Dubska ve Krejzova / Çek Cumhuriyeti - 28859/11 ve 28473/12 - 11.12.2014 tarihli karar [V. Bölüm]
Olaylar – Başvuranlar evde doğum yapılmasını istemiştir; ancak, Çek Cumhuriyeti hukuku kapsamında, sağlık uzmanlarının evde doğum yapılmasına yardım etmesi yasaklanmıştır. Birinci başvuran çocuğunu yalnız başına evde doğurmuş, ikinci başvuran ise çocuğu doğum hastanesine götürmüştür. Anayasa Mahkemesi, birinci başvuranın şikâyetini, mevcut hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle reddetmiştir. Ancak, ilgili Çek Cumhuriyeti mevzuatının Sözleşme’nin 8. maddesine uygun olup olmadığı hususundaki şüphelerini dile getirmiştir.
Başvuranlar AİHM önündeki başvurularında, annelerin sağlık uzmanlarının yardımını istemeleri halinde hastanede doğum yapmaktan başka fırsatları olmamaları sebebiyle, Sözleşme’nin 8. maddesinin ihlal edildiği hususunda şikâyette bulunmuşlardır.
Hukuki değerlendirme – Madde 8: Doğum yapmak, bir annenin, fiziksel ve psikolojik bütünlüğü, tıbbi müdahale, üreme sağlığı ve sağlıkla ilişkili bilgilerin korunması hususlarını da kapsayan, özel hayatının yönlerinden birini oluşturmaktadır.
Doğum yapılacak yerin seçilmesi de dâhil olmak üzere, doğum yapma koşullarına ilişkin kararlar, Sözleşme’nin 8. maddesinin amacı dâhilinde, annenin özel hayatı kapsamına girmektedir.
Başvuranlara, evde doğum yaparken ebelerce yardım edilmesinin olanaksız olması, özel hayata saygı haklarına müdahale teşkil etmiştir. Bu müdahale, hukuka uygundur. Zira, söz konusu mevzuat, tamamen açık olmamasına rağmen, başvuranların, sağlık uzmanının evde gerçekleştirilecek doğuma eşlik etmesine kanunlar kapsamında izin verilmediğini, mevcut koşullarda makul bir derecede öngörebilmelerini sağlamıştır. Söz konusu müdahale, yeni doğan bir çocuğun ve dolaylı olarak annesinin sağlılığını ve güvenliğini korumayı amaçlaması sebebiyle, meşru bir hedefe hizmet etmiştir.
Müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli olup olmadığı hususunda; davalı devlet, geniş bir takdir yetkisine sahip olmuştur. Bunun sebepleri, hastane ve evdeki doğum risklerine ilişkin uzman verilerinin ve bilimsel verilerin ulusal makamlar tarafından karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi gereği, yeni doğan çocukların savunmasız ve başkalarına bağımlı olması sebebiyle devletin konuya büyük ölçüde müdahil olma gereği, doğumun evde gerçekleştirilmesi hususunda üye devletler arasında açık ve ortak bir gerekçe bulunmaması ve son olarak, evde gerçekleşen doğumlara yönelik olarak yeterli bir acil durum sistemi kurulması için kaynak tahsis edilmesi gibi, genel sosyal ve ekonomik politika değerlendirmeleridir.
Söz konusu durumun, başvuranların seçim özgürlükleri üzerinde ciddi bir etki yaratmasına karşın, Hükümet büyük ölçüde, çocuğun çıkarlarının en iyi şekilde korunması hususundaki meşru hedefe odaklanmıştır. Çocuğun çıkarları, mahiyeti ve ciddiyetine bağlı olarak, 8. madde kapsamında, çocuğun sağlığına ve gelişimine zarar verecek tedbirler almaya yetkili olmayan ebeveynin çıkarlarından daha baskın olabilir. Anne ve çocuk arasında genellikle çıkar çatışması bulunmazken, doğum yeri, koşulları veya yöntemine ilişkin bazı seçimler, perinatal ve neonatal ölüm rakamlarıyla da kanıtlandığı üzere, yeni doğmuş çocuğun sağlığı ve güvenliğine yönelik risklerin artmasına neden olabilir.
Evde gerçekleşen doğumların güvenliği hakkındaki araştırmaların çoğunda, hastanede gerçekleşen doğumlarla karşılaştırıldığında, bariz bir risk artışı yaratmadığının belirtilmesine rağmen; bu durum yalnızca bazı koşulların yerine getirilmesi, diğer deyişle doğumun düşük riskli olması, uzman bir ebe yardımıyla gerçekleşmesi ve acil bir durumda hastaneye yakın bir yerde olması gibi koşulların gerçekleşmesi halinde geçerlidir. Bu nedenle, Çek Cumhuriyeti’nde sağlık uzmanlarının evde doğum yapan annelere yardım etmediği ve herhangi bir özel acil yardım hizmeti olmadığı durumlar, annenin ve yeni doğan bebeğinin yaşamına ve sağlığına yönelik riski artırmaktadır. Aynı zamanda Hükümet, evde gerçekleşen doğumlara ilişkin olarak, yeni doğan bebeklerin daha fazla risk altında olduklarını ileri sürmüştür. Ayrıca hamileliğin, herhangi bir komplikasyon olmaksızın gerçekleşecek gibi görünmesine rağmen, doğum sırasında özel tıbbi müdahale gerektiren bazı beklenmedik zorluklar ortaya çıkabileceği doğrudur. Bu koşullarda, başvuranlar da dâhil olmak üzere, ilgili annelerin ve orantısız ve aşırı bir yük taşımak zorunda kaldıkları söylenemez. Bu nedenle yetkililer, evde gerçekleşen doğumlara ilişkin bir politika benimserken ve uygularken, kendilerine tanınan geniş takdir yetkisinin sınırlarını aşmamış ve çatışan çıkarlar arasındaki adil dengeyi ihlal etmemişlerdir.
Bu bulguya karşın, Çek Cumhuriyeti yetkilileri, tıbbi, bilimsel ve hukuki gelişmeleri dikkate alarak; ilgili hükümleri sürekli olarak inceleme altında tutmalıdır.
Sonuç: ihlal yok (bire karşı altı oyla).
Full & Egal Universal Law Academy