Bu çeviri Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Araştırma – İçtihat Biriminin () desteğiyle hazırlanmış ve Anayasa Mahkemesinin intranet sayfasında yayınlanmıştır. Bu belgenin tekrar yayınlanma izni sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin HUDOC sayfasında yer alması amacına yöneliktir ().
This translation was made available with the support of the Turkish Constitutional Court Research and Case-law Department () and published on its intranet. The permission of reproducing this document has been granted for the sole purpose of its publication on the Court’s case-law database HUDOC ().
Cette traduction a été préparée avec le soutien de la Division de Recherche et de Jurisprudence de la Cour constitutionnelle turque () et publié sur son intranet. L’autorisation de reproduction de ce document est limitée à sa publication sur la page de jurisprudence HUDOC de la Cour européenne des droits de l’homme ().
ARAŞTIRMA VE İÇTİHAT BİRİMİ (ar-iç)
BİLGİ NOTU
AİHM KARARLARI
2013/17
GHORBANOV ve DİĞERLERİ/TÜRKİYE
(28127/09, 3/11/2013)
Karar metni
İlgili Maddeler
AİHS 3, 5 ve 13
Hak ve Özgürlükler
İşkence ve insanlık dışı muamele yasağı, özgürlük ve güvenlik hakkı ve etkili başvuru hakkı
Anahtar Kelimeler
İnsanlık dışı ve aşağılayıcı muamele yasağı, özgürlükten mahrum bırakılmama, etkili başvuru hakkı
Davanın Özü
Kolluk kuvvetlerince gözaltına alınıp sınır dışı edilme sonucu insanlık dışı muamele yasağının ve özgürlüğünden mahrum bırakılmama hakkının ihlal edildiği iddiası
KARARIN ÖZETİ
Olaylar ve Olgular
Başvurucular, Türkiye’de mülteci statüsünde bulunmalarına rağmen polis merkezine davet edildiklerini, burada hiçbir açıklama yapılmaksızın tutulduklarını, nihayetinde yine hiçbir açıklama olmaksızın İran’a sınır dışı edildiklerini, bu süreçte zor fiziki şartlarda yolculuk yaptıklarını ve sonuçta özgürlüklerinden keyfi bir şekilde yoksun bırakıldıklarını ve aşağılayıcı ve insanlık dışı muameleye maruz kaldıklarını belirtmektedir.
İddialar:
Başvurucu, AİHS’nin 3, 5 ve 13. maddelerinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
Hükümetin Savunması:
Hükümet,
3. madde ile ilgili iddialara ilişkin; başvurucuların sınır dışı edilme kararına karşı idare mahkemelerine başvurabileceğini ve yürütmeyi durdurma kararı alabileceklerini, ancak bunu yapmadıklarını dolayısıyla da iç hukuk yollarını tüketmediklerini ifade etmektedir.
5. maddenin ihlal edildiği iddiaları ile ilgili olarak, başvurucuların polis merkezine davet edildiklerini ancak burada hiçbir şekilde özgürlüklerinden yoksun bırakılmadıklarını belirtmektedir.
Hukuki Değerlendirme:
Mahkeme başvuruyu 3 ve 5. maddelerden ele almıştır.
3. 5. madde yönünden;
Mahkeme 3. madde açısından yaptığı değerlendirmede; kötü muamelenin Sözleşme’nin 3. maddesi kapsamına girecekse, asgari bir ağırlık düzeyine erişmesi gerektiğini yinelemektedir. Bu asgari düzeyin değerlendirilmesi, eşyanın doğası gereği, muamelenin niteliği ve bağlamı, işlemin şekli ve yöntemi, süresi, fiziksel ve zihinsel etkileri ve bazı durumlarda, cinsiyet, yaş ve mağdurun sağlık durumu gibi, davanın bütün koşullarına bağlıdır. Mahkeme tarafından muamelenin “insanlık dışı” olarak nitelenmesinin nedeni, diğerlerinin yanında, tasarlanmış olması, uzun saatler boyunca uygulanmış olması, bedensel yaralanmaya ya da fiziksel ya da zihinsel acı çekilmesine neden olmasıdır. “Aşağılayıcı” muamele olarak görülenler ise mağdurun korku, acı ve aşağılanma ile alçaltma gibi fiziksel ve moral dirençlerini kırma ya da mağdurun irade ya da onayı hilafına davranmasına neden olan eylemlerdir. Bu bağlamda, böylesi bir muamelenin mağduru aşağılama ya da alçaltma niyeti taşıyıp taşımadığı meselesi kaçınılmaz olarak 3. maddenin ihlalinin tespitinde önemli değildir.
Mahkeme olayların gerçekleştiği tarihte on dokuz başvurucudan on ikisinin küçük olduğunu gözlemlemektedir. Çocuklardan en büyüğü 2008 tarihinde on beş yaşındadır ve iki başvurucu İran’a ilk sınır dışı tarihinden yalnızca birkaç ay önce doğmuştur. Mahkemeye göre başvurucular Türkiye’den zor kullanılarak gönderilmişlerdir ve görünüşe göre yetkililerin eylemleri önceden tasarlanmıştır. Ayrıca bu tedbir başvurucuların mülteci statülerine ya da kişisel durumlarına, çoğu çocuk olup Türkiye’de istikrarlı bir hayat sürdürmelerine, saygı gösterilmeksizin uygulanmıştır. Mahkeme, gönderilme zamanına kadar yetişkin olanlarda usuli güvencelerin yokluğunda kendilerini gönderilmekten alıkoyacak adımları atamadıkları ve çocuk ve bebekleriyle bilinmeyen bir bölgeye gönderildikleri için çaresizlik ve korku hissetmelerine yol açmış olduğu kanısındadır. Sonuç olarak Mahkeme, başvurucuların gönderilme şeklini dikkate alarak ve çoğunluğunun yaşlarını göz önünde bulundurarak, başvurucuların 3. madde anlamında insanlık dışı muamele olarak sınıflandırmaya yeterli ağırlıkta acı çekmiş oldukları sonucuna ulaşmıştır.
Mahkeme 5. madde açısından yaptığı değerlendirmede; özellikle başvurucuların Türkiye’den Ekim 2008 tarihinde İran’a sınır dışı edilmeden önce yasa dışı bir şekilde gözaltına alındıklarını, gözaltına alma sebeplerinin kendilerine bildirilmediğini ve başvuruculara gözaltının hukukiliğinin denetimi amacıyla itiraz olanağının tanınmadığını tespit etmiş, bu nedenlerle 5. maddenin (1) ve (2) numaralı fıkralarının ihlal edildiğini belirtmiştir. Mahkeme bu tespitlerle yetinerek 5. maddenin (4) numaralı fıkrası açısından ayrıca bir incelemeye gerek görmemiştir.
Full & Egal Universal Law Academy