İKİNCİ BÖLÜM
DÖNMEZ VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI
(Başvuru numaraları 24039/21 ve diğerleri)
(Ekli listeye bakınız)
HÜKÜM
STRASBURG
23 Haziran 2026
Bu karar kesindir ancak editörlük revizyonuna tabi olabilir.
Dönmez ve Diğerleri - Türkiye davasında,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Daire), aşağıdaki üyelerden oluşan bir Komite olarak toplanmıştır:
Jovan Ilievski, Başkan,
Péter Paczolay,
Juha Lavapuro, Yargıçlar
ve Dorothee von Arnim, Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı.
Aşağıdaki:
Ekli tabloda listelenen başvuru sahipleri (“başvuru sahipleri”) tarafından, söz konusu tabloda belirtilen çeşitli tarihlerde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca Mahkeme’ye Türkiye Cumhuriyeti aleyhine yapılan başvurular;
Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrası (adil yargılanma hakkı) ve 7. Maddesi (kanunsuz cezalandırma yasağı) kapsamındaki şikayetlerin, Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanı Abdullah Aydın’ın temsil ettiği Türkiye Hükümeti’ne (“Hükümet”) tebliğ edilmesine ilişkin karar;
Tarafların görüşleri ve;
Hükümetin başvuruların bir Komite tarafından incelenmesine yönelik itirazının reddedilmesine ilişkin kararı;
2 Haziran 2026 tarihinde kapalı oturumda görüşüldükten sonra,
Mahkeme aşağıdaki kararı vermiş; bu karar aynı tarihte kabul edilmiştir:
DAVANIN KONUSU
1Dava, Türk makamları tarafından “Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapısı” (bundan sonra “FETÖ/PDY” olarak anılacaktır) olarak tanımlanan ve 15 Temmuz 2016’da Türkiye’de gerçekleşen darbe girişiminin arkasında olduğu düşünülen silahlı terör örgütüne üyelik suçundan başvuranların mahkumiyetleriyle ilgilidir. Mevcut başvuruların daha geniş iç hukuk arka planı ve bağlamı, Mahkeme tarafından Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye davasında ([GC], no. 15669/20, §§ 10-22 ve 108-40, 26 Eylül 2023) ortaya konmuştur .
2Başvuranların mahkumiyetleri, esasen “ByLock” adlı şifreli mesajlaşma uygulamasını kullanmalarına dayanmaktadır. Yerel makamlar ve mahkemeler, ByLock uygulamasının yalnızca FETÖ/PDY üyelerinin kullanımına yönelik olarak tasarlandığını ve bu uygulamanın kullanımının tespit edilmesinin, Ceza Kanunu’nun 314. maddesinin 2. fıkrası uyarınca silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkumiyet için tek başına yeterli olduğunu değerlendirmiştir (aynı yer, §§ 155-65 ve 257).
3Başvuranlar aleyhindeki diğer deliller, varsa, esas olarak ByLock kullanımının itirafı, bu uygulamanın kullanımını doğrulayan şifresi çözülmüş mesaj içeriği veya bu kullanıma tanıklık eden şahit ifadeleri; FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğu düşünülen bir sendika, dernek ve/veya vakfa üyelik; yetkililer tarafından FETÖ/PDY’nin finansal yapısının bir parçası olarak kabul edilen Bank Asya’daki hesap işlemleri; FETÖ/PDY yanlısı yayınlar veya diğer görsel-işitsel materyallere sahip olma; FETÖ/PDY tarafından organize edildiği düşünülen gezilere katılım ve Türkiye’ye giriş ve çıkış kayıtları; FETÖ/PDY ile bağlantılı vakıflara bağışlar; FETÖ/PDY’yi desteklemek amacıyla yapıldığı düşünülen çeşitli gösterilere veya diğer örgütsel faaliyetlere katılım; örgüt lehine sosyal medya paylaşımları; FETÖ/PDY öğrenci yurtlarında veya konutlarında ikamet; örgütün diğer üyeleriyle iletişim kurmak için Kakao Talk veya Eagle gibi diğer mesajlaşma uygulamalarının kullanımı; HTS (Tarihsel Trafik Arama) kayıtları, aynı suçtan yargılanan diğer kişilerle yapılan iletişimleri veya örgüt üyeliğini düşündüren diğer dijital kanıtları; FETÖ/PDY’ye ‑bağlı kurum, kuruluş veya şirketlerdeki istihdamı ve/veya üyeliği; bu tür istihdam ve/veya üyelikle ilgili veya FETÖ/PDY ile diğer bağlantılarla ilgili tanık ifadelerini göstermektedir. Başvuranların bazılarında, ByLock uygulamasının kullanımının tespit edilmesinin, iletişimlerin niteliği ve içeriğinden bağımsız olarak mahkumiyet için yeterli olduğu gerekçesiyle, ByLock bulgularının ve değerlendirme raporlarının (potansiyel olarak ByLock üzerinden yapılan iletişimlerin şifresi çözülmüş içeriğini de içeren) ayrıntılı olarak dosyaya sunulması beklenmeden mahkumiyet kararı verilmiştir.
4Başvuranların mahkumiyetlerine karşı Anayasa Mahkemesi’ne yaptıkları bireysel başvurular, Yargıtay’ın bu konudaki emsal kararlarını onaylayan içtihatlarına dayanarak, mahkeme tarafından kabul edilemez oldukları gerekçesiyle özetle reddedilmiştir ( yukarıda belirtilen Yüksel Yalçınkaya , §§ 169-88’e bakınız).
MAHKEMENİN DEĞERLENDİRMESİ
BAŞVURULARIN BİRLEŞTİRİLMESİ5Başvuruların benzer konularını dikkate alan Mahkeme, bu başvuruları tek bir kararda birlikte incelemeyi uygun bulmuştur.
SÖZLEŞMENİN 7. VE 6/1 MADDELERİNİN İHLALİ İDDİASISözleşmenin 7. Maddesinin ihlal edildiği iddiası6Başvuranlar, FETÖ/PDY üyeliğinden dolayı Ceza Kanunu’nun 314. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilen mahkumiyet kararlarının, başta Demirhan ve diğerleri - Türkiye davasında (1595/20 ve 238 sayılı davalar, 29. madde, 22 Temmuz 2025) belirtilen nedenlerle, Sözleşme’nin 7. maddesinde yer alan kanunsuz ceza verilmemesi ilkesini ihlal ettiğinden şikayetçi olmuşlardır.
7 Hükümet, Demirhan ve Diğerleri’nde (aynı yer, §§ 31-34) özetlenen gözlemlerini yinelemiştir. Hükümet, mevcut başvuruların, Mahkemenin Yüksel Yalçınkaya’da (yukarıda belirtilen) ele aldığı konulara benzer konuları gündeme getirdiği konusunda kendilerine bilgi verildiğini, ancak Mahkemenin o karardaki değerlendirmelerinin o davanın özel koşullarıyla ilgili olduğunu ileri sürmüştür. Bu nedenle Mahkemenin, o kararda yapılan tespitleri mevcut başvurulara genellemekten kaçınması gerektiğini savunan Hükümet, Mahkemeyi her bir başvurucu aleyhindeki ceza yargılamasını kendi özel koşullarına göre değerlendirmeye davet etmiştir. Özellikle, mevcut başvurulardaki mahkumiyetlerin yalnızca başvurucuların ByLock uygulamasını kullanmalarına dayanmadığını, Yüksel Yalçınkaya’da (bkz. yukarıda belirtilen; yukarıdaki 3. paragrafta listelenen deliller) değerlendirilmeyen çok çeşitli başka delilleri de içerdiğini iddia eden Hükümete göre, söz konusu delillerle doğrudan temas halinde olan yerel mahkemeler, her bir başvuranın silahlı terör örgütüne üyeliğini, dosyalarındaki tüm unsurları dikkatlice değerlendirdikten sonra bireysel olarak tespit etmiştir.
8Mahkeme, başvuranların 7. Madde kapsamındaki şikayetinin, Sözleşmenin 35. Maddesinin 3. fıkrasının (a) bendi anlamında açıkça temelsiz olmadığını veya başka herhangi bir gerekçeyle kabul edilemez olmadığını tespit eder. Bu nedenle, şikayetin kabul edilebilir olduğuna karar verilmelidir.
9Esaslara gelince, Mahkeme, başvuranlardan bazılarının delillerinin, Yüksel Yalçınkaya davasında (yukarıda belirtilen) tartışma konusu olmayan materyaller içerdiğini gözlemlemektedir. Bununla birlikte, kendisine sunulan tüm materyalleri ve argümanları inceledikten sonra, Mahkeme, Demirhan ve Diğerleri davasında (yukarıda belirtilen, §§ 35-47) ayrıntılı olarak açıklanan nedenlerle, bu davada Yüksel Yalçınkaya davasındaki (yukarıda belirtilen, §§ 237-72) bulgularından sapmak için hiçbir neden bulmamaktadır.
10Yüksel Yalçınkaya davasında (yukarıda belirtilen) Sözleşmenin 7. ve 6. maddelerinin 1. fıkralarının ihlal edildiğine dair bulguların, özellikle yerel mahkemelerin ByLock kullanımına ilişkin değerlendirmesinden kaynaklandığı, buna göre ByLock kullanımının tespit edilen herkesin Ceza Kanununun 314. maddesinin 2. fıkrası uyarınca silahlı terör örgütüne üyelikten yalnızca bu gerekçeyle mahkum edilebileceği belirtilmektedir (aynı yer, §§ 364, 413 ve 414). Bu nedenle, Yüksel Yalçınkaya’da (yukarıda belirtilen, § 414) da altı çizildiği ve daha sonra Demirhan ve Diğerleri’nde (yukarıda belirtilen, § 38) tekrarlandığı gibi, o davada Sözleşmenin 7. ve 6. maddelerinin 1. fıkrasının ihlal edildiği yönündeki bulguya yol açan durumun, münferit bir olaydan kaynaklanmadığı veya o davanın olgularına özgü olaylar zincirine atfedilemeyeceği, aksine ByLock kullanımı nedeniyle FETÖ/PDY üyeliğinden mahkum edilen herkes için potansiyel olarak geçerli olduğu sonucu ortaya çıkar.
11 Mahkeme, başvuranlardan bazılarının, ByLock kullanımı dışında, faaliyetlerinin sürekliliği, çeşitliliği ve yoğunluğu ile Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere (bkz. Yüksel Yalçınkaya §184) FETÖ/PDY hiyerarşisine bağlılıklarını gösteren ve böylece suçlandıkları şekilde mahkum edilmelerini sağlayabilecek başka delillerin de olabileceğini dışlamamaktadır (bu husustaki Sözleşme gereklilikleri için ayrıca bkz. Yasak v. Türkiye [GC], no. 17389/20, §§ 200-13, 5 Mayıs 2026). Bununla birlikte, ByLock kullanımının tek başına, iç hukukta tanımlanan silahlı terör örgütüne üyelik suçunun tüm unsurlarının varlığının kesin kanıtı olarak kabul edilmesi gerçeği ortadadır. Mahkeme, ByLock kullanıcılarına fiilen objektif sorumluluk yükleyen bu yerel mahkemelerin yaklaşımının, Sözleşmenin 7. Maddesi kapsamında güvence altına alınan hukuka uygunluk ilkesine aykırı olduğunu ilan etmiştir (aynı yer, §§ 271 ve 272) ve mevcut davada aksi yönde bir karar verme nedeni görmemektedir (ayrıca bkz. yukarıda belirtilen Demirhan ve Diğerleri, § 39).
12Yukarıdaki hususlar göz önüne alındığında, Mahkeme, bu davanın olguları ışığında Sözleşmenin 7. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır (ayrıca bkz. yukarıda belirtilen Yüksel Yalçınkaya, § 272 ve yukarıda belirtilen Demirhan ve Diğerleri, §§ 39 ve 46).
Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiği iddiası13Başvuranlardan bazıları ayrıca, FETÖ/PDY üyeliği nedeniyle yargılanmaları ve mahkum edilmelerinin, başta Demirhan ve diğerleri (yukarıda, § 29) davasında belirtilen nedenler olmak üzere, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrası uyarınca adil yargılanma hakkını ihlal ettiğinden şikayetçi olmuşlardır. Hükümet, bu şikayetlerin Anayasa Mahkemesi’nde açıkça veya esasen usulüne uygun olarak dile getirilmediğini ve bu nedenle iç hukuk yollarının tüketilmemesi gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
14Mahkeme, Büyük Daire’nin bu davalar grubunda Yüksel Yalçınkaya (yukarıda belirtilen) davasında tespit ettiği ve daha sonra Demirhan ve Diğerleri (yukarıda belirtilen) davasında yeniden teyit ettiği temel sorunların, söz konusu davalara özgü olayların seyrinden veya usul sorunlarından kaynaklanmadığını, aksine özellikle yerel mahkemelerin ByLock kullanımına ilişkin nitelendirmesinden ve Türk yargısının ByLock delillerine karşı benimsediği tek tip ve küresel yaklaşımdan kaynaklandığını yinelemektedir (bkz. Yüksel Yalçınkaya, yukarıda belirtilen, §§ 364, 413 ve 414 ve Demirhan ve Diğerleri, yukarıda belirtilen, §§ 37, 38 ve 42). Mahkeme, bu yaklaşımın mevcut davada Sözleşmenin 7. Maddesinin ihlali anlamına geldiğini (bkz. yukarıdaki 12) ve bu durumun başvuranların Yüksel Yalçınkaya’da (yukarıda belirtilen, §§ 411, 412 ve 425; ayrıca bkz. aşağıdaki 17. ) ortaya konan ilkeler ışığında iç hukuktaki yargılamaların yeniden başlatılmasını talep etmelerini sağlayacağını tespit ettiğinden, Hükümetin bu başlık altındaki ön itirazının ilgili her bir başvuru için ayrı ayrı değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini incelemeyi gerekli görmemektedir.
15Buna göre, Mahkeme, başvuranlardan bazılarının ileri sürdüğü 6. Madde 1. fıkra kapsamındaki şikayetlerin kabul edilebilirliğini ve esasını ayrı ayrı incelememeye karar vermiştir (ilgili ilkeler için bkz. Tsaava ve Diğerleri - Gürcistan [GC], no. 13186/20 ve 4 diğer, §§ 228-29, 11 Aralık 2025; ve kıyasen , Turan ve Diğerleri - Türkiye , no. 75805/16 ve 426 diğer, § 98, 23 Kasım 2021; ve bu ilkelerin benzer durumlarda uygulanması için bkz . Bozyokuş ve Diğerleri - Türkiye [Komite], no. 39586/20 ve 131 diğer, §§ 13-15, 16 Aralık 2025).
SÖZLEŞMENİN DİĞER İHLALLERİ16Mahkeme, başvuranlardan bazılarının Sözleşmenin 5, 8, 9, 10, 11 ve 14. maddeleri gibi diğer hükümleri uyarınca da şikayette bulunduğunu veya 6. maddenin diğer yönleriyle ilgili şikayetlerde bulunduğunu (yukarıda belirtilen Yüksel Yalçınkaya davasında olduğu gibi, §§ 357, 358, 368 ve 374) kaydetmektedir. Ancak, yukarıda belirtilen 7. maddenin ihlaline ilişkin bulguyu (bkz. paragraf 12), bu bulgunun gerekçelerini (bkz. paragraf 10ve 11) ve davanın özel koşullarını dikkate alan Mahkeme, davanın ortaya koyduğu temel hukuki sorunu ele aldığını ve kalan şikayetlerin kabul edilebilirliği ve esaslarına ilişkin bir değerlendirmeye gerek olmadığını düşünmektedir (bkz., kıyasen , Yüksel Yalçınkaya , yukarıda belirtilen, §§ 365, 367 ve 373; Turan ve Diğerleri , yukarıda belirtilen, § 98; ve Demirhan ve Diğerleri , yukarıda belirtilen, § 48).
SÖZLEŞMENİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
17Mahkeme, Yüksel Yalçınkaya’da (yukarıda belirtilen, §§ 404, 411, 412 ve 425; ayrıca yukarıda belirtilen, § 53’te belirtilen Demirhan ve Diğerleri) açıklanan nedenlerle, Sözleşme’nin 7. maddesinin ihlal edildiğine dair tespitin, başvuranların bu davada uğradığı manevi zararlar bakımından yeterli ve adil bir tazminat olarak kabul edilebileceğini değerlendirmektedir. Bu bağlamda, başvuranların Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311. maddesinin 1. f bendi uyarınca, bu kararın verilmesinin ardından iç hukuktaki yargılamanın yeniden başlatılmasını talep etme imkanına sahip olduklarını (bkz. yukarıda belirtilen Yüksel Yalçınkaya, § 411) ve yargılamanın kararın "sonuçları ve ruhu" ile uyumlu bir şekilde yeniden başlatılmasının, talep etmeleri halinde, prensip olarak en uygun çözüm yolu olacağını belirtmektedir.
18Demirhan ve Diğerleri’nde (yukarıda, §§ 54-56’da belirtilen) ortaya konan nedenlerden dolayı , Mahkeme bu tür takip başvurularına ilişkin masraf ve giderler için herhangi bir hüküm vermemektedir.
BU NEDENLERLE MAHKEME, OY BİRLİĞİYLE,
Başvuruların BİRLEŞTİRİLMESİNE;Başvuranların FETÖ/PDY üyeliği nedeniyle aldıkları mahkumiyet kararlarının Sözleşmenin 7. Maddesi uyarınca kanunsuz ceza verilmemesi ilkesini ihlal ettiği yönündeki şikayetlerinin KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA;Sözleşmenin 7. maddesinin İHLAL EDİLDİĞİNE;Başvuranların geri kalan şikayetlerinin kabul edilebilirliği ve esaslarının incelenmesine GEREK OLMADIĞINA;İhlalin tespit edilmesinin, başvuranların uğradığı manevi zararlar için KENDİ BAŞINA YETERLİ VE ADİL BİR TAZMİNAT TEŞKİL ETTİĞİNE;Başvuru sahiplerinin adil tatmine (tazminata) ilişkin geri kalan tüm taleplerini REDDİNE KARAR VERİR.Bu belge İngilizce olarak hazırlanmış ve Mahkeme Kurallarının 77. maddesinin 2. ve 3. fıkraları uyarınca 23 Haziran 2026 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Dorothee von Arnim Jovan Ilievski
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
EK
Dava listesi:
No.
Başvuru no.
Dava adı
Başvuru Tarihi
Doğum Yılı, İkamet Yeri, Uyruğu
Temsilcisi
1.
24039/21
Dönmez v. Türkiye
28/04/2021
Cemalettin DÖNMEZ
1975
Kütahya
Türk
Engin SEMİN
2.
38590/21
Baydan v. Türkiye
27/07/2021
Cengiz BAYDAN
1986
Düzce
Türk
Hasan TOK
3.
41577/21
Gümüşgönül v. Türkiye
06/08/2021
Nursel GÜMÜŞGÖNÜL
1984Manisa Türk
4.
43601/21
Erdoğan v. Türkiye
18/08/2021
Emre ERDOĞAN
1987Bursa Türk
Hasan KILIÇ
5.
48885/21
Bahtiyar v. Türkiye
17/09/2021
Gün BAHTİYAR
1982
Afyonkarahisar
Türk
Hatice ATMAZ DERİNCE
6.
50972/21
Gözüm v. Türkiye
12/10/2021
Mustafa İlker GÖZÜM
1983Antalya Türk
Zümrüt ŞAHİN
7.
56710/21
Dereçineli v. Türkiye
05/11/2021
Yaşar DEREÇİNELİ
1966Konya Türk
Hamdi MERSİN
8.
59778/21
Odabaş v. Türkiye
29/11/2021
İsa ODABAŞ
1989
Isparta
Türk
Ümmü Büşra KARAGÖZ
9.
