GallardoSanchez / İtalya– 11620/07 - 24.3.2015 tarihli Karar [IV. Bölüm]
Olaylar ve Olgular –Başvuran bir Venezüela vatandaşıdır. 2005 yılının Nisan ayında Yunan makamları tarafından kundakçılıkla suçlanan başvuran, Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi uyarınca çıkarılan tutuklama müzekkeresi gereğince iade edilmek üzere İtalyan polisi tarafından tutuklanmıştır. Başvuran 2006 yılının Ekim ayında Yunanistan’a iade edilmiştir.
Başvuran Avrupa Mahkemesi önünde, iade edilmek üzere tutuklu kaldığı sürenin uzunluğundan şikâyetçi olmuştur.
Hukuksal Değerlendirme – Madde 5 § 1 (f): Başvuranın iade edilmek üzere tutulması iç hukuka uygun olup, Devletin uluslararası taahhütlerine riayet etme görevi ve başvuranın kaçma riskinin varlığı gerekçeleriyle haklı kılınmıştır.
Ancak; başvuran, Yunan makamları tarafından hakkında kovuşturma yapılmasının sağlanması amacıyla iade edilmek üzere tutuklanmıştır. Bu bağlamda, iki iade biçiminin, her biri için gerekli olan dikkat seviyesini tayin edebilmek amacıyla birbirinden ayrılması gerekmektedir. Bu iki iade biçimi sırasıyla, cezanın infaz edilmesi amacıyla yapılan iade ve talepte bulunan Devletin ilgili kişiyi yargılamasına imkân veren iadedir. İkinci tür iadede, ceza yargılamaları halen derdest olduğundan iade edilecek kişinin masum olduğunun varsayılması gerekmektedir. Ayrıca bu aşamada kişilerin ceza yargılamalarında masum olduklarını kanıtlamak üzere savunma haklarını kullanabilme imkânları kayda değer ölçüde kısıtlı olmakta; hatta bazen hiçbir imkânları bulunmamaktadır.Son olarak, talepte bulunulan Devletin makamları davanın esasına ilişkin inceleme yapmaktan mahrum edilmektedir. Tüm bu nedenlerden dolayı, ilgili kişinin haklarının korunması ve makul bir süre içerisinde kovuşturulmasını sağlama görevi dâhil olmak üzere iade işlemlerinin düzgün bir şekilde işlemesi, talepte bulunulan Devletin özellikle dikkatli davranmasını gerektirmektedir.
Mevcut davada iade edilmek üzere tutuklu bulunma hali yaklaşık bir yıl altı ay sürmüş ve davanın özellikle karmaşık olmamasına rağmen iade işlemlerinin farklı aşamalarında, İtalyan makamlarına isnat edilebilir önemli gecikmeler yaşanmıştır. Dolayısıyla, başvuranın üçüncü bir Devlette kovuşturulması amacıyla başlatılan iade işlemlerinin mahiyeti ve İtalyan mahkemeleri tarafından gecikmelerin gerekçelendirilmediği göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın tutukluluğu Sözleşme’nin 5 § 1 (f) maddesi anlamında “yasaya uygun” olmamıştır.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle).
Madde 41: Herhangi bir tazminat talebinde bulunulmamıştır.
(Ayrıca bk. Sınırdışı ve İade Uygulamaları hakkında Tematik Bilgi Notu ve İltica, Sınırlar ve Göçe İlişkin Avrupa Hukuku Elkitabı)
Full & Egal Universal Law Academy