Gürcistan / Rusya (no. 1) – 13255/07 - 3.7.2014 tarihli Karar [BD]
Olaylar – Bu dava, 2006 yılının Eylül ayının sonundan 2007 yılının Ocak ayının sonuna kadar çok sayıda Gürcü vatandaşın Rusya’da yakalanması, tutuklanması ve sınır dışı edilmesiyle ilgilidir. Davaya konu olaylar tartışılmıştır.
Gürcistan Hükümeti’ne göre, söz konusu zamanda, 2.300’ünden fazlası tutuklanarak zorla sınır dışı edilirken geri kalanı kendi olanaklarına bırakılan Gürcü vatandaşları aleyhinde Rus yetkililer tarafından 4.600’den fazla sınır dışı kararı verilmiştir. Bu rakam, Gürcü vatandaşların aylık sınır dışı edilme sayısında keskin bir artışa işaret etmektedir.
Gürcistan Hükümeti, özellikle Gürcü vatandaşlarını kapsayan bir politikanın sonucu olarak sınır dışı uygulamalarında artış yaşandığına dair iddiasını desteklemek için, Rus yetkililer tarafından 2006 yılının Ekim ayının başında ve ortasında hazırlanmış birçok belge sunmuştur. 2006 yılının Eylül ayının sonunda yayınlanan iki idari genelgeye atıfta bulunan bu belgeler, iddiaya göre, yasadışı bir şekilde Rusya’da kalan Gürcü vatandaşların tutuklanıp sınır dışı edilmeleri için tespit edilmeleri amacıyla geniş çaplı tedbirler alındığını göstermektedir. Gürcistan Hükümeti, ayrıca, Rus bölge yetkililerin 2006 yılının Ekim ayının başında okullara gönderdikleri Gürcü çocukların tespit edilmelerine dair talimatlar içeren iki mektubu da sunmuştur.
Rus Hükümeti bütün bu iddiaları reddetmiştir. Hükümet, sadece göç politikası uyguladığını ve misilleme tedbirleri almadıklarını belirtmişlerdir. Sınır dışı uygulamalarının sayısı hakkında ise, sadece yıllık ve altı aylık istatistikler tuttuklarını, bu istatistiklerin 2006 yılında Gürcü vatandaşların aleyhinde yaklaşık 4.000, 1 Ekim 2006 ile 1 Nisan 2007 tarihleri arasında yaklaşık 2.800 idari sınır dışı etme kararı verildiğini göstermektedir. Gürcistan Hükümeti’nin atıfta bulunduğu belgelere ilişkin olarak, Rus Hükümeti söz konusu talimatları yalanlamıştır. İki genelgenin varlığını onaylamasına rağmen, Hükümet, içeriklerinin farklı olduğunu ileri sürmüş ve “Devlet sırrı” olarak nitelendirildikleri gerekçesine dayanarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne sunmayı reddetmiştir. Hükümet, söz konusu mektupların Gürcü çocukların tespit edilerek gönderilmesine ilişkin olarak itirazda bulunmamış, ancak bunun, daha sonra kınama cezası alan çok istekli memurlar tarafından gerçekleştirildiğini belirtmiştir.
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi İzleme Komitesi (PACE) ile birlikte birçok uluslararası toplum ve sivil toplum kuruluşu, 2007 yılında Rus idari ve yargı mercileri arasındaki işbirliğine işaret ederek, Gürcü vatandaşların sınır dışı edilmeleri üzerine bir rapor yayınlamıştır.
Hukuksal Değerlendirme – Madde 38: Rus Hükümeti, 2006 yılının Eylül ayının sonunda yetkililer tarafından yayınlanan iki genelgenin kopyalarını, Rus hukuku uyarınca açıklanmaları yasaklanan gizli belgeler olarak nitelendirilmeleri gerekçesiyle Mahkeme’ye sunmayı reddetmiştir. Mahkeme, “Devlet sırrı” olarak nitelendirilen belgelere ilişkin daha önceki birçok davada, Davalı Devletin, Mahkeme’nin kanıt sunulmasına ilişkin talebine uymayı reddetmek için iç hukuk hükümlerinin gerekçe gösterilemeyeceğine karar vermiştir.[1] Her halükarda, Rus Hükümeti genelgelerin gizliliği hakkında ayrıntılı açıklamada bulunmamıştır. Genelgelerin açıklanmamasında meşru güvenlik çıkarlarının söz konusu olduğu düşünülse bile, Mahkeme İçtüzüğünün 33 § 2 maddesi uyarınca gizli belgelere kamu ulaşımını, örneğin gizlilik teminatı verilerek, kısıtlama olanakları bulunmaktadır. Mahkeme, bu nedenle, Rusya’nın, Mahkeme’ye davaya ilişkin gerçeklerin ortaya çıkarılması görevine yardımcıolacak bütün gerekli olanakları sunma yükümlülüğünü yerine getirmediğine karar vermiştir.
Sonuç: 38. maddeye uygun davranmamak (bir oya karşı on altı oyla).
Madde 35 § 1 (iç hukuk yolarının tüketilmesi): 2006 yılının Ekim ayından başlayarak, Rusya Federasyonu tarafından Gürcü vatandaşları yakalama, tutuklama ve sınır dışı etmeye ilişkin koordineli bir politika izlemiştir. Söz konusu politika, Mahkeme’nin yerleşik içtihadı doğrultusunda, iç hukuk yollarının tüketilmesine ilişkin kuralın uygulanmadığına işaret eden idari bir uygulama içermektedir.
Bu hükme varan Mahkeme, Gürcistan Hükümeti’nin belirttiği rakamların inandırıcılığına halel getirecek hiçbir kanıtın olmadığını belirtmiştir: Yaklaşık 2.380’itutuklanıp zorla sınır dışı edilen Gürcü vatandaşları aleyhinde 4.600 sınır dışı etme kararı. Söz konusu olayların hepsi – genelgelerin ve talimatların dağıtılması, Gürcü vatandaşların topluca yakalanmaları ve sınır dışı edilmeleri, Gürcü vatandaşlarından oluşan grupların Moskova’dan Tiflis’e uçakla gönderilmeleri ve Gürcü çocukların tespit edilmeleri amacıyla Rus yetkililer tarafından okullara gönderilen mektuplar – 2006 yılının Eylül ayının sonu/Ekim ayının başı civarında gerçekleşmiştir.
Uluslararası toplum ve sivil toplum örgütlerinin raporlarında söz konusu olayların benzer şekilde yansıtılması da dikkate değerdir. Ayrıca, Mahkeme’nin 38. maddenin ihlal edildiğine hükmetmesine ilişkin olarak, Gürcü Hükümeti’nin özellikle Gürcü vatandaşların sınır dışı edilmelerine ilişkin talimat veren genelgelerin içeriği hakkındaki iddialarının doğru olduğuna işaret eden güçlü çıkarımlar bulunduğu söylenilebilir.
İç hukuk yollarının etkililiği ve ulaşılabilirliği hakkında, Mahkeme önündeki belgeler, mevcut iç hukuk yollarını hem Rus mahkemeler nezdinde hem de sınır dışı edildikten sonra Gürcistan’da kullanmak isteyen Gürcü vatandaşların yaşadıkları gerçek zorluklara işaret etmektedir. Söz konusu kişiler, mahkeme önüne gruplar halinde çıkartılmıştır. Bazıları, hâkimle görüşmelerinin ortalama beş dakika sürdüğü ve olayların gerektiği gibi incelenmediği hakkında şikâyetçi olurlarken, diğerleri mahkeme salonuna kabul edilmemişlerdir. Daha sonra, mahkeme kararlarını okumalarına veya bir kopyasına almalarına izin verilmeksizin imzalamaları istenmiştir. Söz konusu Gürcü vatandaşların tercümanı veya avukatı bulunmamaktaydı ve genel bir kural olarak hâkimler ve polis memurları tarafından itiraz etmekten caydırılmışlardır.
Sonuç: idari uygulamanın varlığı (bir oya karşı on altı oyla); ön itiraz reddedilmiştir (bir oya karşı on altı oyla).
4 No’lu Protokol’ün 4. Maddesi: Gürcistan, vatandaşlarının Rusya Federasyonu topraklarından topluca sınır dışı edildiklerini iddia etmiştir. Mahkeme, 4 No’lu Protokol’ün 4. maddesinin amaçları doğrultusunda, topluca sınır dışı etme uygulaması, yabancıların grup halinde ülkeden ayrılmaya zorlanması şeklinde anlaşılmaktadır. Söz konusu grup üyelerinin her bir üyesinin bireysel durumlarının makul ve tarafsız bir şekilde incelenmesinin ardından bu incelemeye dayanarak gerçekleştirilen sınır dışı uygulamaları bunun dışında tutulmaktadır.[2] 7 No’lu Protokol’ün 1. maddesinde belirtilen durumun aksine, 4 No’lu Protokol’ün 4. maddesi, sınır dışı edilen kişiler ilgili topraklarda yasadışı olarak kalıyor olsa bile uygulanabilirdir.
Mahkeme, Gürcü vatandaşların ve uluslararası toplum ve sivil toplum örgütlerinin Rus mahkemeleri önünde görülen işlemlerin özetini benzer şekilde ifade ettiklerine işaret etmiştir. Mahkeme, özellikle, PACE İzleme Komitesi’ne göre sınır dışı uygulamalarının bütün ülkede devamlı meydana geldiğini ve uluslararası örgütlerin raporlarında, idari ve yargı mercilerinin arasındaki işbirliğine atıfta bulunulduğunu gözlemlemektedir.
