Haász ve Szabó / Macaristan – 11327/14 ve 11613/14 13.10.2015 tarihli Karar [II. Bölüm]
Olaylar – Başvuranlar, Haász (birinci başvuran) ve Szabó (ikinci başvuran) isimli iki kadındır. Başvuranlar, bir göle yaptıkları geziden dönerken, geceyi arabalarında geçirmeye karar vermişlerdir. Söz konusu gece gönüllü bir polis memuru, şüpheli bir aracın görüldüğü yönünde bir ihbar almıştır. Gönüllü polis memuru, görevde bulunmayan bir polis memurunu bilgilendirmiş ve beraber arabayı aramaya gitmişlerdir. Başvuranların arabasını fark ederek arabalarının önüne diklemesine park edip araçtan çıkmış ve başvuranların arabasına doğru koşmaya başlamışlardır. Birinci başvuran sivil kıyafetli iki kişinin kendisine doğru koştuğunu görüp korkmuş ve arabayla uzaklaşmaya çalışmıştır. Polis memuru arabaya karşı elini sallayarak “Polis! Dur!” diye bağırmış ve uyarı ateşi açmıştır. Polis memuru daha sonra arabaya iki kez daha ateş açmış ve ikinci atış ikinci başvuranın başını ıskalamıştır. Polis memuru en sonunda silahını yerine koyarak polis kimliğini göstermiş ve olayın yanlış anlaşılma olduğu netlik kazanmıştır. Polis memurunun ateşli silah kullanımına ilişkin soruşturma yürüten üstleri, polis memurunun herhangi birinin hayatını tehlikeye atmak gibi bir niyeti olmamasına rağmen, eylemlerinin meslek kurallarına aykırı olduğuna karar vermişlerdir. Savcılık, polis memurunun ateşli silahını kullanmasının, kendisine doğru gelen bir arabanın ortaya koyduğu tehlike dikkate alındığında hukuka uygun olduğuna karar vererek ve polis memurunun, meslektaşının hayatına yönelik bir tehlike olduğuna inandığı için ateş ettiği yönündeki beyanını kabul ederek ceza soruşturmasının sonlandırılmasına karar vermiştir.
Başvuranlar, Avrupa Mahkemesine sundukları başvuruda, Sözleşme’nin 2. maddesinin esas ve usul yönünden ihlal edildiği konusunda şikâyette bulunmuşlardır. İkinci başvuranın başvurusu, süre sınırı geçtikten sonra sunulduğundan kabul edilemez olarak beyan edilmiştir.
Hukuki değerlendirme – Madde 2
(a) Uygulanabilirlik – Birinci başvurana karşı kullanılan gücün ölümcül olmaması, şikâyetlerinin 2. madde kapsamında incelenmesini engellemez. Polis memurunun ikinci başvuranı öldürme niyeti olmamasına karşın, silahın ona doğru ateşlenmesi ve başını ıskalaması, ciddi bir yaralanma veya can kaybı riski oluşturmuştur. Bu nedenle, ikinci başvuran, doğası gereği yaşamını riske sokan bir davranışın mağduru olmuştur ve 2. madde uygulanabilir niteliktedir.
(b) Esas yönünden – Polis müdahalesinin önceden planlanmamış olmasına karşın, bu olay kolluk kuvvetlerinin beklenmeyen koşullara hemen karşılık vermesinin istendiği bir olay değildir; zira bütün olay, büyük ölçüde polis memurlarının kendi tutumlarının bir sonucu olarak yaşanmıştır. Bu koşullar altında, potansiyel olarak ölümcül güç kullanımına başvurma ihtiyacının, bir polis memuru tarafından alınan bir dizi karar ve tedbirin bir sonucu olarak gerçekleşmesi halinde, söz konusu kararlar, polis operasyonlarının planlanması ve denetlenmesiyle aynı ölçüde Devletin sorumluluğunu içerecektir.
Polis memuru, meslektaşının zarar göreceği yönünde bir tehlike olduğunu düşündüğünden, başvuranların arabasını durdurmak için müdahale etmiştir. Ancak, polis memurları aracı araştırdıktan sonra, herhangi bir suç izi bulunmadığını tespit etmişlerdir. Gözaltı uygulanması veya suç işlenmesinin önlenmesi bakımından harekete geçilmesi için acil bir ihtiyaç bulunmamaktadır.
Polis memurları, başvuranlara yaklaşırken ve başvuranların aracının yolunu kapatırken, araçtaki kişilerin polis tarafından aranıp aranmadıkları veya bilinen bir tehlike teşkil edip etmedikleri hususunu dikkate almamışlardır. Polis memurlarının sivil kıyafet giymeleri, üzerlerinde rütbe işaretlerinin bulunmaması ve sivil bir araç kullanmaları nedeniyle, başvuranlar muhtemelen araca yaklaşan erkeklerin polis olduklarını bilmemekteydiler. Araca herhangi bir açık kimlik olmadan karanlıkta yaklaşılması ve aracın yol kesilerek tehditkâr bir ortam oluşturulması, arabada bulunanların tahmin edilemez bir tepki göstermelerine neden olmuştur. Ayrıca, iki polis memurunun davranışı, kıdemli bir memurun talimatı veya gözetimi olmaksızın söz konusu olmuştur.
Özetlemek gerekirse, oluşan tehdidin niteliğine ilişkin mevcut bilgiler ışığında polis memurunun ateş açmadan önceki eylemleri; makul değildir ve ateşli silahların kullanılmasına yol açan, hayati tehlike arz eden bir durumun ortaya çıkmasına neden olan olayların yaşanma riskini en aza indirecek şekilde gerçekleştirilmemiştir.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle)
(c) Usul yönünden – Ulusal yetkililerin -herhangi bir adli araştırma içermeyen- olaylara ilişkin değerlendirmesi, olaya ilişkin daha geniş kapsamlı bir incele yapılmadan veya olaya yol açan durumlar incelenmeden, polis memurunun ateş etmesi nedeniyle suç işleyip işlemediği hususunun incelenmesiyle sınırlandırılmıştır. Özellikle, başvuranları takip etme ve durdurma operasyonunun yürütülme şekli ve bunun ateşli silah kullanılması gerekliliği üzerindeki etkisi hakkında bir inceleme gerçekleştirilmemiştir. Bu nedenle, potansiyel olarak ölümcül güç kullanımı gereksinimine ilişkin ayrıntılı ve etkili bir soruşturma yürütülmemiştir.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle)
Madde 41: manevi tazminat olarak birinci başvurana 15.000 avro; maddi tazminat talebi reddedilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy