Bu çeviri Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Araştırma – İçtihat Biriminin () desteğiyle hazırlanmış ve Anayasa Mahkemesinin intranet sayfasında yayınlanmıştır. Bu belgenin tekrar yayınlanma izni sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin HUDOC sayfasında yer alması amacına yöneliktir ().
This translation was made available with the support of the Turkish Constitutional Court Research and Case-law Department () and published on its intranet. The permission of reproducing this document has been granted for the sole purpose of its publication on the Court’s case-law database HUDOC ().
Cette traduction a été préparée avec le soutien de la Division de Recherche et de Jurisprudence de la Cour constitutionnelle turque () et publié sur son intranet. L’autorisation de reproduction de ce document est limitée à sa publication sur la page de jurisprudence HUDOC de la Cour européenne des droits de l’homme ().
ARAŞTIRMA VE İÇTİHAT BİRİMİ (ar-iç)
BİLGİ NOTU
AİHM KARARLARI
2013/11
FOKAS / TÜRKİYE
(31206/02, 1/10/2013)
Karar Metni
İlgili Maddeler
AİHS P-1.1 ve 41
Hak ve Özgürlükler
Mülkiyetin korunması, adil tazmin
Anahtar Kelimeler
Azınlıklıklar, mütekabiliyet, yabancıların mülk edinmesi, taşınmazın miras yoluyla devri, meşru beklenti
Davanın Özü
Azınlıkların mülkiyet hakkı tespit edilirken, uluslar arası karşılıklılık ilkesinin diğer hukuki ilkeleri bertaraf edecek derecede katı yorumlanması yanlıştır.
KARARIN ÖZETİ
Olaylar ve Olgular:
Apostolos Piskitas ve Elisavet Pistika Rum kökenli Türk vatandaşı bir çift olup, sırasıyla 1981’de ve 1987’de vefat etmişlerdir. Malvarlıkları, Asliye Hukuk Mahkemesi kararıyla evlat edindikleri bir Yunan vatandaşı olan Polikseni Pistika Foka’ya kalmıştır. Türk makamlarının 1996 yılındaki itirazı üzerine Foka’nın malvarlığı 1998 yılında Hazineye devredilmiştir. Foka 2000 yılında vefat etmiştir. Başvurucular, Ioannis Fokas ve Evangelos Fokas, Polikseni Pstika Foka’nın kardeşleri ve tek varisleridir. 2000 yılında Beyoğlu Sulh Hukuk Mahkemesine veraset ilamı çıkartmak için başvurmuş, 2001 yılında mahkeme kararıyla miras bırakılmış olan taşınırlara kavuşmuş, taşınmazlardan mahrum kalmışlardır. Kararın gerekçesi, Yunan hükümetinin Türk azınlıklar hakkında uygulamış olduğu hükümlere (karşılıklılık ilkesine) göre davranılması gerektiğidir.
İddialar:
Başvurucu, AİHS’nin ek 1 No.’lu Protokolü’nün 1. maddesi ile Sözleşme’nin 6, 8, 13 ve 14. maddelerinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
Hükümetin Savunması:
Türk Hükümeti, mülkiyet hakkının mevcut mülkler için söz konusu olduğunu ve mülk edinmeyi içermediğini, mahkeme kararının mütekabiliyet ilkesine uygun olduğunu belirtmiştir. Yunan Hükümeti ise, Yunanistan’da Türk vatandaşlarının taşınmaz devralmasını yasaklayan bir yasa hükmünün olmadığını görüşünü Mahkemeye iletmiştir.
Hukuki Değerlendirme:
Mahkeme, başvuruyu P-1.1. ile 41. maddelerden ele almıştır.
P-1.1 yönünden;
Öncelikle mülkiyetin varlığının tespit edilmesi gerekir ki bu ancak iç hukuk açısından yapılabilir. İç hukuk açısından müteveffanın mülk sahibi olduğu açıktır. Tapu Kanunu’nun 35. maddesinin değiştirilmesiyle birlikte yabancılar Türkiye’de mülk edinebilmektedir. Başvuranların yasal olarak mülk edinme engeli yoktur. Başvuranların müteveffanın yasal varisleri olduğu da tartışmasızdır. Meşru beklenti söz konusudur. Türk Hükümetinin karşılıklılık ilkesine dayanarak geçmiş tarihte mülkleri hazineye devretmesi meşru beklentiyi ortadan kaldırmaz. Kaldı ki, veraset ilamını iptal eden karar 1996 tarihlidir; oysa malların hazineye devrine esas olan 1964 tarihli KHK 1998 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlükten kaldırılmıştır. Bu gerçekler ışığında, başvuranların, Tapu Kanunu’nun 35. maddesinin karşılıklılık ilkesine göre yorumlanmasını öngörmeleri beklenemez. Meşru beklenti ilkesine aykırı davranılmıştır; ihlal vardır. Kararın bu ilk kısmı 29/9/2009 tarihlidir.
41. madde yönünden;
Başvuranlar, taşınmazların değerini ve geçmiş kira bedellerini hesaplayarak takriben 22 milyon Avro tazminat talebinde bulunmuşlar, Hükümet bu miktarın abartılı olduğunu belirtmiştir. AİHM, başvuranların maddi ve manevi zararlarının karşılığı olarak 5 milyon Avro tazminata, yargılama giderleri için de 15 bin Avroya hükmetmiştir. Kararın bu kısmı 1/10/2013 tarihlidir.
Full & Egal Universal Law Academy