AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
DİK / TÜRKİYE DAVASI
(Başvuru no. 24536/09)
KARAR
STRAZBURG
12 Aralık 2017
İşbu karar kesinleşmiş olup; bazı şekli değişikliklere tabi tutulabilir.
Dik / Türkiye davasında,
Başkan
Ledi Bianku,
Hâkimler
Valeriu Griţco,
Stéphanie Mourou-Vikström,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla Komite hâlinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), 21 Kasım 2017 tarihinde gerçekleştirilen kapalı müzakereler sonucunda, aynı tarihte aşağıdaki kararı vermiştir:
USUL
1. Davanın temelinde, Türk vatandaşı olan İsmail Dik (“başvuran”) tarafından, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesine uygun olarak, 28 Nisan 2009 tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine Mahkemeye yapılmış olan bir başvuru (no. 24536/09) bulunmaktadır.
2. Başvuran, Van Barosuna bağlı Avukat A. Bayar tarafından temsil edilmiştir. Türk Hükümeti (“Hükümet”) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
3. Başvuranın mahkemeye erişim hakkına ilişkin şikâyet 31 Ocak 2017 tarihinde Hükümete tebliğ edilmiş ve başvurunun geriye kalan kısmının ise Mahkeme İçtüzüğü’nün 54 § 3 maddesi uyarınca kabul edilemez olduğu beyan edilmiştir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
4. Başvuran 1980 doğumlu olup; Van’da ikamet etmektedir.
5. Başvuran, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun’a dayanarak, tazminat komisyonuna başvurmuş ve köyünden zorla tahliye edildiği gerekçesiyle tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuranın talebi reddedilmiştir. Sonrasında, başvuran, söz konusu kararın iptal edilmesi talebiyle Van İdare Mahkemesi önünde dava açmıştır. Maddi durumunun yetersiz olduğunu gösteren belgelere dayanan başvuran, mahkeme harçlarını ödemek için adli yardım talep etmiştir. İdare Mahkemesi, 7 Temmuz 2006 tarihinde başvuranın adli yardım talebini reddetmiştir. Yargılamanın devam etmesi için mahkeme harcı olarak 604 Türk lirasını (yaklaşık 330 avro) bir ay içerisinde ödemesi gerektiği ve bunun ödenmemesi hâlinde davanın düşürüleceği başvurana bildirilmiştir. Başvuran, verilen süre içerisinde mahkeme harçlarını ödeyemediğinden, Van İdare Mahkemesi, sırasıyla 2 Ağustos 2006 ve 27 Ekim 2006 tarihlerinde, başvurana ihtarname göndermiş ve mahkeme harçlarını ödemesini emretmiştir.
6. Söz konusu mahkeme, 29 Aralık 2006 tarihinde, gerekli mahkeme harçlarının mahkeme kalemine yatırılmamış olması gerekçesiyle davanın düşürülmesine karar vermiştir. Danıştay, söz konusu kararı 17 Aralık 2008 tarihinde onamıştır. Bunun ardından, İdare Mahkemesi yargılamaya devam edilmemesine karar vermiştir.
II. İLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMA
7. İlgili iç hukuk ve uygulamaya ilişkin açıklamalar, Mehmet ve Suna Yiğit/Türkiye (no. 52658/99, §§ 19-22, 17 Temmuz 2007) kararında yer almaktadır.
8. Temmuz 2006 tarihlerinde yürürlükte olan asgari ücret 380 Türk lirasıdır (yaklaşık 185 avro).
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
I. SÖZLEŞME’NİN 6. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
9. Başvuran, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamında, mahkeme harçlarını ödeyebilmesi için İdare Mahkemesinin kendisine adli yardım sağlamayı reddettiği gerekçesiyle mahkemeye erişim hakkından faydalanamadığına ilişkin şikâyette bulunmuştur.
10. Hükümet, davanın esası hakkında herhangi bir görüş beyan etmemiştir.
11. Mahkeme, başvurunun Sözleşme’nin 35 § 3 (a) maddesinin anlamı dâhilinde açıkça dayanaktan yoksun olmadığı kanısındadır. Mahkeme ayrıca, söz konusu başvurunun başka herhangi bir kabul edilemezlik gerekçesiyle de bağdaşmadığı kanaatindedir. Dolayısıyla, başvurunun kabul edilebilir olarak beyan edilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
12. Davanın esasına gelindiğinde ise, Mahkeme, Sözleşme’nin uygulanabilir ve etkili hakları güvence altına almayı amaçladığını yinelemektedir. Bu, adil yargılanma hakkının demokratik bir toplumda önemli bir yere sahip olduğu nazara alındığında, özellikle mahkemeye erişim hakkı için geçerlidir. Adil yargılanma kavramı açısından, hem hukuk hem de ceza yargılamalarında davacının mahkeme önünde davasını etkili bir şekilde sunma fırsatından mahrum kalmaması ve karşı tarafla silahların eşitliği ilkesinden yararlanabilmesi esastır (bk. Steel ve Morris/Birleşik Krallık, no. 68416/01, § 59, AİHM 2005-II).
13. Dolayısıyla, Mahkemenin somut davada tespit etmesi gereken husus, başvurana mahkeme harçlarını ödeme zorunluluğu getirilmesinin, mahkemeye erişim hakkının ihlaline neden olup olmadığıdır.
14. Mahkeme, başvuranın maddi durumunun yetersiz olduğunu gösteren belgeleri yerel mahkemelere ibraz ettiğini gözlemlemektedir. Buna karşın, kendisinin adli yardım talebi, belli bir neden gösterilmeden reddedilmiştir.
15. Söz konusu dönemde asgari ücret aylık 185 avro civarındayken, başvuranın ödemesi gereken mahkeme harçları yaklaşık 330 avroya tekabül etmiştir. Mahkeme, benzer şikâyetleri geçmişte incelemiş olduğunu; diğer hususların yanı sıra, Türkiye’deki adli yardım sisteminin bireylere keyfiyetten korunmalarını sağlayacak esaslı teminatlar sunmadığı gerekçesiyle Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlalini tespit ettiğini belirtmektedir (bk. özellikle, Bakan/Türkiye, no. 50939/99, §§ 74-78, 12 Haziran 2007; Mehmet ve Suna Yiğit/Türkiye, no. 52658/99, §§ 31-39, 17 Temmuz 2007 ve Eyüp Kaya/Türkiye, no. 17582/04, §§ 22‑26, 23 Eylül 2008). Mahkeme, mevcut davayı da incelemiştir ve yukarıda bahsi geçen kararlarındaki tespitlerinden sapmasını gerektirecek hiçbir özel koşul olmadığı kanaatindedir. Bu bağlamda, Mahkeme, başvuranın adli yardım talebinin reddedilmesinin, başvuranı davasını mahkeme karşısında sunmaktan mahrum bıraktığını gözlemlemektedir.
16. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, Mahkeme, mevcut davada başvuranın mahkemeye erişim hakkı üzerine orantısız bir kısıtlama getirildiği kanısına varmıştır. Buna göre, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi ihlal edilmiştir.
II. SÖZLEŞME’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
A. Tazminat
17. Başvuran, 50.000 avro maddi, 15.000 avro manevi tazminat talep etmiştir.
18. Hükümet bu taleplere itiraz etmiştir.
19. Mahkeme, maddi tazminat konusunda, 6 § 1 maddesinin ihlali için en uygun tazmin şeklinin, başvuranın, bu hüküm ihlal edilmediği takdirde içinde bulunacağı duruma getirilmesini sağlamak olduğunu hatırlatmaktadır (bk. yukarıda anılan Mehmet ve Suna Yiğit, § 47). Mahkeme, bu ilkenin somut davada da geçerli olduğu görüşündedir.
20. Manevi tazminat konusunda ise, hakkaniyet temelinde karar veren Mahkeme, başvurana 3.000 avro ödenmesini uygun bulmuştur.
B. Masraf ve Giderler
161. Başvuranın avukatı, başarı esaslı bir avukatlık ücreti sözleşmesine atıfta bulunarak, başvuranın, Mahkeme tarafından başvurana ödenmesine hükmedilecek toplam miktarın % 25’ini kendisine ödeyeceğini belirtmiştir. Bu sözleşmenin bir sureti Mahkemeye ibraz edilmemiştir. Başvuranın avukatı, ayrıca, herhangi bir fatura ibraz etmeksizin, posta ve tercüme masrafları için 400 avro talep etmiştir. Son olarak, başvuranın avukatı, sağladığı 20 saatlik avukatlık hizmeti karşılığında 550 avro talep etmiştir.
22. Hükümet, bu talebe itiraz etmiştir.
173. Mahkeme, elinde bulunan belgeleri ve içtihadını göz önünde bulundurarak, tüm başlıklar altındaki masrafları karşılamak üzere 500 avro ödenmesinin makul olduğu kanaatindedir.
C. Gecikme Faizi
24. Mahkeme, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar vermiştir.
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OY BİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;
2. Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine;
3.
(a) Davalı Devlet tarafından, başvurana, üç ay içerisinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden davalı Devletin ulusal para birimine çevrilmek üzere:
(i) Manevi tazminat olarak, başvurana yansıtılabilecek her türlü vergi hariç 3.000 avro (üç bin avro);
(ii) Masraf ve giderleri karşılığında, başvurana yansıtılabilecek her türlü vergi hariç 500 avro (beş yüz avro) ödenmesine;
(b) Yukarıda bahsi geçen üç aylık sürenin bittiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar geçen sürede, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz uygulanmasına;
4. Başvuranın adil tazmine ilişkin diğer taleplerinin reddedilmesine karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak tanzim edilmiş olup; Mahkeme İçtüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3 maddesi uyarınca 12 Aralık 2017 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıLedi Bianku
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy