© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2014. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Daha fazla bilgi için, bu belgenin sonunda bulunan yazarın telif hakkı ile ilgili kısmı okuyabilirsiniz.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2014. This translation was commissionned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court. For further information see the full copyright at the end of this document.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2014. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund). Elle ne lie pas la Cour. Pour plus de renseignements veuillez lire l’indication de copyright/droits d’auteur à la fin du présent document.
Mahkeme’nin İçtihatlarına İlişkin Bilgi Notu No. 157
Kasım 2012
Hristozov ve Diğerleri - Bulgaristan - 47039/11 ve 358/12
Karar 13.11.2012 [IV. Bölüm]
Madde 8
Pozitif yükümlülükler
Madde 8-1
Özel hayata saygı
Ruhsatsız deneysel bir ilacın tıbbi tedavi amacıyla kullanılması izninin reddedilmesi: ihlal yok
Madde 2
Pozitif yükümlülükler
Madde 2-1
Yaşam
Ruhsatsız deneysel bir ilacın tıbbi tedavi amacıyla kullanılması izninin reddedilmesi: ihlal yok
Madde 3
Pozitif yükümlülükler
Ruhsatsız deneysel bir ilacın tıbbi tedavi amacıyla kullanılması izninin reddedilmesi: ihlal yok
Olgular – Ruhsatsız deneysel bir ilaca erişimlerinin reddedilmesinden şikayet eden on başvurucu, kanser hastasıdır. Kanser hastalığı bakımından bazı geleneksel tedavileri tükettikten sonra, başvuruculara özel bir klinik tarafından Kanada’da geliştirilen, ücretsiz verilmesi önerilen, deneysel bir ilaç tavsiye edilmiştir. İlacı kullanmak için Hükümetten izin alınmaya çalışılmıştır. İç hukuk, söz konusu ilacın ancak başka bir ülkede ruhsatlandırılmış olması halinde bu iznin verileceğini belirtmektedir. Bazı ülkelerde ilacın “şefkatli kullanımı”na izin verilmesine karşın, ilaç hiçbir yerde resmen ruhsatlandırılmamıştır. Dolayısıyla, izin reddedilmiştir.
Karar – Madde 8: Davranışları sağlığa tehlike oluşturduğunda veya yaşamı tehdit eden nitelikte olduğunda bile, kişisel özerklik ve yaşam kalitesi konuları ile ilgili olduğu için, Devletin insanları kendi davranışlarının sonuçlarından korumak için güç kullanma derecesi, 8. madde kapsamında incelenir. Göze çarpan konu, Devletin takdir marjına uygun olarak, bireyin ve bir bütün olarak toplumun yarışan menfaatleri arasında adil bir denge kurulup kurulmadığını saptamaktır.
Başvurucuların menfaati, “yaşamlarını kurtarmak için son çare bir tedbir olarak, riskler taşıyan, fakat başvurucular ve doktorlarının kendi durumlarına uygun olduğunu düşündükleri test edilmemiş bir tedaviyi seçme özgürlüğü” olarak tanımlanmıştır. Telafi edici kamu menfaati üç yönlüdür: ilki, hastaları ruhsatsız tedavi risklerinden korumak; ikincisi, ruhsatsız ilacın sağlanmasının düzenleyen yasal çerçevenin aşılmamasını güvence altına almak; üçüncüsü, tedavi edici ürünlerin gelişiminin, örneğin klinik deneylere hasta katılımının azaltılmasıyla, riske atılmamasını güvence altına almak.
Mahkeme, sağlık hizmetleri politikasının genel olarak Sözleşmeci Devletlerin takdir marjına girdiğini not etmiştir. Ek olarak, Sözleşmeci Devletler arasındaki açık eğilim ruhsatsız tedavi edici ürünlerin kullanımına izin verme yönünde olmasına karşın, ne bunun düzenleneceği kesin yöntem üzerinde bir konsensüs ne de konu ile ilgili yerleşik bir hukuk ilkesi vardır.
Yukarıdakiler bakımından, Mahkeme, daha adil bir denge olup olmadığına bakılmadan, iç hukuk tarafından kurulan dengenin Devlete tanınan geniş takdir marjını aşmadığı sonucuna varmıştır.
Sonuç: ihlal yok (üç oya karşı dört oy).
Madde 2 § 1: Mahkeme, Bulgaristan’ın geleneksel tıbbi tedavi biçimlerinin yetersiz olduğu hallerde, ruhsatsız tedavi edici ürünlere erişimi yönlendiren düzenlemelere sahip olduğunu not eder. Bu düzenlemelerin belli bir biçimde tasarlanması yönünde 2. madde kapsamında pozitif bir yükümlülük olmadığına karar verilmiştir.
Sonuç: İhlal yok (iki oya karşı beş oy).
Madde 3: Yetkililerin sorumlu tutulabileceği tedavi nedeniyle hastalığın kötüleşmesi halinde, bir hastalıktan kaynaklanan ıstırap 3. madde kapsamına girebilir. Öte yandan bu durumlarda eşik yüksektir; çünkü iddia edilen zarar yetkililerden değil, hastalıktan kaynaklanmaktadır. Bu davada, şikayet yetersiz tedaviden değil; güvenliği ve etkililiği hala şüpheli olan yaşam kurtarma potansiyeli olan bir tedavinin izin verilmesinin reddedilmesinden ortaya çıkmaktadır. Mahkeme, böyle bir ret kararının insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele olarak nitelendirilmesini kabul edemez. Her ne kadar ret kararı başvurucularda manevi acıya neden olmuşsa da, 3. maddenin kapsamına girecek yeterli ciddilik düzeyinde değildir.
Sonuç: ihlal yok (iki oya karşı beş oy).
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
Yazı İşleri tarafından hazırlanmış bu özet Mahkeme’yi bağlamamaktadır.
İçtihat Bilgi Notları için buraya tıklayınız
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2014.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin resmi dilleri Fransızca ve İngilizce’dir. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır ve Mahkeme, kalitesi konusunda herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının veritabanı olan HUDOC üzerinden () veya HUDOC’un bildirdiği başka veritabanları üzerinden yüklenebilir. Davanın isminin tamamen yazılması, yukarıdaki telif hakkıyla ilgili ifadeler kullanılması ve insan haklarına destek Fonu’na referans yapılması şartıyla ticari olmayan amaçlarla kullanılabilir. Bu çevirinin tamamını veya bir kısmını ticari amaçlarla kullanmak isteyen herkesin, bu durumu belirtilen adrese bildirmesi rica olunur: publishing@.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2014.
The official languages of the European Court of Human Rights are English and French. This translation was commissioned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court, nor does the Court take any responsibility for the quality thereof. It may be downloaded from the HUDOC case-law database of the European Court of Human Rights () or from any other database with which the Court has shared it. It may be reproduced for non-commercial purposes on condition that the full title of the case is cited, together with the above copyright indication and reference to the Human Rights Trust Fund. If it is intended to use any part of this translation for commercial purposes, please contact publishing@.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2014.
Les langues officielles de la Cour européenne des droits de l’homme sont le français et l’anglais. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund) Elle ne lie pas la Cour, et celle-ci décline toute responsabilité quant à sa qualité. Elle peut être téléchargée à partir de HUDOC, la base de jurisprudence de la Cour européenne des droits de l’homme (), ou toute autre base de données à laquelle HUDOC l’a communiquée. Elle peut être reproduite à des fins non commerciales, sous réserve que le titre de l’affaire soit cité en entier et s’accompagne de l’indication de copyright ci-dessus ainsi que de la référence au Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme. Toute personne souhaitant se servir de tout ou partie de la présente traduction à des fins commerciales est invitée à le signaler à l’adresse suivante : publishing@.
Full & Egal Universal Law Academy