Söz konusu süre boyunca, Rus mahkemeleri Gürcü vatandaşlarına ilişkin binlerce sınır dışı kararı vermişlerdir. Her bir Gürcü vatandaşı hakkında ayrı mahkeme kararları verilmesine rağmen, Mahkeme, sınır dışı etme uygulamasının söz konusu zamanda genelge ve talimatlar yayınlandıktan sonra meydana gelmesinin ve 2006 yılının Ekim ayından sonra sınır dışı edilen Gürcü vatandaşların sayısının, her bir kişinin bireysel durumunun makul ve tarafsız bir şekilde incelenmesini imkânsız kıldığı görüşündedir.
Her Devletin kendi göç politikasını oluşturma hakkı bulunmasına rağmen, göç akımlarını kontrol etmeye ilişkin sorunlar Devletin Sözleşme’den doğan yükümlülüklerine aykırı uygulamaları gerekçelendirilemez.
Söz konusu zamanda Gürcü vatandaşların sınır dışı edilmeleri, her bir kişinin bireysel durumunun makul ve tarafsız bir şekilde incelenmesinin ardından ve bu incelemeye dayanarak gerçekleştirilmemiştir. Bu durum, 4 No’lu Protokol’ün 4. maddesine aykırı idari bir duruma yol açmıştır.
Sonuç: Söz konusu idari uygulama 4 No’lu Protokol’ün 4. maddesini ihlal etmiştir (bir oya karşı on altı oyla).
Büyük Daire, ayrıca, bir oya karşı altı oyla, söz konusu zamanda Rusya’da Gürcü vatandaşların yakalanıp sınır dışı edilmelerinin, Gürcü vatandaşlarını yakalama, tutuklama ve sınır dışı etme politikasının bir parçası olduğuna ve bu nedenle keyfi olduğuna karar vermiştir. Bu durum, Sözleşme’nin 5 § 1 maddesine aykırı idari bir uygulama teşkil etmektedir. Aynı oy çokluğuyla, Büyük Daire, Gürcü vatandaşların yakalanmalarına, tutuklanmalarına ve haklarındaki sınır dışı edilme kararlarına itiraz edebilecekleri etkili ve erişilebilir bir hukuk yolunun olmayışının Sözleşme’nin 5 § 4 maddesini ihlal ettiğine ve Gürcü vatandaşlarının tutukluluk koşullarının (kalabalık, yetersiz temizlik ve sağlık koşulları ve mahremiyet yokluğu) Sözleşme’nin 3. maddesine aykırı idari bir uygulama teşkil ettiğine hükmetmiştir. Mahkeme, ayrıca, 3. madde ile birlikte (bir oya karşı on altı oyla) ve 5 § 1 maddesi ile birlikte(dört oya karşı on üç oyla) 13. maddenin ihlal edildiğine hükmetmiştir.
Mahkeme, 7 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin (yabancıların sınır dışı edilmelerine ilişkin usulü güvenceler) ihlal edilmediğine (bir oya karşı on altı oyla) hükmetmiştir. Zira, söz konusu hüküm açıkça “yabancıların bir Devletin topraklarında yasal olarak ikamet etmesine” atıfta bulunmaktadır ve söz konusu zamanda Rusya Federasyonu’nda yasal olarak ikamet eden Gürcü vatandaşlar da yakalanıp sınır dışı edilmişlerdir. Son olarak, Mahkeme 1 No’lu Protokol’ün 1. ve 2. maddelerinin ve 8. maddenin ihlal edilmediğine (oy birliğiyle) hükmetmiştir.
Madde 41: Bu husus daha sonra değerlendirilmek üzere saklı tutulmaktadır.
(Yabancıların topluca sınır dışı edilmeleriyle ilgili daha fazla bilgi için bkz., Mahkeme’nin Tematik Bilgi Notları - Basın)
[1]Davydov ve Diğerleri / Ukrayna, 17674/02 ve 39081/02, 1 Temmuz 2010; Nolan ve K. / Rusya, 2512/04, 12 Şubat 2009, Bilgi Notu116; ve Janowiec ve Diğerleri / Rusya [BD], 55508/07 ve 29520/09, Bilgi Notu167.
[2] Bkz.,Čonka / Belçika, 51564/99, 5 Şubat 2002, Bilgi Notu39; bkz., ayrıca Sultani / Fransa, 45223/05, 20 Eylül 2007, Bilgi Notu100; ve HirsiJamaa ve Diğerleri / İtalya [BD], 27765/09, 23 Şubat 2012, Bilgi Notu149.
Full & Egal Universal Law Academy