi olmuştur.
10 Ekim 2013 tarihli kararda (bk. Bilgi Notu 167), Mahkeme’nin bir dairesi oybirliğiyle 10. maddenin ihlalinin bulunmadığı kararını vermiştir.
17 Şubat 2014 tarihinde, dava başvuran firmanın talebiyle Büyük Daire’ye gönderilmiştir.
[1] İç pazarda, özellikle elektronik ticarette toplum hizmetleri bilgisinin belirli yasal yönleri üzerine 8 Haziran 2000 tarihli Avrupa Parlamentosunun ve Konseyinin 2000/31/EC Yönergesi
Full & Egal Universal Law Academy