İKİNCİ BÖLÜM
FELEMEZ VE DİĞERLERİ / TÜRKİYE KARARI
(Başvuru no. 30027/20 ve diğer 3 başvuru – ekli listeye bakınız)
İHLAL KARARI
STRAZBURG
22 Ocak 2026
İşbu karar kesinleşmiş olup, bazı şekli değişikliklere tabi tutulabilir.
Felemez ve Diğerleri/Türkiye davasında,
Başkan
Stéphane Pisani,
Hâkimler
Juha Lavapuro,
Hugh Mercer
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Vekili Viktoriya Maradudina’nın katılımıyla Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
18 Aralık 2025 tarihinde yapılan kapalı müzakerelerin ardından,
Aynı tarihte kabul edilen aşağıdaki kararı vermiştir:
USUL
1. Türkiye aleyhine açılan davanın temelinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (“Mahkeme”) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca ekli tabloda belirtilen farklı tarihlerde yapılan başvurular bulunmaktadır.
2. Başvurular Türk Hükümetine tebliğ edilmiştir.
OLAY VE OLGULAR
3. Başvuranların listesi ve başvurulara ilişkin ayrıntılar ekteki tabloda yer almaktadır.
4. Başvuranlar, mahkeme kararlarının gerekçesiz olduğundan veya gerekçelerinin yetersiz olduğundan şikayet etmişlerdir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
BAŞVURULARIN BİRLEŞTİRİLMESİ5. Mahkeme, konu bakımından benzer olmaları sebebiyle, başvuruları tek bir karar kapsamında birleştirerek incelemeyi uygun görmektedir.
SÖZLEŞME’NİN 6 § 1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA6. Başvuran, mahkeme kararlarının gerekçesiz olduğundan veya gerekçelerinin yetersiz olduğundan şikayet etmiştir. Başvuranlar, açıkça veya özü itibariyle, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesine dayanmışlardır.
7. Adaletin doğru şekilde tecelli ettirilmesiyle bağlantılı bir ilkeyi yansıtan yerleşik Mahkeme içtihadı uyarınca, mahkemelerin ve yargı mercilerinin kararlarında esas alınan gerekçelerin yeterli düzeyde belirtilmesi gerekmektedir. Bu gerekçelendirme yükümlülüğünün ne derece uygulanması gerektiği, kararın niteliğine göre değişebilmektedir ve davanın kendine özgü koşulları kapsamında belirlenmelidir (bk. García Ruiz/İspanya [BD], no. 30544/96, § 26, AİHM 1999‑I). Şikâyetçi tarafından ileri sürülen her argümana ayrıntılı bir yanıt verilmesini gerektirmeyen bu yükümlülük, yargılamalara taraf olanların yargılamaların sonucu için belirleyici olan argümanlara yönelik olarak belirli ve açık bir cevap almayı bekleyebileceklerini varsaymaktadır (bk. diğer kararların yanı sıra, Ruiz Torija/İspanya, 9 Aralık 1994, §§ 29-30, Seri A no. 303‑A; Xhoxhaj/Arnavutluk, no. 15227/19, § 327, 9 Şubat 2021). Ayrıca, Sözleşme kapsamında güvence altına alınan haklara yönelik müdahalelere ilişkin davalarda, Mahkeme, ulusal mahkemelerin kararlarında sunulan gerekçelerin şablon niteliğinde veya basmakalıp ifadelerden ibaret olup olmadığını da tespit etme yoluna gider (bk. Moreira Ferreira/Portekiz (no. 2) [BD], no. 19867/12, § 84, 11 Temmuz 2017).
8. Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamındaki gerekçeli karar hakkına ilişkin bu ilkeler, bugüne kadar Türkiye hakkındaki birçok davada uygulanmıştır (bk. örneğin, Emel Boyraz/Türkiye, no. 61960/08, §§ 74-75, 2 Aralık 2014; Deryan/Türkiye, no. 41721/04, §§ 35-42, 21 Temmuz 2015; Cihangir Yıldız/Türkiye, no. 39407/03, §§ 41-50, 17 Nisan 2018; Hülya Ebru Demirel/Türkiye, no. 30733/08, §§ 48-52, 19 Haziran 2018; Murat Akın/Türkiye, no. 40865/05, §§ 41-43, 9 Ekim 2018; Pişkin /Türkiye, no. 33399/18, §§ 147-50, 15 Aralık 2020; Korkut ve Amnesty International Türkiye/Türkiye, no. 61177/09, §§ 53,-56, 9 Mayıs 2023; Onat ve Diğerleri/Türkiye, no. 61590/19 ve diğer 6 başvuru, § 71, 25 Mart 2025).
9. Somut davaya konu olay ve olguları bu ilkeler ışığında değerlendiren Mahkeme, ulusal mahkemelerin verdikleri kararlarda gerekçe sunma yükümlülüğünü yerine getiremediğini ve başvuranlar tarafından ileri sürülen ilgili ve önemli argümanları ele almadığını değerlendirmektedir. Ekli tabloda belirtilen usule ilişkin somut eksiklikler, Mahkemeyi, başvuranların gerekçeli karar hakkının güvence altına alınmadığı sonucuna götürmektedir.
10. Dolayısıyla bu şikâyetler kabul edilebilir olup, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğini ortaya koymaktadır.
SÖZLEŞME’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI11. Mahkeme, elindeki belgeleri ve içtihadını (bk. özellikle, Pronina/Ukrayna, no. 63566/00, 18 Temmuz 2006; Korkut ve Amnesty International Türkiye, yukarıda anılan, § 95) dikkate alarak, ekli tabloda belirtilen miktara hükmedilmesini makul görmektedir.
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OY BİRLİĞİYLE,
Başvuruların birleştirilmesine;Başvuruların kabul edilebilir olduğuna;Bu başvuruların, mahkeme kararlarının gerekçelerinin olmaması veya yeterince gerekçelendirilmemesi bağlamında Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlalini ortaya koyduğuna, -(a) Davalı Devlet tarafından üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden davalı Devletin ulusal para birimine çevrilmek üzere başvuranlara ekli tabloda belirtilen miktarların ödenmesine; ve
(b) Yukarıda bahsi geçen üç aylık sürenin bittiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar geçen sürede, yukarıda bahsedilen miktarlara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz uygulanmasına;
İşbu karar İngilizce tanzim edilmiş olup; Mahkeme İç Tüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3. maddesi uyarınca 22 Ocak 2026 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Viktoriya Maradudina Stéphane Pisani
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Vekili Başkan
EK
Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamındaki şikâyetlere ilişkin başvurular
(mahkeme kararlarının gerekçesiz olması veya gerekçelerinin yetersiz olması)
No.
Başvuru no.
Başvuru tarihi
Başvuranın adı
Doğum Yılı
Temsilcinin adı ve görev yaptığı yer
İç hukuktaki yargılamaların konusu
İlgili mahkemenin ele almadığı temel argüman
İlgili mahkeme kararının tarihi
İlgili mahkemenin adı
Anayasa Mahkemesi kararı
Her bir başvuran lehine manevi zarar olarak hükmedilen tutar
(avro cinsinden)[1]
Her bir başvuran lehine masraf ve giderler bakımından hükmedilen tutar
(avro cinsinden)[2]
30027/20
29/06/2020
Öner FELEMEZ
1986
Mervan Eren Gül
Diyarbakır
Başvuranın, Mardin Belediyesinin taşeronu olan özel bir firmadan, PKK ile bağlantılı olduğu iddiasıyla KHK uyarınca işten çıkarılmasının ardından, işine iade talebi.
Başvuranın işten çıkarılma nedenleri.
Özellikle, başvuranın temel argümanı, herhangi bir neden, açıklama, soruşturma veya inceleme olmaksızın işten çıkarıldığı ve ulusal mahkemelerin başvuranın PKK ile bağlantısı olduğuna dair şüphelerin gerekçelerini incelemediği yönündedir.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi, başvurana ilişkin bireyselleştirilmiş bir değerlendirme yapmaksızın ve başvuranın PKK ile bağlantısına ilişkin ne tür bilgi veya gerekçeler sunulduğunu açıklamaksızın, başvuranın KHK uyarınca ihraç edildiğini belirterek davayı reddetmiştir.
27/04/2018
Mardin Asliye Hukuk Mahkemesi
19/02/2019
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi
Karar no. ve tarihi
2019/11080 31/12/2019
2.000
250
34403/20
13/07/2020
Zeynep YORGUN
1988
Sabahattin Kaya
Van
Başvuranın PKK/KCK ile bağlantılı olduğu şüphesiyle işten çıkarılmasının ardından işe iade talebi.
Başvuranın işten çıkarılma nedenleri.
İş Mahkemesi, başvuranla ilgili olarak bireyselleştirilmiş bir değerlendirme yapmaksızın ve başvuranın bir terör örgütüyle bağlantısına ilişkin ne tür bilgi veya gerekçeler sunulduğunu açıklamaksızın, başvuranın söz konusu grupla bağlantılı olduğuna inanıldığı için işten çıkarıldığını belirterek davayı reddetmiştir.
02/05/2018
Van 2. İş Mahkemesi
08/11/2018
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi
Karar no. ve tarihi
2018/37791 09/12/2019,
Tebliğ tarihi, 11/12/2019
2.000
250
11548/21
21/01/2021
Fırat GÜMÜŞ
1971
Hediye Saltan
Diyarbakır
Başvuranın bir terör örgütüyle bağlantılı olduğu şüphesiyle işten çıkarılmasının ardından işe iade talebi.
Başvuranın işten çıkarılma nedenleri ve özellikle de başvuranın böyle bir örgütle bağlantılı olduğunun değerlendirilmesine yol açan gerekçeler. Başvuran bu bağlamda, mahkemelerin, işe iade davası devam ederken, terör propagandası yapmak suçundan beraat etmiş olmasına rağmen bu suçtan mahkûm edildiğini tespit ettiklerini belirtmektedir.
19/06/2018
Diyarbakır 6. İş Mahkemesi
2017/1174 E.
2018/842 K.
Karar no. ve tarihi
2019/2868 04/11/2020
2.000
250
36831/24
21/11/2024
İbrahim AY
1980
Rehşan Bataray Saman
Diyarbakır
Başvuranın bir terör örgütüyle bağlantılı olduğu şüphesiyle 677 sayılı KHK kapsamında işten çıkarılmasının ardından işe iade talebi.
Başvuranın işten çıkarılmasının bireyselleştirilmiş nedenleri. Başvuran, özellikle, herhangi bir terör örgütüyle bağlantısının/ilişkisinin olmadığını ve dosyasında bunun aksini kanıtlayacak somut bir argümanın veya delilin yer almadığını belirtmiştir.
İş Mahkemesi, başvuranla ilgili olarak bireyselleştirilmiş bir değerlendirme yapmaksızın ve başvuranın bir terör örgütüyle bağlantısına ilişkin ne tür bilgi veya gerekçeler sunulduğunu açıklamaksızın, başvuranın bir terör örgütüne veya ulusal güvenlik aleyhine faaliyet gösterdiği tespit edilen bir gruba mensubiyeti veya iltisakı olduğuna inanıldığı için işten çıkarıldığını belirterek davayı reddetmiştir.
07/06/2017
Diyarbakır İş Mahkemesi
15/11/2017
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi
02/07/2018
Yargıtay
Karar no. ve tarihi
2023/2579 24/10/2024
Tebliğ tarihi, 01/11/2024
2.000
250
[1] Başvuranlara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutulmak üzere
[2] Başvuranlara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutulmak üzere