Bu çeviri Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Araştırma – İçtihat Biriminin () desteğiyle hazırlanmış ve Anayasa Mahkemesinin intranet sayfasında yayınlanmıştır. Bu belgenin tekrar yayınlanma izni sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin HUDOC sayfasında yer alması amacına yöneliktir ().
This translation was made available with the support of the Turkish Constitutional Court Research and Case-law Department () and published on its intranet. The permission of reproducing this document has been granted for the sole purpose of its publication on the Court’s case-law database HUDOC ().
Cette traduction a été préparée avec le soutien de la Division de Recherche et de Jurisprudence de la Cour constitutionnelle turque () et publié sur son intranet. L’autorisation de reproduction de ce document est limitée à sa publication sur la page de jurisprudence HUDOC de la Cour européenne des droits de l’homme ().
ARAŞTIRMA VE İÇTİHAT BİRİMİ (ar-iç)
BİLGİ NOTU
AİHM KARARLARI
2014/78
Dzemyuk/Ukrayna
(42488/02; 4/9/2014)
Karar Metni
İlgili Maddeler
AİHS 8
Hak ve Özgürlükler
Özel ve aile hayatına saygı hakkı, adil yargılanma hakkı
Anahtar Kelimeler
Özel hayat, aile hayatı, sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı, devletin pozitif yükümlülükleri, kararların infazı, makul sürede yargılanma hakkı.
Davanın Özü
Sözleşmeci Taraflar, kişilerin sağlıklı ve temiz bir çevrede yaşamalarını sağlamak adına (8. madde kapsamında) gerekli düzenlemeleri hayata geçirmekle görevlidir.
KARARIN ÖZETİ
Olaylar ve Olgular:
Ukrayna vatandaşı olan Başvurucu, Sergiy Dzemyuk Ukrayna’nın dağlık bölgelerinden birinde yer alan Tatariv Köyü’nde yaşamaktadır. 2000 yılının Şubat ayında Tatariv Köy Konseyi Başvurucunun evinin ve bahçesinin yer aldığı bölgede yeni bir mezarlık yapılmasına karar vermiştir. Mezarlık, aynı yılın Ağustos ayında açılmıştır. Bunun üzerine başvurucu mahkemeye başvurmuş ve mahkeme 2003 yılında mezarlığın yapıldığı yerin uygun olmadığına hükmetmiştir. Kararında, mezarlığın yapımının çevre sağlığına ilişkin düzenlemelere aykırı olduğunu, burada yerleşim birimlerinin olduğunu ve su kaynaklarının kirlenme riskinin varolduğuna dikkat çekmiştir. Ardından Köy Konseyinin mezarlığı kapatarak, başvurucuya tazminat ödemesi gerektiğini ifade etmiştir. Bu karar 2006 yılında Yüksek Mahkeme tarafından da onanmıştır. Ancak Köy Konseyi söz konusu Mahkeme kararlarını uygulamamıştır. Bunun üzerine başvurucu AİHM’e başvurmuştur.
İddialar:
Başvurucu, Sözleşme’nin 8. maddesinde düzenlenen özel ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğinin iddia etmiştir. Başvurucu gerekçesinde evinin yanına yapılan mezarlığın hem içme suyu hem de sulama suyunu kirlettiğini, yaşadığı yerin yaşanamaz bir hale geldiğini, ayrıca yapılan cenaze törenlerinin de kendisini rahatsız ettiğini, mezarlık yapımının hukuksuz olduğunun mahkemeler tarafından tespit edilmesine rağmen bu kararların uygulanmadığını, Köy Konseyi ile arasında olan uyuşmazlığın çözülemediğini, bu nedenle makul bir sürede yargılanma hakkının da (6/1) ihlal edildiğini ifade etmiştir.
Hükümetin Savunması:
Hükümet, yaptığı savunmada başvurucunun iddialarını doğrulayacak somut kanıtların olmadığını iddia etmiştir.
Hukuki Değerlendirme:
Mahkeme yaptığı değerlendirmede çevresel sorunlara ilişkin hususların Sözleşme’nin 8. maddesi kapsamında değerlendirilebileceği yönündeki kararlarını hatırlatmıştır. Ardından su ve toprak kirliliğinin kamu sağlığı üzerinde doğrudan etkisi olduğunun altını çizmiştir. Çevre kirliliği yalnızca kamu sağlığını değil, kişilerin de evlerini ve buna bağlı olarak özel ve aile hayatlarını etkileyen bir nitelik gösterebileceğini belirtmiştir.
Söz konusu başvuruda Köy Konseyi tarafından yaptırılan mezarlığın başvurucunun evine yalnızca 38 metre uzaklıkta olduğunu, bu durumun hem yerel hem de ulusal düzeyde belirlenen çevresel standartlara uymadığının konuyla ilgilenen birçok otorite tarafından da belirtildiğinin altını çizmiştir. Buna rağmen alınan Mahkeme kararlarına da uyulmadığı tespitinin yapıldığını belirterek, Mahkeme, kendisine düşen görevin devletin söz konusu standartlara uyulması yönünde üstlenmesi gereken görevleri yerine getirip getirmediğini incelemek olduğunu ifade etmiştir. Yaptığı bu değerlendirmelerin neticesinde başvurucunun özel ve aile hayatında yapılan müdahalenin AİHS 8. madde kapsamında hukuki bir müdahale olmadığını, bu çerçevede hükümetin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediğini belirterek 8. maddenin ihlal edildiği sonucuna varmıştır.
8. madde yönünden
6. madde yönünden
Mahkeme, 8. maddeden ihlal bulunduğu için 6. maddeden tekrar bir inceleme yapmaya gerek görmemiştir.
Başvurucu davalı devleti 6,000 Avro tazminat ödemeye mahkûm etmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy