Dragojevic / Hırvatistan – 68955/11 - 15.1.2015 tarihli Karar [I. Bölüm]
Olaylar – 2007 yılında, başvuranın uyuşturucu ticareti suçuna karıştığından şüphelenilmiştir. Soruşturma makamının talebi üzerine, hâkim, başvuranın telefon görüşmelerinin gizlice takip edilmesi amacıyla teknik takibe alınmasına izin vermiştir. 2009 yılında başvuran uyuşturucu ticareti ve kara para aklama suçlarından suçlu bulunmuş ve başvurana dokuz yıl hapis cezası verilmiştir. Mahkûmiyeti, Yüksek Mahkeme tarafından 2010 yılında onanmış ve bulunduğu anayasal şikâyeti 2011 yılında reddedilmiştir.
Hukuk – 8. Madde: Başvuranın telefonunun dinlenmesi, “özel hayatına” ve “yazışmalarına” saygı gösterilmesini isteme haklarına müdahale teşkil etmiştir.
Ulusal hukuk uyarınca, gizli teknik takip yapılabilmesi için ön izin alınması gereklidir. Ancak, başvuranın davasında, hâkim tarafından verilen emirler, savunma makamının talebine atıfta bulunan bir beyana ve daha uygun yöntemlerin mevcut olup olmadığına bakılmaksızın “soruşturmanın bu yöntem dışında başka bir yöntemle yürütülemeyeceği” varsayımına dayalıdır. Yaklaşım, Temyiz Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi tarafından uygun bulunmuştur. Gizli teknik takibe başvurulması gibi hassas bir konuda, Mahkeme, teknik takip önlemlerinin kullanılmasının orantılı olup olmadığına ilişkin ayrıntılı ön adli denetim öngören ulusal hukukun bu şekilde yorumlanmasını kabul etmekte güçlük yaşamaktadır. Ulusal mahkemelerin geçmişe dönük gerekçelendirme yaparak bu gerekliliğin boşluklarından yararlanmaları, keyfi uygulamaya neden olmuş ve olası suiistimale karşı yeterli önlem sağlayamamıştır.
Başvuranın davasında, ceza mahkemeleri, başvuranın Sözleşme’de güvence altına alınan 8. madde haklarına keyfi şekilde müdahalede bulunulduğu iddialarına istinaden Sözleşme gerekliliklerinin özüne bakmaksızın, teknik takibin kullanımına ilişkin değerlendirmelerini sadece elde edilen delilin kabul edilebilirliğinin derecesiyle sınırlamışlardır. Hükümet, başvuranın durumunda olan bir kimsenin başvurabileceği hukuk yollarına ilişkin herhangi bir bilgi sunmamıştır. Bu nedenle, ulusal mahkemeler tarafından yorumlandığı ve uygulandığı üzere ilgili iç hukuk, kamu görevlilerine verilen takdir yetkisinin kapsamı ve kullanım şekli bakımından yeterince açık değildi ve olası suiistimal bakımından yeterli tedbirleri güvenceye almamıştı. Bu doğrultuda, başvuranın telefonun dinlenmesi için verilen emir ve yapılan denetim süreci, yasaya uygun olmayıp; aynı zamanda başvuranın “demokratik bir toplumda gerekli olan” özel hayata veya yazışmalara saygı gösterilmesini isteme hakkına müdahalede bulunulması için yeterli de değildi.
Sonuç: ihlal (oybirliğiyle)
Mahkeme, mahkeme heyetinin iddia edilen taraflılığı ve teknik takip yöntemi ile elde edilen delillerin kullanılması bakımından Sözleşmenin 6 § 1 maddesinin ihlal edilmediğini tespit etmiştir.
41. Madde: manevi tazminat olarak 7,500 avro.
(Ayrıca bakınız Kopp / İsviçre, 23224/94, 25 Mart 1998; Khan / Birleşik Krallık, 35394/97, 12 Mayıs 2000; P.G. ve J.H. /Birleşik Krallık, 44787/98, 25 Eylül 2001, 34 Sayılı Bilgi Notu; Kvasnica / Slovakya, 72094/01, 9 Haziran 2009; ve Goranova-Karaeneva / Bulgaristan, 12739/05, 8 Mart 2011).
Full & Egal Universal Law Academy