© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2014. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Daha fazla bilgi için, bu belgenin sonunda bulunan yazarın telif hakkı ile ilgili kısmı okuyabilirsiniz.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2014. This translation was commissionned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court. For further information see the full copyright at the end of this document.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2014. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund). Elle ne lie pas la Cour. Pour plus de renseignements veuillez lire l’indication de copyright/droits d’auteur à la fin du présent document.
167 no’lu Mahkeme içtihadı hakkında bilgi notu
Ekim 2013
Gutsanovi/Bulgaristan - 34529/10
Karar 15.10.2013 [Daire IV]
Madde 3
Aşağılayıcı muamele
Bir politikacıyı yakalamak amacıyla karısının ve küçük çocuklarının evde olduğu sırada konutunda yürütülen polis operasyonun aşırılığı : ihlal
Madde 5
Madde 5-3
Derhal bir yargıcın veya adli görev yapmaya yasayla yetkili kılınmış diğer bir görevlinin önüne çıkarılma
Gözaltı süresi (3 gün, 5 saat ve 30 dakika) : ihlal
Olaylar – Başvuranlar yerel düzeyde tanınmış bir politikacı olan Bay Gutsanov, eşi ve iki küçük kızlarıdır. Yetkililer Bay Gutsanov’un rüşvet olaylarına karıştığından şüphelendikleri için tutuklanmasını ve konutunun aranmasını isterler. 31 Mart 2010 tarihinde, saat sabah 06.30’da, maskeli ve silahlı birçok polisten oluşan özel bir ekip başvuranın evine gelirler. Polisler, Bay Gutsanov’un kapıyı açması için yapılan çağrılarına cevap vermemesi üzerine kapıyı kırarak konutuna girerler. Polislerin içeri girmesi o sırada evde uyuyan eşinin ve iki küçük çocuklarının uyanmasına sebep olur. Başvuran ayrı bir odaya götürülür. Ev aranır ve operasyon sonunda bazı eşyalara el konulur. Saat 13.00 sularında Bay Gutsanov polis eşliğinde konutundan ayrılırken evinin önünde gazeteciler ve televizyon ekipleri hazır bulunmaktadır. Bir basın toplantısı düzenlenir. Ertesi gün yerel bir gazete savcının yaptığı açıklamalar ile konu ile ilgili olarak içişleri bakanı ile yapılan görüşmenin özetini yayınlar. Aynı gün, savcı başvuranı kamu otoritesini kötüye kullanmak ve belediyeye zarar veren sözleşmelerin imzalanması için faaliyet gösteren bir suç örgütüne devlet memuru sıfatıyla iştirak etmek başta olamak üzere birçok suçtan dolayı suçlar ve onun bir mahkeme önüne çıkmasını sağlamak için yetmiş iki saat boyunca tutuklu kalmasını ister. 3 Nisan 2010 tarihinde Bay Gutsanov mahkemeye çıkar ve duruşma sonunda tutuklanır. 25 Mayıs 2010 tarihinde istinaf mahkemesi başvuranın ev hapsine karar verir. 26 Temmuz 2010 tarihinde mahkeme basvuranı kefaletle serbest bırakır. Nisan 2013 tarihinde, başvuran hakkında açılmış olan dava halen ön sourşturma aşamasında bulunmaktadır.
Hukuki değerlendirme – madde 3: Polis operasyonu, tutuklama, arama ve el koyma amacıyla düzenlenmiş olup suçların kovuşturulması genel yararına hizmet etmekteydi. Her ne kadar ailenin dört üyesi polis müdahalesi sırasında yaralanmamış olsa bile bu müdahalede fiziksel güç kullanılmıştır. Şöyle ki, giriş kapısı özel müdahale ekibi tarafından zorla açılmış, başvuran maskeli ve silahlı polisler tarafından hareketsiz hale getirilip, zorla evin alt katına indirilmiş ve kendisine kelepçe takılmıştır. Bay Gutsanov, Varna belediye meclisi başkanlığını yapan tanınmış bir politikacıdır. Geçmişinde şiddet içeren davranışlarda bulunduğuna ve polisler için tehlike oluşturabileceğine dair hiç bir delil bulunmamaktadır. Başvuranların konutunda silah bulunması özel bir müdahale ekibinin görevlendirilmesini ve kullanılan güce başvurulmasını gerektirmeye yetmemektedir. Sorgulanan kişinin tutuklandığı yerde aile üyelerinin bulunma ihtimali bu tip operasyonların planlanmasında ve gerçekleştirilmesinde göz önünde bulundurulması gereken bir durumdur. Söz konusu aramanın yasallığı ve gerekliliği hakkında önceden yasal bir incelemenin yapılmamış, bunun takdiri tamamiyle operasyonu düzenleyen ceza soruşturması organlarına ve güvenlik yetkililerine bırakmış olup, Bayan Gutsanova’nın ve iki küçük kızının yasal menfaatleri ve hakları dikkate alınmamıştır. Güvenlik güçleri başvuranların konutuna farklı müdahale biçimlerini öngörmemişlerdir. Mesela, müdahale saatini daha ileriye alabilirlerdi. Hatta, müdahaleye katılacak farklı tipte polis memuru kullanılabilirdi. Bu üç başvuranın yasal menfaatlerinin dikkate alınması özellikle gereklidir çünkü Bayan Gutsanova eşine yüklenen suçlara iştirak etmekten dolayı şüpheli konumda olmayıp, ayrıca, beş ve yedi yaşlarındaki kızları psikolojik açıdan hassas durumdadırlar. Öyle gözüküyor ki Bayan Gutsanova ve iki kızı bu olaylardan çok ciddi şekilde etkilenmişlerdir.
Polis müdahalesinin sabah saatlerinde, maskeli özel polislerin katılımı ile gerçekleştirilmiş olması bu üç başvuranda sıkıntı ve korku duygularının artmasına neden olmuştur. Öyle ki, yapılan muamele 3. maddenin aradığı şiddet eşiğini aşmıştır. Başvuranlar aşağılayıcı bir muameleye maruz kalmışlardır. Polis operasyonu başvurana yüklenen suçların nitelikleri, önceden başka şiddet olaylarına karışmamış olmaması, konutunda muhtemelen eşinin ve çocuklarının bulunuyor olması gibi bir çok durumu dikkatte almadan düzenlenmiş ve uygulanmıştır. Bütün bu bilgiler Bay Gutsanov’un evinde yakalanması için kullanılan yöntemin aşırı olduğunu göstermektedir. Yakalanmanın gerçekleştirilme şekli başvuranda yoğun bir şekilde korku, endişe ve çaresizlik duygularını tetiklemiş ve buna bağlı olarak kendinin ve yakınlarının gözünde küçük düşmesine ve aşağılanmasına sebep olmuştur. Bu itibarla, o da aynı şekilde aşağılayıcı bir muameleye maruz kalmıştır.
Sonuç : ihlal (oy birliği).
Madde 5 § 3
a) Bir hakim huzuruna çıkma – Bay Gutsanov 31 Mart 2010 tarihinde saat 06.30’da yakalanmış ve bir hakimin huzuruna üç gün, beş saat ve otuz dakikanın sonunda çıkarılmıştır. Kendisinin zimmet ve görevi kötüye kullanmak suçlarını işlediğinden şüphelenilmektedir. Ancak bunlar şiddete dayalı bir faaliyette bulunmakla ilgili şüpheler değildirler. Yakalanması ile sonuçlanan bir polis operayonu sırasında aşağılayıcı bir muameleye maruz kalmıştır. Bu olaylar sonunda, başvuran olgun bir yaşta olmasına ve tutuklanmasının en başından beri avukat yardımından faydalanabiliyor olmasına rağmen yakalanmasını takip eden ilk günlerde psikolojik açıdan hassas bir hale gelmiştir. Üstelik, politikacı olarak ünlü olması ve basın tarafından yakalanmasına gösterilen ilgi tutukluluğu sırasında maruz kaldığı psikolojik baskının artmasına katkıda bulunmuştur. Tutukluğunun ilk gününden itibaren Bay Gutsanov’a birçok soruşturma tedbiri uygulanmıştır. Ancak, bölge savcısı iç hukuka göre bir kişinin hakim onayı olmadan gözaltında tutulabildiği dört günlük sürenin sonunda tutuklanmasını istemiş, buna rağmen başvurana iki gün boyunca hiçbir soruşturma tedbiri uygulanmamıştır. Tutuklanmasına karar verecek yetkili mahkemenin bulunduğu şehirde tutulmasına rağmen hakkında herhangi bir olağanüstü güvenlik tedbiri uygulanmamıştır. Sonuç olarak, başvuranın yakalandığı ilk günlerdeki psikolojik hassasiyeti ve gözaltına alındığı ikinci ve üçüncü günde hakim huzuruna çıkarılmamış olmasını haklı gösterebilecek herhangi bir durumun olmaması karşısında devlet başvuranı “hemen” yetkili bir hakim huzuruna çıkarma yükümlülüğünü yerine getirmemiştir.
Sonuç : ihlal (altı oya karşı bir oy).
b) Tutukluluk süresi– Bay Gutsanov iki ayı zorunlu ikametgâh tedbiri çerçevesinde geçecek şekilde dört ay boyunca hürriyetinden mahrum bırakılmıştır. İlk serbest bırakılma taleplerinden itibaren iç hukuk mahkemeleri başvuranın herhangi bir kaçma tehlikesi olmadığını belirtmişlerdir. Ancak, onun yeni suç işleyebileceğini, özellikle delilleri değiştirebileceğini varsayarak tutukluluğunun devamına karar vermişlerdir. İstinaf mahkemesi 25 Mayıs 2010 tarihli kararında delillerin değiştirilme ihtimalinin başvuranın belediye meclisi başkanlığından istifa etmesiyle birlikte ortadan kalktığını belirtmiştir. Ancak, Bay Gutsanov hakkında zorunlu ikametgâh tedbiri kararı verilmiş olup, istinaf mahkemesi iki ay boyunca uygulanacak olan bu tedbirin gerekliliği hakkında hiçbir özel gerekçe sunmamıştır. Yetkililer başvuranın 25 Mayıs 2010 tarihinden sonra tutuklu kalmasını haklı gösterme yükümlülüğünü yerine getirememişlerdir.
Sonuç : ihlal (oybirliği).
Madde 5 § 5 : Devletin sorumluluğu yasası tarafından öngörülen tazminat davası etkili bir iç hukuk yolu olarak nitelendirilemez. Hakim huzuruna geç çıkarılmasından ve tutukluluk süresinin aşırı olmasından dolayı uğradığı zararın tazminini sağlayan iç hukukta başka hiçbir düzenleme yoktur.
Sonuç : ihlal (oybirliği).
Madde 6 § 2 : Başvuranın yakalanmasının ertesi günü içişleri bakanının ifade ettiği sözler ve bunların toplumun olaya büyük ilgi gösterdiği anda bir gazete tarafından yayınlanması basit bir bilgi aktarımının ötesine geçmiştir. Bu sözler toplumda Bay Gustanov’un zimmete önemli miktarda para geçiren bir suç örgütünün beyin takımından olduğu izlenimi uyandırabilecek niteliktedirler. Bu sözler başvuranın masumiyet karinesini ihlal etmiştir. Tutukluluk halinin devamına ilişkin karara gelince hakim şu cümleyi kullanmıştır: “mahkeme bir suçun işlendiği ve sanığın buna karıştığı kanaatindedir”. Bu cümle esas hakkında herhangi bir karar vermeden yapılmış bir suçluluk beyanıdır ve başvuranın masumiyet ilkesini ihlâl etmektedir.
Sonuç : ihlal (oy birliği).
Madde 8 : Evde yapılan arama önceden alınmış bir hakim kararı olmadan yapılmıştır. Arama sonunda hazırlanan tutanak onu şeklen onaylayan mahkemeye sunulmuştur Ancak, mahkeme bunu neden onayladığını gerekçelendirmemiştir. Mahkeme, bu belgenin arama tedbirinin yasallığının ve gerekliliğinin hakim tarafından etkili bir şeklide kontrol edildiğini kanıtlamaya yeteceği kanaatinde değildir. Arama yapılmadan evvel somut olarak hangi eşya ve belgelerin ceza soruşturması ile ilgili olduğu ve soruşturmayı yapanların başvuranların konutunda ne bulmayı ve neye el koymayı hedefledikleri belirtilmediği için etkili bir kontrol çok daha fazla gerekliydi. El konulan eşya ve belgelerin çeşitliliği ve sayılarının fazlalığı ve soruşturmanın konusu olan suçlar ile bazı eşyalar arasında görünür hiçbir ilginin olmaması söz konusu aramanın genel yapısını göstermektedir. Ayrıca, ceza soruşturması beş ay evvelinden açılmıştır. Öyleyse, soruşturmayı yürütenler aramayı başlatmadan evvel bir mahkeme emrinin verilmesi talebinde bulunabilirlerdi. Önceden alınmış bir hakim kararının olmaması ve itiraz edilen tedbirin sonradan kontrol edilmemesi nedeniyle, uygulama soruşturmayı yürüten yetkililerin görevlerini kötüye kullanmaları riskini engelleyebilmeye yetecek kadar teminat sağlayamamaktadır. Başvuranlar keyfiyete karşı gerekli olan korumadan mahrum bırakılmışlardır. Öyleyse, konutlarına saygı hakkına yapılan müdahale “kanun tarafından öngörülmemiştir”.
Sonuç : ihlal (oybirliği).
3. ve 8. maddeler ile bağıntılı olarak 13. madde: Ne suç duyurusu ne de devlete karşı tazminat davasi yeterli iç hukuk yolları olarak nitelendirilemezler. Psikolojik ızdırap vermek iç hukukta bir şuç teşkil etmemektedir. Bu durum başvuranlar tarafından yapılacak bir şuç duyurusunu baştan başarısızlığa mahkum etmektedir. Başvuranların insanlık dışı veya aşağılayıcı muameleye tabi tutulmamak hakkı gibi konuta saygi haklarını da savunabilmelerine imkan tanıyacak hiçbir iç hukuk yolu bulunmamaktadır.
Sonuç : ihlal (oy birliği).
Madde 41 : Manevi zarar ile birlikte olmak üzere 40 000 EUR.
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
Yazı İşleri tarafından hazırlanmış bu özet Mahkeme’yi bağlamamaktadır.
İçtihat Bilgi Notları için buraya tıklayınız
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2014.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin resmi dilleri Fransızca ve İngilizce’dir. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır ve Mahkeme, kalitesi konusunda herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının veritabanı olan HUDOC üzerinden () veya HUDOC’un bildirdiği başka veritabanları üzerinden yüklenebilir. Davanın isminin tamamen yazılması, yukarıdaki telif hakkıyla ilgili ifadeler kullanılması ve insan haklarına destek Fonu’na referans yapılması şartıyla ticari olmayan amaçlarla kullanılabilir. Bu çevirinin tamamını veya bir kısmını ticari amaçlarla kullanmak isteyen herkesin, bu durumu belirtilen adrese bildirmesi rica olunur: publishing@.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2014.
The official languages of the European Court of Human Rights are English and French. This translation was commissioned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court, nor does the Court take any responsibility for the quality thereof. It may be downloaded from the HUDOC case-law database of the European Court of Human Rights () or from any other database with which the Court has shared it. It may be reproduced for non-commercial purposes on condition that the full title of the case is cited, together with the above copyright indication and reference to the Human Rights Trust Fund. If it is intended to use any part of this translation for commercial purposes, please contact publishing@.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2014.
Les langues officielles de la Cour européenne des droits de l’homme sont le français et l’anglais. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund) Elle ne lie pas la Cour, et celle-ci décline toute responsabilité quant à sa qualité. Elle peut être téléchargée à partir de HUDOC, la base de jurisprudence de la Cour européenne des droits de l’homme (), ou toute autre base de données à laquelle HUDOC l’a communiquée. Elle peut être reproduite à des fins non commerciales, sous réserve que le titre de l’affaire soit cité en entier et s’accompagne de l’indication de copyright ci-dessus ainsi que de la référence au Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme. Toute personne souhaitant se servir de tout ou partie de la présente traduction à des fins commerciales est invitée à le signaler à l’adresse suivante : publishing@.
Full & Egal Universal Law Academy