8709/22
Topuz v. Türkiye
27/01/2022
Erhan TOPUZ
1990Antalya Türk
Sultan TEKE SOYDİNÇ
10.
9420/22
Kabaş v. Türkiye
21/01/2022
Ömer KABAŞ
1975Samsun Türk
Mehmet ŞEN
11.
28928/22
Kaya v. Türkiye
17/05/2022
Elife KAYA
1980Mersin Türk
Mehmet ÖNCÜ
12.
43644/22
Tek v. Türkiye
20/08/2022
Tahir İsmail TEK
1989Aydın Türk
Orçun MUŞLU
13.
43832/22
Aksoy v. Türkiye
02/09/2022
Hıdır AKSOY
1986Bolu Türk
Muhammed Selim TÜRKOĞLU
14.
44025/22
Kurt v. Türkiye
31/08/2022
Mehmet Oğuz KURT
1981
Afyonkarahisar
Türk
Hatice ATMAZ DERİNCE
15.
44414/22
Sinoplu v. Türkiye
07/09/2022
Emin SİNOPLU
1986Bolu Türk
Muhammed Selim TÜRKOĞLU
16.
48887/22
Oflaz v. Türkiye
05/10/2022
Şafki OFLAZ
1973Adana Türk
Ali Yıldırım KUZUCU
17.
49511/22
İpek v. Türkiye
12/09/2022
Yusuf İPEK
1968Denizli Türk
Orçun MUŞLU
18.
50266/22
Gökcen v. Türkiye
10/10/2022
Abdullah GÖKCEN
1987Hatay Türk
Dudu ERTUNÇ
19.
50465/22
Karabacak v. Türkiye
21/10/2022
Zülfü KARABACAK
1961Ordu Türk
Ahmet Nihat EMEKSİZ
20.
51335/22
Cesur v. Türkiye
25/10/2022
Uysal CESUR
1970Denizli Türk
Sena OLGUN
21.
51387/22
Olgun v. Türkiye
25/10/2022
İsa OLGUN
1974Denizli Türk
Sena OLGUN
22.
51429/22
Ergenekon v. Türkiye
14/10/2022
Oğuzhan ERGENEKON
1988
Amasya
Türk
Kasım ER
23.
51788/22
Ünaldı v. Türkiye
26/10/2022
Birol Tekin ÜNALDI
1973Mersin
Türk
Hasan Can ESER
24.
51877/22
Uçar v. Türkiye
31/10/2022
Muhittin UÇAR
1986
Kastamonu
Türk
Esra ACAR
25.
53026/22
Şahin v. Türkiye
07/11/2022
Sümeyra Şahin
1980 Türk
Ömer Köstekçi
26.
53097/22
Ak v. Türkiye
01/11/2022
Ahmet AK
1979 Türk
Nuri TAN
27.
54455/22
Seylan v. Türkiye
16/11/2022
Salih SEYLAN
1982İzmir Türk
Veysel SEYLAN
28.
55065/22
Mat v. Türkiye
18/11/2022
Ömer Faruk MAT
1992Gaziantep Türk
Hatice ATMAZ DERİNCE
29.
56714/22
Yurdalan v. Türkiye
06/12/2022
Muhammet YURDALAN
1992Ankara Türk
Hande Sernur İNAL
30.
57121/22
Öztürk v. Türkiye
02/12/2022
Melike ÖZTÜRK
1991
Isparta
Türk
Zülal BÜKER
31.
57304/22
Sakman v. Türkiye
18/11/2022
Kemal Sakman
1981 Adana Türk
Fatih DERTSİZ
32.
57390/22
Eker v. Türkiye
05/12/2022
Hasan EKER
1973
Çorum
Türk
Muhammed MARAŞLI
33.
2117/23
Teke v. Türkiye
15/12/2022
Mehmet Ali TEKE
1983Adana
Türk
Havva TEKE
34.
5366/23
Arslansan v. Türkiye
06/01/2023
Musa ARSLANSAN
1972
Kastamonu
Türk
Meral ÖZATA ÖZGÜROL