Bu çeviri Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Araştırma – İçtihat Biriminin () desteğiyle hazırlanmış ve Anayasa Mahkemesinin intranet sayfasında yayınlanmıştır. Bu belgenin tekrar yayınlanma izni sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin HUDOC sayfasında yer alması amacına yöneliktir ().
This translation was made available with the support of the Turkish Constitutional Court Research and Case-law Department () and published on its intranet. The permission of reproducing this document has been granted for the sole purpose of its publication on the Court’s case-law database HUDOC ().
Cette traduction a été préparée avec le soutien de la Division de Recherche et de Jurisprudence de la Cour constitutionnelle turque () et publié sur son intranet. L’autorisation de reproduction de ce document est limitée à sa publication sur la page de jurisprudence HUDOC de la Cour européenne des droits de l’homme ().
ARAŞTIRMA VE İÇTİHAT BİRİMİ (ar-iç)
BİLGİ NOTU
AİHM KARARLARI
2013/30
GALANOPOULOS /YUNANİSTAN
(11949/09), 19/12/2013)
Karar Metni
İlgili Maddeler
AİHS 6
Hak ve Özgürlükler
Adil yargılanma hakkı
Anahtar Kelimeler
Adil yargılanma hakkı, idarenin yargı kararına uymaması, mağdur kavramı, etkili başvuru yolu,
Davanın Özü
Başvurucu, terfi ettirilmemesi nedeniyle idari yargıya başvurduğunu, idari yargının bir dizi davada lehine karar vermesine rağmen 10 yıldır idarenin bu kararlara uymadığından ve bu nedenle de etkili bir başvuru yolu bulunmadığından şikâyet etmiştir.
KARARIN ÖZETİ
Olaylar ve Olgular:
Başvurucu (M. Nikolaos Galanopoulos) 1946 doğumlu bir Yunan vatandaşı olup, 1979 yılından beri Dışişleri Bakanlığı’nda diplomat olarak görev yapmaktadır. 2002 ila 2007 yılları arasında orta elçiliğe terfi ettirilmediği iddiasıyla açmış olduğu davalardan devam eden sonuncusu hariç tümünde idare mahkemesi, idarenin terfi ettirilmemesine ilişkin kararları iptal etmiştir.
İddialar:
Başvurucu, AİHS’in 6 § 1 ve 13. maddelerinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
Hükümetin Savunması:
(Hukuki değerlendirme kısmında gerekli olduğu ölçüde işlenmiştir)
Hukuki Değerlendirme:
Mahkeme, başvuruyu AİHS’in 6. maddesi altında incelemiştir.
6 § 1 madde yönünden;
Mahkeme, genel ilkeler altında, milli bir mahkemenin vermiş olduğu kesin ve bağlayıcı kararın sonuçsuz bırakılması halinde Sözleşme’nin 6. maddesindeki güvencenin sanal olacağını, infazın yargılamanın bir parçası olduğunu, bireylerin etkin korunması ve hukukiliğin tesisi bağlamında idarenin en yüksek idari yargı mercilerince verilen kararlara uymakla yükümlü olduğunu, bu çerçevede idari uyuşmazlıklarda verilen bu tür kararlara özel önem atfettiğini hatırlatmıştır.
Somut olayda birçok yargı kararına rağmen idare sürekli yeni gerekçelerle buna uymamıştır. Bunun sonucunda açılan davaların bazılarında verilen yargı kararlarıyla geriye dönük olarak terfi ettirilmiş ve böylece başvurucunun şikâyeti telafi edilmiştir. 2006 yılında açtığı davada başvurucu, idarenin bu eylemleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, buna ilişkin olarak idare mahkemesi hukuki olmadığını değerlendirdiği bu eylem ve ihmaller nedeniyle başvurucunun kişisel ve mesleki ciddi saldırıya maruz kaldığına hükmetmiştir. Bu gerekçe mahkeme tarafından da kabul görmüştür.
AİHM bu hususu ve sonuçta başvurucu lehine hükmedilen tazminatın (yaklaşık 91,200,00 Avro) kararın kesinleşmesinden yedi ay sonra ödendiğini tespit etmiş, bu gecikmenin olayın şartları içerisinde makul sayılabileceğini de belirterek milli makamların belirtilen kararlarla ihlali kabul ettiklerini ve telafi ettiklerini kabul etmiş, bu nedenle başvurucunun mağdur olmadığına ve Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edilmediğine karar vermiştir.
13. madde yönünden;
Mahkeme, bu maddenin Sözleşme kapsamında “iddia/talep edilebilir” mağduriyetler bakımından iç hukukta başvuru yolu gerektirdiğini hatırlatmak suretiyle, yukarıdaki sonuç karşısında başvurucunun talep edilebilir bir ihlal iddiası olmadığından bu maddenin de ihlal edilmediğine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy