AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
ERBEK / TÜRKİYE DAVASI
(Başvuru no. 49232/12)
KARAR
STRAZBURG
19 Haziran 2018
İşbu karar kesinleşmiş olup; bazı şekli değişikliklere tabi tutulabilir.
Erbek / Türkiye davasında,
Başkan
Paul Lemmens,
Yargıçlar
Valeriu Griţco,
Stéphanie Mourou-Vikström,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla Komite hâlinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), davalı Devlet tarafından sunulan görüşler ile başvuran tarafından bunlara cevaben sunulan görüşleri dikkate alarak, 29 Mayıs 2018 tarihinde gerçekleştirilen kapalı müzakereler sonrasında, aynı tarihte aşağıdaki kararı vermiştir:
USUL
1. Davanın temelinde, Mutasam Erbek (“başvuran”) adlı bir Türk vatandaşı tarafından, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesine uyarınca, 30 Mayıs 2012 tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine Mahkemeye yapılmış olan bir başvuru (no. 49232/12) bulunmaktadır.
2. Başvuran, Mersin Barosuna bağlı Avukat Ç. Altuntaş tarafından temsil edilmiştir. Türk Hükümeti (“Hükümet”) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
3. Başvuranın, tutukluluğunun hukuka uygunluğuna itiraz etmek için kullanabileceği prosedürün etkili olmadığıyla ilgili şikâyeti, 7 Haziran 2017 tarihinde Hükümete tebliğ edilmiş ve başvurunun geriye kalan kısmının kabul edilemez olduğunu beyan etmiştir.
OLAYLAR
4. Başvuran 1991 doğumlu olup; Mersin’de ikamet etmektedir.
5. Başvuran, 30 Aralık 2011 tarihinde, terör örgütü üyesi olma ve bu örgütün propagandasını yapma şüphesiyle tutuklanmıştır.
6. Aynı tarihte, başvuran, sorgu hâkimi önüne çıkarılmıştır. Sorgu hâkimi, söz konusu suçların niteliğini, başvuranın atılı suçları işlediğine dair kuvvetli şüpheler bulunmasını ve kişinin kaçma riski olduğunu göz önünde bulundurarak başvuranın tutuklanmasına karar vermiştir.
7. Başvuranın avukatı, 28 Mart 2012 tarihinde, başvuranın tutuklanmasına dair 30 Aralık 2011 tarihli karara itiraz etmiş ve başvuranın serbest bırakılmasını talep etmiştir. Mersin Sulh Ceza Mahkemesi, 29 Mart 2012 tarihinde, duruşma yapmaksızın bu itirazı dava dosyası üzerinden reddetmiştir. Başvuranın avukatı, 16 Nisan 2012 tarihinde, bu karara da itiraz etmiştir. Mersin Asliye Ceza Mahkemesi, 17 Nisan 2012 tarihinde, duruşma yapmaksızın bu itirazı dava dosyası üzerinden reddetmiştir.
8. Tutuklu bulunan başvuran, 5 Eylül 2012 tarihinde serbest bırakılmıştır.
9. Adana Cumhuriyet Savcısı, 10 Eylül 2012 tarihinde, başvuran hakkındaki iddianamesini sunmuş; başvuranı, terör örgütüne üye olmak ve bu örgütün propagandasını yapmakla suçlamıştır.
10. Dava dosyasından edinilen son bilgilere göre, başvuran hakkındaki yargılama hâlen Ağır Ceza Mahkemesi önünde derdesttir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
I. SÖZLEŞME’NİN 5 § 4 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
11. Başvuran, Sözleşme’nin 5 § 4 maddesi kapsamında, tutuklu yargılanmasına dair kararın incelenmesi sırasında mahkeme huzuruna çıkamadığından şikâyet etmiştir.
12. Hükümet, bu iddiaya karşı çıkmıştır.
13. Mahkeme, bu şikâyetin Sözleşme’nin 35 § 3 maddesinin anlamı dâhilinde açıkça dayanaktan yoksun olmadığı kanısındadır. Mahkeme, ayrıca, söz konusu şikâyetin başka herhangi bir kabul edilemezlik gerekçesiyle de bağdaşmadığı kanaatindedir. Dolayısıyla, şikâyetin kabul edilebilir olarak beyan edilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
14. Somut davada, başvuran, 30 Aralık 2011 tarihinde tutuklanmış ve 5 Eylül 2012 tarihinde serbest bırakılmıştır. Bu süre içerisinde hâkim karşısına çıkamamıştır.
15. Mahkeme benzer bir şikâyeti Erişen ve Diğerleri/Türkiye (no. 7067/06, § 53, 3 Nisan 2012) ve Karaosmanoğlu ve Özden (no. 4807/08, § 76, 17 Haziran 2014) kararlarında da incelemiş olduğunu ve Sözleşme’nin 5 § 4 maddesinin ihlal edildiğine karar verdiğini hatırlatır. Somut davayı incelemiş olan Mahkeme, yukarıda anılan kararlardakinden farklı bir sonuca varmasını gerektirecek özel bir durum görmemektedir.
16. Bu nedenle, Sözleşme’nin 5 § 4 maddesi bu başlık kapsamında ihlal edilmiştir.
II. SÖZLEŞME’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
17. Başvuran, manevi zararlar karşılığında 10.000 avro ve yerel mahkemeler ile Mahkeme önünde oluşan masraf ve giderleri de dâhil maddi zararlar karşılığında 10.000 avro tazminat talep etmiştir.
18. Hükümet, bu taleplere itiraz etmiştir.
19. Mahkeme, tespit edilen ihlal ile iddia edilen maddi zarar arasında bir nedensellik ilişkisi bulmadığından bu talebi reddeder. Ancak, davasında tespit edilen Sözleşme ihlali ile bağlantılı olarak başvuranın manevi zarara uğradığı kanaatindedir. Mahkeme, hakkaniyet temelinde karar vererek, başvurana 750 avro manevi tazminat ödenmesine hükmetmiştir.
20. Masraf ve giderler konusunda ise, Mahkeme içtihadına göre bir başvuranın masraf ve giderlerine ilişkin geri ödeme alabilmesi için söz konusu masraf ve giderlerin fiilen ve gerekli olduğu için yapılmış olduğunun belgelenmesi ve makul miktarda olması gerekmektedir. Somut davada başvuran, masraf ve giderlerine ilişkin taleplerini desteklemek üzere herhangi bir ibrazda bulunmamıştır. Dolayısıyla, Mahkeme, bu başlık altında herhangi bir ödeme yapılmasına hükmetmemiştir.
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OY BİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun geriye kalan kısmının kabul edilebilir olduğuna;
2. Sözleşme’nin 5 § 4 maddesinin ihlal edildiğine;
3.
(a) Davalı Devlet tarafından, başvurana, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden davalı Devletin para birimine çevrilmek üzere, üç ay içerisinde, yansıtılabilecek her türlü vergi tutarı hariç olmak üzere, manevi tazminat olarak 750 avro (yedi yüz elli avro) ödenmesine;
(b) Yukarıda bahsi geçen üç aylık sürenin bittiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar geçen sürede, yukarıda bahsedilen miktarlara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz uygulanmasına;
4. Başvuranların adil tazmin talebinin geri kalan kısmının reddedilmesine karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak tanzim edilmiş ve Mahkeme İçtüzüğü’nün 77. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca 19 Haziran 2018 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıPaul Lemmens
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy