Bu çeviri Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Araştırma – İçtihat Biriminin () desteğiyle hazırlanmış ve Anayasa Mahkemesinin intranet sayfasında yayınlanmıştır. Bu belgenin tekrar yayınlanma izni sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin HUDOC sayfasında yer alması amacına yöneliktir ().
This translation was made available with the support of the Turkish Constitutional Court Research and Case-law Department () and published on its intranet. The permission of reproducing this document has been granted for the sole purpose of its publication on the Court’s case-law database HUDOC ().
Cette traduction a été préparée avec le soutien de la Division de Recherche et de Jurisprudence de la Cour constitutionnelle turque () et publié sur son intranet. L’autorisation de reproduction de ce document est limitée à sa publication sur la page de jurisprudence HUDOC de la Cour européenne des droits de l’homme ().
ARAŞTIRMA VE İÇTİHAT BİRİMİ (ar-iç)
BİLGİ NOTU
AİHM KARARLARI
2014/55
GORDIYENKO/RUSSIA
(21462/06, 6/3/2014)
Karar metni
İlgili Maddeler
AİHS, 3., 6. ve 8
Hak ve Özgürlükler
İşkence ve kötü muamele yasağı, adil yargılanma hakkı, özel ve aile hayatına saygı
Anahtar Kelimeler
Gözaltında kötü muamele, devletin negatif ve pozitif(usuli soruşturma) yükümlülüğü
Davanın Özü
Başvurucu, uyuşturucu satış gerçekleştirdiği suçlamasıyla polis tarafından gözaltına alındığını ve karakola götürüldüğünü, karakolda kendisine fiziksel zorlama/şiddet uygulanarak üzerine atılı suçu işlediğini itiraf etmesi istendiğini, ancak suçlamayı kabul etmediğini, ayrıca konutunun kanuna aykırı şekilde arandığını ve hakkındaki ceza yargılamasının adil bir şekilde yürütülmediğini belirterek, AİHS’de düzenlenen kötü muameleye tabi tutulmama, adil yargılanma ile özel hayata saygı haklarının ihlal edildiğini iddia etmiştir.
KARARIN ÖZETİ
Olaylar ve Olgular:
Başvurucu uyuşturucu ticaret yapmak suçlamasıyla polis tarafından gözaltına alınarak ve karakola götürülmüştür. Başvurucu karakolda kendisine fiziksel zorlama/şiddet uygulanarak üzerine atılı suçu işlediğini itiraf etmesi istendiğini ve tüm bu fiziksel zorlamalar/şiddet uygulamasına karşın suçlamayı kabul etmediğini belirtmiştir. Bunun yanında Başvurucu kendisine kötü muamele uygulandığı iddiasını resmi makamlara şikâyet etmiş ancak bu şikâyet mahkemece temelsiz bulunarak reddetmiştir. Başvurucu ayrıca ceza yargılaması sürecinde kendi tanıklarının çağrılmadığını ve karşı tanıkları çapraz sorguya çekmesine izin verilmediğini, bu nedenle yargılamanın adil olmadığını iddia etmiş.ve resmi soruşturma çerçevesinde başvurucunun konutunda arama yapılmıştır. Başvurucu konutunun hukuksuz bir şekilde arandığını bununda özel hayatına haksız bir müdahale oluşturduğunu ifade etmiştir.
İddialar:
Başvurucu, AİHS’in 3., 6. ve 8. maddelerinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
Hükümetin Savunması:
Hükümet, başvurucunun iç hukuk yollarını tüketmediğini ve iddia edilen kötü muamele şikâyetinin resmi makamlarca etkili bir şekilde incelendiğini ifade etmiştir.
Hukuki Değerlendirme:
Mahkeme, hükümetin işaret ettiği iç hukuk yolunun pratikte etkili olmadığını zira başvurucu açısından uğradığı zararı telafi edici nitelikte/etkide olmadığını belirterek bu yolun tüketilmesine gerek olmadığını ifade etmiştir. Ayrıca kötü muamele şikâyetlerinin resmi makamlarca etkili bir şekilde incelenmediği iddiasının da temelsiz olmadığını, dolayısıyla kabul edilebilir olduğunu belirtmiştir.
Mahkeme başvuruyu sadece 3. madde açısından değerlendirmiştir.
3. madde yönünden;
Mahkeme; ilk olarak 3. maddenin demokratik toplumlarda ve bu arada AİHS’de istisna içermeyen temel haklardan/değerlerden biri olduğunu, bu hakkı ilgilendiren şikâyetlerin önemli olmakla beraber uygun kanıtlarla desteklenmesi gerektiğini, diğer bir ifadeyle şikâyetlerin “makul şüphenin ötesinde olma” kriterini karşılaması gerektiğini ifade etmiştir. Mahkeme ayrıca 3. maddenin Sözleşme’nin 1. maddesiyle beraber ele alınması gerektiğini, bu çerçevede taraf devletlerin 3. maddeden doğan soruşturma yükümlükleri olduğunu, bu yükümlüğün “sonuç” değil “etkili araştırma” sorumluluğu olduğunu belirtmiştir.
Mahkeme somut başvuruda, başvuru dosyasının içeriğinden resmi makamlarca başvurucuya gözaltında kötü muamele yapıldığını kanıtlayacak bilgi ve belgelere ulaşamadığını, bu durumda ilgili devletin negatif yükümlülüğünü ihlal ettiğine karar veremeyeceğini ifade ederek 3. maddenin negatif yükümlülük/esas yönünden ihlal edilmediğine karar vermiştir.
Son olarak Mahkeme resmi makamlarca yürütülen soruşturmanın 1 yıl 10 ay sürmesine karşın, soruşturmayı yürüten savcılığın kurumsal olarak hükümetin diğer organlarından ve bu arada polis biriminden bağımsız olduğunu, olayla ilgili tanıkları dinlediğini ve başvurucunun ileri sürdüğü iddiaları kararında karşıladığını, ayrıca tanıkların ifadeleri arasında çelişkiler olduğunu yine kararında ortaya koyduğunu belirterek, nihayetinde tüm bu hususlar dikkate alındığında yürütülen soruşturmanın etkisiz olarak kabul edilemeyeceğini belirterek 3. maddenin usuli yönden ihlal edilmediğine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy