F.G. / İsveç – 43611/11 - 16.1.2014 tarihli Karar [V. Bölüm]
İran vatandaşı olan başvuran, İran rejiminin tanınan rakipleriyle çalıştığı ve internet üzerinde gerçekleştirdiği yayın faaliyetleriyle bağlantılı olarak 2007 ve 2009 yılları arasında en az üç kere yetkililer tarafından yakalanıp gözaltında tutulduğu gerekçeleriyle İsveç’te iltica başvurusunda bulunmuştur. Hassas materyalleri tuttuğu iş yerinin arandığını ve bazı belgelerin yerinde olmadığını öğrendikten sonra kaçmak zorunda kalmıştır. İsveç’e geldikten sonra, Hıristiyan olmuştur ve İran’a geri dönmesi halinde, dininden döndüğü için idam cezasına mahkûm edilme riski bulunduğunu iddia etmiştir. İltica başvurusu İsveçli yetkililer tarafından reddedilmiş ve başvuranın sınır dışı edilmesine karar verilmiştir.
16 Ocak 2014 tarihli bir kararda, Mahkeme’nin bir Bölüm’ü, başvuranın aleyhinde icra edilecek bir sınır dışı kararının Sözleşme’nin 2. ve 3. maddelerini ihlal edeceğine iki oya karşı beş oyla hükmetmiştir. Başvuranın siyasi faaliyetlerinin ve bağlantılarının çevresel olmaktan öteye geçtiğine işaret eden herhangi bir bilgiye rastlanılmamıştır. 2009 yılının Kasım ayından beri Devrim Mahkemesi huzuruna çağrılmamış; İran’daki ailesi başvuranın siyasi faaliyetleri nedeniyle hedef haline gelmemiş ve İsveç’e geldikten sonra faaliyetlerini sürdürme talebinde bulunmamıştır. Hıristiyanlığı seçmesi göz önüne alındığında, başvuran yerel mahkemeler önünde, bu konunun özel olduğuna inandığı için, dini inançlarını iltica başvurusuna dayanak olarak kullanmayı istemediğini açıkça ifade etmiştir. Başvuran, Göç Mahkemesi huzurunda sözlü ifade verdiği sırada din değiştirmesine ilişkin olarak konuşma fırsatı yakalamış, ancak sınır dışı edilme kararı icra edilebilir olana kadar din değiştirdiğini açıklamamıştır. Ayrıca, başvuran İsveç’e geldikten sonra Hıristiyanlığı seçmiş ve bunu gizli tutmuştur. İranlı yetkililerin başvuranın din değiştirdiğinden haberdar olmalarına imkân bulunmamaktadır. Sonuç olarak, başvuran İran’a geri döndüğü takdirde kanunla yasaklanan şekilde bir muameleye maruz kalacağına ilişkin gerçek ve somut bir riskin varlığını kanıtlayamamıştır.
2 Haziran 2014 tarihinde, dava başvuranın talebi üzerine Büyük Daire’ye gönderilmiştir.
Ailenin tekrar bir araya gelmesi için Libya’ya geri gönderilmesi talep edilen Homoseksüel: ihlal yok
Full & Egal Universal Law Academy