Bu çeviri Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Araştırma – İçtihat Biriminin () desteğiyle hazırlanmış ve Anayasa Mahkemesinin intranet sayfasında yayınlanmıştır. Bu belgenin tekrar yayınlanma izni sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin HUDOC sayfasında yer alması amacına yöneliktir ().
This translation was made available with the support of the Turkish Constitutional Court Research and Case-law Department () and published on its intranet. The permission of reproducing this document has been granted for the sole purpose of its publication on the Court’s case-law database HUDOC ().
Cette traduction a été préparée avec le soutien de la Division de Recherche et de Jurisprudence de la Cour constitutionnelle turque () et publié sur son intranet. L’autorisation de reproduction de ce document est limitée à sa publication sur la page de jurisprudence HUDOC de la Cour européenne des droits de l’homme ().
ARAŞTIRMA VE İÇTİHAT BİRİMİ (ar-iç)
BİLGİ NOTU
AİHM KARARLARI
2013/15
ERTUŞ/TÜRKİYE
(37871/08, 5/11/2013)
Karar Metni
İlgili Maddeler
AİHS 3
Hak ve Özgürlükler
İşkence Yasağı
Anahtar Kelimeler
Kötü muamele, Usuli yükümlülükler,
Davanın Özü
3. maddedeki kötü muamele şikâyetleri kapsamında, “ileri sürülebilir” ve “makul şüphe içeren” iddialar bakımından etkili bir soruşturma yürütülmelidir.
KARARIN ÖZETİ
Olaylar ve Olgular:
Başvurucu, 1993 doğumlu olup Hakkâri’de yaşamaktadır. 22 Mart 2008’de, o dönemde 15 yaşında olan başvurucu, Hakkâri’de yasa dışı PKK örgütüne destek için yapılan bir gösteri sırasında yakalanmıştır. Aynı gün tıbbi muayeneye sokulmuş ve vücudunda herhangi bir kötü muamele izine rastlanmamıştır. Başvurucu 23 Mart 2008 günü de tıbbi muayeneye sokulmuş ve vücudunda herhangi bir kötü muamele izine rastlanmamıştır. Başvurucu Hakkâri Sulh Ceza Mahkemesince serbest bırakılmış, savcı bu karara itiraz etmiş, Hakkâri Ceza Mahkemesi de başvuru5 Mart 2008 tarihinde tekrar yakalnmıştır. anmasına karar vermiştir. Bunun üzerine başvurucunun tutuklanmasına karar vermiştir. Bunun üzerine başvurucu 25 Mart 2008 tarihinde tekrar yakalanmıştır. 28 Mart 2008’de başvurucunun ebeveynleri yakalama sırasındaki aşırı güç kullanımı nedeniyle başvurucunun kolunun kırıldığı iddiasıyla savcılığa suç duyurusu yapmışlardır. Başvurucu aynı gün muayeneye sokulmuş olup, tıbbi raporda, başvurucunun kafasında, daha önceden gerçekleşmiş olan bir düşme olayı sebebiyle 2x1 cm ebatında bir yara, sağ işaret parmağının kemiği üzerinde de 2x1 cm ebatında kabuk bağlamış bir yara olduğu belirtilmiştir. Başvurucu, 31 Mart 2008’de cezaevi doktorunca muayene edilmiş, doktor raporunda, sağ dirsekte minimal bir ödem olduğunu ve parmaklar üzerinde henüz iyileşmemiş yaralar olduğu ifade edilmiştir.
Savcıya yapılan şikâyet üzerine başlatılan soruşturmada, 17 Nisan 2008 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Başvurucunun bu karara itirazı da reddedilmiştir. Başvurucu, hakkında açılan davada delil yetersizliği sebebiyle beraat etmiş, başvurucunun idare mahkemesine açtığı tazminat davası da reddedilmiştir.
İddialar:
Başvurucu, AİHS’in 3. ve 13. maddelerinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
Hükümetin Savunması:
Hükümet idare mahkemesindeki dava sonuçlanmadan başvuru yapıldığı gerekçesiyle iç hukuk yollarının tüketilmediğinden başvurunun kabul edilemez olduğunu ileri sürmüştür.
Hukuki Değerlendirme:
Mahkeme başvuruyu 3. maddeden ele almıştır. Hükümetin iç hukuk yollarının tüketilmediği itirazına karşılık olarak ise, idare mahkemesine açılan tazminat davalarının devletin 3. maddedeki yükümlülüklerini karşılama konusunda yeterli kabul edilemeyeceğini ifade ederek bu itirazı reddetmiştir.
3. madde yönünden (esas);
Mahkeme, başvurucunun, kötü muamele bulunmadığına ilişkin doktor raporlarına hiçbir itirazda bulunmadığını, başvurucunun ebeyenlerinin bu doktor raporlarından sonraki bir tarihte, başvurucu yakalandıktan 6 gün sonra 28 Mart 2008’de suç duyurusunda bulunduklarını ve yakalama sırasında kullanılan gücün 3. maddenin esastan ihlal edildiğini söylemek için gerekli olan minimum eşiği geçmediğini belirterek 3. maddenin esastan ihlal edilmediğine karar vermiştir.
3. madde yönünden; (usül)
Mahkeme, savcı tarafından yapılan soruşturmada, şikâyet edilen polislerin hiçbirisinin ya da başvurucunun ifadesinin alınmadığını veya polisler ile başvurucunun yüzleştirilmediğini belirterek 3. maddenin usulden ihlal edildiğine karar vermiştir.
Diğer
Mahkeme, başvurucu lehine 5.000 avro manevi tazminata hükmetmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy