AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
DİLBAŞ VE DİĞERLERİ/TÜRKİYE
DAVASI
(Başvuru No. 14947/09 ve diğer 53 başvuru –
bk.ekteki liste)
KARAR
STRAZBURG
16 Mart 2021
İşbu karar kesinleşmiştir. Şekli değişikliklere tabi tutulabilir.
Dilbaş ve diğerleri/Türkiye davasında,
Başkan
Valeriu Griţco,
Hâkimler
Branko Lubarda,
Pauliine Koskelo,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla oluşturulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), Daire olarak toplanarak, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin 34. maddesi (“Sözleşme”) gereğince, kararın ekindeki tabloda belirtilen tarihlerde Mahkemeye başvuran mevcut tablodaki beş Türk vatandaşının (“başvuranlar”) Türkiye Cumhuriyeti hakkında yaptığı başvuruyu, mülkiyete saygı hakkına ilişkin şikâyetlerin Türk Hükümetine bildirilmesi kararını, başvuruların geriye kalan kısmının kabul edilemez olduğunu ve tarafların görüşlerini dikkate alarak, 9 Şubat 2021 gerçekleştirilen müzakerelerin ardından, söz konusu tarihte aşağıdaki kararı vermiştir:
GİRİŞ
1. Başvurular, mülküne yönelik ihtilafın yerel mahkemeler önünde devam ettiği sırada, taşınmazlar üzerinde gerçekleştirilen kamulaştırmalar nedeniyle tazminat elde edilmemesine ilişkindir. Hâlbuki ihtilaf konusu mülkiyet hakkında bir dava yerel mahkemeler önünde halen derdest olmaktaydı. Başvuranlar, Sözleşme’ye Ek 1. No.’lu Protokolün 1. maddesini ileri sürmektedirler.
OLAY
2. Başvuranlar listesi, ekte bulunmaktadır. Başvuranların altısı (No. 80, 87, 88, 89, 91 ve 92) öncelikle İstanbul Barosuna bağlı Avukat A. Ülkü ardından Antalya Barosuna bağlı Avukat N. Yılmaz tarafından temsil edilmişlerdir. Başvuranların geriye kalan kısmı, Avukat A. Ülkü tarafından temsil edilmiştir.
3. Hükümet, kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.MÜLKİYETE İLİŞKİN DAVA
4. Antalya’da gerçekleştirilen kadastro çalışmaları sonucunda, 1958 yılında, Antalya merkez Bahçelievler bölgesinde bulunan (552.250 m2’ lik bir alan) 2 no.lu parsel ve 556 no.lu ada ile (1.837 750 m2’ lik bir alan) 3 no.lu parsel ile 570 no.lu adada kayıtlı taşınmazlar, Devlet Hazinesinin ve eşit olamayan dağılıma göre, başvuranların de cujus miras bırakanlarının da aralarında bulunduğu bazı şahıslara paylı mülkiyet olarak kaydedilmiştir.
5. Bu nedenle kadastro işlemlerinde, özellikle her birine üçte biri olmak üzere, Bakırcı Yorgi, Arap Süleyman Efendi ve Hacı Bekirzade Hacı Mehmet isimli kişilerin malik olarak gözüktüğü 1848 tarihli tapu senedi esas alınmıştır.
6. Kadastro çalışmaları sonucunda malik olarak gösterilen kişiler, yukarıda bahsi geçen üç kişinin mirasçılarıdırlar. Başvuranlar veya başvuranların de cujus miras bırakanları, Hacı Bekirzade Hacı Mehmet ya da Arap Süleyman Efendi’nin mirasçılarıdırlar.
7. Birçok kişi, 2 Ağustos 1958 tarihinde, kadastro tespitleri hakkında mahkemeye itirazda bulunmuştur.
8. Dava sonucunda, 29 Haziran 2004 tarihinde, Kadastro Mahkemesi ihtilaf konusu parsellerin Devlet Hazinesinin ve başvuranlar veya de cujus miras bırakanları dâhil olmak üzere, belirli kişilerin paylı mülkü olarak tapu siciline kaydedilmesine karar vermiştir.
9. Kadastro Mahkemesi, mülklerin, 138.240 hissesinin Devlet Hazinesine ait olduğu toplamda 414.720 hisseden oluştuğunu değerlendirerek karar vermiştir.
10. Yargıtay, 20 Aralık 2005 tarihinde, Kadastro Mahkemesi tarafından belirlenen kararı onamıştır.
11. Yüksek Mahkeme, 13 Temmuz 2006 tarihinde, yapılan karar düzeltme talebini reddetmiştir.söz konusu parseller hakkında kamulaştırma işlemleri
12. Kadastro davası derdest iken, 1964 ile 1991 yılları arasında, birçok idare söz konusu parseller hakkında kamulaştırma işlemleri gerçekleştirmiştir.
13. Halen derdest olan kadastro davası nedeniyle, tapu sicilinde kamulaştırılan alanların maliklerinin isimlerinin belirtilmediğini iddia eden bazı idarelerin talebi üzerine, maliklerin menfaatlerinin belirlenmesi amacıyla, yerel mahkemeler bazı davalar çerçevesinde, kayyum atamıştır.
14. Hükümete göre, diğer idareler kamulaştırma işlemlerinin tebliğ edilmesi için kadastro davasının taraflarının adreslerini elde etmeye çalışmışlardır. Böylelikle, adresleri belirlenebilen bazı malikler, idare tarafından tebligat yoluyla bilgilendirilmiştir. Diğer malikler ile ilgili olarak, idare ilanen tebligat işlemini gerçekleştirmiştir.
15. Kayyum atanan davalarda, ilgililer idare tarafından belirlenen tazminatların arttırılmasına yönelik dava açmışlar ve yerel mahkemeler bu davaları kabul etmişlerdir.
16. Kamulaştırılan taşınmazlar, kabul edilen davalardan sonra idarenin mülkiyeti olarak kaydedilmiştir. Bu taşınmazlar, şehir planlamasının gözden geçirilmesi sırasında, bölünmüş ve sonuç olarak kadastro numaraları (ada ve parsel no) değiştirilmiştir.
17. Hükümet, kamulaştırma tazminatlarının, kadastro davasına ilişkin dava sonucunda, belirlenmesi gereken yasal maliklere ödenmesi amacıyla, bazı bankalar nezdinde hesapların idare tarafından bloke edildiğini belirtmektedir. Hükümet bununla birlikte, bloke edilen miktarların halen mevcut olup olmadığını ve ne durumda olduğunu belirtmemiştir.Kamulaştırmasız El Atmalar nedeniyle tazminat davaları
18. Başvuranlar, 2006 yılında, Kadastro Mahkemesi önündeki davanın sona ermesinin ardından, kamulaştırılan taşınmazların bölünmesi sonucunda, bazı taşınmazlara ilişkin olarak kamulaştırma tazminatını elde etme talebiyle Asliye Hukuk Mahkemesine (“AHM”) başvurmuşlardır. İhtilaf konusu taşınmazların kadastro numaraları ekte bulunmaktadır.
19. AHM, başvuranların özellikle kamulaştırmanın sıradan olarak değerlendirilmesi gerektiği ve dolayısıyla kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olamayacağı kanaatine vararak, talebini reddetmiştir.
20. Yargıtay, bu kararlar hakkında başvuranlar tarafından yapılan temyiz taleplerini ve ayrıca ilgililerin daha sonraki karar düzeltme taleplerini de reddetmiştir. Yüksek Mahkemenin son kesin karar tarihleri ekte bulunmaktadır.ANTALYA SULH HUKUK MAHKEMESİ ÖNÜNDEKİ DAVA
21. Üçüncü bir şahıs, 2009 yılında, Kadastro Mahkemesinin 29 Haziran 2004 tarihli kararında dayandığı Arap Süleyman Efendi’nin veraset ilamını düzenleyen noter işleminin iptali talebiyle Antalya Sulh Hukuk Mahkemesine (“Sulh Hukuk Mahkemesi”) başvurmuştur (yukarıda 8. paragraf). Şikâyetçi özellikle, Arap Süleyman Efendi’nin hak sahiplerinin arasında bulunduğunu iddia etmekteydi.
22. Sulh Hukuk Mahkemesi, 30 Eylül 2011 tarihinde, söz konusu noter işlemini iptal etmiş ve yerine başka işlem yapmıştır.
23. Yargıtay, 27 Şubat 2013 tarihinde, bu kararı, Arap Süleyman Efendi’nin hak sahipleri olarak daha önce gösterilen bazı kişilerin iptal davasına davet edilmediği gerekçesiyle, bozmuştur.
24. Hükümet, bu davanın halen derdest olduğunu belirtmektedir.KADASTRO MAHKEMESİ ÖNÜNDE YENİDEN Yargılama
25. Mevcut durumda, 30 Aralık 2011 tarihinde, iki kişi Kadastro Mahkemesinden 29 Haziran 2004 tarihli karara neden olan davada yeniden yargılama talep etmişlerdir. İlgililer, Kadastro Mahkemesinin esas aldığı Arap Süleyman Efendi’nin veraset ilamını düzenleyen noter işleminin 30 Eylül 2011 tarihinde iptal edildiğini iddia etmekteydiler (yukarıda 22. paragraf).
26. Kadastro Mahkemesi, 20 Ocak 2016 tarihli geçici bir kararla, bu tür bir iptalin yeniden yargılama gerekçelerinden biri olduğunu tespit ederek, Sulh Hukuk Mahkemesi önündeki davanın sonucunu bekleyerek, yeniden yargılama incelemesinin devam edilmesine karar vermiştir.
27. Kadastro Mahkemesi, 11 Temmuz 2019 tarihinde, şikâyetçilerin esas aldığı 30 Eylül 2011 tarihli Sulh Hukuk Mahkemesinin kararının Yargıtay tarafından bozulduğu gerekçesiyle, yeniden yargılama talebini reddetmiştir (yukarıda 22 ve 23. paragraflar).
28. Hükümet, yeniden yargılama incelemesinin halen derdest olduğunu belirtmektedir.
HUKUKÎ DEĞERLENDİRMEBAŞVURULARIN BİRLEŞTİRİLMESİ
29. Mahkeme, başvuruların konusunun benzer olduğunu dikkate alarak, bu başvuruların birlikte tek bir kararda incelenmesinin uygun olduğuna karar vermiştir.ilk sorular
30. Mahkeme öncelikle, bazı mevcut davalar çerçevesinde, başvuranın temsilcisinin, Mahkemeye isimlerin, başvuruların yapıldığı kişilere tamamen uymayan “başvuranlar listesi” sunduğunu tespit etmektedir. Mahkeme ayrıca, bazı başvuru dosyalarında başvuranlar gibi başvuru formlarında belirtilenlerden başka birçok kişi adına vekâletname bulunduğunu gözlemlemektedir.
31. Mahkeme yalnızca, başvuranlar adına ayrılan formların başlığında ve ekte yer alan isimlerin mevcut davalar çerçevesinde, izlenen gelişmeler koşulu altında, başvuranlar olarak değerlendirilebileceğine karar vermiştir.
32. Hükümet öte yandan, Mahkemeyi ekte yer alan tarihlerde meydana gelen birçok başvuranın ölümü hakkında bilgilendirmektedir. Hükümet böylelikle, Mahkemeyi başvuru yapıldıktan sonra hayatını kaybeden başvuranlarla ilgili olması nedeniyle, bu başvuruları kayıttan düşürmeye davet etmektedir. Hükümet ayrıca, bazı başvuranların bazı mevcut davalara ilişkin başvuru yapılmadan önce hayatlarını kaybettiği koşulunu Mahkemenin dikkatine sunmaktadır. Hükümet dolayısıyla, Mahkemeden başvuruların bu kısmının, bireysel başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle, kabul edilemez olduğuna karar vermeyi talep etmektedir.
33. Başvurular yapılmadan önce, hayatlarını kaybeden bazı başvuranların mirasçıları, Mahkeme önünde davayı takip etme arzuları konusunda Mahkemeyi bilgilendirmiştir (bk. ekteki liste). Başvurular yapılmadan önce hayatlarını kaybeden başvuranlar ile ilgili olarak, ilgililerin temsilcileri, bazı mirasçılarının mirasçı olarak Mahkeme önünde başvurularını devam ettirme niyetinde olduklarını bildirmektedirler.
34. Mahkeme, aşağıda belirtilen başvuruların yapılmasından sonra, başvuranların hayatlarını kaybettiğini ve hiçbir kişinin mahkemeyi takip etmek için öne çıkmadığını gözlemlemektedir:
– bütün mevcut başvurular ile ilgili olarak, 3, 22, 50, 52, 63, 67, 71, 95, 96 ve 99 no.lu başvuranlar;
– 14947/09 no.lu başvuruyla ilgili olarak, 44 ve 90 no.lu başvuranlar;
– ekteki tabloda 1-52 no.lu kutucuklarda belirtilen başvurularla ilgili olarak, 77 no.lu başvuran;
35. Mahkeme dolayısıyla, yukarıda belirtilen başvuranların olası mirasçılarının Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının a) bendi anlamında, başvuruların bu kısmını devam ettirme niyetinde olmadıklarını değerlendirmektedir.
36. Dolayısıyla, yukarıda belirtilen başvuruların bu kısmının kayıttan düşürülmesi uygundur.
37. Mahkeme öte yandan, aşağıda belirtilen başvuranların, başvuruların yapılmasından önce hayatını kaybettiklerini gözlemlemektedir:
– bütün mevcut başvurular ile ilgili olarak, 11, 12, 23, 46, 60, 64 ve 81 no.lu başvuranlar;
– 2-54 no.lu kutucuklarda belirtilen başvurularla ilgili olarak, 34, 36, 44, 51, 78 ve 90 no.lu başvuranlar;
– 53-54 no.lu kutucuklarda belirtilen başvurularla ilgili olarak, 54, 69 ve 77 no.lu başvuranlar;
– 44563/11 no.lu başvuruyla ilgili olarak, 24 no.lu başvuran; ve
– 26-40 ve 53-54 no.lu kutucuklarda belirtilen başvurularla ilgili olarak, 42 no.lu başvuran.
38. Mahkeme, başvuruların bu kısmıyla ilgili olarak, hayatını kaybeden bir kişinin, temsilci aracılığıyla olsa bile, Mahkeme önünde bir başvuruda bulunamayacağını hatırlatmaktadır (bk. diğer kararlar arasında Gavrielidou ve diğerleri/Kıbrıs (kk.), No. 73802/01, 13 Kasım 2003 ve Gürleşen ve diğerleri/Türkiye (kk.), No. 15573/03, 29 Nisan 2008).
39. Dolayısıyla, başvuruların bu kısmı, Sözleşme’nin 3. maddesinin 3. fıkrasının a) bendi anlamında, Sözleşme hükümleriyle ratione personae (kişi bakımından) bağdaşmamakta ve Sözleşme’nin 35. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, reddedilmelidir.
40. Mahkeme, bu tespiti dikkate alarak, başvuruların yapılmasından önce hayatını kaybeden başvuranlar hakkında Hükümetin itirazı hakkında karar vermenin gerekli olmadığı kanaatine varmaktadır (bk. Dupin/Hırvatistan (kk.), No. 36868/03, 7 Temmuz 2009).
41. Mahkeme öte yandan, başvuruların yapılmasından önce hayatlarını kaybeden başvuranların mirasçılarıyla ilgili olarak, ilgililerin yukarıda belirtilen 37. paragrafta ifade edilen başvuruları devam ettiremeyeceğini zira ilgililerin de cujus (miras bırakanlarının) hiçbir şekilde bu başvurulardan haberdar olmadıklarını değerlendirmektedir (bk. yukarıda belirtilen karar Dupin ve içindeki atıflar).
42. Mahkeme son olarak, başvuruların yapılmasından sonra hayatlarını kaybeden başvuranlarla ilgili olarak, ekte bulunan tabloda belirtilen mirasçıların kendi önünde davayı takip etme niyetlerini dikkate almaktadır. Mahkeme, bu konudaki içtihadını dikkate alarak (bk. diğer kararlar arasında López Ribalda ve diğerleri/İspanya [BD], No. 1874/13 ve 8567/13, § 72, 17 Ekim 2019), ilgililere miras bırakanlarının hayatlarını kaybetmeden önce yaptıkları başvuru çerçevesinde de cujus (miras bırakanlarının) yerine geçebileceklerini kabul etmektedir.TAZMİNAT ÖDENMEMESİ HAKKINDA SÖZLEŞME’YE EK 1. NO.’LU PROTOKOLÜN 1. MADDESİNİN İHLALİ KONUSUNDA
43. Başvuranlar özellikle, ihtilaf konusu mülklerin kamulaştırılması nedeniyle, tazminat ödenmemesinden şikâyet etmektedirler. Başvuranlar, Sözleşme’ye Ek 1. No.’lu Protokolün 1. maddesini ileri sürmektedirler. Sözleşme’ye Ek 1. No.’lu Protokolün 1. maddesi aşağıdaki gibidir:
“Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir
Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”Kabul edilebilirlik hakkında
44. Hükümet, bazı başvuranların uygunluğu hakkında itiraz ettiği birçok kabul edilemezlik itirazını ileri sürmektedir.Ratione temporis (zaman bakımından) bakımından uygunluk
45. Hükümet, başvurulardan ikisi haricindeki (No. 61262/10 ve 61304/10) başvurularda ihtilaf konusu kamulaştırmanın, Türkiye tarafından kabul edilen Mahkeme önündeki bireysel başvuru hakkına ilişkin tarih olan 28 Ocak 1987 tarihinde gerçekleştiği gerekçesiyle, Sözleşme hükümleriyle ratione temporis (zaman bakımından) bağdaşmadığını iddia etmektedir.
46. Mahkeme daha önce, Hükümetin benzer bir itirazını incelediğini ve bu itirazı reddettiğini hatırlatmıştır (Akvardar/Türkiye, No. 48171/10, §§ 50‑52, 29 Ekim 2019). Mahkeme somut olayda, yukarıda belirtilen dava çerçevesinde ulaştığı sonuçtan uzaklaşmak için hiçbir neden görmemekte ve dolayısıyla bu itirazı reddetmektedir.Başvuru hakkının kötüye kullanılması ve ratione personae (kişi bakımından) bağdaşmama
47. Hükümet, Arap Süleyman Efendi’nin veraset ilamını düzenleyen noter işleminin iptaline ilişkin Sulh Hukuk Mahkemesi önündeki davanın ulusal mahkemeler önünde halen derdest olduğunu gözlemlemektedir. Hükümet ayrıca, 20 Ocak 2015 tarihli geçici karara atıfta bulunarak (yukarıda 26. paragraf), Kadastro Mahkemesi önündeki yeniden yargılma talebine ilişkin davanın halen derdest olduğunu belirtmektedir. Hükümet, başvuranların mirasçı sıfatlarının şüpheli olduğu sonucuna varmıştır.
48. Hükümet böylelikle, başvuranların bu yeni gelişmelerden Mahkemeyi haberdar etmemesinin, başvuru hakkını kötüye kullanma olarak değerlendirilmesi gerektiğini iddia etmektedir.
49. Hükümet, Mahkeme aksi yönde karar verirse, yukarıda belirtilen gelişmeleri dikkate alarak, başvuruların Sözleşme hükümleriyle ratione personae (kişi bakımından) bağdaşmadığını iddia etmektedir. Hükümet, başvuranların veraset ilamının iptal edilmesi sebebi ile Sözleşme’ye Ek 1. No.’lu Protokolün 1. maddesinin mağduru olduklarını kanıtlayamayacakları kanaatine varmaktadır.
50. Altı başvuran, 25249/11 ve 44563/11 no.lu davalar çerçevesinde sunulan görüşlerinde, ihtilaf konusu veraset ilamının halen geçerli olduğunu zira 30 Eylül 2011 tarihli kararın Yargıtay tarafından bozulduğunu iddia etmektedirler (yukarıda 22 ve 23. paragraflar). Başvuranlar ayrıca, Kadastro Mahkemesinin üçüncü şahıslar tarafından yapılan yeniden yargılama talebinin reddedildiği konusuna atıfta bulunmaktadırlar (yukarıda 27. paragraf).
51. Mahkeme, Yargıtayın Arap Süleyman Efendi’nin veraset ilamını düzenleyen noter işlemini iptal eden Sulh Hukuk Mahkemesinin 30 Eylül 2011 tarihli kararını bozduğunu ve davanın yerel mahkemeler önünde derdest olduğunu kaydetmektedir. Mahkeme ayrıca, Kadastro Mahkemesinin 30 Eylül 2011 tarihli Sulh Hukuk Mahkemesinin kararının Yargıtay tarafından bozulduğu gerekçesiyle, yeniden yargılama talebini reddettiğini tespit etmektedir.
52. Mahkeme öte yandan, gerek ihtilaf konusu noter işleminin iptalini talep şikâyetçinin gerekse Kadastro Mahkemesi önünde yeniden yargılama talep edenlerin, yerel mahkemeler huzurunda Arap Süleyman Efendi’nin tek mirasçıları olduğunu ileri sürmediklerini kaydetmektedir.
53. Mahkeme, mevcut davanın özel koşulları çerçevesinde ve özellikle Hükümetin başvuranların mirasçı sıfatlarının kesin olarak iptal edildiğini veya edilmesi gerektiği konusunu kanıtlayamadığını dikkate alarak, bu itirazları reddetmektedir. İç hukuk yollarının tüketilmesi
54. Hükümet, iç hukuk yollarını tüketme kuralına ilişkin birçok itiraz ileri sürmektedir.
55. Hükümet öncelikle, kamulaştırmasız el atma için tazminat davası açmak yerine başvuranların idare veya Kamu Hazinesi hakkında sebepsiz zenginleşmeye dayalı dava açması gerektiği kanaatine varmaktadır. Hükümet, somut olayda kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olmadığını zira ihtilaf konusu mülklerin olay tarihinde yürürlükte olan iç hukuka uygun bir şekilde kamulaştırıldığı kanaatine varmaktadır.
56. Hükümet ardından, kayyumların atanmasına dair davalarla ilgili olarak, başvuranların bu kayyumlar hakkında dava açmak için mahkemeye başvurmadıklarını ileri sürmektedir.
57. Hükümet, idarenin ilan yoluyla tebligat işleminde bulunmasıyla ilgili olarak, başvuranların veya ilan tarihinde halen hayatta olan (de cujus) miras bırakanlarının idare tarafından belirlen tazminat arttırılmasına ilişkin dava açmadıklarını ileri sürmektedir. Hükümet ayrıca, başvuranların kesinleşmiş olan Kadastro Mahkemesi tarafından verilen karar tarihinden itiraben on beş gün süre içerisinde bu tür bir dava için yerel mahkemelere başvurabilecekleri kanaatine varmaktadır. Hükümet bu noktada, ilk derece mahkemesinin iki kararını sunmaktadır. Bu kararlarda, şikâyetçilerin davaları, ilgilililer hakkındaki kadastro davasının sonucunda verilen kararın kesinleşme tarihinden itibaren on beş gün süre içerisinde dava açmadıkları gerekçesiyle, reddedilmiştir.
58. Hükümet ayrıca, Yargıtayın mülkiyete ilişkin bir dava olduğu durumda, başvuru süresinin, söz konusu dava sonucunda verilen kararın kesinleşme tarihinden işlemeye başladığını değerlendirdiği birçok kararını sunmaktadır. Hükümet, başvuranlar yukarıda belirtilen başvuru yolunu tüketmiş olsaydı, zaman aşımı nedeniyle, bu tür başvuruların reddedilmemiş olacağı sonucuna varmıştır.
59. Mahkeme, kayyumlar hakkında yapılabilecek başvuruyla ilgili olarak, bu kayyumların atanmasının başvuranlara hiçbir şekilde doğrudan tebliğ edilmediğini gözlemlemektedir. Mahkeme dolayısıyla, başvuranların kayyumlar hakkında herhangi bir girişimde bulunacaklarının makul olarak beklenemeyeceğini değerlendirmektedir (bk. yukarıda belirtilen Akvardar, § 94). Mahkeme bununla birlikte, bu tür bir başvurunun başvuranların taleplerini karşılamakta ve bloke hesaplara ödenen meblağları almalarına nasıl etki sağladığını tespit edememektedir.
60. Mahkeme, idarenin ilan yoluyla tebligat işleminde bulunduğuna dair davalarda kamulaştırma tazminatının arttırılmasına ilişkin başvurunun yapılmamasıyla ilgili olarak, bu tür bir tebligatın ilgililerin kesinlikle bilgilendirilmiş olmasına imkân vermediğini tespit etmektedir (bk. mutatis mutandis (bu davaya uygulanabildiği ölçüde), ibidem).
61. Mahkeme, başvuru yolunun, olay tarihinde gerek teoride gerekse pratikte etkin ve geçerli olduğuna yani bu başvuru yolun erişilebilir, başvurana şikâyetlerinin giderebilme imkânı ve makul başarı imkânı sunduğuna kendisi ikna etmenin, iç hukuk yolunun tüketilmediğini ileri süren Hükümetin görevi olduğunu hatırlatmaktadır (Scoppola/İtalya (No.2) [BD], No. 10249/03, § 71, 17 Eylül 2009 ve kararda belirtilen atıflar).
62. Mahkeme, Hükümet tarafından sunulan kararların özellikle başvuru süresi sorunuyla ilgili olduğunu tespit etmektedir. Hâlbuki tazminat elde etmek amacıyla, başvuranlar tarafından açılan davalar zaman aşımı nedeniyle reddedilmiştir. Nitekim yerel mahkemeler somut olayda ihtilaf konusu kamulaştırmaların usule uygun olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varmışlardır (yukarıda 19. paragraf). Hâlbuki, Hükümet tarafından sunulan kararlar, Hükümetin, başvuranların tüketmediğini ileri sürdüğü başvuruların kendilerinkine benzer bir durumda bulunma şansı olduğuna hiçbir şekilde imkân vermemektedir.
63. Dolayısıyla, iç hukuk yollarını tüketme kuralına ilişkin itirazların reddedilmesi gerekmektedir.Sonuç
64. Mahkeme, tazminat yokluğuna ilişkin şikâyetin açıkça dayanaktan yoksun olmadığını ve Sözleşme’nin 35. maddesinde hedeflenen başka bir gerekçeyle kabul edilemez olmadığını tespit ederek, kabul edilebilir olduğuna karar vermiştir.Esas hakkında
65. Başvuranlar, ihtilaf konusu mülklerin kamulaştırılması nedeniyle, tazminat yokluğundan şikâyet etmektedirler.
66. Hükümet, ihtilaf konusu müdahalenin yasal bir dayanağa bağlı olduğunu, meşru bir amaç izlediğini ve orantılı olduğunu iddia etmektedir.
67. Hükümet, yetkililerin, potansiyel hak sahiplerini bilgilendirmek amacıyla, basında ilan vererek; maliklerin menfaatlerinin belirlenmesi için kayyum atayarak; kadastro davalarına ilişkin dava sonucunda, gösterilecek olan maliklere sonradan bir ödeme yapılması amacıyla bloke edilen banka hesaplarına kamulaştırma tazminatını yatırarak, yükümlülüklerini yerine getirdikleri kanaatine varmaktadır.
68. Hükümet öte yandan, başvuranların ve/veya (de cujus) mirasçılarının söz konusu meblağları bankadan çekmediklerini ve talep etmediklerini ileri sürmektedir. Hükümet bu bağlamda, başvuranların Kadastro Mahkemesinin kendi önündeki dava çerçevesinde, ihtilaf konusu kamulaştırmalara da atıfta bulunduğu karar tarihi olan en geç 19 Ekim 2000 tarihinde ihtilaf konusu kamulaştırmalardan haberdar olduklarını iddia etmektedir. Hükümet sonuç olarak, kamulaştırmasız el atma nedeniyle, tazminat davası açarak, başvuranların uygun adli işlemi yapmadıkları kanaatine varmaktadır.
69. Mahkeme, daha önce somut olaydakine benzer bir konunun ileri sürüldüğü bir davada, ilgilinin kamulaştırma tazminatından payını hiçbir şekilde almadığı; söz konusu meblağların ortadan kaybolmadan önce somut bir şekilde elde etme durumunda olmadığı; bu durumun kendisi veya (de cujus) miras bırakanlarının herhangi bir ihmalinin sonucu olmadığı gerekçesiyle, Sözleşme’ye Ek 1. No.’lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardığını hatırlatmaktadır (yukarıda belirtilen Akvardar, §§ 83-99).
70. Mahkeme, kendisine sunulan bütün unsurları inceledikten sonra, somut olayda farklı bir sonuca ulaşmak için hiçbir neden görmemektedir.
71. Dolayasıyla, Sözleşme’ye 1. No.’lu Protokolün 1. maddesi ihlal edilmiştir.SÖZLEŞME’NİN İDDİA EDİLEN DİĞER İHLALLERİ HAKKINDA
72. Başvuranlar, Sözleşme’ye Ek 1. No.’lu Protokolün 1. maddesi kapsamında, ihtilaf konusu kamulaştırmaların yasal bir dayanağa bağlı olmadığını zira öngörülen işleme riayet edilmediğini iddia etmektedirler. Başvuranlar, bazı davalarda ihtilaf konusu kamulaştırmaların söz konusu parselleri ilgilendirmediğini ve yerel mahkeme kararlarının fiili hatalarla zedelendiğini iddia etmektedirler.
73. Altı başvuran, 25249/11 ve 44563/11 no.lu davalar çerçevesinde sunulan görüşlerinde son olarak, Mahkemeyi, bu konudaki yerel mahkemelerin içtihadının çelişkili olması nedeniyle, Sözleşme’nin 6. maddesinin ihlal edildiği yönünde bir sonuca varmaya davet etmektedirler.
74. Mahkeme, yukarıda 71. paragrafında ulaştığı ihlal tespitini dikkate alarak, bu şikâyetlerin kabul edilebilirliği ve esası hakkında ayrı olarak karar verilmesinin gerekli olmadığı kanaatine varmaktadır.SÖZLEŞME’Nİ 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
75. Sözleşme’nin 41. maddesi uyarınca:
“Mahkeme işbu Sözleşme veya Protokollerin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Taraf Devletin iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette zarar gören tarafın tatminine hükmeder”.
76. Başvuranlar, esas ve adil tazmin talepleri hakkında görüşlerini kendilerine verilen sürede sunmamışlardır ve başvuru formlarında bulunan görüşlerini yinelememişlerdir. Mahkeme dolayasıyla, bu bağlamda bir meblağ ödenmesinin gerekli olmadığı kanaatine varmaktadır (yukarıda belirtilen Akvardar, § 101).
77. Bununla birlikte bu değerlendirme, iç hukuk hükümlerinin, başvuranlara sunacağı yeniden yargılama için olası bir hakka halel getirmemektedir (ibidem, § 102).
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OY BİRLİĞİYLE, Başvuruların birleştirilmesine;Aşağıda belirtilen başvuranlarla ilgili olması nedeniyle, aşağıdaki başvuruların kayıttan düşürülmesine karar vermiştir.
– 3, 22, 50, 52, 63, 67, 71, 95, 96 ve 99. no.lu başvuranlarla ilgili olması nedeniyle, bütün başvurular;
– 44 ve 90. no.lu başvuranlarla ilgili olması nedeniyle, 14947/09 no.lu başvuru;
– 77 no.lu başvuranla ilgili olması nedeniyle, 1-50. no.lu kutucuklarda belirtilen başvurular;Aşağıda belirtilen başvuranlarla ilgili olması nedeniyle, aşağıdaki başvuruların kabul edilemez olduğuna karar vermiştir:
– 11, 12, 23, 46, 60, 64 ve 81. no.lu başvuranlarla ilgili olması nedeniyle, bütün başvurular;
– 34, 36, 44, 51, 78 ve 90. no.lu başvuranlarla ilgili olması nedeniyle, 2-54. no.lu kutucuklarda belirtilen başvurular;
– 54, 69 ve 77. no.lu başvuranlarla ilgili olması nedeniyle, 53 ve 54. no.lu kutucuklarda belirtilen başvurular;
– 24. no.lu başvuran ile ilgili olması nedeniyle, 44563/11 no.lu başvuru; ve
– 42. no.lu başvuran ilgili olması nedeniyle, 26-40 ve 53-54. no.lu kutucuklarda belirtilen başvurular;İhtilaf konusu mülklerin kamulaştırılması nedeniyle, tazminat yokluğuna ilişkin şikâyetin kabul edilebilir olduğuna karar vermiştir;Sözleşme’ye 1 No.’lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;Başvuranların şikâyetlerinin geriye kalan kısmının kabul edilebilirliği ve esasının incelenmesinin gerekli olmadığına karar vermiştir.
İşbu karar, Fransızca dilinde tanzim edilmiş olup, Mahkeme İç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca, 16 Mart 2021 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıValeriu Griţco
Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
Ek
Dava listesi
No
Başvuru No. ve başvuru tarihi
Kadastro numarası
Son yerel mahkeme kararlarının tarihleri ve numaraları
Başvuranlar
Doğum yılı
Mirasçılar
1
14947/09
25/02/2009
5010 no.lu ada, parsel no. 3
5015 no.lu ada, parsel no. 3
30/06/2008
E.2008/7904
K.2008/8903Şevkiye Serpil DİLBAŞ
1940
Necibe Füsun ÜNAL
1951
Neriman GÜVEN
1927
(16/05/2018 tarihinde vefat etmiştir)
Mehmet Halit GÜVEN
1955
Hatice AYDIN
1962
Fatma Saadet GENÇTÜRK
1954
Necibe ŞAHAN
1955
Dinçol GÜVEN
1951
Günay SİPAHİOĞLU
1962
Gamze UĞUZ (SİPAHİOĞLU)
1972
Dürdane Belkıs ACUN
1926
(04/10/2008 tarihinde vefat etmiştir)
İclal KARAMIK
1928
(20/01/2005 tarihinde vefat etmiştir)
Suna Güler ŞEKERCİ
1934
Ali Ata ACUN
1955
Meltem MEŞE
1978
Metiye KAYALI
1975
Halis Mesut İNCİ
1949
Fatma Sezgin TANIR
1943
Nafia Pakize GÖNEN
1947
İbrahim Sezai KAHRAMAN
1949
Hafize Bengi ŞENOL
1951
Türkan ALICIOĞLU
1924
(31/07/2014 tarihinde vefat etmiştir)
Sabite Mazlume ADALI
1928
(18/10/2005 tarihinde vefat etmiştir)
Hüseyin Avni ALICIOĞLU
1929
(11/04/2011 tarihinde vefat etmiştir)
Mirasçılar
1939 doğumlu olan Türkan ALICIOĞLU
Mehmet Hamdi ALICIOĞLU
Kiyare AŞKIN (ALICIOĞLU)
Ahmet Fevzi ALICIOĞLU
1932
(14/04/2015 tarihinde vefat etmiştir)
Mirasçılar
Serap ALICIOĞLU AKIŞIK
1941 doğumlu olanMine ALICIOĞLU
2001 doğumlu olan Mine ALICIOĞLU
Münire Ayten ARITÜRK
1935
Şükran OZAN
1941
Rahime ALICIOĞLU
1948
Gül Lale OTUR
1970
Hale TÜRKÖZ
1973
Jale DEMİRHAN
1973
Müzeyyen CANPOLAT
1925
(22/04/2013 tarihinde vefat etmiştir)
Mirasçılar
Mehmet KOÇYİĞİT
İsmet KOÇYİĞİT
Kemal KOÇYİĞİT
Ayşe KESKİN
1929
(15/05/2014 tarihinde vefat etmiştir)
Mirasçılar
Halil KESKİN
Hadiye SELVİ
Remziye YAYLALI
Nuriye KESKİN
Mustafa YİĞİT
1932
(06/05/2010 tarihinde vefat etmiştir)
Mirasçılar
Ali İGİT
Emin YİĞİT
Fatma FIRAT (YİĞİT)
Çiğdem YİĞİT
Orhan YİĞİT
1933
(17/04/2018 tarihinde vefat etmiştir)
Mirasçılar
Nimet YİĞİT
Hüseyin YİĞİT
Yener YİĞİT
Soner YİĞİT
Arife BULDANLIOĞLU
Nilüfer ACAT
Nuray ŞAN
Emin Süreyya CANPOLAT
1922
(19/04/2009 tarihinde vefat etmiştir)
Mirasçılar
Cengiz CANPOLAT
Nilgün HANEDAR
Ayten GÜLER
1932
Sevim CANPOLAT
1936
Reşit Bülent CANPOLAT
1961
Cüneyt Serdar CANPOLAT
1963
Neslihan CANPOLAT (BADIR)
1971
Halil ASRAV
1931
(28/07/2010 tarihinde vefat etmiştir)
Mirasçılar
Halil ASRAV né en 1975
Havva ÖZCAN
Kerem Özgür ASRAV
Hatice Dudu SÜZEN
Yasemin ŞEN
Özlem ASRAV
Hilmi ASRAV
Remzi ASRAV
1957
(18/02/2018 tarihinde vefat etmiştir)
Mirasçılar
1975 doğumlu olan Halil ASRAV
Havva ÖZCAN
Kerem Özgür ASRAV
Semiha ÇELİKKANAT
1933
(26/10/2009 tarihinde vefat etmiştir)
Günaç ZAMAN
1944
Cazip BÖLÜKBAŞIOĞLU
1929
(31/03/2008 tarihinde vefat etmiştir)
Ahmet LÜLÜ
1959
Afife Anıl AKIN
1954
Ayla AKCURA
1945
Ayşe GÖKKAYA
1920
(11/12/2019 tarihinde vefat etmiştir)
Nuriye Şevkiye KARAKÖY
1955
(20/04/2009 tarihinde vefat etmiştir)
Mirasçılar
Nevin ÖZTÜRK
Sevin KOÇ
Hüsnü Cemal KARAKÖY
1929
(27/05/2013 tarihinde vefat etmiştir)
Yıldırım ÖRKE
1940
Yılmaz YALÇIN
1943
(20/12/2010 tarihinde vefat etmiştir)
Mirasçılar
Hüsnü ÖRKE
Yıldırım ÖRKE
Hanife KILLIOĞLU (ÖRKE)
Mesude KÖRÜK (ÖRKE) Müberra TATLIER (ÖRKE) Muhammet Tahsin ÖRKE
Hanife KILLIOĞLU
1946
Mesude KÖRÜK
1949
Müberra TATLIER
1951
Muhammet Tahsin ÖRKE
1958
Nevin ÖZTÜRK
1953
Muhsin Fatih KARAKÖY
1955
(01/10/2007 tarihinde vefat etmiştir)
Sevin KOÇ
1952
Atilla KARAKÖY
1956
Ayşe ÇINAR
1917
(6/08/2014 tarihinde vefat etmiştir)
Azmi SİPAHİOĞLU
1924
(10/09/2007 tarihinde vefat etmiştir)
Savaş SİPAHİOĞLU
1941
Levent PEKŞEN
1955
Namiktar URCU
1927
(09/04/2018 tarihinde vefat etmiştir)
Bekir SİPAHİOĞLU
1937
(20/08/2019 tarihinde vefat etmiştir)
Mirasçılar
İbrahim SİPAHİOĞLU
Özlem GİZLİ
Dilek SİPAHİOĞLU
Güngör PEKŞEN
1948
(13/09/2010 tarihinde vefat etmiştir)
Héritiers
Atıl PEKŞEN
Ahmet PEKŞEN
Dilek SİPAHİOĞLU
1945
Remzi SİPAHİOĞLU
1968
(20/03/2019 tarihinde vefat etmiştir)
Siray ÖNCEL
1936
Mürvet TAYLAN
1934
Tülay GÜVEN
1961
Hüseyin İŞLEK
1936
Hanife AYDOĞAN
1946
Beyhan GENCER
1949
(25/09/2010 tarihinde vefat etmiştir)
Şükrü ŞANLI
1934
(27/06/2009 tarihinde vefat etmiştir)
Héritiers
Şükriye ŞANLI
Melek KARTOP (ŞANLI)
Dursun ŞANLI
Ramazan ŞANLI
1936
(12/04/2013 tarihinde vefat etmiştir)
Mirasçılar
Aynur ŞANLI
Ayşe DOĞRU
Sevil İNAL
Era ŞANLI
Ayşe CEYLAN
1938
Namık ŞANLI
1942
(07/03/2005 tarihinde vefat etmiştir)
Türkan SELVİ
1948
Mehmet ŞANLI
1932
(16/01/2013 tarihinde vefat etmiştir)
Mirasçılar
Zekiye ŞANLI
Ayten BEZCİ (ŞANLI)
Hüseyin ŞANLI
İbrahim ŞANLI
Kemal ŞANLI
Ali ŞANLI
1953
Esma KÖSTELI
1965
Bülent ŞANLI
1976
Layıka CEYLAN
1954
Nilgün GÖKAY
1980
Hasan CEYLAN
1972
Hüseyin CEYLAN
1929
(04/01/2010 tarihinde vefat etmiştir)
İsmet CEYLAN
1939Turgut CEYLAN
1960
Esma OKUTAN
1968
Fatma CEYLAN
1946
Dudu ACAR
1941
(26/03/2017 tarihinde vefat etmiştir)
Emine Nefise ATAMER
1922
(06/10/2012 tarihinde vefat etmiştir)
Rıfat Hüseyin ATAMER
1947
Temel Cumhur ATAMER
1956
Kadriye Mine YÜCER
1944
(20/05/2016 tarihinde vefat etmiştir)
Zekiye ACAR
1920
(27/08/2012 tarihinde vefat etmiştir)
Mirasçılar
Taylan ACAR
Dudu GÜLER (ŞANLI)
1971
Halit Adil ACUN
1949
Hüsnü ÖRKE
Doğum tarihi belirtilmemiştir
Sevil AKGÜN
1942
Besim Atalay ACUN
1962
2
35567/10
18/06/2010
5015 no.lu ada, parsel no. 6
19/11/2009
E.2009/17119
K.2009/16092
3
35568/10
18/06/2010
5016 no.lu ada, parsel no. 1
19/11/2009
E.2009/17070
K.2009/16047
4
35569/10
18/06/2010
6267 no.lu ada, parsel no. 2 ve 3
19/11/2009
E.2009/17132
K.2009/16054
5
35570/10
18/06/2010
6261 no.lu ada, parsel no. 5 ve 6
19/11/2009
E.2009/17127
K.2009/16046
6
35571/10
18/06/2010
6263 no.lu ada, parsel no. 1
6264 no.lu ada, parsel no. 1
6265 no.lu ada, parsel no. 1
6266 no.lu ada, parsel no. 1
19/11/2009
E.2009/17129
K.2009/16064
7
35572/10
18/06/2010
6267 no.lu ada, parsel no. 4
19/11/2009
E.2009/17130
K.2009/16055
8
35573/10
18/06/2010
6333 no.lu ada, parsel no. 1
6334 no.lu ada, parsel no. 1
6335 no.lu ada, parsel no. 1 ve 2
19/11/2009
E.2009/17121
K.2009/16062
9
35574/10
18/06/2010
6262 no.lu ada, parsel no. 1
19/11/2009
E.2009/17125
K.2009/16056
10
35575/10
15/06/2010
3409 no.lu ada, parsel no. 2
19/11/2009
E.2009/15757
K.2009/16069
11
35576/10
15/06/2010
3412 no.lu ada, parsel no. 1
19/11/2009
E.2009/15980
K.2009/16093
12
35580/10
15/06/2010
3409 no.lu ada, parsel no. 4
19/11/2009
E.2009/15977
K.2009/16073
13
51523/10
28/06/2010
3926 no.lu ada, parsel no. 9
19/11/2009
E.2009/16602
K.2009/16076
14
51524/10
28/06/2010
3416 no.lu ada, parsel no. 1
19/11/2009
E.2009/16587
K.2009/16094
15
51525/10
28/06/2010
3414 no.lu ada, parsel no. 1
19/11/2009
E.2009/16595
K.2009/16072
16
51526/10
28/06/2010
3926 no.lu ada, parsel no. 4
19/11/2009
E.2009/16584
K.2009/16042
17
51527/10
28/06/2010
3415 no.lu ada, parsel no. 1
19/11/2009
E.2009/16603
K.2009/16108
18
51528/10
28/06/2010
3421 no.lu ada, parsel no. 1
19/11/2009
E.2009/16586
K.2009/16066
19
51529/10
28/06/2010
3926 no.lu ada, parsel no. 10
19/11/2009
E.2009/16583
K.2009/16084
20
51530/10
28/06/2010
3415 no.lu ada, parsel no. 2
19/11/2009
E.2009/16594
K.2009/16089
21
51531/10
28/06/2010
3425 no.lu ada, parsel no. 1
19/11/2009
E.2009/16605
K.2009/16107
22
51532/10
28/06/2010
3926 no.lu ada, parsel no. 8
19/11/2009
E.2009/16596
K.2009/16105
23
51533/10
28/06/2010
3424 no.lu ada, parsel no.1
19/11/2009
E.2009/16589
K.2009/16067
24
51534/10
28/06/2010
3415 no.lu ada, parsel no. 3
19/11/2009
E.2009/16601
K.2009/16044
25
51535/10
28/06/2010
3926 no.lu ada, parsel no. 5
19/11/2009
E.2009/16582
K.2009/16090
26
61066/10
18/08/2010
3409 no.lu ada, parsel no. 3
11/02/2010
E.2009/20885
K.2010/1773
27
61218/10
18/08/2010
12567 no.lu ada, parsel no. 7
11/02/2010
E.2009/20640
K.2010/1758
28
61222/10
18/08/2010
12567 no.lu ada, parsel no. 2
28/01/2010
E.2009/20655
K.2010/1410
29
61225/10
18/08/2010
12567 no.lu ada, parsel no. 4
28/01/2010
E.2009/20644
K.2010/1397
30
61230/10
18/08/2010
5021 no.lu ada, parsel no. 2, 39, 40, 41 ve 42
28/01/2010
E.2009/19880
K.2010/1422
31
61237/10
18/08/2010
6268 no.lu ada, parsel no.1
6269 no.lu ada, parsel no. 1
6270 no.lu ada, parsel no. 1
6458 no.lu ada, parsel no. 1, 4 ve 5
11/02/2010
E.2009/18795
K.2010/1762
32
61241/10
18/08/2010
5015 no.lu ada, parsel no. 5
11/02/2010
E.2009/19241
K.2010/1781
33
61245/10
18/08/2010
3411 no.lu ada, parsel no. 1
11/02/2010
E.2009/19239
K.2010/1782
34
61252/10
18/08/2010
6368 no.lu ada, parsel no. 4
28/01/2010
E.2009/20642
K.2010/1402
35
61259/10
18/08/2010
6336 no.lu ada, parsel no. 1 ve 2
6337 no.lu ada, parsel no. 1
Yargıtay
28/01/2010
E.2009/18791
K.2010/1421
36
61262/10
18/08/2010
6267 no.lu ada, parsel no. 5
28/01/2010
E.2009/20641
K.2010/1408
37
61285/10
18/08/2010
5011 no.lu ada, parsel no. 1
5012 no.lu ada, parsel no. 2
28/01/2010
E.2009/18793
K.2010/1424
38
61298/10
18/08/2010
12567 no.lu ada, parsel no. 9
28/01/2010
E.2009/20651
K.2010/1411
39
61304/10
18/08/2010
12565 no.lu ada, parsel no.1
11/02/2010
E.2009/20653
K.2010/1772
40
61319/10
18/08/2010
5021 no.lu ada, parsel no. 3, 43, 44, 45 ve 46
11/02/2010
E.2009/19882
K.2010/1784
41
63210/10
24/05/2010
4520 no.lu ada, parsel no. 8
15/10/2009
E.2009/12103
K.2009/12734
42
63211/10
24/05/2010
3698 no.lu ada, parsel no. 1
15/10/2009
E.2009/12111
K.2009/12731
43
63212/10
24/05/2010
4520 no.lu ada, parsel no. 95
15/10/2009
E.2009/12117
K.2009/12729
44
63213/10
24/05/2010
3698 no.lu ada, parsel no. 5
15/10/2009
E.2009/12112
K.2009/12741
45
63214/10
24/05/2010
4520 no.lu ada, parsel no. 32
15/10/2009
E.2009/12115
K.2009/12742
46
63215/10
24/05/2010
4520 no.lu ada, parsel no. nos 84 ve 85
15/10/2009
E.2009/12119
K.2009/12737
47
63216/10
24/05/2010
4520 no.lu ada, parsel no. 86
19/11/2009
E.2009/16518
K.2009/16057
48
63217/10
24/05/2010
3702 no.lu ada, parsel no. 1
15/10/2009
E.2009/12102
K.2009/12732
49
63218/10
24/05/2010
3700 no.lu ada, parsel no.1
15/10/2009
E.2009/12104
K.2009/12738
50
63219/10
24/05/2010
4520 no.lu ada, parsel no. 123
15/10/2009
E.2009/12113
K.2009/12749
51
63220/10
24/05/2010
3699 no.lu ada, parsel no. 4
13/10/2009
E.2009/12124
K.2009/12744
52
63221/10
24/05/2010
4520 no.lu ada, parsel no. 89 ve 111
15/10/2009
E.2009/12121
K.2009/12726
53
25249/11
23/02/2011
4520 no.lu ada,
parsel no. 48
14/06/2010
E.2010/7399
K.2010/11024
54
44563/11
10/06/2011
4520 no.lu ada,
parsel no. 48
14/06/2010
E.2010/7176
K.2010/11080
Full & Egal Universal Law Academy