Karar 25 Nisan 2013 [1. Daire]
Olaylar ve Olgular – Uyuşturucu kaçakçılığına ilişkin bir polis soruşturması sırasında üç tanık, başvurandan eroin satın aldıklarına dair ifadeler vermiştir. Başvuranın duruşması sırasında üç tanık da ifadelerini polis baskısı altında verdiklerini iddia ederek ifadelerini geri çekmişlerdir. Başvuranın avukatı, ifadelerin yasaya uygunsuz olarak alınmış olmasından ötürü dava dosyasından çıkarılmasına yönelik bir karar verilmesi talebinde bulunmuştur. Fakat yargılamayı yapan mahkeme bu talebi reddetmiş ve bu delillere dayanarak başvuranı mahkûm etmiştir. Başvuran temyiz yoluna başvurmuştur fakat temyizi kabul edilmemiştir.
Hukuksal Değerlendirme – 6§1 Maddesi: Mahkeme önceden, aksi yönde karar vermek için önemli sebepler olmadığı takdirde, adil yargılanmanın mahkemede verilen ifadelere, tanıkların yargılama öncesi sorgulanmaları sırasında verdikleri ifade tutanaklarından daha fazla önem verilmesini gerektirdiği kanaatine varmıştır; bunun nedeni yargılama öncesi sorgulamanın öncelikli olarak, iddia makamının savlarını desteklemek üzere bilgi toplama işlemi olmasıdır. Başvuranın davasında üç tanık, polise başvuranı suçlayıcı nitelikte ifadeler vermiştir ve bu suçlamalarda bulunmaları için baskı gördükleri gerekçesiyle tanıklar duruşmada ifadelerini geri çekmişlerdir. Tanıkların duruşmada şahitlik yapmalarının ardından başvuran, tanıkların polise verdikleri ifadelerin yasaya uygunsuz olarak alınmış olması gerekçesiyle, ifadelerin çıkarılmasını talep etmiştir. Fakat başvuranın talebi, yargılamayı yapan mahkeme tarafından yasaya uygunsuzluk iddialarını incelemek üzere herhangi bir adım atılmaksızın reddedilmiş ve dolayısıyla başvuran, tanıklar tarafından polise verilen ifadelerin doğruluğuna itiraz etmek için etkili bir yoldan istifade etme hakkından mahrum bırakılmıştır. Üç tanığın da polis sorgulaması sırasında eroin bağımlısı olması ve ayrıca tanıklardan birinin bir kişilik bozukluğu olması ihtilaf konusu olmamıştır. Tanıklar, polisler tarafından kendilerine sağlanan avukatların sorgulama sırasında hazır bulunmadığını ve sadece önceden hazırlanmış ifadeleri imzalamak üzere sonradan sorgulamaya katıldıklarını iddia etmişlerdir. Fakat yargılamayı yapan mahkeme, ilgili tutanaklarda yasaya aykırılığa ilişkin herhangi bir emare bulunmadığına karar vermekle yetinmiş ve itiraz konusu olan ifadelerin alınma biçimini ve koşullarını tespit etmeye yönelik herhangi bir adım atmamıştır. Dolayısıyla tek delil olmamakla beraber, başvuranın aleyhine belirleyici delil olan ve başvuranın mahkûm edilmesini mümkün kılan söz konusu tanık ifadelerinin güvenilirliği ve doğruluğu hakkında ciddi kuşkular bulunmuştur.
Sonuç: ihlal (oybirliğiyle).
Madde 41: Manevi tazminat olarak 1,500 Avro (EUR) ödenmesine hükmedilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy