AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
GÜL VE DİĞERLERİ / TÜRKİYE
(Başvuru no. 48635/20 ve 8 diğer başvuru – ekteki listeye bakınız)
KARAR
STRAZBURG
3 Nisan 2025
İşbu karar kesin olup bazı şekli değişikliklere tabi tutulabilir.
Gül ve Diğerleri/Türkiye davasında,
Başkan,
Gediminas Sagatys,
Hâkimler,
Stéphane Pisani,
Juha Lavapuro
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Vekili Viktoriya Maradudina’nın katılımıyla Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
13 Mart 2025 tarihinde yapılan kapalı müzakerelerin ardından,
Aynı tarihte kabul edilen aşağıdaki kararı vermiştir:
USUL
1. Türkiye aleyhine açılan bu davanın temelinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (“Mahkeme”) İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca ekli tabloda belirtilen farklı tarihlerde yapılan başvurular bulunmaktadır.
2. Başvurular Türk Hükümetine (“Hükümet”) tebliğ edilmiştir.
OLAYLAR
3. Başvuranların listesi ve başvurulara ilişkin ayrıntılı bilgiler ekli tabloda yer almaktadır.
4. Başvuranlar, bir terör örgütü lehine propaganda yapma suçundan mahkûm edilmişlerdir. Yargılamayı yürüten mahkemeler, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 § 5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (bu hükmün lafzı için bk. Durukan ve Birol / Türkiye, no. 14879/20 ve 13440/21, § 23, 3 Ekim 2023) ve başvuranların beş yıllık denetim süresine tâbi tutulmasına karar vermiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
BAŞVURULARIN BİRLEŞTİRİLMESİ5. Mahkeme, başvuruları konu bakımından benzer olmaları sebebiyle tek bir karar kapsamında birleştirerek incelemeyi uygun görmektedir.
SÖZLEŞME’NİN 10. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA6. Başvuranlar, bir terör örgütü lehine propaganda yapma suçundan dolayı başlatılan ceza yargılamalarına ilişkin şikâyette bulunmuşlardır. Başvuranlar, açıkça veya özü itibarıyla, Sözleşme’nin 10. maddesine dayanmışlardır.
7. Hükümet, Çakıcı (19 Ekim 2020 tarih ve 48936/20 numaralı başvuru) ve Güngörmüş’ün (16 Kasım 2020 tarih ve 53008/20 numaralı başvuru) Anayasa Mahkemesinin verdiği kabul edilemezlik kararının başvuranlara tebliğinden itibaren hesaplanan altı aylık süre sınırı dolduktan sonra başvuru yaptıklarını ileri sürmüştür. Mahkeme, Anayasa Mahkemesi kararlarının, söz konusu başvuranlara sırasıyla 21 Nisan ve 17 Mayıs 2020 tarihlerinde tebliğ edildiğini kaydetmektedir. Dolayısıyla Mahkeme, nezdinde yapılan söz konusu başvuruların altı ay süre sınırı içerisinde yapıldığı sonucuna varmıştır.
8. Tüm başvuruların kabul edilebilirliğine ilişkin olarak Hükümet, başvuranların ifade veya eylemlerinin PKK/KCK terör örgütünü övdüğünü ve/veya faaliyetlerini yücelttiğini ve dolayısıyla terör eylemlerini meşrulaştırdığını veya desteklediğini ileri sürmüştür. Bu doğrultuda, Hükümet, söz konusu bireysel başvuruların 17. maddenin amaçları bakımından Sözleşme’nin lafzı ve ruhuna aykırı olduğunu ve bu nedenle başvuranları Sözleşme’nin 10. maddesi kapsamında güvence altına alınan korumadan mahrum bıraktığını değerlendirmiştir. Bu gerekçeyle, başvuruların konu bakımından Sözleşme hükümleriyle bağdaşmadığını ileri sürmüştür. Hükümet ayrıca önemli bir zararın söz konusu olmadığını belirtmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla herhangi bir yükümlülük veya kısıtlama getirilmediğini ileri sürmüştür. Hükümet, denetim süresi sona erdikten sonra mahkûmiyet ve ilgili tüm sonuçların ortadan kalkacağını iddia etmiştir.
9. Mahkeme, benzer itirazların hâlihazırda birçok kararında reddedildiğini (Durukan ve Birol / Türkiye, no. 14879/20 ve 13440/21, §§ 46-47, 3 Ekim 2023; Gümüş / Türkiye [Komite], no. 44984/19, § 10, 9 Temmuz 2024; ve daha fazla atıfla birlikte, Korkut / Türkiye [Komite], no. 3344/21, §§ 11-12, 24 Eylül 2024) ve somut davalarda söz konusu tespitlerden ayrılmayı gerektirecek bir durum bulunmadığını kaydetmiştir. Mahkeme, bu şikâyetlerin Sözleşme’nin 35 § 3 (a) maddesi anlamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığını veya başka herhangi bir gerekçeyle de kabul edilemez olmadığını değerlendirmektedir. Dolayısıyla, şikâyetlerin kabul edilebilir olduğu beyan edilmelidir.
10. Mahkeme, yerleşik içtihadına göre, 10 maddenin 2. fıkrasının yalnızca lehte kabul edilen veya zararsız veya önemsiz görülen “bilgi” veya “fikirler” için değil, aynı zamanda rahatsız edici, incitici veya şok edici bilgiler için de geçerli olduğunu yinelemektedir (bk. genellikle Sürek ve Özdemir / Türkiye [BD], no. 23927/94 ve 24277/94, § 57, 8 Temmuz 1999). Mevcut başvurularda, Mahkeme, başvuranların, cenaze esnasında slogan atmaktan veya PKK ve/veya alt gruplarını destekleyici şekilde sosyal medyada içerik paylaşmaktan dolayı mahkûm edildiklerini kaydeder. Türkiye aleyhine verilen birçok kararda Mahkeme, yerel mahkemelerin, ihtilaf konusu eylem veya ifadelerin, içerikleri, yapıldıkları bağlam ve davaların koşullarındaki potansiyel etkileri göz önünde bulundurularak zarar verme kapasiteleri dikkate alındığında, şiddet kullanımına, silahlı direnişe veya ayaklanmaya teşvik içerip içermedikleri veya nefret söylemi teşkil edip etmedikleri konusunda yeterli ve ilgili gerekçeleri sunmadıkları ve bağlamı içerisinde ele almadıkları gerekçesiyle benzer koşullarda 10. maddenin ihlal edildiğine karar vermiştir (bk. diğerleri arasında Gül ve Diğerleri / Türkiye, no. 4870/02, §§ 41-44, 8 Haziran 2010; Yavuz ve Yaylalı / Türkiye, no. 12606/11, §§ 42-55, 17 Aralık 2013; Özer / Türkiye (no. 3), no. 69270/12, 11 Şubat 2020; Üçdağ / Türkiye, no. 23314/19, 31 Ağustos 2021). İlâveten, yukarıda anılan Durukan ve Birol kararında Mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını öngören Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin, kamu makamları tarafından Sözleşme kapsamında güvence altına alınan haklara yönelik keyfi müdahaleleri önlemek için gerekli korumayı sağlamadığına karar vermiştir (§§ 66 ve 67).
11. Mevcut davalarda kendisine sunulan tüm belgeleri inceleyen Mahkeme, yerel mahkemelerin değerlendirmesinde benzer önemli eksiklikler tespit etmiştir. Mahkeme, ulusal makamların, ilgili olayları kabul edilebilir bir şekilde değerlendirmedikleri ve buna dayanarak Sözleşme’nin 10. maddesinde yer alan ilkelerle uyumlu standartlar uygulamadıkları kanısındadır.
12. Dolayısıyla bu şikâyetler kabul edilebilir niteliktedir ve Sözleşme’nin 10. maddesine yönelik ihlal teşkil etmektedir.
SÖZLEŞME’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI13. Mahkeme, elindeki belgeleri ve içtihadını (bk. özellikle, yukarıda anılan Özer (no.3) § 45) dikkate alarak, ekli tabloda belirtilen miktarlara hükmedilmesini makul görmektedir.
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OY BİRLİĞİYLE,
Başvuruların birleştirilmesine,Terör örgütü lehine propaganda yapma suçundan başlatılan ceza yargılamalarına yönelik şikâyetlerin kabul edilebilir olduğuna,Söz konusu şikâyetlerin Sözleşme’nin 10. maddesinin ihlalini ortaya koyduğuna;(a) Davalı Devlet tarafından üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden davalı Devletin ulusal para birimine çevrilmek üzere başvuranlara ekli tabloda belirtilen miktarların ödenmesine; ve
(b) Yukarıda bahsi geçen üç aylık sürenin bittiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar geçen sürede, yukarıda bahsedilen miktarlara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz uygulanmasına karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce tanzim edilmiş olup; Mahkeme İç Tüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3. maddesi uyarınca 3 Nisan 2025 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Viktoriya Maradudina Gediminas Sagatys
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Vekili Başkan
EK
Sözleşme’nin 10. maddesi kapsamındaki şikâyetlere ilişkin başvuru listesi
(terör örgütü lehine propaganda yapma suçundan başlatılan ceza yargılamaları)
Sıra No.
Başvuru no.
Başvuru tarihi
Başvuranın adı
Doğum Yılı
Avukatın adı ve görev yaptığı yer
İlk derece mahkemesinin adı
Kararın tarihi ve referans numarası
Başvuran tarafından yapılan ihtilaf konusu açıklama veya eylem
Uygulanan yaptırımlar
Yerel mahkemelerin kararlarındaki gerekçeler
Her bir başvuran için manevi zarar bakımından hükmedilen miktar
(avro cinsinden)[1]
Her bir başvuru için masraf ve giderlere karşılık hükmedilen miktar
(avro cinsinden)[2]
48635/20
19/10/2020
Arjin Arzu GÜL
1988
Doğukan Kudat
Tunceli
Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesi
01/03/2019
2018/246 E.
2019/78 K.
PKK/KCK silahlı terör örgütü üyesinin cenazesi esnasında “Şehitler ölümsüzdür” sloganı atmak
10 ay hapis cezası ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Terör eylemi sırasında hayatını kaybeden bir kişiye yönelik olarak atılan “Şehitler ölümsüzdür” sloganı terörü meşrulaştırmış, yüceltmiş ve yasa dışı örgüt üyeliğine teşvik etmiştir.
2.000
250
48936/20
19/10/2020
Talip ÇAKICI
1983
Fatma Kalsen
Tunceli
Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesi
29/03/2019
2018/249 E.
2019/75 K.
PKK/KCK silahlı terör örgütü üyesinin cenazesi esnasında “Şehitler ölümsüzdür” ve “Başkan Apo çok yaşa” sloganları atmak
10 ay hapis cezası ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Terör eylemi sırasında hayatını kaybeden kişi için atılan “Şehitler ölümsüzdür” ve terör örgütünün mahkûm edilen lideri için atılan “Başkan Apo çok yaşa” sloganı terörü meşrulaştırmış, yüceltmiş ve yasa dışı örgüt üyeliğine teşvik etmiştir.
2.000
250
53008/20
16/11/2020
Berivan GÜNGÖRMÜŞ
1989
Fatma Kalsen
Tunceli
Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesi
01/03/2019
2018/248 E.
2019/76 K.
PKK/KCK silahlı terör örgütü üyesi olan ve güvenlik güçlerince yürütülen bir operasyon esnasında hayatını kaybeden erkek kardeşinin cenazesi esnasında “Şehitler ölmez” ve “Başkan Apo çok yaşa” sloganları atmak
10 ay hapis cezası ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Bir teröristin ölümünü şehit olarak nitelendirmek PKK’nın şiddet içeren eylemlerini yüceltmiş ve meşrulaştırmıştır ve kendi başına bir propaganda teşkil etmemesine rağmen bir terör örgütünün propagandası hâline gelen “Başkan Apo çok yaşa” sloganının cenaze esnasında atılması bu tür amaçlara hizmet etmektedir.
2.000
250
10713/21
08/02/2021
Yasin KOBULAN
1987
Özcan Kılıç
İstanbul
İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi
08/03/2019
2018/232 E.
2019/72 K.
Sosyal medyada Türkiye’nin güneydoğusundaki şiddet eylemleri esnasında ulusal güvenlik güçlerinin müdahalesini katliam olarak nitelendirdiği paylaşımlar yapmak
(1) aşağıdaki ifadelerle birlikte bölücü terör örgütünü sembolize eden bayrakları paylaşmak,
“Şırnak’ta polisin katlettiği 16 yaşındaki A. İ. on binlerin katılımıyla son yolculuğuna uğurlandı”
(2) “Nur Cudi, Sur ve Yafes mahallelerindeki abluka devam ediyor. Halk ablukaya karşı sokağa çıkmış durumda”;
(3) “Dersim’de üzerindeki bombayı patlatan gerilla ve çatışmada yaşananlar” ifadesiyle birlikte güvenlik güçleriyle çatışma esnasında hayatını kaybeden iddia konusu teröristin fotoğrafını paylaşmak
(4) “Polisler Cizre’de Dörtyol Nur Mahallesi Ersin Sokakta rastgele evleri tarıyor”,
(5) “Flash! Yüksekovada valiliğin sokağa çıkma yasağını tanımayan halk alanlara çıkarak direnişe geçti”
(6) “10 yaşındaki S.A. Cizre’de keskin nişancılar tarafından katledildi”,
(7) “Yüksekova’da dün polislerce katledilen D. E. ve D.A. İle Şemdinli’de çıkan bir çatışmada yaşamını yitiren YPG’li Z. M. (E. Ş.) otuz bini aşkın kişinin katıldığı cenaze töreniyle” ifadesiyle birlikte terör örgütünün sözde liderinin ve örgütü temsil eden sözde bayrağının fotoğrafını paylaşmak
1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Başvuranın, güvenlik güçlerini kasıtlı olarak “seri katiller” olarak tasvir eden yanıltıcı paylaşımları silahlı bir terör örgütü olan PKK/KCK’nın şiddet eylemleri ve yöntemlerini meşrulaştırmakta ve yüceltmektedir.
2.000
250
12156/21
09/02/2021
Bahri YILDIRIM
1978
Mehmet Sabih Özer
Batman
Batman 3. Ağır Ceza Mahkemesi
03/04/2019
2018/367 E.
2019/128 K.
Sosyal medyada içerik paylaşmak:
Kürdistan’a yuva olarak atıfta bulunulan Kürtçe şarkılarla birlikte iki video
Video, “Benim tek isteğim var Kürdistan, benim yuvam dağlardır’ sözlerini içermektedir.
İkinci video, Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin bayrağını, Türkiye’nin Güneydoğu ile Doğu Anadolu Bölgesi’nin bir kısmının üzerinde göstermektedir.
1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Bu şehirlerde öz yönetim ilan edilmesinin ardından Türkiye’nin doğu ve güney doğusunda söz konusu örgüt ve Türk güvenlik güçleri arasında silahlı çatışma yaşandığı dönemde paylaşıldıkları göz önünde bulundurulduğunda söz konusu içerikler, PKK/KCK silahlı terör örgütünün şiddet eylemlerini meşrulaştırmış ve yüceltmiştir.
2.000
250
24589/21
28/04/2021
Mehmet Ali VARIŞ
1979
Özcan Kılıç
İstanbul
İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi
25/12/2019
2019/288 E.
2019/339 K.
“Rojava Kürdistan” adlı Youtube kanalında yayımlanan ve gerillaların eğildiği ve sırtlarında bir geyik
yavrusunun zıpladığı “Gerilla masasında sincap” başlıklı bir videoyu paylaşmak
1 yıl 3 ay hapis cezası ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması
İçerik, terör örgütünün baskı, şiddet ve tehdit yöntemlerini meşrulaştırmış ve yüceltmiştir
2.000
250
25483/21
05/05/2021
Sedat YAĞCIOĞLU
1982
Evin Konuk
Ankara
Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi
08/05/2018
2017/73 E.
2018/87 K.
Nusaybin’de üzerinde PKK/YPS ve YDGH pankartı olan bir kamyonun trafiğe kapattığı bir yolun fotoğrafını,
“Nusaybin’de barikat, İşgalcilere geçit yok, Cizre, Sur, Silopi’de katliam” yorumu ile paylaşmak
1 yıl 3 ay hapis cezası ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması
İçerik, terör örgütünün baskı, şiddet ve tehdit yöntemlerini meşrulaştırmış ve yüceltmiştir
2.000
250
29260/21
24/05/2021
Atiye ŞAHİN
1968
Umut Bahar Mutlusu Yıldırım
İzmir
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi
14/10/2020
2019/353 E.
2020/1093 K.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) tarafından 7 Mart 2015 tarihinde düzenlenen bir gösteride bazı sloganlar atan ve pankart taşıyan kişilerin arasında olmasının yanı sıra YPJ (PKK/KCK’nın Suriyedeki genç örgütlenmesi) bayrağı taşımak
10 ay hapis cezası ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Bayrağı tutmak terör örgütünün şiddet içeren eylemlerini meşrulaştırmak ve yüceltmek ve bu tür eylemleri teşvik etmek olarak kabul edilmektedir.
2.000
250
17780/22
23/03/2022
Mehmet CANLI
1961
İnan Akmeşe
Istanbul
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi
29/06/2021
2021/116 E.
2021/181 K.
Aşağıdaki gönderileri sosyal medyada paylaşmak:
(1) “Nesrin Abdullah (YPJ Genel Komutanı) ve John Kerry’nin Suriye’de bağımsız Kürt Devleti girişimi” ifadesiyle birlikte PKK üyesi olduğu iddia edilen bir kişinin fotoğrafı”,
(2) “MLKP gerillaları Veli Görgün ve Ümit Yetik Ovacık’da köylerinde toprağa verildiler” ifadesiyle birlikte başka bir fotoğraf”,
(3) “Onlardan çok şey öğrendik - Hiç yüzünü bile görmediği insanlar için ölmek az şey mi?” ifadesiyle birlikte Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya ve Mazlum Doğan’ın fotoğraflarını içeren bir paylaşım”
1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Başvuranın paylaşımları ifade özgürlüğünü aşmakta ve PKK/YPG/YPJ ve MLKP lehine propaganda teşkil etmektedir.
2.000
250
[1] Başvuranlara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutulmak üzere
[2] Başvuranlara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutulmak üzere