© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2015. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Daha fazla bilgi için, bu belgenin sonunda bulunan yazarın telif hakkı ile ilgili kısmı okuyabilirsiniz.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2015. This translation was commissioned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court. For further information see the full copyright at the end of this document.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2015. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund). Elle ne lie pas la Cour. Pour plus de renseignements veuillez lire l’indication de copyright/droits d’auteur à la fin du présent document.
Mahkeme İçtihadına İlişkin Bilgi Notu No. 177
Ağustos-Eylül 2014
Gross – İsviçre [BD] - 67810/10
Son karar 30.9.2014 [BD]
Madde 35
Madde 35-3
Başvuru hakkının kötüye kullanılması
Başvurucunun intihar etmesini sağlayacak uyuşturucuyu elde etme ehliyetine ilişkin davada başvurucunun ölümünden Mahkeme’nin haberdar edilmemesi: kabul edilemez
Olaylar – Başvurucu, zaman geçtikçe giderek daha güçsüz hale gelmesi ve fiziksel ve akli yetilerinin zayıflaması nedeniyle, daha fazla acı çekmek istemediği için hayatına son vermek istediğini uzun yıllardan beri dile getirmektedir. Başvurucu bu nedenle öldürücü dozda sodyum pentobarbital alarak yaşamına son vermeye karar vermiştir. Söz konusu madde için reçete elde etmekte güçlükler yaşaması üzerine başvurucu 2010’da Avrupa Mahkemesi’ne başvuruda bulunmuştur.
Mahkeme’nin bir Dairesi 14 Mayıs 2013 tarihli bir kararla (bkz Bilgi Notu 163) Sözleşme’nin 8. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir. Dava Büyük Daire’ye gönderilmiştir.
Mahkeme, Hükümet’in yazılı görüşlerini hazırlarken başvurucunun durumunu araştırdığı ve ölümünü ve buna dair durumu öğrendiğini kendisine bildirdiği Ocak 2014’e kadar başvurucunun ölümünden haberdar olmamıştır. Ekim 2011’de başvurucu bir doktora öldürücü dozda sodyum pentobarbital için reçete yazdırmış ve reçete ile aldığı maddeyi enjekte ederek 14 Kasım 2011’de yaşamına son vermiştir. 14 Kasım 2011 tarihli polis raporuna göre merhumun hiç bir yakını teşhis edilememiştir. Rapor başvurucunun intihar ettiği ve hiç bir üçüncü kişinin bu koşullarda cezai olarak sorumlu tutulamayacağı sonucuna ulaşmıştır.
Hukuki değerlendirme – Madde 35 § 3 (a): Bir başvuru, başkaca sebeplerin yanı sıra, kasten gerçek olmayan olaylara dayandırılmışsa bireysel başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle reddedilebilir. Eksik, dolayısıyla yanlış yönlendirici bilginin sunulması da, bilhassa bu bilgi davanın temeliyle ilgili ise ve başvurucu ilgili bilginin neden ifşa edilmediğine ilişkin yeterli bir açıklama getirememiş ise başvuru hakkının kötüye kullanılması olabilir. Mahkeme önündeki yargılama sırasında önemli gelişmelerin yaşanması ve Mahkeme İçtüzüğü’nün 47 § 7 maddesinde açıkça belirtilmesine rağmen başvurucunun buna dair bilgiyi Mahkeme’ye sunmaması ve böylece Mahkeme’nin olaylara tam olarak vakıf olarak karar vermesini engellemesi durumunda da aynısı uygulanır. Bununla birlikte, bu gibi durumlarda dahi, başvurucunun Mahkeme’yi yanlış yönlendirme amacı yeterli kesinlikle ortaya koyulmalıdır.
Başvurucunun avukatı müvekkiliyle sadece bir aracı vasıtasıyla iletişim kurduğunu; bu aracının da –başvurucunun talebi üzerine- başvurucunun ölümünden avukatını kasten haberdar etmediğini anlatmıştır. Bununla birlikte mevcut davanın özgün niteliği akılda tutulduğunda, başvurucunun avukatının müvekkiliyle doğrudan iletişiminin olmaması fakat onunla dolaylı olarak, bir aracı vasıtasıyla haberleşmeye rıza göstermiş olması, Mahkeme önündeki davada kendisinin yasal temsilci olarak rolüne ilişkin bir dizi kaygı uyandırmıştır. Başvurucunun Mahkeme’yle işbirliği yapma ve onu başvurusuna ilişkin tüm durumlardan haberdar etme görevine ek olarak, bir temsilcinin yanlış yönlendirici bildirimlerde bulunmama şeklinde özel bir sorumluluğu vardır.
Avukatın açıklamasından anlaşılmaktadır ki başvurucu sadece avukatını ve dolayısıyla Mahkeme’yi gerekli tıbbi reçeteyi elde ettiğine ilişkin bilgilendirmemekle kalmamış aynı zamanda ölümüne ilişkin bilginin de avukatıyla ve başvurusuna ilişkin yargılamayı durdurmamasını engellemek amacıyla Mahkeme’yle paylaşılmasını engellemek için gereken tüm önlemleri almıştır. Başvurucunun ölümü ve ölümüne ilişkin koşullar şüphesiz kendisinin Sözleşme kapsamındaki şikayetinin temelinde yatan meselenin özünü ilgilendirmektedir. Bu olayların Daire tarafından öğrenilmesi halinde Daire’nin Sözleşme’nin 8. maddesinin ihlal edildiği yönündeki 14 Mayıs 2013 tarihli kararı üzerinde belirleyici bir etkisinin olacağı da öngörülebilirdir. Her halükarda, Daire’nin 14 Mayıs 2013 tarihli kararı kesinleşmediği için Büyük Daire’nin bu hususla ilgili tahminde bulunmasına gerek yoktur.
Başvurucunun ilgili bilgiyi saklamaktaki niyeti, muhtemelen şahsi durumundan kaynaklanan halihazırdaki şikayetinin son bulmuş olmasından bağımsız olarak, kendi davasındaki yargılamanın benzer durumda olan diğer kişilerin yararı için devam etmesi gerektiğidir. İçinde bulunduğu istisnai durumda başvurucunun bakış açısından bu tür bir niyet anlaşılabilir olsa da, Mahkeme başvurucunun avukatına bu bilgiyi vermekten kasten imtina ederek Mahkeme’yi Sözleşme kapsamındaki şikayetinin özüne ilişkin yanlış yönlendirmek amacıyla hareket ettiğinin yeterince açık olduğu sonucuna varmıştır.
Bununla bağlantılı olarak başvurucunun davranışı bireysel başvuru hakkının kötüye kullanılması niteliğindedir.
Karar: kabul edilemez (sekize karşı dokuz oyla).
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
Yazı İşleri tarafından hazırlanmış bu özet Mahkeme’yi bağlamamaktadır.
İçtihat Bilgi Notları için buraya tıklayınız
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2015.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin resmi dilleri Fransızca ve İngilizce’dir. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır ve Mahkeme, kalitesi konusunda herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının veritabanı olan HUDOC üzerinden () veya HUDOC’un bildirdiği başka veritabanları üzerinden yüklenebilir. Davanın isminin tamamen yazılması, yukarıdaki telif hakkıyla ilgili ifadeler kullanılması ve insan haklarına destek Fonu’na referans yapılması şartıyla ticari olmayan amaçlarla kullanılabilir. Bu çevirinin tamamını veya bir kısmını ticari amaçlarla kullanmak isteyen herkesin, bu durumu belirtilen adrese bildirmesi rica olunur: publishing@.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2015.
The official languages of the European Court of Human Rights are English and French. This translation was commissioned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court, nor does the Court take any responsibility for the quality thereof. It may be downloaded from the HUDOC case-law database of the European Court of Human Rights () or from any other database with which the Court has shared it. It may be reproduced for non-commercial purposes on condition that the full title of the case is cited, together with the above copyright indication and reference to the Human Rights Trust Fund. If it is intended to use any part of this translation for commercial purposes, please contact publishing@.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2015.
Les langues officielles de la Cour européenne des droits de l’homme sont le français et l’anglais. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund) Elle ne lie pas la Cour, et celle-ci décline toute responsabilité quant à sa qualité. Elle peut être téléchargée à partir de HUDOC, la base de jurisprudence de la Cour européenne des droits de l’homme (), ou toute autre base de données à laquelle HUDOC l’a communiquée. Elle peut être reproduite à des fins non commerciales, sous réserve que le titre de l’affaire soit cité en entier et s’accompagne de l’indication de copyright ci-dessus ainsi que de la référence au Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme. Toute personne souhaitant se servir de tout ou partie de la présente traduction à des fins commerciales est invitée à le signaler à l’adresse suivante : publishing@.
Full & Egal Universal Law Academy