Gerasimov ve Diğerleri/ Rusya– 29920/05 ve diğerleri - 1.7.2014 tarihli Karar [I. Bölüm]
Olaylar –Başvuranlar, Rusya Federasyonu’nun çeşitli bölgelerinde yaşayan Rus vatandaşlarıdır. Başvuranların hakkında, Devlet yetkililerinin kendilerine konut veya çeşitli ayni hizmetler sağlamalarına hükmeden bağlayıcı kararlar verilmiştir. Ancak, söz konusu bu kararların icra edilmesi uzun süre askıya alınmıştır. Kararların bazıları işleme konmamıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdindeki yargılama işlemlerinde, sadece iki davada Hükümet, kararların icra edilme süresinin uzun olduğunu kabul ederek, başvuranların lehine, tek taraflı deklarasyon sunmuştur.
Hukuki değerlendirme–37. madde: Hükümetin ibraz ettiği tek taraflı deklarasyonlar, davalar açısından önemli bir hususu göz ardı etmiştir. Bu husus; Hükümete tebliğ edilen tüm başvurular açısından Mahkeme tarafından açık şekilde dile getirilen etkili iç hukuk yolu hakkıdır.
Mahkeme ayrıca, Devlet yetkilileri üzerine ayni yükümlülükler yükleyen yerel mahkeme kararlarının gecikmeli icrasından ve bu gecikmelere yönelik iç hukuk yolu bulunmamasından kaynaklanan sistematik bir problemin varlığına ilişkin ilke sorununu gündeme getirmiş olup; pilot karar usulü, bu doğrultuda, uygulamaya konmuştur. Söz konusu sorun, başvuranlar dahil Rusya’daki çok geniş bir grubu etkilemeye devam etmesine rağmen, Hükümet’in sunduğu deklarasyonlar, Sözleşme kapsamında, bu önemli sorunu ele alacak bir taahhüt içermemekteydi. Mahkeme önündeki belgeler, durumu düzeltmeye yönelik bazı girişimler olduğunu ortaya koysa da, bu belgeler; Hükümeti, Mahkeme veya başvurunlar karşısında hiçbir şekilde bağlamamıştır. Hükümetin mevcut “pilot” başvuruların kayıttan düşürülmesine yönelik talebinin kabul edilmesi, mevcut durumun, yakın gelecekte gerçek bir çözüm bulunacağına yönelik garanti olmaksızın, aynı şekilde devam etmesine neden olacaktır.
Sonuç: kayıttan düşürülme taleplerinin reddedilmesi (oybirliğiyle)
13. madde: Mahkeme, son kararlarında, Rus hukukunda Devlet yetkilileri aleyhindeki yargı kararlarının uzun süre boyunca icra edilmemesi durumlarında yeterli tazmine olanak tanıyan önleyici ya da tazmin edici etkili bir iç hukuk yolu bulunmadığına hükmetmiştir. Bu ayrıca Burdovpilot kararından önce ve sonra, ulusal düzeyde bu tür mükerrer ihlallere yönelik yeterli tazmin sağlayacak özel bir adli tazmin mekanizması tesis etmek amacıyla, sunulan iki yasa teklifinin altında yatan gerekçedir.
Hükümet; Tazminat Yasasının kapsamını büyük ölçüde Devlet aleyhine maddi ödemeler yapılmasına hükmeden kararlarla sınırlandırmayı tercih etmiştir. Sonuç olarak, Tazminat Yasası ile tesis edilen etkin iç hukuk yolu, mevcut davada başvuranlar için mevcut değildi. Mahkeme; Hükümetin beyanlarında, bu hukuk yollarının başvuranların davasında etkin olmadığı konusunda geniş anlamda kabul gören görüşten sapmasını sağlayacak somut bir unsur tespit etmemiştir. Hükümet, ulusal içtihat düzeyinde bunun aksini gösteren temel bir gelişmeyi dile getirmemiştir. Mahkeme, tartışmasız olarak, Tazminat Yasasının, tümü yetkililerin konut sağlamalarına veya ayni yükümlülüklere uymalarına hükmeden kararlara ilişkin olan mevcut başvurular açısından uygulanabilir olmadığını tespit etmiştir. Bu nedenle başvuranlar, ihtilaf konusu şikayetleri bakımından ulusal düzeyde mevcut olan etkili bir hukuk yoluna sahip değildi.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle)
Mahkeme ayrıca oybirliğiyle, başvuranlar lehine bağlayıcı olan kararların icra edilmesinde yaşanan gecikmeler nedeniyle Sözleşme’nin 6. maddesinin ve altı başvuran açısından, mülkiyet haklarına haksız şekilde müdahalede bulunulduğu gerekçesiyle de Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.
Madde 46
(a) Genel Tedbirler –Mahkemenin iç hukuk yolu konusundaki tespitleri, kendisinin iç mevzuatta yapılacak değişiklikle çözüme kavuşturulmasına katkı sağlayacağı bir yasal sorunu ortaya koymuştur. Mahkeme; tespitlerinin, davalı Devlet üzerine yasal bir yükümlülük yüklediği kanaatindedir. Söz konusu bu yasal yükümlülük, kararın kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde, başvuranların pozisyonunda olan tüm kişiler için erişilebilir etkin bir iç hukuk yolu tesis etmek veya bu tür hukuk yollarını birleştirmektir.
(b) Benzer davalarda hükmedilecek olan tazmin– Mevcut kararın verilmesinden sonra ve Devlet yetkilileri üzerine ayni yükümlülükler yükleyen ulusal kararların icra edilmemesi veya geç icra edilmesine ilişkin yapılan tüm yeni başvurulara ilişkin yargılama işlemleri en fazla iki yıl için ertelenecektir.
Mevcut kararın verilmesinden önce yapılan başvurular bakımından, başvuruların Hükümete tebliğ edilmiş veya edilecek olması koşuluyla davalı Devletin iki yıl içerisinde hükmedilen tazmini yerine getirmesi gerekli kılınmıştır. Mahkemeye göre, bu tür tazmin, bizzat yetkililer tarafından etkili iç hukuk yolunun uygulanması veya Sözleşme koşulları doğrultusunda dostane çözüm veya tek taraflı çözüme yönelik teklifler gibi davaya özel çözümler aracılığıyla sağlanabilir. Bu arada, söz konusu bu davalar ertelenmiştir.
41. Madde: Manevi tazminat olarak 900 avro ile 9,000 avro arasında değişen miktarlar
(Bk. Burdov / Rusya (no.2), 33509/04, 15 Ocak 2009, Bilgi Notu 15)
Full & Egal Universal Law Academy