AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
GÖRMÜŞ / TÜRKİYE KARARI
(Başvuru No. 40528/11)
KARAR
STRAZBURG
10 Temmuz 2018
İşbu karar kesindir. Bazı şekli değişikliklere tâbi tutulabilir.
Görmüş / Türkiye davasında,
Başkan
Paul Lemmens,
Yargıçlar
Valeriu Griţco,
Stéphanie Mourou-Vikström
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (“İkinci Bölüm”) 19 Haziran 2018 tarihinde gerçekleştirdiği kapalı oturumdaki müzakereler sonucunda, anılan tarihte aşağıdaki kararı vermiştir:
USUL
1. Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan davanın temelinde, Türk vatandaşı Adem Görmüş’ün (“başvuran”) 30 Mart 2011 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvuru (No. 40528/11) bulunmaktadır.
2. Başvuran, İstanbul Barosuna bağlı Avukat B. Kurt tarafından temsil edilmiştir. Tük Hükümeti (“Hükümet”) ise; kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
3. Başvuran, yakalandığı sırada dövüldüğünü iddia etmekte ve sanık polis memurlarının cezasız kalmalarından yakınmaktadır.
4. Başvuru 22 Mayıs 2017 tarihinde Hükümete bildirilmiştir.
OLAYLAR
DAVANIN KOŞULLARI
5. Başvuran 1973 doğumlu olup, İstanbul’da ikamet etmektedir.
6. Başvuran; 12 Nisan 2003 tarihinde, bir kişiyi bıçakla yağma (gasp) girişimi sonrasında, saat 22.30 sıralarında yakalanmıştır. Polislerin kendisine kelepçe taktıkları sırada kaçmış; akabinde tekrar yakalanarak Karaköy Polis Karakolu’na sevk edilmiştir.
7. 13 Nisan 2003 tarihli tıbbi raporda, başvuranın vücudunda şu lezyonların saptandığı belirtilmektedir: Ensede lineer bir ekimoz, her iki bilekte kızarıklıklar, her iki bacakta hafif ekimozlar. Rapor kapsamında; bu lezyonların, bir günlük iş göremezlik gerektirdiği sonucuna varılmıştır.
8. Başvuran yine 13 Nisan 2003 tarihinde, Cumhuriyet Savcısı (“savcı”) tarafından yapılan sorgusu sırasında; yakalandığı sırada beş polis memuru tarafından dövüldüğünden yakınmıştır. Savcı; 16 Nisan 2003 tarihinde, ilgilinin bu bağlamda ifadesini münferiden almıştır.
9. Savcı aynı zamanda, sanık beş polis memurunun da ifadesi almış; ilgililer, başvuranın yakalama işlemine karşı koyması nedeniyle, gerekli ve orantılı bir güce başvurduklarını belirtmişlerdir.
10. Savcı 9 Mart 2004 tarihinde, kötü muamelede bulunulduğunu belirterek, iddianame hazırlamıştır.
11. Beyoğlu Ağır Ceza Mahkemesi, yapmış olduğu duruşmalarda; polis memurlarının, başvuranın ve tanıkların ifadelerini almış; fotoğraf teşhisi gerçekleştirmiş ve 13 Nisan 2003 tarihli tıbbi rapor ile yakalama tutanağını dosyaya eklemiştir.
12. Ağır Ceza Mahkemesi 31 Mayıs 2007 tarihinde; polis memuru N.Y.yi, dört ay erteli hapis cezasına mahkûm etmiştir. Diğer dört polis memuru ile ilgili olarak ise; delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı vermiştir.
13. Yargıtay 14 Şubat 2012 tarihinde, beraat eden dört polis memuruyla ilgili kararı onamış; 1 Haziran 2005 tarihinde değiştirilen ve hükümlerinin sanık lehine olduğu değerlendirilen, mülga Türk Ceza Kanunu’nun 245. maddesi (kötü muamele yasağı), 102. maddesinin 4. fıkrası ve 104. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, kararın, N.Y.nin mahkûmiyetiyle ilgili kısmı ile ilgili olarak; zamanaşımı nedeniyle düşme kararı vermiştir.
14. Bununla birlikte, polis memurları hakkında; paralel olarak yürütülen disiplin soruşturması, 23 Temmuz 2004 tarihinde, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla neticelenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
I. SÖZLEŞME’NİN 3. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
15. Başvuran, yakalandığı sırada dövüldüğünü iddia etmekte ve kendisine kötü muamelede bulunan polis memurlarının cezasız kalmasından yakınmaktadır. Başvuran, Sözleşme’nin 3. maddesini ileri sürmektedir. İşbu madde aşağıdaki şekildedir:
“Hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muameleye veya cezaya tabi tutulamaz.”
16. Hükümet, bu iddiayı kabul etmemektedir.
17. Başvurunun, Sözleşmenin 35. maddesinin 3. fıkrasının a) bendi gereğince açıkça dayanaktan yoksun olmadığını ve başkaca hiçbir kabul edilemezlik engeline takılmadığını tespit eden Mahkeme, başvurunun kabul edilebilirliğine karar vermektedir.
18. Mahkeme, konuyla ilgili genel ilkeler için, El‑Masri/Eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti ([BD], No. 39630/09, §§ 182-185 ve 195-198, AİHM 2012), Mocanu ve diğerleri/Romanya ([BD], No. 10865/09, 45886/07 ve 32431/08, §§ 314-326, AİHM 2014 (özetler)) ve Bouyid/Belçika ([BD], No. 23380/09, §§ 81-90 ve 114-123, AİHM 2015) kararlarına atıfta bulunmaktadır.
19. Mahkeme somut olayda; Ağır Ceza Mahkemesinin, polis memuru N.Y.yi dört ay erteli hapis cezasına mahkûm ettiğini kaydetmektedir (yukarıda 12. paragraf). Bu nedenle, başvuranın maruz kaldığı kötü muamele iddialarının, esas mahkemesi tarafından tespit edilmiş olduğunu kaydetmektedir.
20. Bununla birlikte, Ağır Ceza Mahkemesi kararının açıklanmasından yaklaşık beş yıl sonra Yargıtay, bahse konu polis memuru hakkında açılan ceza yargılamasının, zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar vermiştir (yukarıda 13. paragraf).
21. Ancak Mahkeme; bir devlet memurunun, Sözleşme’nin 3. maddesine aykırı eylemlerle suçlanması halinde, yargılama ya da mahkûmiyetin, zamanaşımına uğratılarak hükümsüz bırakılmaması, örneğin; af, bağışlama ya da cezanın infazının ertelenmesi gibi tedbirlerin uygulanmasına izin verilememesi gerektiğini daha önce birçok defa ifade etmiştir (yukarıda anılan Zeynep Özcan kararı, § 45, Nikolova ve Velitchkova/Bulgaristan, No. 7888/03, § 63, 20 Aralık 2007, Okkalı/Türkiye, No.52067/99, §§ 76-78, AİHM 2006‑XII (özetler), Kopylov/Rusya, No. 3933/04, §§ 127-131, 142 ve 148, 29 Temmuz 2010, Ciğerhun Öner/Türkiye (no 2), No. 2858/07, § 93, 23 Kasım 2010, Aleksakhin/Ukrayna, No. 31939/06, §§ 60-615, 19 Temmuz 2012. Benzer bir bağlam için, aynı zamanda bk. Dağabakan ve Yıldırım/Türkiye, No. 20562/07, §§ 64-65, 9 Nisan 2013, Mehmet Fidan/Türkiye, No. 64969/10, §§ 46-49, 16 Aralık 2014).
22. Yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alındığında Mahkeme; Sözleşme’nin 3. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmaktadır.
II. SÖZLEŞME’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
23. Başvuran, maddi zarar bağlamında 10.000 avro talep etmektedir. Bu bağlamda, herhangi bir kanıtlayıcı belge sunmamaktadır. Başvuran aynı zamanda; maruz kaldığını ifade ettiği manevi zarar bağlamında 63.000 avro talep etmektedir.
24. Başvuran, masraf ve giderler bağlamında, avukatının çalışma ücreti için toplam 4.350 avro talep etmekte ve çalışma saati çizelgesi sunmaktadır. Başvuran aynı zamanda, Mahkeme önünde yapmış olduğu masraf ve giderler için 220 avro talep etmektedir. Bu bağlamda, kanıtlayıcı herhangi bir belge sunmamaktadır.
25. Hükümet, Mahkeme’yi bu talepleri reddetmeye davet etmektedir.
26. Mahkeme, tespit edilen ihlal ile iddia edilen maddi zarar arasında nedensellik bağı görmemekte ve bu talebi reddetmektedir.
27. Mahkeme; ihlal tespitinin, başvuran tarafından maruz kalınan muhtemel manevi zararı telafi etmek için yeterli adil tazmin teşkil ettiği değerlendirmesinde bulunmaktadır.
28. Masraf ve giderlerle ilgili olarak, sahip olduğu belgeleri göz önünde bulundurarak, Mahkeme, başvurana 1.000 avro ödenmesine karar vermektedir.
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;
2. Sözleşme’nin 3. maddesinin ihlal edildiğine;
3.
a) İhlal tespitinin, başvuran tarafından maruz kalınan muhtemel manevi zararı telafi etmek adına, yeterli bir adil tazmin teşkil ettiğine;
b) Davalı Devlet tarafından; üç ay içerisinde, ödeme tarihindeki geçerli döviz kuru üzerinden davalı Devletin para birimine çevrilmek üzere, başvurana, her türlü vergi tutarı hariç olmak üzere, masraf ve giderler bağlamında 1.000 avro (bin avro) ödenmesine;
c) Söz konusu sürenin bittiği tarihten başlayarak, ödemenin yapıldığı tarihe kadar; Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Adil tazmine ilişkin kalan taleplerin reddine karar vermiştir.
İşbu karar Fransızca dilinde tanzim edilmiş; Sözleşme’nin 77. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca 10 Temmuz 2018 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıPaul Lemmens
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy