Hromadka ve Hromadkova / Rusya - 22909/10 - 11.12.2014 tarihli Karar [Bölüm I]
Olaylar - Çek uyruklu olan ilk başvuran 2003 yılında Rus uyruklu biriyle evlenmiştir. Çift, Çek Cumhuriyeti’ne yerleşmiştir ve 2005 yılında ikinci başvuran olan kızları olmuştur. İki yıl sonra başvuranın eşi boşanma işlemlerine başlamıştır ve hem ilk başvuran hem de eşi çocuğun velayetini istemişlerdir. 2008 yılında, yargılamalar hâlihazırda derdestken, ilk başvuranın rızası olmadan, eşi çocuğu Rusya’ya götürmüştür. Kısa bir süre sonra, bir Çek Şehir Mahkemesi ilk başvurana geçici olarak velayet vermiştir, ancak ilk başvuranın Rus Mahkemeleri’ne, Çek Mahkemeleri’nin kararını tanıması ve uygulanmasına yönelik yaptığı talebi reddedilmiştir. İlk başvuranın erişim için Rus Mahkemeleri’ne yaptığı bir diğer başvurusu da reddedilmiştir. 2011 yılında, Çek Bölge Mahkemesi ilk başvurana velayet vererek nihai kararı vermiştir. Kısa bir süre sonra, başvuranlar birbirleriyle olan tüm iletişimlerini kaybetmişlerdir ve Avrupa Mahkemesi kararı sırasında ilk başvuran hâlâ kızının nerelerde olduğundan haberdar değildi. 2012 yılında, ilk başvuranın Rus Mahkemesi’ne yaptığı nihai velayet kararını tanımaya ve uygulamaya dair talebi reddedilmiştir.
Hukuki değerlendirme - Madde 8: İkinci başvuran annesi tarafından “haksız surette” çıkarıldığından ve Rusya’da tutulduğundan, Sözleşme’nin 8. maddesi Rus makamlarının “harekete geçmesini” ve başvurana çocuğuyla tekrar bir araya gelmesine yardımcı olmasını talep etmiştir.
(a) Çocuğun velayetine ilişkin yargılamanın son bulması ve çocuğun çıkarılması arasında uluslararası çocuk kaçırmaya hızlı bir şekilde müdahale etmeyi sağlayan gerekli yasal çerçevenin Rusya’da bulunmaması - İlk başvurana geçici velayet veren Çek Mahkemesi’nin kararı boşanma davası sonuçlanıncaya kadar doğası itibariyle Rusya’da geçici uygulanması mümkün olmamıştı. Çek Mahkemesi önünde yargılamalar sonlanana kadar, ilk başvuranın kızıyla görüşme ayarlanması yoluyla iletişime geçmesinin engellenmiş olması, Rus Mahkemeleri tarafından resmi olarak belirlenmiştir. Ebeveynler arasında bir anlaşma olmaması durumunda, Rusya’da söz konusu zamanda düzenleyici yasal çerçeve dolayısıyla, ilk başvuranın kızıyla ilişkisinde onarılamaz neticelerle birlikte kızıyla aile yaşamını geliştirmesi ve sürdürmesiyle ilgili uygulamalı ve etkin bir koruma sağlamamıştır. Söz konusu olayların meydana geldiği tarihte, uluslararası çocuk kaçırmaya hızlı bir şekilde müdahale edilmesini sağlamak için gerekli olan yasal çerçeve devreye sokulmadığından, davalı Devlet Sözleşme’nin 8. maddesi kapsamındaki pozitif yükümlülüklerine riayet etmemiştir.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle)
(b) Rus Mahkemesi tarafından nihai velayet kararının uygulanmasının ve tanınmasının reddedilmesi - Mahkeme, ulusal makamların yeniden birleşmeye olanak sağlamaya dair tedbirler almaya yönelik görevinin mutlak olmadığını vurgulamıştır. İlgili durumlarda bir değişiklik, Devlet tarafından neden olmadığı kadarıyla, istisna olarak nihai çocuk-velayet kararının uygulanmamasını gerekçelendirebilir. İkinci başvuran, annesi Rusya’ya götürene kadar 3 yıl boyunca ebeveynleriyle birlikte Çek Cumhuriyeti’nde yaşamıştır. Çocuk, Çek Cumhuriyetinden ayrılması sebebiyle babasıyla 2011 yılında tüm iletişimi kaybedene kadar, çok sınırlı bir iletişim içindeydi. 2008 yılında kız çocuğu Rusya’da yeni bir çevreye yerleştiğinden kız çocuğunun babasının bakımına geri dönmesi, ilk başvuranın da kabul ettiği gibi, en iyi çıkarlarına ters düşecektir. Bu nedenle, Rus Mahkemeleri’nin 2011 tarihli Çek Mahkemeleri’nin kararını uygulanmasını ve tanımasını kabul etmemesi kararı, 8. maddenin ihlal edildiği anlamına gelmez.
Sonuç: ihlal yok ( oy birliğiyle)
(c) 2011 Haziran ayından sonra Rus makamları tarafından alınan diğer tedbirler - 2011 yılından itibaren, anne ikinci başvuranla birlikte saklıydı. Rus makamları bu nedenle, ilk başvuran kızıyla aile bağlarını sürdürmek isterse diye annenin nerelerde olduğunun belirlenmesini istemiştir, ancak polis yavaş hareket etmiştir ve araştırmaları tam yapmamıştır. İlk başvuranın kızıyla temas kurmasını belirlemeye dair kendisine yardım edilmesi için diğer yerel makamları dâhil etme girişimleri, kızının yerini bulmaları mümkün olmadığından engellenmiştir. Rus makamları bu nedenle kendilerinden makul şekilde beklenebilecek, başvuranların birlikte aile yaşamını geliştirmeye ve sürdürmeye olanak sağlamaya yönelik, tüm tedbirleri almamıştır.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle)
Madde 41: İlk başvurana manevi tazminat olarak 12,500 avro verilmesine; ihlâl tespit edilmesi, ikinci başvuranın maruz kaldığı manevi zarar açısından yeterli bir âdil tazmin teşkil etmiştir.
(Bk. ayrıca Maumousseau ve Washington / Fransa, 39388/05, 6 Aralık 2007, 103 sayılı Bilgi Notu; Hokkanen / Finlandiya, 19823/92, 23 Eylül 1994; Kosmopoulou / Yunanistan, 60457/00, 5 Şubat 2004, 61 sayılı Bilgi Notu; X / Letonya [BD], 27853/09, 26 Kasım 2013, 168 sayılı Bilgi Notu; ve genel olarak Uluslararası Çocuk Kaçırmaya ilişkin Bilgi Notuna bakınız)
Full & Egal Universal Law Academy