AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
GÜLCÜ VE DİĞERLERİ / TÜRKİYE
(Başvuru no. 37013/15 ve diğer 49 başvuru)
KARAR
STRAZBURG
23 Nisan 2024
İşbu karar kesinleşmiş olup bazı şekli değişikliklere tabi tutulabilir.
Gülcü ve Diğerleri/Türkiye davasında,
Başkan
Egidijus Kūris,
Hakimler
Pauliine Koskelo,
Frédéric Krenc
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Dorothee von Arnim’in katılımıyla Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine, bilgileri ekli tabloda verilen 50 Türk vatandaşının (“başvuranlar”), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (“AİHM” veya “Mahkeme”), İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca, çeşitli tarihlerde yapmış oldukları başvuruları,
Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanı Hacı Ali Açıkgül tarafından temsil edilen Türk Hükümetine (“Hükümet”), mahkemeye erişime ilişkin şikâyetlerin tebliğ edilmesine ve başvuruların geri kalan kısmının kabul edilemez olduğuna dair verilen kararı,
Hükümetin başvuruların Komite tarafından incelenmesine yönelik itirazının reddedilmesine dair kararı,
Tarafların beyanlarını dikkate alarak;
26 Mart 2024 tarihinde yapılan kapalı müzakereler sonucunda,
Aynı tarihte kabul edilen aşağıdaki kararı vermiştir:
DAVA KONUSU
1. Başvurular, başvuranların, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun (bundan böyle “HSYK” olarak anılacaktır), rızaları olmaksızın başka şehirlere atanmalarına veya 56732/15 sayılı başvurunun sahibi başvuran Seyfullah Çakmak bakımından Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı görevinden aynı mahkemedeki tetkik hakimlik görevine atanmasına ilişkin kararlarına karşı yargı denetimine başvuramadıkları iddialarına ilişkindir. Başvuranlar Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamında bir iddiada bulunmaktadırlar.
2. Başvuranlar, söz konusu dönemde farklı türlerde veya seviyelerdeki mahkemelerde hakim veya savcı olarak görev yapmaktaydılar. HSYK, 2014 ve 2015 yıllarında çeşitli tarihlerde toplu bir kararnameyle başvuranların farklı şehirlerdeki görevlere atanmalarına karar vermiştir. 56732/15 sayılı başvuruda ise, HSYK başvuranı bir yıl içinde aynı ilde iki farklı göreve atamıştır. Söz konusu başvuran ilk olarak görev yaptığı HSYK’dan rızası dışında Yargıtay Cumhuriyet Savcılığına, dokuz ay sonra ise aynı mahkemeye tetkik hakim olarak atanmıştır.
3. Başvuranlar, kararların incelenmesi talebiyle HSYK’ya başvurmuş, ancak 5588/16 sayılı başvurudaki başvuran Talip Karakuş tarafından yapılan başvuru haricindeki bütün başvurular HSYK tarafından reddedilmiştir.
4. Ankara’da Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan Karakuş, ilk olarak Mardin’e Cumhuriyet savcısı olarak atanmıştır. Karakuş, kızının Ankara’da lisede okuması nedeniyle ailesinin kendisiyle birlikte taşınamayacağını ve böyle bir taşınmanın aile hayatını ve maddi durumlarını olumsuz etkileyeceğini ileri sürerek atanmasına itiraz etmiş ve bu kararın iptalini talep etmiştir. Karakuş itirazında, asıl görev yerinde kalmasına alternatif olarak Eskişehir’e veya Konya’ya (Ankara’ya komşu şehirler) atanması önerisinde de bulunmuştur. Söz konusu itiraz üzerine, HSYK kararını iptal etmemiş, ancak değiştirerek başvuranı Düzce’ye Cumhuriyet savcısı olarak atamıştır.
5. 5576/16 no.lu başvurunun sahibi Ahmet Hamdi Bayar haricindeki tüm başvuranlar, HSYK’nın inceleme kararlarına karşı HSYK İtirazları İnceleme Kuruluna itirazda bulunmuşlardır. İtirazları İnceleme Kurulu çeşitli tarihlerde başvuranların itirazlarını reddetmiştir. İtirazları İnceleme Kurulunun kararları kesin niteliktedir. Bu kararlara karşı herhangi bir idari veya yargı makamına itiraz sunulamamıştır.
6. Başvuranlar, HSYK’nın kendileri hakkındaki atama kararına itiraz edebilecekleri bir mahkemeye erişimleri olmadığı konusunda şikayette bulunmuşlardır. Başvuranların çoğu açık bir şekilde Sözleşme’nin 6 § 1 maddesine dayanmıştır.
MAHKEMENİN DEĞERLENDİRMESİ
BAŞVURULARIN BİRLEŞTİRİLMESİ7. Mahkeme, başvuruları, konu bakımından benzer olmaları sebebiyle, tek bir karar kapsamında birleştirerek incelemeyi uygun görmektedir.
HÜKÜMETİN SÖZLEŞME’NİN 37. MADDESİ UYARINCA BAZI BAŞVURULARIN KAYITTAN DÜŞÜRÜLMESİNE İLİŞKİN TALEBİ HAKKINDA8. Hükümet, 37013/15, 62803/15, 3011/16, 5613/16, 5623/16, 6456/16, 6629/16, 18846/16, 37613/16, 40017/16 ve 15431/17 sayılı başvurulara ilişkin sunduğu görüşlerinde, bu davalardaki başvuranların bir temsilci atamadığını ve Bölüm Başkanının, başvuranlara, Mahkeme önünde kendilerini temsil etmelerine izin vermediği sürece, Mahkemenin bu davaları incelememesi gerektiğini ileri sürmüştür. Hükümet bu kapsamda Mahkemeyi, Sözleşme’nin 37 § 1 (a) maddesi uyarınca başvuruları kayıttan düşürmeye davet etmiştir.
9. Mahkeme, başvuruların Hükümet’e tebliğ edildiği dönemde, Bölüm Başkanının, Mahkeme İç Tüzüğü’nün 36 § 2 maddesini uygulamak suretiyle, bir avukat tarafından temsil edilmeyen başvuranlara Mahkeme önünde kendi davalarını sunmalarına izin verdiğini kaydetmektedir. Dolayısıyla, 37 § 1 (a) maddesinin koşulları oluşmamıştır ve bu nedenle Hükümetin talebi reddedilmelidir.
SÖZLEŞME’NİN 6 § 1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA Kabul Edilebilirlik hakkında Konu Bakımından Uygulanabilirlik10. Hükümet, ilk olarak, Sözleşme’nin 6. maddesinin HSYK önündeki usule uygulanamayacağını, zira bu kurul tarafından alınan kararların yargı mensuplarına ilişkin olduğunu ve bu nedenle “medeni” olarak nitelendirilemeyeceğini ileri sürmüştür. Hükümet özellikle, Vilho Eskelinen ve Diğerleri/Finlandiya ([BD], no. 63235/00, AİHM 2007-II) kararında ortaya konan ölçütün ikinci koşulunun (Devletin menfaati doğrultusunda memurların 6. maddede yer alan korumanın dışında bırakılması için objektif bir gerekçenin var olması) karşılandığını ileri sürmüştür. Hükümet, 2016 yılı Temmuz ayında yaşanan darbe girişimi sonrasında, başvuranların tamamının, yetkililerce darbe girişiminin arkasında olduğu değerlendirilen silahlı terör örgütü “Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması” (bundan böyle “FETÖ/PDY” olarak anılacaktır) ile irtibatlı veya iltisaklı oldukları gerekçesiyle görevlerinden ihraç edildiklerini belirtmiştir. Hükümet bu doğrultuda, Bilgen/Türkiye (no. 1571/07, 9 Mart 2021) davasından farklı olarak, başvuranların hukukun üstünlüğüne ve demokrasiye bağlılıklarının şüpheli olduğunu ve bu nedenle mahkemeye erişimden mahrum bırakılmalarının yerinde olduğunu ileri sürmüştür. Hükümet özellikle, söz konusu dönemde ağır ceza mahkemesi başkanı, cumhuriyet başsavcısı ve adalet komisyonu başkanı olarak görev yapan başvuranların (bk. 41406/15, 51860/15, 62003/15, 5576/16, 5623/16 ve 6629/16 no.lu başvurular), yargıda önemli idari yetkiler ve sorumluluklar üstlendiklerini belirtmiştir.
11. Mahkeme, devlet memurlarının ancak Devletin ulusal hukukunda söz konusu kadro için mahkemeye erişimi devre dışı bırakması ve bunun Devletin menfaatine olan objektif gerekçelerle haklı gösterilmesi halinde 6. maddede yer alan korumadan mahrum bırakılabileceklerini yinelemektedir (bk. yakın tarihli, Grzęda/Polonya [BD], no. 43572/18, § 261, 15 Mart 2022). Mahkeme, Bilgen davasında (yukarıda anılan, §§ 76-81), Vilho Eskelinen davasında (yukarıda anılan) belirtilen ikinci koşulun karşılanmaması nedeniyle, 6. maddenin, başvuran hakimin isteği dışında daha düşük dereceli bir yargı bölgesindeki başka bir mahkemeye atanması kararına uygulanabilir olduğu sonucuna vardığını belirtmektedir. Mahkeme, yargının bağımsızlığını korumaya yönelik güvenceler ışığında, yargı mensuplarının, istihdam koşullarına ilişkin konularda, Devlete olan özel sadakat ve güven bağına dayanarak Sözleşme’nin 6. maddesinin koruması dışında bırakılmalarının yerinde olmayacağına karar vermiştir. Mahkeme bu sonuca ulaşırken, bir devlet memuru ile Devlet arasındaki istihdam ilişkisinin, Devlet çalışanlarının hükümet politikalarını uygulaması gerekmesi nedeniyle, geleneksel olarak yürütme organına yönelik güvene ve sadakate dayalı bir ilişki olarak tanımlanabileceğini, ancak aynı durumun, hükümetin yanlışlarını ve yetkinin kötüye kullanılmasını denetleme görevleri nedeniyle farklı ve daha bağımsız bir rol oynayan yargı mensupları için geçerli olmadığını belirtmiştir (aynı kararda, § 79, ayrıca bk. Kövesi/Romanya, no. 3594/19, § 124, 5 Mayıs 2020; Mahkeme söz konusu kararda, başsavcının yürütme organı tarafından görevden alınmasına ilişkin yargı denetiminin bulunmamasının Eskelinen testinin ikinci koşulu anlamında Devletin menfaatine olamayacağını kaydetmiştir). Ayrıca Mahkeme, görevdeki bir hakimin Ulusal Yargı Konseyi üyeliğinin süresinden önce sona erdirilmesine ilişkin yargısal denetimin bulunmamasına ilişkin bir davada, yargı bağımsızlığının kapsamlı bir şekilde anlaşılması ve sadece bir hakimin yargılama rolüne değil, aynı zamanda bir hakimin yerine getirmesi gerekebilecek ve adli sistemle yakından bağlantılı diğer resmi görevlere de uygulanması gerektiğini belirtmiştir (bk. yukarıda anılan Grzęda, § 303 ve bu kararda anılan Avrupa Hakimleri Danışma Konseyi görüşleri).
12. Somut davaya bakıldığında ve Eskelinen testi uyguladığında, başvuranların durumunda mahkemeye erişim ulusal hukuk tarafından açıkça devre dışı bırakılmıştır. Ayrıca, bu devre dışı bırakma durumu Devletin menfaatine olan objektif gerekçelerle haklı gösterilmemiştir. Mahkeme, söz konusu dönemde, başvuranların tamamının, üstlendikleri idari görevlere bakılmaksızın, hakim ve savcı statüsünde olduğunu ve hepsinin yargı bağımsızlığına yönelik anayasal güvencelere sahip olduğunu gözlemlemektedir (bk. Eminağaoğlu/Türkiye, no. 76521/12, § 125, 9 Mart 2021). Başvuranlar atanmalarına ilişkin kararların incelenmesi için talepte bulunduğunda, HSYK “hizmet gerekliliklerine” kısa bir atıf dışında hiçbir gerekçe göstermemiştir; bu durum da uyuşmazlığın yargı denetimi dışında bırakılmasını haklı çıkaracak istisnai veya mücbir sebeplerle ilgili olmadığı sonucunu ortaya çıkarmaktadır (bk. ayrıca Bilgen, yukarıda anılan, § 80). Hükümetin, yargıda FETÖ/PDY üyelerinin varlığının söz konusu atamalardan kısa bir süre önce ortaya çıktığı ve başvuranların darbe girişimi sonrasında FETÖ/PDY ile irtibatlı veya iltisaklı oldukları gerekçesiyle ihraç edildikleri yönündeki argümanına ilişkin olarak; Mahkeme, HSYK tarafından söz konusu dönemde sunulan herhangi bir bireyselleştirilmiş gerekçe olmadığı dikkate alındığında, bu geriye dönük (ex post facto) gerekçeye itibar edemez. Bu bağlamda, dava dosyasında, HSYK’nın ilgili dönemde başvuranlara yönelik bu tür ciddi suçlamaları araştırmak için herhangi bir adım attığını (örneğin disiplin soruşturması başlatmak) ve bunun sonucunda başvuranların atanmasına karar verdiğini gösteren hiçbir unsur bulunmamaktadır.
13. Mahkeme, bu koşullar altında, 6. maddenin medeni hukuk yönü bakımından uygulanabilir olduğu ve Hükümetin, başvuruların Sözleşme hükümleriyle konu bakımından bağdaşmadığına ilişkin itirazının reddedilmesi gerektiği kanaatindedir.
5588/16 sayılı başvuruda başvuranın mağdur statüsü ve 5576/16 sayılı başvuruda iç hukuk yollarının tüketilmesi14. İkinci olarak, Hükümet, başvuran Talip Karakuş’un (başvuru no. 5588/16) mağdur statüsünün olmadığını, zira HSYK’nın başvuranın inceleme talebini kabul ettiğini ve Mardin yerine Ankara’dan Düzce’ye atanmasına karar verdiğini belirtmiştir.
15. Mahkeme, bir başvuranın mağdur statüsünü düzenleyen ilkeleri yinelemektedir (bk. diğerleri arasında, Nada/İsviçre [BD], no. 10593/08, § 128, AİHM 2012).
16. Mahkeme, başvuranın HSYK’nın ilk kararnamesinde Ankara’dan Mardin’e atandığını gözlemlemektedir. Başvuran, kızının Ankara’da lisede okuması nedeniyle ailesinin kendisiyle birlikte taşınamayacağını ve böyle bir taşınmanın aile hayatını ve maddi durumlarını olumsuz etkileyeceğini ileri sürerek karara itiraz etmiştir. HSYK başvuranın atamasını iptal etmemiş, bunun yerine, başvuranın böyle bir talebi olmamasına rağmen, başvuranın Düzce’ye atanmasına karar vermiştir. Nitekim, başvuran bu karar üzerine HSYK İtirazları İnceleme Kuruluna itirazda bulunmuş ve bu itiraz reddedilmiştir.
17. Mahkeme, başvuranın Düzce’ye atanmasının, itiraz konusu atama işleminin etkilerini ortadan kaldıracak bir sonuç doğurmadığını kaydetmektedir. Bu karar, ne başvuranın haklarının ihlal edildiğinin kabul edilmesini sağlamış ne de bu ihlali telafi etmiştir. Dolayısıyla, bu karar, başvuranın Sözleşme’nin 6. maddesinin ihlal edildiği iddiasının "mağduru" statüsünü ortadan kaldırmamaktadır. Bu nedenle Mahkeme, Hükümetin bu konuya ilişkin itirazını reddetmektedir.
18. Son olarak, Hükümet, 5576/16 sayılı başvuru sahibi başvuranın, Mersin’e atanmasına ilişkin kararın incelenmesi talebinin HSYK tarafından reddedilmesi kararına karşı İtirazları İnceleme Kuruluna itirazda bulunmadığını ileri sürerek, iç hukuk yollarının tüketilmediği itirazında bulunmuştur.
19. Mahkeme daha önceki davalarda da benzer bir itirazı incelemiş ve İtirazları İnceleme Kuruluna yapılan itirazın, özellikle de itiraza konu esas kararı verenlerin aynı zamanda İtirazları İnceleme Kurulunda yer almaları nedeniyle, etkili bir hukuk yolu olarak değerlendirilemeyeceğini kaydederek reddetmiştir (bk. Bilgen, aynı karar, §§ 87-88 ve burada atıf yapılan davalar). Mahkeme, somut davada farklı bir sonuca varmasını sağlayabilecek hiçbir unsur görmemektedir. Dolayısıyla, Mahkeme Hükümetin bu yöndeki itirazını reddetmektedir.
Kabul edilebilirlik hakkında sonuç20. Mahkeme, başvuranların şikâyetinin Sözleşme’nin 35 § 3 (a) maddesi anlamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığını ve başka herhangi bir gerekçeyle de kabul edilemez olmadığını kaydetmektedir. Dolayısıyla, şikâyetin kabul edilebilir olduğuna karar verilmelidir.
Esas hakkında21. Mahkeme halihazırda, öncü Bilgen davasında (yukarıda anılan, §§ 91-97), bir yargı mensubunun kendi isteği dışında atanmasının yargı denetimine tabi tutulmaması nedeniyle Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.
22. Kendisine sunulan tüm belgeleri inceleyen Mahkeme, somut davaya konu şikayetlerin esasına ilişkin farklı bir sonuca varmasını sağlayabilecek herhangi bir olgu ya da argüman tespit etmemiştir. Mahkeme, yargının bağımsızlığının ve hukukun üstünlüğünün muhafaza edilmesindeki güçlü kamu yararı göz önünde bulundurulduğunda, HSYK’nın başvuran hakim ve savcıların atama kararlarının yargı denetimine tabi tutulmamasının herhangi bir meşru amaç gözetmediğini ve bu nedenle başvuranların mahkemeye erişim hakkının özünün zarar gördüğünü kaydetmektedir.
23. Bu sebeple Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi ihlal edilmiştir.
SÖZLEŞME’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
24. 17651/16 no.lu başvurudaki başvuran hariç tüm başvuranlar, öngörülen süre içerisinde, değişen miktarlarda manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır. 37013/15, 1441/16, 1447/16, 3011/16, 5623/16, 19288/16, 19642/16, 37611/16, 37613/16, 40017/16 ve 17651/16 no.lu başvurulardaki başvuranlar masraf ve giderler açısından herhangi bir talepte bulunmazken, diğer başvuranlar bu başlık altında çeşitli tutarlar talep etmişlerdir. Son olarak, söz konusu başvuranların birçoğu maddi tazminat talebinde de bulunmuştur.
25. Hükümet başvuranların tazminat taleplerini dayanaksız ve aşırı bularak itiraz etmiştir.
26. Mahkeme, Bilgen (yukarıda anılan, § 102) kararında belirtilen nedenlerle, maddi tazminat taleplerini reddetmektedir.
27. Mahkeme, başvuranların manevi tazminata ve masraf ve giderlere ilişkin talepleriyle ilgili olarak, hakkaniyet temelinde karar vermeyi ve bu konuda genel ve tek tip bir değerlendirme yapmayı uygun görmektedir. Mahkeme, elinde bulunan materyalleri, içtihadını ve somut davada incelenen hukuki hususların niteliğini göz önünde bulundurarak, 37013/15, 1441/16, 1447/16, 3011/16, 5623/16, 19288/16, 19642/16, 37611/16, 37613/16, 40017/16 ve 17651/16 no.lu başvurulardaki başvuranlar hariç olmak üzere, başvuranların her birine, yansıtılabilecek her türlü vergi hariç olmak üzere, manevi tazminat ile masraf ve giderler karşılığında toplam 2.500 avro ödenmesinin makul olduğu kanaatindedir.
28. Mahkeme,37013/15, 1441/16, 1447/16, 3011/16, 5623/16, 19288/16, 19642/16, 37611/16, 37613/16 ve 40017/16 no.lu başvurulardaki başvuranlarla ilgili olarak, hakkaniyet temelinde, her bir başvurana, yansıtılabilecek her türlü vergi hariç olmak üzere, manevi tazminat olarak 2.000 avro ödenmesine hükmetmektedir. Bu başvuranlar masraf ve giderler bakımından herhangi bir talepte bulunmamışlardır. Dolayısıyla Mahkemeden bu konuda herhangi bir hüküm vermesi talep edilmemektedir.
29. Mahkeme, 17651/16 no.lu başvurudaki başvuranla ilgili olarak, 20 Ocak 2023 tarihinde, başvuranı 3 Mart 2023 tarihine kadar adil tazmin taleplerini sunmaya davet etmiştir. Başvuran, Mahkeme tarafından belirlenen süre zarfında herhangi bir talepte bulunmamıştır. Mahkeme, bu nedenle, Sözleşme’nin 41. maddesi uyarınca herhangi bir tazminata hükmetmemektedir (bk. örneğin, A.R., spol. s r.o./Slovakya, no. 13960/06, §§ 62-65, 9 Şubat 2010 ve bu kararda yer alan diğer atıflar).
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OY BİRLİĞİYLE,
Başvuruların birleştirilmesine; Hükümetin 37013/15, 62803/15, 3011/16, 5613/16, 5623/16, 6456/16, 6629/16, 18846/16, 37613/16, 40017/16 ve 15431/17 no.lu başvuruların kayıttan düşürülmesi talebinin reddedilmesine; Başvuruların kabul edilebilir olduğuna; Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine;(a) 37013/15, 1441/16, 1447/16, 3011/16, 5623/16, 19288/16, 19642/16, 37611/16, 37613/16, 40017/16 ve 17651/16 no.lu başvuruların sahibi başvuranlar hariç olmak üzere, Davalı Devlet tarafından başvuranlara, üç ay içerisinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden davalı Devletin para birimine çevrilmek üzere, bu miktara yansıtılabilecek tüm vergiler hariç olmak üzere, manevi tazminat ve masraf ve giderlere ilişkin olarak 2.500 avro (iki bin beş yüz avro) ödenmesine;
(b) 37013/15, 1441/16, 1447/16, 3011/16, 5623/16, 19288/16, 19642/16, 37611/16, 37613/16 ve 40017/16 no.lu başvuruların sahibi başvuranların her birine, Davalı Devlet tarafından, üç ay içerisinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden davalı Devletin para birimine çevrilmek üzere, bu miktara yansıtılabilecek tüm vergiler hariç olmak üzere, manevi tazminat olarak 2.000 avro (iki bin avro) ödenmesine;
(c) Yukarıda bahsi geçen üç aylık sürenin bittiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar geçen sürede, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa Merkez Bankasının marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz uygulanmasına;
Başvuranların adil tazmine ilişkin diğer taleplerinin reddedilmesine karar vermiştir.İşbu karar İngilizce dilinde tanzim edilmiş olup; Mahkeme İç Tüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3 maddesi uyarınca 23 Nisan 2024 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Dorothee von Arnim Egidijus Kūris
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
EK
Dava Listesi:
No.
Başvuru no.
Dava adı
Başvuru tarihi
Başvuran
Doğum tarihi
İkamet yeri
Uyruğu
Temsilcisi
1.
37013/15
Gülcü/Türkiye
19 Temmuz 2015
Kadir GÜLCÜ
1968
İzmir
Türk
2.
41406/15
Yılmaz/Türkiye
7 Ağustos 2015
Özcan Ahmet YILMAZ
1969
Sakarya
Türk
Tarık Said GÜLDİBİ
3.
51860/15
Varol/Türkiye
2 Ekim 2015
Muhammet VAROL
1979
Samsun
Türk
İlyas TEKİN
4.
53289/15
Karasu/Türkiye
12 Ekim 2015
Akar KARASU
1962
İzmir
Türk
Serkan CENGİZ
5.
53683/15
Varol/Türkiye
14 Ekim 2015
Esra VAROL
1982
Samsun
Türk
İlyas TEKİN
6.
56732/15
Çakmak/Türkiye
26 Ekim 2015
Seyfullah ÇAKMAK
1971
Kocaeli
Türk
Gökhan DİRİCAN
7.
59249/15
Aydın/Türkiye
6 Kasım 2015
Mahmut AYDIN
1967
Denizli
Türk
İbrahim KOCAOĞUL
8.
59294/15
Göçer/Türkiye
9 Kasım 2015
Serdar GÖÇER
1974
Tekirdağ
Türk
Mehmet ÖNCÜ
9.
61893/15
Bilgen/Türkiye
10 Aralık 2015
Rasim İsa BİLGEN
1968
Kocaeli
Türk
Fatma Ayça ARSLAN
10.
62003/15
Bingöl/Türkiye
10 Aralık 2015
Bülent BİNGÖL
1968
İstanbul
Türk
Taner ÜNLÜ
11.
62803/15
Onuk/Türkiye
7 Aralık 2015
Mustafa ONUK
1968
İzmir
Türk
12.
1441/16
Kara/Türkiye
9 Aralık 2015
Nazım KARA
1966
İstanbul
Türk
Ahmet KARA
13.
1447/16
Kara/Türkiye
9 Aralık 2015
Hatice KARA
1968
Ankara
Türk
Ahmet KARA
14.
3011/16
Güllük/Türkiye
21 Aralık 2015
Sıddık GÜLLÜK
1978
Afyonkarahisar
Türk
15.
4364/16
Albayrak/Türkiye
10 Aralık 2015
Bülent ALBAYRAK
1970
Ankara
Türk
Arzu BEYAZIT
16.
5046/16
Altınyüzük/Türkiye
30 Aralık 2015
Zülfikar ALTINYÜZÜK
1971
Gaziantep
Türk
Mehmet ARI
17.
5327/16
Durnagöl/Türkiye
2 Aralık 2015
Engin DURNAGÖL
1969
İstanbul
Türk
Mehmet ARI
18.
5576/16
Bayar/Türkiye
21 Aralık 2015
Ahmet Hamdi BAYAR
1978
Mersin
Türk
Mehmet ARI
19.
5588/16
Karakuş/Türkiye
21 Aralık 2015
Talip KARAKUŞ
1969
Ankara
Türk
Tarık Said GÜLDİBİ
20.
5613/16
Şentürk/Türkiye
23 Aralık 2015
İsmail Hakkı ŞENTÜRK
1969
Ankara
Türk
Mehmet ARI
21.
5623/16
Taze/Türkiye
22 Aralık 2015
Mehmet TAZE
1977
Ankara
Türk
22.
6456/16
Yalçın/Türkiye
29 Ocak 2016
Hasan YALÇIN
1969
Ankara
Türk
23.
6600/16
Oruç/Türkiye
22 Aralık 2015
Hakan ORUÇ
1968
İstanbul
Türk
Gamze AKSOY
24.
6629/16
Küçük/Türkiye
15 Ocak 2016
Yalçın KÜÇÜK
1983
Trabzon
Türk
Mehtap SERT
25.
10046/16
Akar/Türkiye
13 Ocak 2016
Mustafa AKAR
1969
Ankara
Türk
Rümeysa BUDAK
26.
17651/16
Şanal/Türkiye
8 Mart 2016
Osman ŞANAL
1972
Düzce
Türk
Murat ŞANAL
27.
18846/16
Mutlu/Türkiye
8 Mart 2016
Erol MUTLU
1971
Bursa
Türk
28.
19288/16
Apaçık/Türkiye
4 Nisan 2016
Figen APAÇIK
1970
Konya
Türk
Arif Bahadır APAÇIK
29.
19642/16
Apaçık/Türkiye
4 Nisan 2016
Ramazan APAÇIK
1968
Konya
Türk
Arif Bahadır APAÇIK
30.
21179/16
Peker/Türkiye
4 Nisan 2016
Mustafa PEKER
1971
Ankara
Türk
Tarık Said GÜLDİBİ
31.
21631/16
Aygör/Türkiye
5 Nisan 2016
Dursun AYGÖR
1965
Bursa
Türk
Asiye KAHYA
32.
21646/16
Toklucu/Türkiye
6 Nisan 2016
Vahdettin TOKLUCU
1973
Sivas
Türk
Mehmet ARI
33.
33119/16
Demircan/Türkiye
30 Mayıs 2016
Talip DEMİRCAN
1978
İstanbul
Türk
Nurhan ÖZDURAN
34.
35104/16
Yıldız/Türkiye
24 Mayıs 2016
Osman Nesuh YILDIZ
1978
Elazığ
Türk
Mehmet ARI
35.
36402/16
Mortaş/Türkiye
17 Haziran 2016
Süleyman MORTAŞ
1969
Kocaeli
Türk
Murat YILMAZ
36.
37611/16
Bahadır/Türkiye
7 Haziran 2016
Mehmet BAHADIR
1976
Istanbul
Türk
Neslihan Serpil BAHADIR
37.
37613/16
Bahadır/Türkiye
7 Haziran 2016
Neslihan Serpil BAHADIR
1977
Istanbul
Türk
38.
38442/16
Çağlar/Türkiye
24 Haziran 2016
Sait ÇAĞLAR
1970
Ankara
Türk
Fatma Zarif TUNÇ
39.
40017/16
Saral/Türkiye
29 Haziran 2016
Süleyman SARAL
1974
Istanbul
Türk
40.
40022/16
Birsen/Türkiye
1 Haziran 2016
Derya BİRSEN
1986
Antalya
Türk
İshak IŞIK
41.
40579/16
Artun/Türkiye
30 Haziran 2016
Ramazan ARTUN
1973
Kocaeli
Türk
Murat YILMAZ
42.
41303/16
Birsen/Türkiye
1 Temmuz 2016
İsmail BİRSEN
1984
Antalya
Türk
İshak IŞIK
43.
41434/16
Özgelen/Türkiye
1 Temmuz 2016
Mustafa Safa ÖZGELEN
1964
Ankara
Türk
Elif Nurbanu OR
44.
42014/16
Orta/Türkiye
30 Haziran 2016
Mesut ORTA
1970
İzmir
Türk
Gülay ORTA
45.
42510/16
Yalçıntaş/Türkiye
1 Temmuz 2016
Habib Hüdai YALÇINTAŞ
1972
Tekirdağ
Türk
Mehmet MİRZA
46.
42519/16
Taşkın/Türkiye
1 Temmuz 2016
Nihat TAŞKIN
1971
İzmir
Türk
Nurcan TAŞKIN DİLEK
47.
56847/16
Dogan/Türkiye
2 Eylül 2016
Fazlı DOĞAN
1965
Van
Türk
Mehmet ÖNCÜ
48.
58970/16
Durmuş/Türkiye
26 Ağustos 2016
Ahmet DURMUŞ
1988
Isparta
Türk
Eda MOROĞLU
49.
63914/16
Kocabeyoğlu/Türkiye
29 Eylül 2016
Hasan Nafi KOCABEYOĞLU
1975
Montlebon
Türk
Mehmet ARI
50.
15431/17
Adem/Türkiye
26 Ocak 2017
Alpay ADEM
1977
Şanlıurfa
Türk
Mehmet ARI