Fazliyski / Bulgaristan – 40908/05 - Karar 16 Nisan 2013 [4. Daire]
Olaylar ve Olgular –İçişleri Bakanlığı Psikoloji Kurumu’nun başvuranın gizli bilgileri toplama ve dağıtmayı içeren görevlerini gerçekleştirmeye zihinsel olarak uygun olmadığına karar vermesinin ardından, başvuranın İçişleri Bakanlığı’nın Ulusal Güvenlik Hizmetleri’ndeki görevine son verilmiştir. Yüksek İdari Mahkeme’nin üç üyeden oluşan heyeti, psikolojik değerlendirmenin sonuçlarını incelemeye yetkili olmadığını belirtmiş, doğru usulün uygulanmış olduğunu ve mevzuatın şartları uyarınca kararın geçerli olduğunu saptayarak, başvuranın karara itirazını reddetmiştir. Bu karar, aynı mahkemenin beş üyeden oluşan bir heyeti tarafından onaylanmıştır. Yargılamalar gizli yapılmış olduğundan başvuran, aleni olarak verilmeyen Yüksek İdari Mahkeme karar metinlerinin kopyalarını alamamıştır.
Hukuksal Değerlendirme – 6§1 Maddesi
(a) Uygulanabilirlik: Bulgaristan mevzuatında tanınmış bir hak olan, işinden haksız yere çıkarılmama hakkına ilişkin gerçek ve ciddi bir ihtilaf olduğuna Yüksek İdari Mahkeme önündeki yargılamaların sonuçlarının, ilgili hak konusunda doğrudan belirleyici nitelikte olduğuna itiraz edilmemiştir. Devlet memurlarının istihdamıyla ilgili ihtilaflarda6§1 maddesinin uygulanmasına ilişkin Vilho Eskelinen ve Diğerleri davasında yer almış olan testi uygulayarak Mahkeme, Bulgaristan mevzuatının İçişleri Bakanlığı tarafından istihdam edilen memurların ilişiğinin kesilmesinin adli olarak incelenmesine açıkça izin vermekte olduğunu ve başvuranın ilişiğinin kesilmesine karşı yasal itirazının Yüksek İdari Mahkeme tarafından incelenmiş olduğunu kaydetmiştir. Buna uygun olarak, 6§1 maddesinin medeni haklara ilişkin kısmı, bu mahkeme önündeki yargılamalara uygulanabilirdi. Yargılamaların, başvuranın maaşına ilişkin sorundan çok, ilişiğinin kesilmesiyle ilgili olmasından ötürü, ödenek veya benzer haklar bu sonucu değiştirmemiştir.
(b ) Uygunluk
(i) Başvuranın Çalışmaya Uygunluğunun Değerlendirilmesine İlişkin Adli İnceleme Yapılmadığı İddiası Hakkında – 6§1 maddesi ulusal mahkemeleri, önlerindeki ihtilafları gidermek üzere, incelenmekte olan konuların yapısının gerektirdiği durumlarda, uzmanlar tarafından hazırlanan bilirkişi görüşlerine dayanabileceğini öngörmektedir. Yüksek İdari Mahkeme sadece İçişleri Bakanlığı Psikoloji Kurumunun değerlendirmesini dikkate almakla kalmamış; aynı zamanda bu değerlendirmeye bağlı kalmıştır ve herhangi bir şekilde bu değerlendirmeyi irdelemeyi reddetmiştir. Bu değerlendirmenin davanın karara bağlanmasında büyük önemi olmuştur. Buna uygun olarak, 6§1 maddesinde belirlenmiş olan koşullar, ancak kurumun değerlendirmesi bu hükmün gerekliliklerine uygun olarak yapılmışsa karşılanabilirdi; fakat bu gerçekleşmemiştir. Sonuçları başvurana bildirilmemiş bir psikolojik muayeneyi içeren değerlendirme, Bakanlığa doğrudan bağlı bir birim tarafından yapılmış ve mahkeme tarafından doğrudan incelenmeye tabi tutulmamıştır.
Bu durum için herhangi bir gerekçe sunulmamıştır. Başvuranın istihbarat toplama ve verileri işlemekten sorumlu olan Ulusal Güvenlik Teşkilatı’nda bir memur olduğu ve meşru ulusal güvenlik hususlarına ilişkin olarak, 6§1 maddesinde yer alan hakların kısıtlanmasının haklı kılınabileceği doğru iken, yargı yetkisine sahip bir mahkemeye erişim hakkından mahrum bırakılma, güdülen amacın meşruluğu veya orantılılığı bakımından ne Yüksek İdari Mahkeme ne de Hükümet tarafından gerekçelendirmemiştir. Aslında, başka davalarda Yüksek İdari Mahkeme, işten çıkarılmayla sonuçlanan işe zihinsel uygunluk değerlendirmesinin, ulusal güvenlik konularıyla bağlantılı olması halinde bile, adli incelemeye tabi olması gerektiğine karar vermiştir ve kanun, Bakanlıktaki tüm çalışanların zihinsel sağlık değerlendirmeleri hakkında doğrudan adli inceleme yapılmasını sağlamak üzere, 2006 yılının Mayıs ayında değiştirilmiştir.
Sonuç: ihlal (oybirliğiyle).
(ii ) Yüksek İdari Mahkeme’nin Kararlarını Aleni Olarak Vermemesi – Yargılamalara başlangıçta gizlilik verilmesi sonucunda, Yüksek İdari Mahkeme’nin kararları kamuya açık olarak verilmemiştir; dava dosyasındaki materyaller (kararlar dâhil) kamunun erişimine açık olmamıştır ve başvuran materyallerin kopyalarını alamamıştır. Kararların gizlilik derecesinin sonradan geri alınmış olması, kararların ikna edici bir gerekçe olmaksızın, kayda değer bir süre boyunca (on beş ay) aleni olmadığı gerçeğini değiştirmemiştir.
Mahkeme’nin ulusal güvenlik nedenleriyle sınır dışı etmeye ilişkin bir davada (Raza / Bulgaristan, no. 31465/08, 11 Şubat 2010) verdiği karara göre, adli bir kararın bütününün kamudan tamamıyla gizlenmesi gerekçelendirilemez. Adli kararlarının aleni olması, yargı sisteminin kamu incelemesine tabi olmasını sağlamayı hedeflemiştir ve keyfiyete karşı temel bir tedbir teşkil etmiştir. Terör faaliyetlerine ilişkin davalar gibi tartışmasız olarak ulusal güvenlikle ilgili davalarda bile bazı Devletler, adli kararların açıklanmaları halinde ulusal güvenliği veya başkalarının güvenliğini tehlikeye sokabilecek belirli bölümlerine gizlilik derecesi vermeye onay vermiştir. Böylelikle adli kararların aleni olması gibi temel usuli güvenceleri tamamen yadsımadan, meşru güvenlik endişelerinin giderilmesine yardımcı olabilecek mevcut tekniklerin bulunduğunu ortaya konmuştur.
Sonuç: ihlal (oybirliğiyle)
41. Madde: Manevi tazminat karşılığı olarak 1,500 Avro (EUR) ödenmesine karar verilmiştir; maddi tazminat talebi reddedilmiştir.
(Ayrıca bk. Vilho Eskelinen ve Diğerleri / Finlandiya [BD], no. 63235/00, 19 Nisan 2007, Bilgi Notu sayı 96.)
Full & Egal Universal Law Academy