© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2015. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Daha fazla bilgi için, bu belgenin sonunda bulunan yazarın telif hakkı ile ilgili kısmı okuyabilirsiniz.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2015. This translation was commissioned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court. For further information see the full copyright at the end of this document.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2015. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund). Elle ne lie pas la Cour. Pour plus de renseignements veuillez lire l’indication de copyright/droits d’auteur à la fin du présent document.
176 No’lu Mahkeme İçtihadına İlişkin Bilgi Notu
Temmuz 2014
Hämäläinen/Finlandiya [BD] - 37359/09
Karar 16.7.2014 [BD]
8. madde
8-1. madde
Aile hayatına saygı
Özel hayata saygı
Başvurucuya, cinsiyet değişiminden sonra evliliği medeni birlikteliğe dönüştürülmediği müddetçe, kadın kimlik numarası verilmesinin reddedilmesi: ihlal yok
Olaylar – Finlandiya hukukunda evliliğe sadece farklı cinsiyetten olan kişiler arasında izin verilmiştir. Ancak, hemcins çiftlerin evlenmelerine izin verilmemişken, medeni birliktelik sözleşmesi yapmaları mümkündür. Başvurucu erkek olarak doğmuştur ve 1996 yılında bir kadın ile evlenmiştir. Çiftin 2002 yılında bir çocukları olmuştur. 2009 yılında başvurucu cinsiyet değiştirme ameliyatı geçirmiştir. Ancak ilk isimlerini değiştirmesine rağmen, evliliğini karısının onayı ile medeni birlikteliğe dönüştürmeden ya da boşanmadan kimlik numarasını kadın kimlik numarası olacak şekilde değiştirtememiştir. Hem başvurucu hem de karısı, boşanmanın dini inançlarına aykırı olması ve medeni birliktelik, kendileri ve çocukları için aynı güvenceyi sağlamaması sebebiyle evli kalmak istemiştir.
Avrupa Mahkemesi’ne başvurusunda başvurucu, başka şeylerin yanı sıra, Sözleşme’nin 8. maddesi altında yeni cinsiyetinin tanınmasının, evliliğini medeni birlikteliğe dönüştürmesi koşuluna bağlanmış olmasıyla özel hayat ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğini öne sürmektedir. 13 Kasım 2012 tarihli kararıyla Mahkeme’nin bir Dairesi, oybirliğiyle, Sözleşme’nin 8. maddesinin ve 8. madde ile birlikte 14. maddesinin ihlal edilmediğine hükmetmiştir (bkz. Bilgi Notu 162).
Hukuk – 8. madde: Mahkeme tarafından belirlenmesi gereken sorunun, başvurucunun aile ve özel hayatına saygının, Devlete başvurucu evliyken de yeni cinsiyetinin yasal olarak tanınmasına izin veren etkili ve ulaşılabilir bir yol sunması şeklinde bir pozitif yükümlülüğü içerip içermediğidir.
Mahkeme, Sözleşme’nin Sözleşmeci Devletlere hemcins evliliğe izin verme yükümlülüğü yüklemediğini tekrarlamıştır. Evlilik bağlamında bir cinsiyet değişikliğinin etkilerinin düzenlenmesi de tamamen olmasa dahi, geniş bir oranda Sözleşmeci Devletin takdir yetkisine girecektir. Buna ek olarak Sözleşme, başvurucununki gibi durumlar için daha ileri özel düzenlemeler yapılmasını şart koşmamaktadır. Büyük Daire hemcins evliliğe izin verilmesi konusunda Avrupa’da bir uzlaşma olmadığını ve hemcins evliliğe izin vermeyen Devletlerin önceden varolan bir evlilik söz konusu olduğunda cinsiyet tanınması halinde (başvurucunun davasındaki durum) ne yapacağı konusunda da bir uzlaşma olmadığını kaydetmiştir. Gerçekten de, Devletlerin çoğunluğunun cinsiyet tanınması konusunda herhangi bir mevzuatı bulunmamaktadır. Bir uzlaşmanın yokluğunda ve ahlaki ve etik konuların söz konusu olduğu düşünüldüğünde, Finlandiya’ya hem ameliyat geçirmiş transseksüellerin yeni cinsiyetinin yasal tanınması hakkında kanun çıkarıp çıkarmama kararı, hem de bu konuda Devletin müdahale etmesi durumunda, yarışan kamu menfaati ile özel çıkarlar arasında denge kurmak için koyacağı kurallar hakkında geniş bir takdir payı verilmelidir.
Finlandiya hukuku halihazırda başvurucuya üç seçenek sunmuştur. Mevcut durumu koruma ya da boşanma seçenekleri bir kenara bırakılırsa, başvurucunun şikayeti temel olarak karısının onayı ile evliliğini medeni birlikteliğe dönüştürme seçeneğine yönelmiştir. Hükümete göre ilgili mevzuatın amacı, ülkenin farklı bölümlerinde varolan değişik uygulamaları birleştirmek ve yasal cinsiyet tanınması için tutarlı koşullar oluşturmaktır. Eğer eşin rızası alınırsa, sistem hem yeni cinsiyetin yasal açıdan tanınmasını, hem de ilişkinin yasal olarak korunmasını sağlamaktadır. Mahkeme, Finlandiya sisteminde evliliğin sivil birlikteliğe dönüşümü otomatik olarak gerçekleştiğinden, cinsiyetin değişiminin kaydına eşin rıza göstermesinin, her bir eşin diğeri tarafından alınan tek taraflı kararların etkilerinden korunması amacıyla tasarlanmış temel bir koşul olarak düzenlendiği kanaatine varmıştır.
Buna ek olarak, başvurucu ve karısı, evlilikleri kayıtlı birlikteliğe dönüştürülseydi, herhangi bir haklarını kaybetmiş olmayacaktı. Dolayısıyla, örneğin, dul emeklilik haklarının hesaplanabilmesi bakımından ilişkinin süresi, evliliğin medeni birlikteliğe dönüştüğü tarihten itibaren değil evlilik tarihinden itibaren hesaplanacaktır.
Davanın aile hayatı yönüne dönülecek olursa, Mahkeme medeni birlikteliğin başvurucunun kızı ile babalık ilişkisini, bu ilişki evlilik sırasında geçerli bir şekilde tesis edildiği için, etkilemeyeceğini gözlemlemiştir. Finlandiya’da sorumluluk, cinsiyetten ya da birliktelik biçiminden bağımsız olarak ebeveynlik temeline bağlı olduğu için, cinsiyet değişiminin, çocuğun bakım, velayet ve geçim ile ilgili sorumlulukları açısından hiçbir hukuki etkisi bulunmamaktadır. Sonuç olarak, medeni birlikteliğe dönüşümün başvurucunun aile hayatı açışından bir etkisi olmayacaktır.
Başvurucunun yanlış kimlik numarasının yarattığı sıkıntılı gündelik durumlarla karşılaşmasının talihsiz bir durum olduğu bir gerçektir, ancak kendisi bu durumu eşinin rızası ile evliliğini her zaman kayıtlı birlikteliğe dönüştürerek değiştirebilecek gerçek bir imkana sahiptir. Mahkeme’ye göre, elde edilmiş bir cinsiyetin tanınmasının ön koşulu olarak, başvurucunun evliliğinin hemcins çiftler için evliliğe hemen hemen özdeş bir yasal koruma getiren kayıtlı birlikteliğe dönüştürülmesinin şart koşulması orantısız bir düzenleme değildir. Bu iki hukuki anlayış arasındaki küçük farklılıklar mevcut Finlandiya sistemini Devlet’in pozitif yükümlülüğü açısından eksik bulmak açısından yeterli değildir. Başvurucuya etkileri açısından bir bütün olarak sistem orantısız sayılamaz ve somut davada yarışan menfaatler arasında makul bir denge kurulmuş durumdadır.
Sonuç: ihlal yok (üçe karşı on dört oyla).
Büyük Daire de, üçe karşı on dört oyla, 14. maddenin 8. madde ile birlikte ele alındığında ihlal edilmediğine hükmetmiş ve oybirliğiyle, başvurucunun 12. madde altındaki şikayetini halihazırda 8. madde altında incelediği için ayrıca incelemeye gerek görmemiştir.
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
Yazı İşleri tarafından hazırlanmış bu özet Mahkeme’yi bağlamamaktadır.
İçtihat Bilgi Notları için buraya tıklayınız
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2015.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin resmi dilleri Fransızca ve İngilizce’dir. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır ve Mahkeme, kalitesi konusunda herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının veritabanı olan HUDOC üzerinden () veya HUDOC’un bildirdiği başka veritabanları üzerinden yüklenebilir. Davanın isminin tamamen yazılması, yukarıdaki telif hakkıyla ilgili ifadeler kullanılması ve insan haklarına destek Fonu’na referans yapılması şartıyla ticari olmayan amaçlarla kullanılabilir. Bu çevirinin tamamını veya bir kısmını ticari amaçlarla kullanmak isteyen herkesin, bu durumu belirtilen adrese bildirmesi rica olunur: publishing@.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2015.
The official languages of the European Court of Human Rights are English and French. This translation was commissioned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court, nor does the Court take any responsibility for the quality thereof. It may be downloaded from the HUDOC case-law database of the European Court of Human Rights () or from any other database with which the Court has shared it. It may be reproduced for non-commercial purposes on condition that the full title of the case is cited, together with the above copyright indication and reference to the Human Rights Trust Fund. If it is intended to use any part of this translation for commercial purposes, please contact publishing@.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2015.
Les langues officielles de la Cour européenne des droits de l’homme sont le français et l’anglais. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund) Elle ne lie pas la Cour, et celle-ci décline toute responsabilité quant à sa qualité. Elle peut être téléchargée à partir de HUDOC, la base de jurisprudence de la Cour européenne des droits de l’homme (), ou toute autre base de données à laquelle HUDOC l’a communiquée. Elle peut être reproduite à des fins non commerciales, sous réserve que le titre de l’affaire soit cité en entier et s’accompagne de l’indication de copyright ci-dessus ainsi que de la référence au Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme. Toute personne souhaitant se servir de tout ou partie de la présente traduction à des fins commerciales est invitée à le signaler à l’adresse suivante : publishing@.
Full & Egal Universal Law Academy