AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
ERKENOV / TÜRKİYE DAVASI
(Başvuru No. 18152/11)
KARAR
STRAZBURG
6 EYLÜL 2016
NİHAİ
İşbu karar, Sözleşme’nin 44 § 2 Maddesi’nde öngörülen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Bazı şekli değişikliklere tabi tutulabilir.
Erkenov/Türkiye davasında,
Başkan,
Julia Laffranque,
Yargıçlar,
Işıl Karakaş,
Nebojša Vučinić,
Valeriu Griţco,
Ksenija Turković,
Jon Fridrik Kjølbro,
Stéphanie Mourou-Vikström,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla oluşturulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm) heyeti, 5 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen kapalı müzakereler sonucunda, aynı tarihte kabul edilen aşağıdaki kararı vermiştir.
USUL
1. Davanın temelinde, Çeçen asıllı Rus vatandaşı Ramazan Erkenov (“başvuran”) tarafından, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi kapsamında, 14 Ocak 2011 tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Mahkeme’ye yapılmış olan 18152/11 no’lu başvuru bulunmaktadır.
2. Başvuran İstanbul barosuna kayıtlı avukatlar A. Yılmaz ve S. N. Yılmaz tarafından temsil edilmiştir. Türk Hükümeti (“Hükümet”) ise, kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
3. Başvuranın Gaziantep Yabancılar Geri Gönderme Merkezinde tutulmasına ilişkin şik âyeti 25 Eylül 2014 tarihinde Sözleşme’nin 3. maddesi, 5. §§ 1, 2, 4, ve 5 maddesi ve 13. maddesi kapsamında Hükümet’e iletilmiştir ve başvurunun geri kalanının, Mahkeme İç Tüzüğü’nün 54 § 3 maddesi uyarınca, kabul edilemez olduğuna karar verilmiştir.
4. Başvuran ve Hükümet, başvurunun kabul edilebilirliği ve esası hakkındaki görüşlerini sunmuşlardır. Sözleşme’nin 36. maddesi kapsamında davaya katılma hakkına sahip olduğu bildirilen Rus Hükümeti bu hakkını kullanmamıştır.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
5. Başvuran 1972 yılında doğmuştur. Bu başvuruya sebep olan olaylar esnasında Gaziantep Yabancılar Geri Gönderme Merkezi’nde (“Gaziantep Geri Gönderme Merkezi”) tutulmaktaydı. Şu anki adresi bilinmemektedir.
6. Başvuran Rus yetkililer tarafından arandığı için 2000 yılında Türkiye’ye kaçmıştır. Kaçışından kısa bir süre önce Çeçenistan’daki bir camiyi hedef alan bombalı bir saldırıda sağ bacağını kaybettiği anlaşılmaktadır.
7. Rusya’yı terk etmesinin ardından, başvurana Rus yetkililer tarafından Cerkessk Şehir Mahkemesi nezdinde aşağıdaki suçlardan ceza davaları açılmıştır: (i) silahlı bir ayaklanmaya katılma ve anayasal düzeni yıkmak ve Rus Federasyonu’nun toprak bütünlüğünü tehdit etmek amacıyla silahlı bir örgüte üye olmak ve (ii) ateşli silah ve askeri mühimmat bulundurmak. Cerkessk Şehir Mahkemesi başvuranın gıyabında tutuklama müzekkeresi çıkarmıştır.
8. Başvuran 24 Ocak 2008 tarihinde İstanbul’da El-Kaide’ye karşı yapılan bir operasyon kapsamında polis tarafından gözaltına alınmıştır. Akabinde Gaziantep Sulh Ceza Mahkemesinin kararıyla tutuklanmış ve Gaziantep H Tipi Cezaevine gönderilmiştir.
9. Belirtilmeyen bir tarihte Adana Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde başvurana karşı ceza davası açılmıştır.
10. Adana Ağır Ceza Mahkemesi 28 Ocak 2009 tarihinde başvuranın Gaziantep H Tipi Cezaevi’nden tahliye edilmesine karar vermiştir. Dava dosyasında cezai yargılamaların akıbetine ilişkin daha fazla bilgi yer almamaktadır
11. 28 Ocak 2009 tarihindeki tahliyesini takiben başvuran, Gaziantep Emniyet Müdürlüğüne bağlı olan Gaziantep Geri Gönderme Merkezine yerleştirilmiştir.
12. Belirtilmeyen bir tarihte Rus yetkililer başvuranın iadesini talep etmişlerdir. Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesi 3 Nisan 2009 tarihinde söz konusu suçların siyasi nitelikli olduğunu ve uluslararası ve ulusal kanunlar kapsamında söz konusu suçları işlediği iddia edilen kişilerin iade edilemeyeceğini belirterek bu talebi reddetmiştir.
13. 23 Ekim 2009 tarihinde başvuran, Gaziantep valiliğine sığınma talebinde bulunmuştur. 26 Nisan 2010 tarihinde başvurana talebinin reddedildiği bildirilmiştir.
14. Bu süreç içerisinde, 8 Nisan 2010 tarihinde başvuran, İçişleri Bakanlığı’na (“Bakanlık”) dilekçe göndermiş ve salıverilmesini ve kendisine ikamet izni verilmesini talep etmiştir. Başvuranın talepleri Bakanlık tarafından reddedilmiştir. Başvuranın bu karara itirazı da 10 Haziran 2010 tarihinde Bakanlık tarafından reddedilmiştir.
15. Başvuran, 24 Temmuz 2010 tarihinde, on beş gün içerisinde Türkiye’yi terk etmesi koşulu ile Gaziantep Geri Gönderme Merkezinden tahliye edilmiştir. Başvuranın tahliyesinden kısa süre sonra Türkiye’den ayrıldığı görülmektedir.
16. Dava dosyasındaki bilgilere göre başvuran Gaziantep Geri Gönderme Merkezi’nde tutulduğu süre boyunca 3 Mart 2009-27 Temmuz 2010 tarihleri arasında avukatıyla toplam dokuz kez görüşmüştür.
II. İLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMA
17. Söz konusu zamanda uygulanmakta olan ilgili iç hukuk ve uygulamaya Abdolkhani ve Karimnia / Türkiye (no. 30471/08, §§ 29-45, 22 Eylül 2009), ve Yarashonen / Türkiye (no. 72710/11, §§ 21-26, 24 Haziran 2014) davalarına ilişkin kararlardan erişilebilir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
I. SÖZLEŞMENİN 5. MADDESİ’NİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
18. Sözleşme’nin 5 §§ 1, 2 ve 4. madde hükümleri ve 13. maddesine dayanarak başvuran, hukuka aykırı bir şekilde tutulmasına itiraz etme imkânı tanınmaksızın hukuka aykırı bir şekilde tutulması ve özgürlüğünden mahrum bırakılmasının sebeplerinin usulünce tarafına bildirilmemesi hususunda şikâyette bulunmuştur. Sözleşme’nin 5 § 5. maddesi uyarınca, iç hukuk kapsamında bu şikâyetler bağlamında tazminat alma hakkının bulunmadığını ileri sürmüştür.
Sözleşmenin 5. maddesi aşağıdaki gibidir:
“1. Herkes özgürlük ve güvenlik hakkına sahiptir. Aşağıda belirtilen haller dışında ve yasanın öngördüğü usule uygun olmadan hiç kimse özgürlüğünden yoksun bırakılamaz:
a) Kişinin, yetkili bir mahkeme tarafından verilmiş mahkumiyet kararı sonrasında yasaya uygun olarak tutulması;
b) Kişinin, bir mahkeme tarafından yasaya uygun olarak verilen bir karara uymaması sebebiyle veya yasanın öngördüğü bir yükümlülüğün uygulanmasını sağlamak amacıyla yasaya uygun olarak yakalanması veya tutulması;
c) Kişinin bir suç işlediğinden şüphelenmek için inandırıcı sebeplerin bulunduğu veya suç işlemesine ya da suçu işledikten sonra kaçmasına engel olma zorunluluğu kanaatini doğuran makul gerekçelerin varlığı halinde, yetkili adli merci önüne çıkarılmak üzere yakalanması ve tutulması;
d) Bir küçüğün gözetim altında eğitimi için usulüne uygun olarak verilmiş bir karar gereği tutulması veya yetkili merci önüne çıkarılmak üzere yasaya uygun olarak tutulması;
e) Bulaşıcı hastalıkların yayılmasını engellemek amacıyla, hastalığı yayabilecek kişilerin, akıl hastalarının, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılarının veya serserilerin yasaya uygun olarak tutulması;
f) Kişinin, usulüne aykırı surette ülke topraklarına girmekten alıkonması veya hakkında derdest bir sınır dışı ya da iade işleminin olması nedeniyle yasaya uygun olarak yakalanması veya tutulması;
2. Yakalanan her kişiye, yakalanma nedenlerinin ve kendisine yöneltilen her türlü suçlamanın en kısa sürede ve anladığı bir dilde bildirilmesi zorunludur.
...
4. Yakalama veya tutulma yoluyla özgürlüğünden yoksun kılınan herkes, tutulma işleminin yasaya uygunluğu hakkında kısa bir süre içinde karar verilmesi ve, eğer tutulma yasaya aykırı ise, serbest bırakılması için bir mahkemeye başvurma hakkına sahiptir.
5. Bu madde hükümlerine aykırı bir yakalama veya tutma işleminin mağduru olan herkes tazminat hakkına sahiptir.”
19. Mahkeme, başlangıçta 13. madde kapsamındaki şikâyetin yalnızca 5 § 4 madde kapsamında incelenmesi gerektiği kanaatindedir. Bu madde hükmü, 13. maddenin daha genel gerekliliklerine dair bir özel kanun (lex specialis) sıfatındadır. (bk. Amie ve Diğerleri / Bulgaristan, no. 5149/08, § 63, 12 Şubat 2013).
A. Kabul Edilebilirlik Hakkında
20. Mahkeme, başvuranın 5 §§ 1, 2, 4 ve 5 madde hükümleri kapsamındaki şikâyetlerinin Sözleşme’nin 35 § 3 (a) maddesi anlamı dâhilinde açıkça dayanaktan yoksun olmadığını belirtir. Ayrıca şikâyetlerin başka herhangi bir gerekçeyle de kabul edilemez olmadığı kanaatinde olup şikâyetlerin kabul edilebilir olarak nitelendirilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
B. Esas Hakkında
21. Mahkeme; ilk olarak, Hükümetin genel bir açıklama olarak Mahkemenin Sözleşme’nin ilgili hükümlerine ilişkin içtihadından haberdar olduğunu ifade ettiklerini belirtir. Başvuranın 5 § 1 madde kapsamındaki şikâyeti hususunda Hükümet; başvuranın, söz konusu zamanda yürürlükteki haliyle, Sözleşme’nin 5 § 1 (f) madde hükmünün anlamı dâhilinde 5683 sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun’un 23. maddesi uyarınca tutulduğunu ileri sürmüştür. Başvuranın 5 §§ 4 ve 5 madde hükümleri kapsamındaki şikâyetlerine cevaben başvuranın tutuklanmasının hukuka aykırılığına itiraz etmek için Anayasa’nın 36. ve 125. maddeleri uyarınca idari mahkemelere başvurabileceğini öne sürmüştür. Hükümet, 5 § 2 madde kapsamındaki şikâyete özgü görüş sunmamıştır.
22. Başvuran iddialarını yinelemiştir.
23. Mahkeme, yakın zamandaki bir kaç davada benzer şikayetleri incelemiştir ve Türk hukukunda yabancıların tutuklanmasına ilişkin usulü belirleyen ve bu tutuklamaların hukuka uygun olup olmadığı hususunda yargı denetimi için hukuk yolu ve tazminat alımını sağlayan açık kanuni hükümlerin mevcut olmamasından dolayı ilgili hükümlerin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bk. örneğin, yukarıda anılan Yarashonen, §§ 37‑50; Musaev / Türkiye, no. 72754/11, §§ 27-41, 21 Ekim 2014; ve Aliev / Türkiye, no. 30518/11, § 52-69, 21 Ekim 2014). Mahkeme, Hükümetin, Mahkeme’nin bu kararlarını değiştirmesini gerektirecek herhangi bir iddia veya bilgi sunmadığını belirtmektedir.
24. Mevcut davada Sözleşme’nin 5 §§ 1, 2, 4 ve 5 madde hükümlerinin ihlal edildiğine karar verilmiştir.
II. BAŞVURANIN FİZİKİ TUTULMA KOŞULLARI BAĞLAMINDA TEK BAŞINA VE SÖZLEŞME’NİN 13. MADDESİ İLE BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE 3. MADDENİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
25. Sözleşme’nin 3. maddesine dayanarak başvuran, özellikle yeterince gün ışığı ve havalandırma olmadan on sekiz ay boyunca hijyenik olmayan koşullar altında tutulduğunu; tutulma süresi boyunca dışarı çıkmasına bir kez bile izin verilmediğini ve bu süre zarfı içinde hiçbir sosyal aktivitede bulunmadığını iddia ederek Gaziantep Geri Gönderme Merkezindeki fiziki koşullar hususunda şikayette bulunmuştur. Ayrıca 3. madde ile bağlantılı olarak 13. madde kapsamında tutulma koşulları hakkında şikâyetlerini dile getirebileceği etkili bir iç hukuk yolu bulunmadığını iddia etmiştir.
Sözleşme’nin 3. ve 5. maddeleri aşağıdaki gibidir:
Madde 3
“Hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz.”
Madde 13
Bu Sözleşme’de tanınmış olan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkes, söz konusu ihlal resmi bir hizmetin ifası için davranan kişiler tarafından gerçekleştirilmiş olsa dahi, ulusal bir merci önünde etkili bir yola başvurma hakkına sahiptir.”
A. Sözleşme’nin 3. Maddesi
1. Tarafların Beyanları
26. Hükümet, Gaziantep Geri Gönderme Merkezindeki koşulların insan haysiyeti açısından uygun olduğunu ve başvuranın iddialarını ilgili kanıtlar ile desteklemediğini belirtmiştir. Bu hususta Gaziantep’teki geri gönderme tesisinin elli kişilik iki katlı bir yapıyı bünyesinde bulundurduğunu bildirmiştir. Her katta bir tuvalet olduğunu ve geri gönderme merkezinin ilgili personel tarafından belirli aralıklarla temizlendiğini; yapının gün ışığı alan pek çok penceresi olduğunu ve geri gönderme merkezindeki yabancıların temiz hava ve günlük egzersiz için bahçeye çıkmalarına izin verildiğini belirtmiştir. Hükümet, verdiği bilgileri desteklemek amacıyla çeşitli odalar, sağlık tesisleri, mutfak ve bahçe de dâhil olmak üzere geri gönderme merkezinin fotoğraflarını sunmuştur. Fotoğraflara göre odaların bazılarında televizyon ve havalandırma mevcuttur. Hükümet ayrıca İçişleri Bakanlığı’na bağlı Emniyet Müdürlüğü tarafından Gaziantep Geri Gönderme Merkezinin fiziki koşulları hususunda yazılan bilgi notunu ibraz etmiştir.
27. Başvuran cevaben, 28 Ocak 2009 tarihinde serbest bırakılmasının ardından ilk olarak Temmuz 2009’a kadar kaldığı Küsget polis karakolunda tutulduğunu belirtmiştir. Küsget polis karakolunda kaldığı on metrekarelik odanın bodrum katında olduğunu, yeterince havalandırılmadığını ve ışıklandırılmadığını ve oldukça pis olduğunu ileri sürmüştür. Başvuran, ardından açık havada egzersiz yapmasına ve sosyal aktivitede bulunmasına izin verilmediği ve hijyenik olmayan koşullar altında tutulduğu Gaziantep Geri Gönderme Merkezine nakil edildiğini bildirmiştir. Başvuran, Hükümet tarafından gönderilen fotoğrafların gerçeği yansıtmadığını ve odaların ve mobilyaların fotoğraf amaçlı yenilendiğini ve yeniden düzenlendiğini öne sürmüştür.
28. Başvuran, avukatının 11 Mart 2015 tarihinde Gaziantep’e geri gönderme merkezini ziyaret etmek için gittiğini fakat avukatına odaları ve diğer olanakları kontrol etmesi için izin verilmediğini belirtmiştir. Bu sebeple avukatı, oradaki fiziki koşullar hakkında bilgi elde etmek için geri gönderme merkezinde tutulmuş olan bir kaç kişi ve avukatlar ile görüşmeler yapmıştır. Kimlikleri açıklanmamış olan bu kişilerden elde edinilen bilgilere göre (Hükümetin savunmasının aksine) merkezde tutulan kişilerin bahçeyi kullanmasına izin verilmemiştir. Buna ek olarak Hükümet tarafından ibraz edilen fotoğraflar, duvarlar önceden oldukça kirli olduğu için odaların yeni boyandığını ortaya koymaktadır.
29. Başvuru formunda belirttiği şikayetlere ek olarak başvuran, savunmasında Gaziantep Geri Gönderme Merkezindeki yemeklerin yetersiz ve besleyici olmadığını; uyuma ve dinlenme koşullarının yetersiz ve odaların çok kalabalık olduğunu; doktor, psikolog veya diğer sağlık personeli veya sosyal hizmet görevlisinden burada görev yapan kimse bulunmadığını; dış dünya ile bir bağlantısının bulunmadığını; bulaşıcı hastalığa yakalanmasına rağmen kendisine yeterli sağlık hizmeti sunulmadığını ve protez bacaklı engelli bir birey olarak pek çok zorlukla karşılaştığını öne sürmüştür.
2. Mahkeme’nin değerlendirmesi
(a) İlk Hususlar
30. İlk olarak Mahkeme, başvuranın başvuru formunda 28 Ocak 2009 tarihinden 24 Temmuz 2010 tarihine Gaziantep Geri Gönderme Merkezinde tutulduğunu ve özellikle oradaki fiziki koşullar hususunda şikayetçi olduğunu öne sürmüş olmasına karşın, ardından Mahkeme’ye 12 Mart 2015 tarihinde sunulan görüşlerinde aslında Temmuz 2009’dan itibaren Gaziantep Geri Gönderme Merkezinde tutulduğunu ve bu süreç öncesinde Küsget polis karakolunda alıkonulduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca Küsget polis karakolundaki tutulma koşulları hususunda da bazı şikâyetlerde bulunmuştur. Hükümet, bu hususa ilişkin bir yorumda bulunmamıştır.
31. İkinci olarak Mahkeme, başvuranın Hükümetin görüşlerine sunduğu cevabi nitelikli yazıda 29. paragrafta belirtildiği üzere Gaziantep Geri Gönderme Merkezindeki tutulma koşullarına ilişkin yeni şikâyetlerde bulunduğunu gözlemlemiştir.
32. Mahkeme, elinde mevcut olan belgelerden başvuranın tutulduğu Ocak ve Temmuz 2009 tarihleri arasında nerede tutulduğuna ilişkin bir tespitte bulunamamaktadır. Bununla birlikte, 29. paragrafta belirtilen şikâyetlerin (engelli bir birey olarak karşılaşılan zorluklar hususundaki şikâyetler dâhil) Küsget polis karakolundaki fiziki koşullara ilişkin şikâyetler her halükarda başvuran tarafından başvuru formunda dile getirilen asıl şikâyetlere dâhil değildir ve Hükümetin görüş bildirdiği bu asıl şikâyetler açısından detaylı bilgiler de teşkil etmemektedir. Bu sebeple bu şikâyetler, Mahkeme’ye ilk kez 12 Mart 2015 tarihinde sunulan yeni hususları teşkil etmektedir. Dolayısıyla Mahkeme’nin, Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4. madde hükümleri uyarınca altı ay zaman sınırı aşıldıktan sonra dile getirildikleri için bunları reddetmesi gerekmektedir.
(b) Gaziantep Geri Gönderme Merkezindeki tutulma koşullarına ilişkin iddialar hakkında
33. Mahkeme, tutulma koşulları hususundaki içtihadında düzenlenen ilkelere atıfta bulunur (bk. özellikle, yukarıda anılan Yarashonen, §§ 70-73, ve burada anılan diğer davalar). Sözleşme’nin 3. maddesi kapsamında Devletin; kişinin insan haysiyetine uygun ve tutuklanma tedbirinin uygulanma biçimi ve yöntemi, söz konusu kişinin tutukluluk halinin kendisinin sebebiyet vereceği kaçınılamaz ıstırap seviyesini aşan düzeyde sıkıntı veya zorluk çekmesine sebebiyet vermeyen koşullar altında tutuklanmasını sağlaması gerektiğini özellikle hatırlatır.
34. Mahkeme, başvuranın tutulma koşullarına ilişkin fiili hususlar hususunda başvuran ve Hükümetin anlaşmazlık içinde olduğunu belirtmektedir. Hükümet, başvuranın Gaziantep Geri Gönderme Merkezinde insan haysiyetine uygun koşullar altında tutulduğunu ve özellikle gün ışığına ve temiz havaya erişiminin yeterli, tesislerin temel sağlık standartlarına uygun olduğunu ve açık hava egzersizine günlük erişimi olduğunu öne sürmüştür. Hükümet, fotoğrafik kanıtların yanı sıra Gaziantep Geri Gönderme Merkezindeki fiziki koşullara ilişkin bilgi veren İçişleri Bakanlığına bağlı Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan bir bilgi notu ile de beyanlarını desteklemiştir. Hükümetin sunduğu fotoğraflara göre bir mutfağı, sağlık tesisleri, bir bahçesi ve farklı büyüklükte pek çok odası olan geri gönderme merkezinin temel temizlik standartlarına uygunluk sağladığı görülmektedir ve ranzalarda temiz nevresimler mevcuttur. Fotoğrafta görüntülenen tüm odalar, her odada en az bir büyük pencere bulunduğu ve pencerelerin hiçbiri ışık ve hava akışını engelleyecek metal kepenklerle veya parmaklıklarla kapatılmadığı için bolca gün ışığı almaktadır. Bahçede, bina yakınında iki tahta masa ve banklar bulunmaktadır ve bahçenin büyüklüğü uygun görünmektedir.
35. Buna ilişkin olarak başvuran, Hükümetin iddialarının aksine geri gönderme merkezinde kaldığı süre boyunca dışarı çıkmasına izin verilmediğini öne sürmüştür. Ancak Hükümet tarafından sunulan fotoğraflar hakkında bu fotoğrafların gerçekleri yansıtmadığı dışında bir yorumda bulunmamıştır. Bu bağlamda fotoğrafta görülen iyi aydınlatılmış odalardan birinde kalmadığını belirtmemiştir ve bu odalardaki büyük pencerelerin yeterince temiz hava ve gün ışığı almayışını da açıklamamıştır. Buna benzer olarak başvuran, Devlet yetkilileri tarafından fotoğraflandığı üzere sağlık tesislerinin durumu veya diğer tesislerin temizliği hususunda bir yorumda da bulunmamıştır. Bunun yerine şikâyetlerinde iddia edilen diğer yetersizlikler hakkında yorum yapmadan yalnızca orada tutulanların bahçeye erişimine izin verme gibi bir uygulamanın söz konusu olmadığını ve Hükümet tarafından gönderilen fotoğraflardaki duvarların yeni boyanmış olduğunu söyleyen söz konusu geri gönderme merkezinin bazı avukatları ve eskiden burada tutulmuş bir kaç kişi ile yapılan, temsilcisinin yürüttüğünü söylediği bazı görüşmeleri dile getirmiştir.
36. Mahkeme, tutulma koşullarına ilişkin davalarda ilke olarak başvuranlardan şikayet edilen olguların detaylı ve tutarlı bilgiler sunmalarını ve mümkün olduğunca şikayetlerini destekleyen kanıt sunmalarının beklendiğini hatırlatır (bk. daha fazla atıf için Visloguzov / Ukrayna, no. 32362/02, § 45, 20 Mayıs 2010; Kyriacou Tsiakkourmas ve Diğerleri / Türkiye no. 13320/02, § 279, 2 Haziran 2015; ve Story ve Diğerleri / Malta, no. 56854/13, 57005/13 ve 57043/13, § 110, 29 Ekim 2015). Başvuranın dile getirdiği hususlar, iddialarını kanıtlama konusunda yetersizdir (bk. Khodorkovskiy / Rusya, no. 5829/04, § 106, 31 Mayıs 2011). Mahkeme, fiziki tutulma koşulları hakkındaki bilgilerin ulusal makamların bilgisi dâhilinde olduğunu ve bu doğrultuda başvuranların bir şikâyetin doğruluğunu ispat etmek için kanıt elde ederken bu bağlamda zorluk yaşayabileceğini kabul ederken (bk. Aden Ahmed / Malta, no. 55352/12, § 89, 23 Temmuz 2013), başvuranlardan koşulların elverdiği ölçüde iddialarını desteklemeleri beklenmektedir (bk. yukarıda anılan Kyriacou Tsiakkourmas ve Diğerleri, § 283). Benzer koşullar altında Mahkeme, örneğin başvuran tarafından iddialarına destek mahiyetinde sunulan merkezde tutulan diğer kişilerin yazılı ifadelerinin (bk. yukarıda anılan Visloguzov) veya ilgili olayların ulusal makamların dikkatine sunulduğunu gösteren belgelerin, şikayetin haklı nedene dayandığı kanaatine ulaşılması için yeterli kanıt teşkil ettiği sonucuna varmıştır (bk. Daniliuc / Romanya (k.k.), no. 7262/06, § 53, 2 Ekim 2012, ve Aleksandr Vladimirovich Smirnov / Ukrayna, no. 69250/11, § 47, 13 Mart 2014). Bu bağlamda Mahkeme, başvuranın beklendiği üzere iddialarını yeterli ve ilgili kanıtlar ile destekleyip desteklemediğini inceleyecektir.
37. İlk olarak Mahkeme, Gaziantep Geri Gönderme Merkezinde tutulduğu süre boyunca başvuranın birkaç defa Gaziantep Valiliği ve İçişleri Bakanlığı ile temasa geçtiğini belirtir (bk. yukarıda §§ 13 ve 14) fakat bu temasların hiçbirinde fiziki tutulma koşulları hakkında şikayette bulunmadığı görülmektedir. Tutulma süresi boyunca yakın temas halinde olduğu avukatı da (bkz yukarıda § 16) başvuranın kaldığı koşullar hakkında herhangi bir yetkiliye şikâyet sunmamıştır.
38. İkinci olarak Mahkeme, başvuranın üzerine başka bir açıklama gerektirmeyen açık hava egzersizine erişim yoksunluğu iddiasına ek olarak Gaziantep Geri Gönderme Merkezindeki iddia edilen olumsuz fiziki koşullar hakkındaki şikâyetleri hususunda –Hükümet tarafından sunulan kendi iddialarını çürüten fotoğrafik kanıtlara cevaben dahi - detaylı bilgi sunmadığını belirtmektedir. Başvuran 11 Mart 2015 tarihinde (başka bir deyişle Hükümetin görüşlerini iletmesinin ardından) yasal temsilcisinin Gaziantep Geri Gönderme Merkezindeki tutulma koşulları hakkında birinci ağızdan rapor sunmak için oraya gitmeyi denediğini fakat merkeze girmesine izin verilmediğini öne sürmüştür. Ancak Mahkeme, dava dosyasında geri gönderme merkezine girişin engellenmesine ilişkin yazılı kaydın bulunmadığını ve bu hususta ilgili Devlet yetkililerine bir şikâyette bulunulmadığını belirtmektedir.
39. Üçüncü olarak Mahkeme, başvuranın avukatının Gaziantep Geri Gönderme Merkezindeki koşullar hususunda buranın bazı avukatları ve eskiden burada tutulmuş bir kaç kişi ile görüşmeler yaptığını iddia etmesine rağmen başvuranın bir kez daha bu iddiayı destekleyen yazılı bir ifade veya somut bir kanıt sunmadığını ve söz konusu kanıtların neden sunulamadığına dair bir açıklamada da bulunmadığını belirtmektedir. Bu koşullar altında söz konusu görüşmelerin kanıt niteliği tartışmaya açıktır.
40. Dördüncü olarak Mahkeme, başvuranın Gaziantep Geri Gönderme Merkezindeki tutulma koşulları hakkındaki ifadelerinin, tutulma koşulları hakkında değerlendirmede bulunurken güvenilir bir temel sağlamak amacıyla Mahkeme tarafından sıklıkla kullanılan gerek Avrupa İşkencenin ve İnsanlık dışı veya Onur kırıcı Ceza veya Muamelenin Önlenmesi Komitesi’nin (“AİÖK”) raporları gibi gerekse saygın sivil toplum örgütlerinin bulguları gibi diğer güvenilir kaynaklar tarafından doğrulanamadığını dikkate alır (bk. örneğin, Kehayov / Bulgaristan, no. 41035/98, § 66, 18 Ocak 2005, ve Kurkaev / Türkiye, no. 10424/05, § 34, 19 Ekim 2010). Mahkeme, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün ve AİÖK’ün, başvuran tarafından dile getirilen (günlük açık hava egzersizinden yoksunluk ve hijyenik olmayan koşullar gibi) bazı problemleri sırasıyla Haziran 2008 ve 2009 tarihlerinde belirli geri gönderme merkezlerine yaptıkları ziyaretlerinde gözlemlediklerini belirtmektedir (bk. sırasıyla Tehrani ve Diğerleri / Türkiye, no. 32940/08, 41626/08 ve 43616/08, § 52, 13 Nisan 2010, ve yukarıda anılan Yarashonen, § 28). Ancak bu raporlarda belirtilen problemler ziyaret edilen tesislere özgüdür ve Gaziantep Geri Gönderme Merkezi bunlara dâhil değildir. Ayrıca, Mahkeme’nin, bunların tüm geri gönderme merkezlerini etkileyen sistematik sorunlar olduğuna kanaat getirmesi için elinde yeterli kanıt bulunmamaktadır.
41. Mahkeme, başvuran tarafından öne sürülen iddiaların ciddiyetini kabul etmektedir. Ancak yukarıda bahsi geçenlerin ışığında başvuranın davası, Gaziantep Geri Gönderme Merkezindeki aşağılayıcı koşullar altında tutulması hususunda ilk bakışta haklı görülen bir dava durumunda değildir. Bu bağlamda Mahkeme, başvuranın tutulma süresince avukatı ile bir kaç kez görüşme fırsatı olduğunu (bk. yukarıda § 16) ve bu sebeple Gaziantep Geri Gönderme Merkezindeki fiziki koşullar hakkında daha somut kanıt ibraz edebilecek bir durumda olduğunu özellikle vurgular.
42. Mahkeme, şikâyetin açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle Sözleşme’nin 35 §§ 3 ve 4 madde hükümleri uyarınca reddedilmesi gerektiği kanaatindedir.
B. Sözleşme’nin 13. Maddesi hakkında
43. Mahkeme, 13. maddenin, Devlet’in Sözleşme kapsamında özü itibarıyla “savunulabilir şikayet”in ele alınması hususunda etkili bir hukuk yolu ve uygun tazmin sunmasını gerektirdiğini hatırlatmaktadır (bk. Sürmeli / Almanya [BD], no. 75529/01, § 98, AİHM 2006‑VII).
44. Gaziantep Geri Gönderme Merkezindeki tutulma koşulları hususundaki şikâyetin açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle kabul edilemez olduğu kararına varıldığı (bk. yukarıda § 42) düşünüldüğünde Mahkeme, Sözleşme’nin 13. maddesinde belirtilen amaçlar doğrultusunda başvuranın 3. madde kapsamında “savunulabilir iddia”sı olmadığı sonucuna varmıştır.
45. Bu doğrultuda söz konusu şikâyet açıkça dayanaktan yoksundur ve Sözleşme’nin 35 §§ 3 ve 4 madde hükümleri anlamı dâhilinde kabul edilemez olarak nitelendirilmelidir.
III. SÖZLEŞME’NİN 41. MADDESİ’NİN UYGULANMASI
46. Sözleşme’nin 41. Maddesi aşağıdaki gibidir:
“Eğer Mahkeme bu Sözleşme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Taraf’ın iç hukuku bu ihlalin sonuçlarını ancak kısmen ortadan kaldırabiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, zarar gören taraf lehine adil bir tazmin verilmesine hükmeder.”
A. Tazminat
47. Başvuran, 45,000 avro (kırk beş bin avro) manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
48. Hükümet, meblağın aşırı olduğu gerekçesiyle bu talebi reddetmiştir.
49. Mahkeme, Sözleşme’nin 5. maddesi kapsamında başvuranın manevi zarara maruz kalmış olabileceğini ve bu zararların yalnızca ihlallerin tespiti ile tazmin edilemeyeceğini göz önünde bulundurmaktadır. Söz konusu ihlallerin ciddiyetini ve hakkaniyetli değerlendirmeleri göz önüne alarak Mahkeme, bu başlık altında başvurana 7,500 avro (yedi bin beş yüz avro) ödenmesine hükmetmiştir.
B. Masraf ve Giderler
50. Başvuran ayrıca avukat masrafı için 4,956 avro (dört bin dokuz yüz elli altı avro) ve ulaşım masrafları, kırtasiye, fotokopi, tercüme, posta masrafları ve iletişim gibi Mahkeme önünde çıkan diğer masraflar için de 392 avro (üç yüz doksan iki avro) talep etmiştir. Bu bağlamda, başvuran, yasal temsilcilerinin kırk iki saatlik yasal çalışmasını gösteren zaman çizelgesini, temsilcileri ile imzaladığı yasal hizmet sözleşmesini, tercüme ve posta masrafları için faturaları ve temsilcisinin 11 Mart 2015 tarihinde Gaziantep’e yaptığı ziyaret için alınan ve bu ziyaret için yapılan ödemeyi gösteren elektronik uçak biletini sunmuştur. Kalan diğer masraflar herhangi bir belge ile desteklenmemiştir.
51. Hükümet bu taleplere ispatlanmadığını öne sürerek itirazda bulunmuştur. Özellikle posta ve ulaşım masraflarına ait faturaların, söz konusu başvuru ile ilişkili olarak ortaya çıktığını göstermemekte olduğunu öne sürmüştür.
52. Mahkeme’nin içtihat hukuku uyarınca masraf ve giderlerin gerçekten ve zorunlu olarak ortaya çıktığının gösterilebildiği ve miktar olarak makul olduğunun ortaya konabildiği ölçüde başvuran kişi, bu masrafların tazmin edilmesini isteme hakkına sahiptir. Söz konusu davada Mahkeme, elindeki belgeleri ve yukarıdaki kriterleri göz önüde bulundurarak başvurana tüm başlıklar altındaki masrafları karşılayacak şekilde 5,200 (beş bin iki yüz) avro ödenmesini makul görmektedir. Hükümetin önceki paragrafta bahsedilen iddialarına cevaben Mahkeme, posta masraflarına ilişkin faturaların başvuranın adına olduğunu ve elektronik biletin hem başvuranın temsilcisi adına hem de seyahatin tarihine ait olduğunu ve bunların da dava dosyasındaki bilgiler ile eşleştiğini belirtir.
C. Gecikme Faizi
53. Mahkeme, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar vermiştir.
İŞBU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OY BİRLİĞİYLE,
1. Sözleşme’nin 5 §§ 1, 2, 4, ve 5. madde hükümleri kapsamındaki şikayetlerin kabul edilebilir; başvurunun geri kalan kısmının ise kabul edilemez olduğuna;
2. Sözleşme’nin 5 §§ 1, 2, 4, ve 5 madde hükümlerinin ihlal edildiğine;
3.
(a) Davalı Devlet tarafından, başvurana, Sözleşme’nin 44 § 2 Maddesi uyarınca, kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde; ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden davalı Devletin ulusal para birimine çevrilmek üzere,
(i) manevi tazminat olarak, miktara yansıtılabilecek vergiler hariç olmak üzere, 7,500 avro (yedi bin beş yüz avro) ödenmesine;
(ii) masraf ve giderler için, miktara yansıtılabilecek vergiler hariç olmak üzere, 5,200 avro (beş bin iki yüz avro) ödenmesine;
(b) Yukarıda bahsi geçen üç aylık sürenin bittiği tarihten itibaren, ödeme gününe kadar, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa Merkez Bankası’nın söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Başvuranın adil tazmine ilişkin diğer taleplerinin reddedilmesine karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce olarak tanzim edilmiş ve Mahkeme İç Tüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3 Maddesi uyarınca 6 Eylül 2016 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Hasan BakırcıJulia Laffranque
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy