AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
GÜRAKIN/TÜRKİYE
(Başvuru no. 1313/08)
KARAR
STRAZBURG
28 Kasım 2017
İşbu karar nihaidir; fakat bazı şekli değişikliklere tabi tutulabilir.
Gürakın/Türkiye davasında,
Başkan,
Nebojša Vučinić,
Yargıçlar,
Paul Lemmens,
Stéphanie Mourou-Vikström,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), 7 Kasım 2017 tarihinde yapılan kapalı müzakereler sonucunda aynı tarihte aşağıdaki kararı vermiştir.
USUL
1. Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan davanın temelinde iki Türk vatandaşı olan Bülent Gürakın ve Bartu Gürakın (“başvuranlar”) tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (“AİHM” veya “Mahkeme”), İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca, 7 Ocak 2008 tarihinde yapılmış olan (1313/08 no’lu) başvuru bulunmaktadır.
2. Türk Hükümeti (“Hükümet”) kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
3. Başvuranların mahkemeye erişim hakkına ilişkin şikâyeti 31 Ocak 2017 tarihinde Hükümet’e iletilmiş, başvurunun geriye kalan kısmının ise Mahkeme İç Tüzüğünün 54 § 3 maddesi uyarınca kabul edilemez olduğu beyan edilmiştir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
4. Başvuranlar sırasıyla 1961 ve 1996 doğumlu olup, Muğla’da ikamet etmektedirler.
5. Birinci başvuran, 3 Eylül 2001 tarihinde hayatını kaybeden Özlem Gürakın’ın eşi, ikinci başvuran ise oğludur.
6. Başvuranlar, Özlem Gürakın’ın tıbbi ihmal mağduru olduğunu ileri sürerek, belirtilmemiş bir tarihte, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi aleyhine tazminat davası açmışlardır. Ayrıca başvuranlar, yargı harçları için adli yardım talebinde bulunmuşlardır. Adli yardım taleplerine ilişkin olarak, mali durumlarının yetersiz olduğunu gösteren belgeler sunmuşlardır.
7. İzmir İdare Mahkemesi, 13 Aralık 2006 tarihinde, belirli bir neden göstermeksizin başvuranların adli yardım talebini reddetmiştir. Yargılamaların devam edebilmesi için bir ay içerisinde 1.683 Türk lirası (TL) (yaklaşık 870 avro) miktarındaki yargı harçlarını ödemeleri gerektiği ve aksi takdirde davanın düşürüleceği kendilerine tebliğ edilmiştir.
8. Başvuranlar yargı harçlarını süre sınırı içerisinde ödeyemediğinden, İzmir İdare Mahkemesi başvuranlara bir diğer uyarı yazısı göndererek yargı harçlarını ödemelerini emretmiştir.
9. Başvuranlar 6 Nisan 2007 tarihinde ikinci kez adli yardım talebinde bulunmuş ve mahkemeden önceki kararını gözden geçirmesini talep etmişlerdir.
10. İzmir İdare Mahkemesi, 20 Nisan 2007 tarihinde başvuranların talebini bir kez daha reddetmiş ve yargı harçlarını ödemeleri için başvuranlara bir ay süre tanımıştır.
11. İdare mahkemesi, 12 Temmuz 2007 tarihinde, başvuranların yargı harçlarını ödemedikleri gerekçesiyle, davanın düşürülmesine karar vermiştir.
II. İLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMALAR
12. İlgili iç hukuk ve uygulamalara ilişkin açıklamalar Mehmet ve Suna Yiğit/Türkiye (no. 52658/99, §§ 19-22, 17 Temmuz 2007) davasında mevcuttur.
13. 2006 yılının Aralık ayında yürürlükteki asgari ücret 380 TL’dir (yaklaşık 185 avro).
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
I. SÖZLEŞME’NİN 6. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
14. Başvuranlar Sözleşme’nin 6 § 1 maddesine dayanarak, idare mahkemesinin, kendilerine, yargı harçlarını ödemeleri için adli yardım vermeyi reddetmesi gerekçesiyle, mahkemeye erişimlerinin engellendiğinden şikâyetçi olmuşlardır.
A. Kabul edilebilirlik hakkında
15. Hükümet sunmuş olduğu görüşlerinde, başvuranların iç hukuk yollarını tüketmediklerini ve yerel mahkemenin kararını temyiz etmediklerini iddia etmiştir. Mahkeme, başvuranların, yargı harçlarını ödeyebilecek durumda olmadıkları için adli yardım talebinde bulunduklarını gözlemlemektedir. Talebin reddi üzerine başvuranların yargı harçlarını ödeyememeleri, yerel mahkemenin yargılamaları sürdürmemeye karar vermesine neden olmuştur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 469. maddesi uyarınca adli yardıma ilişkin kararlar nihai olduğundan ve bu kararların temyiz edilemeyeceğinden başvuranların iç hukuk kararını temyiz etmeleri beklenemez. Bu nedenle Mahkeme, Hükümet’in itirazını reddetmektedir (bk. Onar/Türkiye [Komite], no. 13160/07, § 19, 16 Aralık 2014).
16. Mahkeme başvurunun, Sözleşme’nin 35 § 3 (a) maddesi kapsamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığını ve ayrıca, başka herhangi bir gerekçeyle kabul edilemez olmadığını belirtmektedir. Dolayısıyla, başvurunun kabul edilebilir olduğu beyan edilmelidir.
B. Esas hakkında
17. Mahkeme, Sözleşme’nin uygulanabilir ve etkili hakları güvence altına almayı amaçladığını yineler. Bu, özellikle adil yargılanma hakkının demokratik bir toplumda sahip olduğu önemli yer açısından mahkemeye erişim hakkı için geçerlidir. Adli yargılanma kavramı açısından hem medeni hukuk hem de ceza davalarında, davacının mahkeme önünde davasını geçerli bir şekilde sunması ve karşı tarafla silahların eşitliğinden yararlanabilmesi fırsatının engellenmemesi esastır (bk. Steel ve Morris/Birleşik Krallık, no. 68416/01, § 59, AİHM 2005-II).
18. Somut davada Mahkeme bu nedenle, başvuranlara yargı harçlarını ödemeleri için verilen şartın, mahkemeye erişim haklarına aykırı bir sınırlama oluşturup oluşturmadığını belirlemelidir.
19. Mahkeme, başvuranların yerel mahkemelere, mali durumlarının yetersiz olduğunu gösteren belgeler sunduklarını gözlemlemektedir. Buna rağmen, belirli bir neden gösterilmeksizin adli yardım talepleri reddedilmiştir.
20. Söz konusu tarihteki aylık asgari ücret 185 avro iken, başvuranların ödemesi gereken yargı harçları yaklaşık 870 avro tutarında olmuştur. Mahkeme, daha önce benzer şikâyetleri incelediğini ve Türkiye’deki adli yardım sisteminin bireylere keyfiyetten korunmalarını sağlayacak esaslı teminatlar sunmadığı gerekçesiyle, diğer hususların yanı sıra, 6 § 1 maddesinin ihlalini saptadığını belirtmektedir (bk. özellikle, Bakan/Türkiye, no. 50939/99, §§ 74-78, 12 Haziran 2007; Mehmet ve Suna Yiğit/Türkiye, no. 52658/99, §§ 31-39, 17 Temmuz 2007 ve Eyüp Kaya/Türkiye, no. 17582/04, §§ 22-26, 23 Eylül 2008). Mahkeme, mevcut davada yukarıda belirtilen davalardaki tespitlerinden ayrılmasını gerektirecek herhangi bir özel koşul görmemektedir. Bu bakımdan Mahkeme ayrıca, başvuranların adli yardım taleplerinin reddinin, kendilerini bir mahkeme önünde davalarının görülmesi imkânından mahrum ettiğini gözlemlemektedir.
21. Mahkeme, yukarıda belirtilen gerekçelerle, somut davada başvuranların mahkemeye erişim haklarına ilişkin orantısız bir sınırlama olduğu sonucuna varmıştır. Bu nedenle, 6 § 1 maddesi bu açıdan ihlal edilmiştir.
II. SÖZLEŞME’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
22. Başvuranlar, taleplerini belirtmeden, zararlarının Mahkeme tarafından tazmin edilmesini istemişlerdir.
23. Hükümet, başvuranlar belirli bir talepte bulunmadıklarından, başvuranlar hakkında adil tazmine hükmedilmemesi gerektiğini belirtmiştir.
24. Mahkeme, maddi tazminat bakımından Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi ile uyumlu yargılamaların sonucunda ne olacağı konusunda yorum yapamayacağını belirtmektedir. Dolayısıyla Mahkeme, bu başlık altında başvuranlara tazminat ödenmesine hükmedilemeyeceğini değerlendirmektedir. Dahası, Mahkeme mevcut kararın alındığı tarihten sonra bir yıl içerisinde başvuranların Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 53 § 3 maddesi uyarında iç hukukta yargılanmanın yenilenmesini talep edebileceklerini kaydetmektedir.
25. Manevi tazminat bakımından, hakkaniyet temelinde karar veren Mahkeme, başvuranlara toplam 3.000 avro ödenmesine hükmetmiştir.
26. Dahası Mahkeme, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğunu değerlendirmektedir.
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;
2. Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. (a) Davalı Devlet tarafından, başvuranlara, üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden davalı Devletin para birimine çevrilmek üzere manevi tazminat olarak, miktara yansıtılabilecek vergiler hariç olmak üzere, 3.000 avro (üç bin avro) ödenmesine;
(b) Yukarıda bahsi geçen üç aylık sürenin bittiği tarihten itibaren, ödeme gününe kadar, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa Merkez Bankası’nın söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Başvuranların adil tazmine ilişkin diğer taleplerinin reddedilmesine karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce olarak tanzim edilmiş ve Mahkeme İç Tüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3 maddesi uyarınca 28 Kasım 2017 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Hasan BakırcıNebojša Vučinić
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy